AB liderleri ekonomi ve dış ilişkiler konularını görüşmek üzere "özel zirvede" bir araya geliyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

AB liderleri ekonomi ve dış ilişkiler konularını görüşmek üzere "özel zirvede" bir araya geliyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB) liderleri, ekonomi ve rekabetçiliğin yanı sıra Ukrayna, Türkiye ve Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili konu başlıklarını görüşmek üzere Brüksel'de buluşuyor.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de AB üyesi 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla bugün başlayacak AB Liderler Zirvesi iki gün sürecek.

"Özel" nitelikli zirve, AB liderlerinin 6-9 Haziran'da yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesindeki son toplantısı olacak.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in başkanlık edeceği toplantıda, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de hazır bulunacak.

TSİ 20.00 sularında başlaması beklenen zirvede ilk olarak liderler, AP Başkanı Roberta Metsola ile görüş alışverişinde bulunacak.

- Ekonomi ve rekabetçiliğe odaklanılacak

AB Konseyi Başkanı Michel, zirvenin gündemiyle ilgili liderlere gönderdiği mektupta, AB'nin ekonomik açıdan rekabet gücünü artırmaya odaklanacaklarına işaret etti.

AB'nin küresel rakipleri ile büyüme ve yenilik konusundaki uçurumu bütün üye ülkeleri ile birlikte kapatması gerektiğini belirten Michel, ekonomi, sanayi ve teknoloji temelini muhafaza etmenin önemine dikkati çekti.

Michel, rekabet edebilirlik anlaşmasının bütün politika alanlarını kapsaması gerektiğini, AB tek pazarında parçalanmaya izin verilemeyeceğini anlattı.

AB'deki şirketlerin düzenlemeler ve idari bürokrasinin ağırlığı altında kaldığını hatırlatan Michel, firmaların daha da gelişmesi için engelleri ortadan kaldırmalarının ve akılcı düzenlemelerle yola devam etmelerinin önemine işaret etti.

Michel, "Stratejik sektörlere yapılan yatırımlar rekabet gücümüzü artırmada hayati rol oynuyor. Bu bağlamda, kamu yardımlarına yaklaşımımızın yeniden değerlendirilmesinin yanı sıra özel ve kamu finansmanının birleştirilmesi zorunludur." ifadesini kullandı.

AB'deki işletmelerin büyüme ve yenilik için finansman ve sermayeye erişimde de sorunlar yaşadığına dikkati çeken Michel, sermaye piyasaları birliğini geliştirmenin önemini anlattı.

AA muhabirlerinin zirvenin gündemi konusunda bilgi aldığı üst düzey bir AB yetkilisi de Avrupa'nın ekonomik olarak pek çok zorlukla karşı karşıya olduğunu, buna karşı yeni Avrupa rekabet gücü anlaşması yapmayı hedeflerini belirtti.

- Dış ilişkiler konuları

Zirvenin ekonomi konuları haricindeki oturumlarında Ukrayna, Türkiye ve Orta Doğu başlıkları ele alınacak.

Ukrayna oturumuna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy çevrim içi bağlanarak, ülkesinin öncelikleri, sahadaki son durumla ilgili bilgi verecek.

Ukraynalı sivillere ve enerji sektörü de dahil kritik altyapıya yönelik saldırıları ele alacak liderler, başta hava savunma yetenekleri olmak üzere askeri yardım teslimatını yoğunlaştırmanın aciliyetini görüşecek.

- Türkiye başlığı

Türkiye ile ilgili kısımda temel olarak AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell'in AB Komisyonu ile, 28 Mayıs Cumhurbaşkanı seçiminin ardından ikili ilişkilerin seyrine yönelik hazırladığı ve Kasım 2023'te sunduğu rapordaki öneriler görüşülecek.

Raporda, "Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'deki tüm yasa dışı sondaj faaliyetlerinden, egemenlik ve egemenlik haklarına saygı göstermeyen diğer tüm eylemlerden kaçınmaya devam etmesi koşuluyla, 2019'da askıya alınan AB-Türkiye Ekonomi, Enerji ve Ulaştırma Yüksek Düzeyli Diyalogları'nın yeniden etkinleştirilmesi, aynı mantıkla, Ortaklık Konseyi ve Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog toplantılarının bakanlar düzeyinde yeniden başlatılması, iklim, sağlık, göç ve güvenlik, tarım ile araştırma ve yenilik konularında sektörel Üst Düzey diyalogların sayısının artırılması" gibi öneriler yer almıştı.

Aradan geçen yaklaşık 5 ayda yapılan AB zirvelerinde Türkiye konusu görüşülmemişti.

AB Konseyi Başkanı Michel, liderlere gönderdiği davet mektubunda, "Türkiye'ye ilişkin tartışmamız, işbirlikçi ve karşılıklı fayda sağlayan ilişki geliştirmeye yönelik stratejik ilgimiz çerçevesinde şekillenecektir. Bu ilişkinin geliştirilmesi aynı zamanda Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortamın desteklenmesine de katkıda bulunacaktır. Yaklaşımımıza uygun olarak bu konudaki çalışmalarımızın aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir şekilde ileriye götürülmesi gerekmektedir." ifadesini kullandı.

Zirvenin gündemiyle ilgili bilgi veren üst düzey yetkili, liderlerin Türkiye ile işbirliğinde ekonomiden jeopolitiğe çok çeşitli konuları görüşeceğini belirterek, "Mesele, her bir alanı nasıl ele alacağımız kadar, bunların kendi aralarında nasıl etkileşimde bulunduğu ve birbirleriyle nasıl bağlantılı olduğudur. Yüksek göç baskısı altında olan Kıbrıs'la ilgili mesele ve Birleşmiş Milletler himayesindeki müzakerelere yeniden başlanması konusu da bunların içinde." değerlendirmesini yaptı.

Yetkili, Türkiye konusunun ele alındığı son zirveden bu yana olumlu yönde gelişmeler olduğunu belirterek, Ege'deki durumla ilgili 2021'den daha iyi bir durumda olunduğunu söyledi.

Liderlerin gündeminde Ukrayna ve Orta Doğu olmak üzere diğer dış ilişkiler konularının da bulunduğuna dikkati çeken yetkili, "Türkiye konusunu gündeme aldık ancak ele almak için gerçekten ne kadar fırsatımız olacağını göreceğiz." dedi.

Öte yandan AA muhabirlerinin elde ettiği zirve sonuç bildirisi taslağında, şu ifadeler yer alıyor:

"AB'nin, Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortama ve Türkiye'yle işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan ilişkinin geliştirilmesinde stratejik çıkarı vardır. AB Konseyi, (Borrell ve Komisyonun hazırladığı ortak raporla) ilgili çalışmaların, daha önceki AB Konseyi sonuçları doğrultusunda, aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir şekilde ve gerektiğinde AB Konseyinin ek rehberliğine tabi olarak ilerletilmesini talep etmektedir. Birlik, AB-Türkiye işbirliğini de geliştirebilecek olan Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına ve ilerlemesine büyük önem vermektedir. AB Konseyi, Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde, ilgili BM Güvelik Konseyi kararlarına uygun olarak ve Birliğin kurulduğu ilkeler ve müktesebat doğrultusunda kapsamlı çözümüne tam olarak bağlı kalmaya devam etmektedir. AB, Maria Angela Holguin Cuellar'ın BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasını memnuniyetle karşılamaktadır. AB, elindeki tüm uygun araçlarla, BM liderliğindeki sürecin tüm aşamalarını desteklemede aktif rol oynamaya hazırdır."

- Orta Doğu

Michel, mektubunun Orta Doğu ile ilgili kısmında, "Gazze'deki trajik krizi derhal ateşkes, rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze'ye geniş ölçekte engelsiz insani yardımın acilen artırılması yoluyla sona erdirmek için ortaklarımızla çalışma taahhüdümüz hayati önem taşıyor. Hafta sonu yaşanan gelişmeler bölgede zaten oldukça değişken olan durumu daha da kötüleştirdi. İran'ın İsrail halkına yönelik son saldırısını kınamalı ve tüm tarafları azami itidal göstermeye, uluslararası hukuka saygı göstermeye ve gerilimi artırabilecek eylemlerden kaçınmaya çağırmalıyız. Karşılaştığı zorlu koşulları kabul ederek Lübnan'daki durumu da ele almalı ve bu kritik dönemde güçlü desteğimizi yinelemeliyiz." değerlendirmesini yaptı.

Zirvenin gündemiyle ilgili bilgi veren üst düzey yetkili de AB liderlerinin İran'ın İsrail'e hava saldırısının ardından, tüm taraflara itidal çağrısı yapacağını, İran'a ek yaptırımları da ele alacağını kaydetti.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.