Biden'ın bazı yardımcılarının Trump'tan "Hitler Domuzu" diye bahsettiği öne sürüldü

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Biden'ın bazı yardımcılarının Trump'tan "Hitler Domuzu" diye bahsettiği öne sürüldü

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Joe Biden'ın bazı yardımcıları ve müttefiklerinin gizlice Donald Trump'a "Hitler Domuzu" diye kışkırtıcı bir lakap taktığı iddia ediliyor.

Biden'ın kampanyasıyla bağlantılı 4 kişi Politico'ya konuşarak bu lakabın kıdemsiz çalışanlar tarafından sıkça dile getirildiğini ve Trump'ın Mar-a-Lago'da Kanye West ve beyazların üstünlüğünü savunan Nick Fuentes'le bir araya geldiği 2022'den beri kullanıldığını söyledi.

Söz konusu hakaret bu hafta, Donald Trump'ın New York'taki sus payı davası sırasında mahkemede uyuyakaldığına dair haberlere yanıt olarak bir kez daha kullanıldı.

Politico, Biden'la bağlantılı bir kişinin bu haberlerle ilgili bir mesaj dizisine "uykulu Hitler Domuzu" diye yazdığını bildirdi. 

Trump'ın kampanya danışmanlarından biri çarşamba günü yayın organına verdiği röportajda "Joe Biden ahlaktan çok bahsediyor ama onun ve ekibinin içinde ahlak kırıntısı bile yok" dedi.

Bu gülünç ve iğrenç yorumlar tüm Biden operasyonunun başarısızlığını ve sahtekarlığını yansıtıyor.

The Independent yorum için Beyaz Saray'la temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı. 

Trump'ın kampanyası, eski Başkan'ın mahkemede uyuyakaldığı iddialarını "yüzde 100 yalan haber" diye nitelendirdi. Ancak bu hikaye, kısmen Trump'ın Biden'ı uzun süredir "Uykucu Joe" diye aşağılaması nedeniyle normalden daha uzun bir süre devam etti.

Rakiplere gülünç lakaplar takmak (Küçük Marco Rubio, Deli Nancy Pelosi, Yalancı Ted Cruz) Donald Trump'ın kampanyasına özgü hamlelerinden biri.

Bu hafta sosyal medya kullanıcıları hakaretleri eski Başkan'a çevirerek ona "Uykucu Don"dan "Don Horlayan"a (Don Snoreleone; Baba'daki [Godfather] Don Corleone karakterinin adıyla kelime oyunu yapılmış -çn.) kadar çeşitli lakaplar taktı.

Trump'ı eleştirenler onu internette ya da kapalı kapılar ardında nasıl adlandırırsa adlandırsın, eski Başkan daha büyük sorunlarla karşı karşıya.

ABD'nin eski ya da görevdeki bir başkanının yargılandığı ilk ceza davası olan sus payı davasında jüri seçimi pazartesi günü başladı.

Trump'a 34 ağır suçlama yöneltiyor ve 2016 seçimleri öncesinde porno yıldızı Stormy Daniels'la yaşadığı iddia edilen ilişkiye dair sus payı ödemelerini örtbas etmek için iş kayıtlarında tahrifat yapmakla suçlanıyor.

Trump tüm suçlamaları reddetmişti.
Independent Türkçe



Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor
TT

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

İsrail bugün, İran'la savaşın başlamasından bu yana ilk kez Yemen'den fırlatılan bir füze tespit ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırdığını” ve “Tahran'ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir kısmını imha ettiğini” vurguladı.

Trump, saldırıların ardından Tahran'ın “müzakere için çaba sarf etmeye ve yalvarmaya başladığını” da ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD'nin askeri operasyonların aylar değil, haftalar içinde sona ermesini beklediğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinden bir ay sonra, çatışma bütün Ortadoğu'ya yayıldı. Bu durum binlerce kişinin ölümüne yol açtı ve enerji tedarikinde şimdiye kadarki en büyük aksaklığa neden oldu. Bu, küresel ekonomiyi etkileyerek, enflasyon endişelerini artırdı.


Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
TT

Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Wittkoff, ülkesinin İran meselesine "bir yandan baskı ve güç, diğer yandan diplomatik çözümlere açıklık" yaklaşımını benimsediğini belirterek, Washington'ın "gerilimi tırmandırmak değil, bölgenin ve dünyanın istikrarını garanti altına alacak bir çözüm aradığını" kaydetti.

Witkoff, ABD yönetiminin "İranlılarla müzakere sürecini uzatmaya açık olduğunu" belirterek, "bu müzakerelerin niteliğine ilişkin tanımlar farklı olsa da bir şekilde temasların devam ettiğini" kaydetti. "İletişimin olduğunu biliyoruz ve bu hafta görüşmelerin gerçekleşmesini bekliyoruz, bunu olumlu bir işaret olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Miami'deki Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde, Başkan Trump'ın "güç yoluyla barış ilkesine inandığını" belirten Witkoff, "tarafları müzakere masasına getirmek için baskının gerekli olduğunu" belirtti. ABD'nin "bölgede güçlü bir askeri varlığı olduğunu, ancak aynı zamanda herkesin çıkarlarına hizmet eden diplomatik bir çözüme ulaşmaya hazır olduğunu" ifade etti.

Witkoff, asıl zorluğun İran nükleer programında yattığını vurgulayarak, ülkesinin "Ortadoğu'da başka bir Kuzey Kore'nin varlığını kabul edemeyeceğini" belirtti ve Tahran'ın askeri nükleer yeteneklere sahip olmasıyla ilgili endişelere değindi. İran'ın "herhangi bir anlaşma kapsamında ele alınması gereken önemli miktarda zenginleştirilmiş maddeye sahip olduğunu" söyledi.

Bu bağlamda, Washington'ın İranlılara 15 maddelik bir anlaşma sunduğunu, hızlı bir yanıt umduğunu ve herhangi bir çözümün sıkı izleme içermesi ve zenginleştirilmiş madde stokunu ele alması gerektiğini belirtti.

Witkoff, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran halkını hedef almadığını, aksine uluslararası toplum içinde müreffeh ve bütünleşmiş bir İran aradığını vurguladı. Bununla birlikte, istikrarsızlığa katkıda bulunan devlet dışı silahlı gruplara verilen desteğin durdurulmasının gerekliliğinin altını çizdi.

Steve Witkoff, bir anlaşmaya varılmasının "bölgede daha geniş kazanımlara, normalleşme ve istikrarın artırılması fırsatlarına" kapı açabileceğini belirterek, "Ortadoğu, bölgesel ilişkileri yeniden şekillendirebilecek kritik bir dönüm noktasında bulunuyor" dedi.

Witkoff ayrıca Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman hakkında da konuştu. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre "Halkının yaşam kalitesini iyileştirmeye ve gelecek için daha geniş ufuklar açmaya dayalı iddialı bir vizyona öncülük ettiğini" söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin "dönüşüm ve kalkınma için çabalayan genç liderliğin bir modelini temsil ettiğini ve dünya liderleri arasında daha müreffeh ve istikrarlı ekonomiler inşa etme yönündeki daha geniş bir eğilimi yansıttığını" kaydetti.

Uluslararası rol hakkında konuşan Witkoff, "Dünya her zamankinden daha fazla birbirine bağlı hale geldi ve akıllı sermaye kararların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor" diyerek, "özellikle bölgedeki siyasi ve ekonomik liderlerin bu dönüşümleri yönlendirmede çok önemli bir unsur olduğunu" ifade etti.

Washington'ın müttefikleriyle ilişkilerine değinen Witkoff, "iddialı kalkınma vizyonları benimseyen" liderleri övdü ve Trump'ın "sadece Amerika Birleşik Devletleri içinde değil, uluslararası ittifaklar çerçevesinde de büyümeyi ve iş dünyasını destekleyen politikalara odaklandığını" vurguladı.

Witkoff, ABD başkanının yaklaşımına olan güvenini dile getirerek, Trump'ın "güçlü kararlar alan ve ekonomik hesaplamaları siyasi değerlendirmelerle dengeleyen bir lider" olduğunu söyleyerek, "Olumlu sonuçlar elde etme olasılığına büyük inancımız var, çünkü nihai hedef daha istikrarlı ve müreffeh bir dünyaya ulaşmaktır" ifadesini kullandı.


Washington ve Tel Aviv, İran'ın nükleer programına yönelik baskıyı artırırken, Arakçi "sert" bir karşılık verileceğini belirtti

Washington ve Tel Aviv, İran'ın nükleer programına yönelik baskıyı artırırken, Arakçi "sert" bir karşılık verileceğini belirtti
TT

Washington ve Tel Aviv, İran'ın nükleer programına yönelik baskıyı artırırken, Arakçi "sert" bir karşılık verileceğini belirtti

Washington ve Tel Aviv, İran'ın nükleer programına yönelik baskıyı artırırken, Arakçi "sert" bir karşılık verileceğini belirtti

İsrail ordusu bu sabah, Tahran'da duyulan şiddetli patlamaların ardından "İran rejimine ait hedeflere" yönelik saldırılar başlattığını duyurdu. Ordu kısa açıklamasında, İsrail güçlerinin "şu anda Tahran'da İran terörist rejimine ait hedeflere saldırı düzenlediğini" ifade etti.

İsrail ordusu, dün İran'ın balistik füzeler ve diğer silahların üretiminde kullandığı tesislerin yanı sıra İran'ın batısındaki füze fırlatma rampaları ve depolama alanlarını "Tahran'ın kalbinde" hedef aldığını açıkladı.

İsrail ordusu, Ortadoğu'daki savaşın 28. gününde, İran medyasının ABD-İsrail saldırılarına ilişkin haberlerinden kısa bir süre sonra, İran'ın merkezindeki Arak ağır su nükleer reaktörünü vurduğunu doğruladı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail'in ülkenin en büyük iki çelik fabrikası ve nükleer tesisini hedef alan saldırılarına sert bir karşılık verileceğini söyledi.

İran Atom Enerjisi Kurumu ise ABD ve İsrail hava saldırılarının bir uranyum işleme tesisini hedef aldığını açıkladı.

Paris'ten yapılan açıklamada, G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, İran'ın savaşı bağlamında sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulunarak, Hürmüz Boğazı'nda güvenli ve serbest seyrüseferin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.