Cibaliya'da enkazdan çıkarılan Filistinli aile, Refah'ta yoklukla mücadele ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cibaliya'da enkazdan çıkarılan Filistinli aile, Refah'ta yoklukla mücadele ediyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail'in güvenli bölge olduğu iddiasıyla Gazze'nin kuzey ve orta kesiminden güneye zorla göç ettirdiği Filistinliler, havaların da ısınmasıyla birlikte çadırlarda zor günler geçiriyor.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları 7'inci ayında devam ederken, Refah'ta sayıları yaklaşık 1,5 milyonu bulan Filistinli, kışın dondurucu soğuğundan sonra şimdi de yazın bunaltıcı sıcağıyla mücadele ediyor.

Bu ailelerden biri de kuzeydeki Cibaliya Mülteci Kampı sakinlerindenken evlerinin yıkılmasıyla güneye göç etmek zorunda kalan Ummu Abid'in 10 kişilik ailesi.

- Enkazdan çıktıktan sonra Refah'a uzanan göç yolculuğu

Ummu Abid'in ailesinin yaşadığı ev, saldırılar başladıktan 10 gün sonra bombalandı.

Enkazın altından sağ kurtarılan Ummu Abid ve ailesi, önce hastaneye götürüldü oradan da bir okula sığındı.

Okulda 3 gün kalan aile, oranın da bombalanmasının ardından Refah'a göç etmek zorunda kaldı.

- Çadır sıcak, hayat zor

Filistinliler için Refah'ta çadırda yaşam, havanın sıcak olması ve suyun az bulunması nedeniyle dayanılmaz bir hal alıyor.

Ummu Abid, "Burada güneş altında sıcaktan kavruluyoruz. Ben tansiyon hastasıyım. Güneşin altında ve ateşin başında kalmamam gerek." diyerek yaşadıkları sıkıntıları anlattı.

Bir bidon su almak için "dünyanın bir ucuna" gitmek zorunda kaldıklarını ve saatlerce kuyrukta beklediklerini ama çoğu zaman alamadan döndüklerini ifade eden Filistinli anne, tuvaletlerin de uzakta olduğunu, gece çocukların tek başlarına gitmeye korktuklarını ayrıca alanın kötü koku yaydığını ve çocukları hasta ettiğini aktardı.

- Her gün yemek pişiremiyorlar

Refah'ta hava sıcakken ateşte yemek pişirmek ise başka bir işkenceye dönüşüyor.

Yemekleri topladıkları odunlarla ya da kartonlarla yaktıkları ateşte pişirdiklerini kaydeden Ummu Abid, "Her gün güneş altında ateş başında yemek pişiremiyorum. Peynir ya da konserve gibi şeyler yiyoruz. Mesela bugün pişiremedim." dedi.

Ummu Abid, Refah'a ilk geldiklerinde havaların çok soğuk olduğunu, yatacak yatak ve yorganları olmadığı için çok üşüdüklerini, şimdi ise havaların sıcak, çadırın ise "ateş gibi" olduğunu dile getirdi.

Ummu Abid'in kızlarından Gazel Abid ise zamanının büyük kısmını çadır kentte açılan sınıfta Kur'an-ı Kerim'i ezberleyerek geçirdiğini söyledi.

Okuluna dönmeyi ve kuzeydeki arkadaşlarını görmeyi istediğini ifade eden Gazel, sıcak havadan çok bunaldıklarını da sözlerine ekledi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.