Hamas liderleri, Katar'ı terk etme arayışında: İki ülkeyle görüşüldü

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşüyor (Reuters)
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşüyor (Reuters)
TT

Hamas liderleri, Katar'ı terk etme arayışında: İki ülkeyle görüşüldü

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşüyor (Reuters)
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşüyor (Reuters)

ABD'nin Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Hamas'ın siyasi lider kadrosunun kendilerine kucak açan Katar'ı terk etmeye yönelik çabalarını artırdığını bugünkü haberinde bildirdi. 

Washington'ın, İsrail'le anlaşma konusunda Hamas'a baskı yapmasını istediği Katar'ı zor duruma soktuğu ve Doha yönetiminin bu durumdan sıkıldığı aktarıldı. 

Müzakerelere dair bilgi sahibi bir Arap yetkili, sürecin aylar sürebileceğine işaret ederek "Görüşmeler yine tıkandı ve Hamas'la müzakereciler arasındaki güvensizlik artıyor. Görüşmelerin geleceğine dair bir umut görülmüyor" dedi.

Yine adı verilmeyen bir başka Arap arabulucu da "Görüşmelerin tamamen bitmesi çok gerçek bir ihtimal" ifadesini kullandı. 

Hamas liderleri, 2012'den beri ABD'nin de desteklediği bir mutabakatla Doha'da yaşıyor. WSJ'ye göre, arabuluculuk rolünü üstlenen Körfez Arap ülkesinden ayrılırlarsa rehine ve ateşkes görüşmeleri rafa kalkabilir ya da anlaşmanın sağlanması daha da güçleşebilir. 

Son haftalarda Katar ve Mısırlı arabulucular, şartlarını yumuşatması için Hamas'a baskı yapıyor. Rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşma yapılmazsa sınırdışı edilecekleri de zaman zaman Hamas liderlerine yöneltilen tehditlerden biri. 

Gazeteye konuşan Arap yetkililer, Gazze'yi kontrol eden örgütün yöneticilerinin en az iki ülkeyle temasa geçip siyasi liderlerin oraya taşınıp taşınamayacağını sorduğunu söyledi. Bu ülkelerden birinin Umman olduğu açıklanırken konuya dair başka bir detay verilmedi. 

Çarşamba günü Katar'ı ziyaret eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye'yle görüşmüştü. Anadolu Ajansı; Gazze'ye insani yardımlar, ateşkes ve rehineler konularının ele alındığını bildirmişti.

Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'yle de aynı gün bir araya gelmişti. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Al Sani, ülkesinin üstlendiği arabuluculuk rolü hakkında şu ifadeleri kullanmıştı:

Maalesef görüyoruz ki bu arabuluculuğu kötülemek için çalışmalar var. Katar’ın rolünü küçümsüyorlar, bu bizi değerlendirmeye itmiş durumda. Maalesef çok yıkıcı açıklamalarda bulundular, biz insani rolümüze bağlıyız ancak bunun da sınırı vardır. 

Fidan da Hamas ve ateşkes görüşmelerine dair şöyle konuşmuştu: 

Türkiye ve Katar, Hamas'la sağlıklı ilişkisi olan ender ülkelerden ikisidir. Dolayısıyla özellikle şu anda yürütülmekte olan ateşkes görüşmelerinde elimizden ne geliyorsa onu yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Özellikle Katarlı kardeşlerimizin Mısırlı kardeşlerimizle ortaya koydukları çabaya biz ne türden destek verebiliriz, onunla ilgili düzenli istişarelerimiz oluyor. Özellikle Hamas'la ilgili yapılan İsrail kaynaklı propagandanın Hamas'ı bir ulusal direniş hareketi olarak göstermekten daha ziyade bir DEAŞ gibi terörist örgüt olarak nitelendirme çabalarının Batı'da ve uluslararası kamuoyunun bazı aktörleri nezdinde makes bulduğunu görüyoruz maalesef. Hamas’la yaptığımız görüşmelerde bu türden algıların giderilmesi için kendilerinin özellikle iki devletli çözüm, Filistin devletine giden çözüm içerisinde ne türden görüşleri var, ne türden beklentileri var bunları açık şekilde ifade etmeleri gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunduk.

Independent Türkçe, WSJ, AA



Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
TT

Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Dün Kudüs’te Ultra Ortodoks Yahudilerin zorunlu askerlik hizmetine karşı düzenlediği kitlesel yürüyüşte, bir otobüs sürücüsü kalabalığa daldı. Otobüsün çarpması sonucu bir genç öldü.

İsrail polisi, sürücüyü gözaltına aldıklarını ve olayı soruşturduklarını açıkladı.

Reuters'ın haberine göre olayın videosunda otobüsün binlerce kişinin katıldığı gösteride erkeklerden oluşan kalabalığa doğrudan daldığı görülüyor.

İsrail acil servisleri, otobüsün çarptığı 18 yaşındaki gencin olay yerinde öldüğünü açıkladı.

fvgth
Ultra Ortodoks Yahudiler, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması yönündeki baskıya karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün kalabalığın içine dalması sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından bölgenin güvenliğini sağlayan İsrail güvenlik güçleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

İsrail’de zorunlu askerlik hizmeti ve bu hizmetten muaf olanlar konusunda uzun süredir devam eden tartışma, İsrail'in derin bölünmüş toplumunda gerginliğe neden oldu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'yu geçtiğimiz yıl boyunca üzerinde artan siyasi baskıyla karşı karşıya bıraktı.

Ortodoks dini okul öğrencileri uzun süredir zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutuluyor. Birçok İsrailli, askerlik yapan çoğunluk için haksız bir yük olduğunu düşündükleri bu durumu eleştiriyor.

Dini topluluğun orduya katılmaya direnmesi, dini liderlerin askerlik hizmetinin zayıflatabileceğinden korktuklarını söyledikleri güçlü dini kimlik duygusuna dayanıyor.

Askerlik konusu, artan askeri faaliyetler arasında gerginliğin kaynağı olmaya devam ediyor. Son iki yılda İsrail, Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ile bağlantılı savaşlar nedeniyle son on yılların en yüksek askeri kayıplarını yaşadı.


ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

ABD, İsrail ve Suriye hükümetleri, Paris'te üç taraf arasında yapılan görüşmelerin ardından salı günü ortak bir bildiri yayınladı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“İsrail ve Suriye'nin üst düzey yetkilileri, ABD’nin himayesinde, Paris'te bir araya geldi. Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu'daki liderliği, Suriye'nin egemenliği ve istikrarı, İsrail'in güvenliği ve her iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeler yapıldı.”

Açıklamada, Suriye ve İsrail taraflarının aşağıdaki mutabakatlara vardıkları da eklendi:

“Taraflar, her iki ülke için güvenlik ve istikrarı sağlayacak kalıcı düzenlemeler arayışındaki kararlılıklarını yeniden teyit ederler. Taraflar, istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konusunda acil ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak için, ABD'nin himayesinde ortak bir entegrasyon mekanizması – özel bir irtibat hücresi – kurmaya karar verdiler. Bu mekanizma, herhangi bir anlaşmazlığı derhal ele almak ve yanlış anlamaları önlemek için bir platform görevi görecek.”

ABD tarafı, ‘bu olumlu adımları’ överken Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için daha geniş çaplı çabalar çerçevesinde bu mutabakatların uygulanmasını desteklemeye kararlı olduğunu vurgulayarak “Egemen devletler saygılı ve yapıcı bir şekilde işbirliği yaptıklarında, refah da peşinden gelir” ifadelerine yer verdi.

Ortak bildiri, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve her iki tarafın gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtıyordu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in ‘bölgenin istikrarı ve güvenliği teşvik etme taahhüdünü yenilediğini’ doğrulayan bir açıklama yayınladı ve Suriye tarafıyla ‘ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Suriye ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi gerekliliğini’ görüştüğünü belirtti.

Öte yandan Suriye, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail’in kontrol ettiği topraklardan askerlerini çekilmesini istiyor ve egemenliğini garanti altına alacak karşılıklı bir güvenlik çerçevesi talep ediyor. Buna karşın İsrail, herhangi bir anlaşmayı, güneybatı Suriye'nin bazı bölgelerinin silahsızlandırılması da dahil olmak üzere güvenlik çıkarlarının korunmasını garanti altına alan koşullara bağladı.


Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA
TT

Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA

Kaynaklar, ABD'nin himayesinde ve Paris'in ev sahipliğinde düzenlenen İsrail-Suriye görüşmelerinin beşinci turunun, Tel Aviv ve Şam arasında yeni bir güvenlik anlaşması konusunda ön anlaşma ile sonuçlandığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün dağıtılan ortak açıklamada, iki ülkenin istihbarat alışverişi ve askeri gerilimin azaltılması gibi konuları koordine etmek üzere bir iletişim hücresi kurma konusunda anlaştığı belirtildi.

ABD’li bir yetkili, ülkesinin Suriye'nin güneyindeki gerilimi azaltmak amacıyla Ürdün'ün başkenti Amman'da ABD-İsrail-Suriye görev gücü kurulmasını önerdiğini söyledi. ADB merkezli haber sitesi Axios'a konuşan yetkili, ortak görev gücünün Suriye'nin güneyinde silahsızlanma ve Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail ordusunun işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi konusunda yapılan müzakerelerin temelini oluşturacağını söyledi.

Güvenlik cephesinde ise Suriye Arap Haber Ajansı SANA dün, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi yakınlarındaki ordu mevzilerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması sonucu bir askerin öldürüldüğünü bildirdi.

SANA ayrıca, SDG'nin şehrin Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerini çevreleyen yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu ikisi kadın üç sivilin öldüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı.

SDG ise Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Şeyh Maksud Mahallesi’ni hedef aldığını ve mahalle sakinlerinden birinin öldürüldüğünü açıkladı.