Onlarca yılın ardından ABD'den yeni nükleer savaş başlığı hamlesi

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasına göre, "W93 aynı zamanda emniyet ve güvenliğin yanı sıra gelecekteki tehditlere karşı esnekliği artıracak modern teknolojileri de bünyesinde barındıracak"

ABD'nin New Mexico eyaletinin Los Alamos kasabasındaki Los Alamos Ulusal Güvenlik Bilimi Laboratuvarı girişinin 20 Şubat 2024'teki görünümü (AFP)
ABD'nin New Mexico eyaletinin Los Alamos kasabasındaki Los Alamos Ulusal Güvenlik Bilimi Laboratuvarı girişinin 20 Şubat 2024'teki görünümü (AFP)
TT

Onlarca yılın ardından ABD'den yeni nükleer savaş başlığı hamlesi

ABD'nin New Mexico eyaletinin Los Alamos kasabasındaki Los Alamos Ulusal Güvenlik Bilimi Laboratuvarı girişinin 20 Şubat 2024'teki görünümü (AFP)
ABD'nin New Mexico eyaletinin Los Alamos kasabasındaki Los Alamos Ulusal Güvenlik Bilimi Laboratuvarı girişinin 20 Şubat 2024'teki görünümü (AFP)

Enerji Bakanlığı yetkililerinin çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre Birleşik Devletler onlarca yıl sonra ilk kez yeni bir nükleer savaş başlığı üretiyor ancak bunu nükleer test yapmadan gerçekleştirecek.

W93 diye bilinen savaş başlığı denizaltılardan fırlatılacak balistik füzelerde kullanılacak. Washington Times'a göre, Enerji Bakanı Jennifer Granholm ve NNSA Yöneticisi Jill Hruby, Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi'ne yaptıkları açıklamada, savaş başlığının Ulusal Nükleer Güvenlik Ajansı (NNSA) tarafından 2025 mali yılı için talep edilen 19,8 milyar dolarlık fon kullanılarak üretildiğini söyledi.

Savaş başlığı, II. Dünya Savaşı sırasında ilk nükleer bombaların üretildiği Manhattan Projesi'nin ana merkezi olan Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'nda ilk tasarım aşamasında.

Yetkililer, savaş başlığının üretimine 2030'ların ortasında başlanacağını ifade etti.

Nükleer kapasitesini güncellenme konusu Pentagon için en önemli öncelik ve nükleer silahlı denizaltılar ABD nükleer güçlerinin merkezinde yer alıyor. Stratejik kapasitenin diğer parçaları arasında bombardıman uçakları ve kıtalararası balistik füzeler var.

NNSA kendi internet sitesinde "W93, [Savunma Bakanlığı] tarafından belirlenen gereksinimleri karşılamak üzere oluşturulan yeni bir programdır" yazıyor.

Donanmanın balistik füze denizaltı gücü Üçlü'nün en hayatta kalabilen ayağı ve halihazırda iki tip savaş başlığıyla donatılmış durumda: W76 ve W88. Bu savaş başlıkları ABD'nin konuşlandırılmış toplam gücünün yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. W93, W76 sistemine olan mevcut aşırı bağımlılığı azaltacak ve ABD'nin gelecekteki düşman tehditlerine ayak uydurmasını sağlayacak.

NNSA, "Tüm W93 hayati nükleer bileşenleri, halihazırda konuşlandırılmış ve/veya daha önce test edilmiş nükleer tasarımların yanı sıra kapsamlı stok bileşeni ve malzeme deneyimine dayanacak" diye ekliyor.

Bununla birlikte, W93 aynı zamanda emniyet ve güvenliğin yanı sıra gelecekteki tehditlere karşı esnekliği artıracak modern teknolojileri de bünyesinde barındıracak ve üretim, bakım ve belgeleme kolaylığı için tasarlanacak.

W93, W76 ve W88 savaş başlıklarından daha hafif olacak şekilde üretilecek, yani menzili artacak. Denizaltılarda kullanılan nükleer güçler, 14 Ohio sınıfı denizaltıdan 12 Columbia sınıfı füze botuna sığacak şekilde küçültülecek.

Yetkililer, Enerji Bakanlığı'nın ayrıca 2,84 milyar dolarlık bir talepten gelen finansmanı kullanarak mevcut 5 savaş başlığını güncelleyeceğini söyledi. Bu savaş başlıkları arasında uçaklardan atılan bir nükleer yerçekimi bombası olan B61 de yer alıyor. Güncellenmiş versiyon 2025'e kadar tamamlanmış olacak.

Granholm ve Hruby, "W93, yeni yeraltı nükleer patlayıcı testi gerektirmeyecek, mevcut tasarımlara dayanan yeni bir savaş başlığı programı" dedi.

Washington Times, W89 ve W92'nin 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iptal edildiğini belirtti.

Yetkililer, "W93, ABD'nin balistik füze denizaltı gücünün operasyonel etkinliğini arttırmak için Savunma Bakanlığı'nın gereksinimlerini karşılayacak" diye ekledi.

Güney Carolina'daki Savannah River Ulusal Laboratuvarı, emekli Amiral Charles Richard'ın 2020'nin sonlarında görevdeyken talep ettiği yeni savaş başlığı için plütonyum kuyuları oluşturacak.

Savaş başlığı, silahı kullanabilecek Birleşik Krallık'ın yardımıyla üretilecek. Amiral Richard, nükleer savaş başlığı stokunu iki katına çıkaran Çin'deki nükleer gelişmeler hakkında uyarıda bulunmuştu.

Independent Türkçe



ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
TT

ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, dün Doğu Pasifik'te bir tekneye düzenlenen saldırıda iki uyuşturucu kaçakçısı şüphelisinin öldürüldüğünü ve Sahil Güvenlik'in saldırıdan sağ kurtulan üçüncü bir kişiyi aradığını açıkladı.

ABD Güney Komutanlığı'ndan "X" platformunda konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "İstihbarat, teknenin Doğu Pasifik'te bilinen bir uyuşturucu kaçakçılığı rotasını izlediğini ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını doğruladı."


Avrupa’dan Grönland tepkisi: Transatlantik ittifakı geri dönülmez şekilde değişti

Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan Grönland tepkisi: Transatlantik ittifakı geri dönülmez şekilde değişti

Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın defalarca askeri müdahale tehdidinde bulunduğu Grönland'la ilgili tavrı, transatlantik ittifakını geri dönülmez şekilde değiştirdi.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) 21 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Grönland konusunda "gelecekte yapılacak bir anlaşmanın çerçevesinin" oluşturulduğunu duyurmuştu.

ABD Başkanı, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yle görüşerek belirledikleri çerçevenin detaylarını paylaşmamıştı.

Cumhuriyetçi lider, Grönland'la ilgili tutumuna karşı çıkan 8 Avrupa ülkesine uygulamayı planladığı gümrük tarifelerini askıya aldığını da açıklamıştı.

CNN'in analizinde, Trump'ın Grönland'a yönelik tehditleriyle ABD'nin Avrupa ve NATO'yla ilişkilerini "diplomatik kaosa" sürüklediği belirtiliyor.

İsveç Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, "Son birkaç haftada yaşananlar Avrupa Birliği (AB), Avrupa ve ABD arasındaki ilişkilere çok zarar verdi" diyor.

Eski Litvanya Savunma Bakanı Dovile Sakaliene de ABD-Avrupa ilişkilerinin tamamen kopması ihtimaline dair "Bu, siyam ikizlerinin ayrılması gibi olur. Her ikisi için de kesin ölümle sonuçlanır" ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca Avrupa'nın ABD ordusunun seviyesine ulaşıp kendi kendine yetebilecek silahlı güçlere sahip olması için 5 ila 10 yıla ihtiyacı olduğunu vurguluyor.

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizindeyse Grönland meselesinin "transatlantik diplomasisi için stres testine dönüştüğü" yazılıyor.

Telegraph, adayla ilgili Birleşik Krallık'ın (BK) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) yaptığı anlaşmaya benzer bir mutabakata varıldığını iddia etmişti. Bu kapsamda ABD ordusunun adada askeri eğitim ve istihbarat faaliyeti yürütmesine müsaade edileceği, askeri üs bölgelerinin ABD toprağı sayılacağı savunulmuştu.

BK'nin GKRY'de işlettiği askeri üsler de kendi toprağı olarak sayılıyor. Grönland'ın kuzeyindeki Pituffik Uzay Üssü, ABD'nin adadaki tek aktif üssü.

WSJ'nin 21 Ocak'taki haberindeyse Grönland'ın maden kaynaklarına yabancı ülkeler tarafından yapılacak yatırımlarda öncelikli veto hakkının ABD'ye sunulabileceği ileri sürülmüştü. Bunun gerçekleşmesi halinde ABD, Çin ve Rusya'nın adaya yatırımlarının önünü kesebilir.

New York Times'ın dün yayımladığı analizde de benzer iddialar paylaşılıyor. Adlarının açıklanmamasını isteyen kaynaklar, ortada yazılı bir anlaşmanın olmadığını söylüyor.

Kopenhag yönetiminin ABD'yle herhangi bir anlaşmayı onaylayıp onaylamadığı belli değil.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, siyaset, yatırım, güvenlik ve ekonomi gibi birçok alanda ABD'yle müzakere yürütülebileceğini ancak egemenlik konusunda bunun asla olmayacağını belirtmişti.

Diğer yandan Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, sürecin dışında bırakıldıklarını WSJ'ye açıklayarak, "Katılmadığım bazı görüşmeler sonucunda, ülkemle ilgili anlaşma yapılıp yapılmadığını veya anlaşmada neler olduğunu bilmiyorum" diyor.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal, CNN


Musk, Amerikan siyasetine dönüyor

Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)
Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)
TT

Musk, Amerikan siyasetine dönüyor

Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)
Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)

Teknoloji milyarderi Elon Musk, ABD siyasetine geri dönüyor.  

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, Musk'ın politika ekibinin kasımda düzenlenecek ara seçim için çalışmalara başladığını söylüyor.

Musk'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın 2024'teki seçim kampanyasına destek için kurduğu America PAC üzerinden bağışları artırmayı planladığı belirtiliyor.

Musk'ın ekibi, Trump'a başkanlık seçiminde oy veren kitlenin ara seçimde de sandığa gitmesini sağlamak istiyor.

Kaynaklar, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance başta olmak üzere üst düzey Cumhuriyetçilerin destek için Musk'la iletişime geçtiğini söylüyor.

Bu kişiler, X CEO'sundan Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğunu korumasına yardım etmesini istemiş.

Axios'un pazartesi günkü haberinde, Musk'ın Cumhuriyetçi Senatör Mitch McConnell'ın boşaltacağı koltuğa iş insanı Nate Morris'in gelmesi için 10 milyar dolarlık bağışta bulunduğu yazılmıştı.

Tesla CEO'su, şimdiye kadar bir senatör için yaptığı en yüksek bağışı Fight for Kentucky PAC'i üzerinden vermiş.

WSJ'nin analizinde, Morris'in Vance'le yakın bağları olduğu ve Fight for Kentucky PAC'inin ABD Başkan Yardımcısı'nın üst düzey bir danışmanı tarafından yönetildiği belirtiliyor.

ABD Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nı (DOGE) yönetirken yaptığı federal kesintilerle ses getiren Musk, Tesla hisselerindeki düşüşün ardından mayısta kurumdan ayrıldığını duyurmuştu.

Teknoloji milyarderiyle Trump'ın arası, Beyaz Saray'ın tartışmalı vergi indirimi tasarısı nedeniyle bozulmuştu. Sosyal medya üzerinden atışmaların ardından ikili daha sonra "dostluk mesajları" paylaşmıştı.

Analizde, Musk'ın Cumhuriyetçi adayları destekleyerek yeniden Trump'ın kampına katıldığı belirtiliyor. Bu "pragmatik ittifakta" Trump'ın, SpaceX CEO'sunun parası ve teknik altyapısına yeniden erişim kazanacağı, Musk'ın da Washington'daki nüfuzunu sürdürme imkanı bulacağı ifade ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu kayıtlarına göre Musk, geçen yıl hazirandan bu yana Cumhuriyetçilerin siyasi kampanyalarına yaklaşık 42 milyon dolar bağış yaptı. Bu rakamlara, Morris'i desteklemek için yaptığı bağış dahil değil.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Axios