Bakan Fidan: Cumhurbaşkanımızın Irak'ı ziyaretinde 20'den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatlar tamamlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Bakan Fidan: Cumhurbaşkanımızın Irak'ı ziyaretinde 20'den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatlar tamamlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın gerçekleştireceği Irak ziyaretine ilişkin, "Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında 20'den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatlar tamamlandı." dedi.
Bakan Fidan, Moritanya Dışişleri Bakanı Muhammed Salim Merzuk ile Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği'ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak ziyaretine ilişkin, "Bizim amacımız bölgesel istikrarın, refahın ve kalkınmanın mümkün olduğu bir ilişki trafiği içerisinde bulunmak, ilişkilerimize bu şekilde kurumsallaşma getirmek, bölgede düzenin ve refahın gelişmesi için elimizden geleni yapmak." diye konuştu.

Bu doğrultuda güvenlik, enerji, tarım, su, ziraat, sağlık ve eğitim gibi alanlarda uzun zamandır yürütülen çalışmalara dikkati çeken Fidan, "Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında 20'den fazla anlaşmanın hayata geçirilmesi için, imzalanması için ön mutabakatları şu anda tamamlamış durumdayız. Yarın, inşallah kendileri oradayken bu anlaşmalar siyasi liderlerin huzurunda imzalanacaklar." ifadelerini kullandı.

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyareti kapsamında Bağdat ve Erbil'e gideceğini belirterek, Erdoğan'ın, Bağdat'ta Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile bir araya gelerek çalışma toplantısı yapacağını; ardından anlaşmaların imzalanacağını kaydetti.

Bakan Fidan, Erdoğan'ın Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid ile de görüşeceğini bildirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Moritanya'yla tarihi bağlarımız ve insani yakınlığımız bulunmakta" 
Bakan Fidan, Merzuk'u Türkiye'de ilk kez ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek, Merzuk'un "çok tecrübeli bir devlet adamı" olduğunu vurguladı.

Mevkidaşı Merzuk'un Türkiye-Moritanya ilişkilerine "yürekten inanan" birisi olduğuna dikkati çeken Fidan, "Moritanya'yla tarihi bağlarımız ve insani yakınlığımız bulunmakta." dedi.

Bakan Fidan, Adana'nın Kozan ilçesinde 1920'de Türkiye'ye yerleşen ve Milli Mücadele'ye de katılan binlerce Moritanya asıllı Türk vatandaşının yaşadığını hatırlatarak, "Bu vesileyle Sayın Bakan'ın şahsında dost ve kardeş ülke Moritanya halkına sevgi ve selamlarımı iletiyorum." diye konuştu.

Türkiye'nin Sahel bölgesine verdiği önem
Türkiye'nin, Sahel bölgesinde barış, güvenlik, refah ve kalıcı istikrarın tesisine büyük önem verdiğini kaydeden Fidan, bölgenin ciddi güvenlik sınamalarıyla karşı karşıya olduğunu ve önemli bir dönüşümden geçtiğini aktardı.

Fidan, bölge ülkelerinin istikrar ve güvenliği sağlama yönündeki çabalarına destek verilmesi gerektiğine işaret ederek, "Türkiye'nin faaliyetlerinde, bölge ülkelerinin terörle mücadele dahil kapasitelerinin artırılması öncelikli başlıklardan biridir" ifadelerini kullandı.

Moritanya'nın "bu çalkantılı bölgede ve dönemde" istikrar unsuru olarak öne çıktığını aktaran Fidan, "Türkiye olarak bölgenin istikrar ve refahı için gerek güvenlik işbirliğinin gerek ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi konusunda yoğun çaba göstermeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Fidan, bugün yapılan görüşmede iki ülke ilişkilerinin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi fırsatını bulduklarını belirterek, her alanda işbirliğinin geliştirilmesi yönündeki iradenin teyit edildiğini bildirdi.

Ekonomik ve ticari konularda görüşüldü
Görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari konularda mevcut ve potansiyel işbirliği fırsatlarının detaylı biçimde ele alındığını söyleyen Fidan, ilk "Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı"nın en kısa sürede düzenlenmesinin istendiğini kaydetti.

Fidan, Türk Hava Yollarının (THY) Moritanya'ya düzenlediği seferlerle iki ülkenin ekonomik ilişkilerine katkıda bulunmaya devam ettiğine dikkati çekerek, Moritanya ile ilişkilerde balıkçılığın önem verilen bir alan olduğunu ve toplantıda balıkçılık ve balık yetiştiriciliği için "Ortak Komisyon"un toplanmasının öneminin görüşüldüğü söyledi.

Moritanya halkı ile insani bağların güçlendirilmesi konusunda da çabaların devam ettiğine değinen Fidan, "Bugün Maarif Vakfımız tarafından işletilen okullarda öğrenim gören öğrenci sayısı 1224'e ulaşmış durumda. Moritanyalı kardeşlerimizin Türkiye Burslarıyla ülkemizde eğitim görmelerinden de ayrıca mutluluk duyuyoruz." şeklinde konuştu.

Fidan, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Afrika Birliği (AfB) gibi kuruluşlarda Moritanya ile beraber çalışmaya büyük önem verdiği değerlendirmesinde bulunarak, Moritanya'nın şubatta AfB dönem başkanlığını aldığını hatırlattı.

AfB ile 2008'den bu yana sahip olunan stratejik ortaklık çerçevesindeki ilişkilerin geliştirilmeye devam edildiğini söyleyen Fidan, Moritanya'nın dönem başkanlığının bu konuda fırsat olduğunu bildirdi.

Fidan, yılın son çeyreğinde Türkiye-AfB "Bakanlar Gözden Geçirme Toplantısı"nın yapılması hedefini aktararak, bu konuda da mevkidaşı ile istişarelerde bulunduğunu belirtti.

Bakan Fidan, Gazze'deki durumun da görüşmenin konularından olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

Tıpkı Türkiye gibi Moritanya da Filistin meselesinde, Gazze meselesinde hassas bir politika izliyor. Bu konuda elinden gelen her türlü desteği veriyor, bu konuda büyük bir dayanışma içerisindeyiz. Moritanya en başından bu yana Gazze'de akan kanın durdurulması için kararlı bir tutum sergilemiştir. Acil ateşkes ihtiyacı ve insani yardımların kesintisiz şekilde ulaşılması hususunda işbirliğimizi sürdüreceğiz. İşgali ve haksızlıkları gündeme getirmeye hep beraber devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe haiz bir Filistin devleti kurulana kadar bu çabalarımız kesintisiz devam edecek.

Fidan, daha 2 gün önce Filistin'in Birleşmiş Milletlere tam üye olmasını ABD yönetiminin engellediğini hatırlatarak, "Amerika izin vermedi. Bu tutum Filistin halkına yapılan büyük bir haksızlıktır, uluslararası toplumu bu yanlışa karşı çıkmaya ve Filistin devletini tanımaya davet ediyoruz." dedi.

Türkiye-Irak ilişkileri
Bakan Fidan, konuşmasının ardından bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyaretine ilişkin sorusu üzerine, 2011'den itibaren ilk defa Cumhurbaşkanı düzeyinde Irak'a ziyaret gerçekleştirileceğini dile getirerek, "Çok uzun zamandır bu ziyarete hem Irak tarafı, hem Türkiye tarafı olarak büyük önem vermekte ve hazırlık yapmaktayız. Devam eden yoğun çalışmalar var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak ziyaretinin en verimli şekilde gerçekleşmesini hedeflediklerini söyleyen Fidan, Erdoğan'ın Türkiye-Irak ilişkilerindeki vizyonunun Türkiye'nin bölgeye ilişkin vizyonunu yansıttığını kaydetti.

Fidan, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani hükümetinin kalkınmayla ve siyasi istikrarla ilgili attığı adımları desteklediklerinin altını çizerek, "Irak, uzun yıllardır çok sıkıntılı dönemlerden geçti. Siyasi istikrarın sağlanması çok güç oldu. Siyasi istikrar olmadığı zaman da özellikle halkın ihtiyacı olan temel hizmetlerin götürülmesi konusunda da büyük problemler yaşandı." dedi.

Türkiye, Irak'a destek olmaya hazır
Irak'ın büyük potansiyele ve imkanlara sahip olmasına rağmen temel hizmetlerin halka ulaştırılması konusunda da büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Fidan, mevcut Irak hükümetinin bu konuda büyük farkındalık geliştirdiğini söyledi.

Fidan, Irak ve Türk hükümetlerinin, bu sıkıntıların giderilmesi için neler yapılabileceği konusunda görüştüğüne değinerek, Türkiye'nin, sulama sistemi, eğitim, sağlık, altyapı, ticaret ve enerji gibi alanların geliştirilmesi için "her türlü desteği" vermeye kararlı olduğunu vurguladı.

Uzun zamandır bakanlar, bürokratlar ve iş adamları düzeyinde Irak ile çeşitli temasların yoğun şekilde devam ettiğini bildiren Fidan, gelinen "olgunluk noktası" itibarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak'a ziyareti ve Stratejik Çerçeve Anlaşması'nın imzalanması konusunda mutabık kalındığını söyledi.

Bölgede istikrar ve refah vurgusu
Fidan, Stratejik Çerçeve Anlaşması'yla çok alanda ve aynı anda nasıl işbirliği yürütülebileceğinin stratejik vizyonunun ortaya konacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu, iki ülke ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir yol haritası teşkil edecek. İlişkilerimizi, daha önce de söylemiştim, kurumsallaştırarak ileriye götürmek, başarıyı bir tesadüf olmaktan çıkartmak, daha sistemli hale getirmek ve iki ülke arasındaki ilişkilerde kalıcı faydaları ortaya koymak arzusundayız."

Bölgenin ve Irak'ın iç karışıklıklarla, savaşla ve çatışmayla anılmasını istemediklerinin altını çizen Fidan, bu sebeple, ekonomik kalkınmanın ve siyasal istikrarın esas olmasını temenni ettiklerini belirtti.

Fidan, Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki yoğun temaslara ve işbirliği arayışlarına işaret ederek, "Irak'taki mevcut siyasal dengeleri çok fazla rahatsız etmeden, terörle mücadelede nasıl büyük adımlar atılabileceği" hususunda Bağdat hükümetiyle çok yoğun görüşmeler içerisinde olduklarını kaydetti.

Irak ile temaslar
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'in koordinasyonunda Irak Savunma Bakanlığı, istihbarat ve diğer güvenlik kurumlarından Türkiye'ye gelen heyete işaret eden Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu ile Irak'ı ziyaret ettiğini hatırlattı. Fidan, şunları söyledi:

"Bu ziyaretimiz esnasında Cumhurbaşkanı'mızın Irak'a yapacağı ziyaretin stratejik çerçevesini de Iraklı muhataplarımızla uzun uzun tartışmıştık. Biz, Irak-Türkiye ilişkilerinin bölgemizde önemli bir örneklik teşkil edeceğine inanıyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanı'mızın da çok önem verdiği Kalkınma Yolu Projesi'nin hayata geçmesi durumunda hem Irak halkı için, hem bölge halkları için çok önemli bir örnek teşkil edeceğine inanıyoruz."

Fidan, bölgenin çatışmalarla, karışıklıklarla ve istikrarsızlıklarla değil kalkınmayla, teknolojiyle, refahla, istikrarla, kültürle ve sanatla gündeme gelmesi gerektiğini dile getirdi.

Irak'ın Gazze konusunda Türkiye'ye desteği
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyaretinde İsrail'in Gazze'ye saldırılarının da ele alınacağını bildiren Fidan, Bağdat hükümetiyle Gazze konusunda aynı hassasiyetleri paylaştıklarına dikkati çekti.

Fidan, Irak'ın uluslararası sistemde Gazze'ye ilişkin Türkiye'ye destek verdiğini, oylamalarda Türkiye ile hareket ettiğini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanı'mızın Erbil ziyareti esnasında da özellikle bölgesel yönetim yetkilileriyle bir araya gelerek kendilerine verdiğimiz destek, aramızdaki ilişkinin artırılması, Irak iç istikrarının ve barışının sağlanmasında kendilerine düşen birtakım rollerinin hatırlatılması konusunda da kendileri eminim vizyonlarını paylaşacaktır." ifadesini kullandı.



CENTCOM, USS Abraham Lincoln liderliğindeki bir taarruz grubunun bölgeye konuşlandırıldığını doğruladı

ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)
ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)
TT

CENTCOM, USS Abraham Lincoln liderliğindeki bir taarruz grubunun bölgeye konuşlandırıldığını doğruladı

ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)
ABD 9. Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün üzerinde uçuyor. (ABD ordusu)

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve ona eşlik eden üç savaş gemisi Ortadoğu’ya ulaştı. Bu adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın protestoları bastırmasına tepki olarak hava saldırıları düzenleme ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, uçak gemisinin üç muhriple birlikte ‘bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirmek amacıyla halihazırda Ortadoğu’da konuşlandırıldığını’ bildirdi.

CENTCOM, taarruz grubunun İran’a komşu Arap Denizi’nde değil, Hint Okyanusu’nda bulunduğunu kaydetti. Bu konuşlanmanın, bölgeye binlerce ek askerin sevk edilmesi anlamına geldiği belirtilirken, bölgede en son ABD uçak gemisi varlığının, ekim ayında Gerald R. Ford uçak gemisinin, dönemin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik baskı kampanyası kapsamında Karayipler’e gönderilmesiyle gerçekleştiği hatırlatıldı.

ABD’li bir yetkili, CBS News’e yaptığı açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun CENTCOM’un Ortadoğu’daki sorumluluk sahasına girdiğini, ancak dün sabah itibarıyla henüz nihai operasyonel konuşlanma noktasına ulaşmadığını doğruladı. Bu hareketliliğin, İran’dan gelen yeni uyarılarla eş zamanlı gerçekleştiği belirtildi.

Önceki haberlerde, USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun pazar akşamı İran’a yakın bir bölgede konuşlandığı ifade edilmişti. Bu gelişme, Tahran’ın merkezindeki İnkılap (Devrim) Meydanı’na asılan ve ABD filosunu hedef almakla tehdit eden büyük bir pankartın görüntülerinin dolaşıma girmesinden saatler sonra yaşandı.

ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, gemilerin bölgeye ‘herhangi bir olasılığa karşı’ gönderildiğini söylemiş, “Bu yöne doğru ilerleyen çok büyük bir filomuz var ve belki de onu kullanmak zorunda kalmayacağız” demişti.

Trump daha önce, İran’ın tutuklulara yönelik toplu idamlar gerçekleştirmesi ya da aralık ayı sonlarında başlayan protestoların bastırılması sırasında barışçıl göstericilerin öldürülmesi halinde askeri adım atmakla tehdit etmişti. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, olaylarda en az 5 bin 973 kişi hayatını kaybetti, 41 bin 800’den fazla kişi gözaltına alındı. İran’ın resmi verileri ise çok daha düşük bir rakama işaret ederek ölü sayısını 3 bin 117 olarak açıklıyor.

Son dönemde Trump’ın askeri müdahale ihtimalinden geri adım attığı yönünde işaretler de ortaya çıktı. Trump, İran’ın gözaltındaki 800 göstericinin idamını durdurduğunu öne sürdü; ancak bu iddiasının kaynağını açıklamadı. İran Başsavcısı ise söz konusu iddiayı “tamamen yalan” olarak nitelendirdi.

Buna rağmen Trump’ın tüm seçenekleri masada tutmaya devam ettiği görülüyor. Trump, perşembe günü başkanlık uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, İran hükümetinin bazı protestoculara yönelik planlanan idamları hayata geçirmesi halinde, daha önce İran’ın nükleer tesislerine düzenlenen ABD saldırılarının ‘hiçbir şey gibi görüneceğini’ söyledi.

SDFRG
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Boeing F/A-18E/F Super Hornet savaş uçağının 22 Ocak'ta USS Abraham Lincoln uçak gemisine inişi görülüyor.

Uçak gemisi, F-35 Lightning II ve F/A-18 Super Hornet savaş uçakları da dahil olmak üzere birden fazla hava filosuna ev sahipliği yapıyor. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, gemiye eşlik eden muhripler ise yüzlerce füze taşıyor; bunlar arasında kara hedeflerine yönelik onlarca Tomahawk seyir füzesinin de bulunabileceği belirtiliyor.

Uçak gemisi ve donanımına ek olarak, ABD Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-15E Strike Eagle savaş uçaklarının da bölgede konuşlandırıldığı duyuruldu.

Uçuş takip verilerini izleyen analistler, onlarca ABD askeri nakliye uçağının Ortadoğu’ya doğru hareket ettiğini tespit etti.

Söz konusu askeri hareketlilik, geçen yıl ABD’nin, üç ana nükleer tesise yönelik saldırıların ardından olası bir İran misillemesine karşı hava savunma ekipmanlarını bölgeye sevk ettiği dönemi hatırlatıyor. İran, bu saldırılardan birkaç gün sonra el-Udeyd Hava Üssü’nü ondan fazla füzeyle hedef almıştı.


Lola ve Trump, Barış Konseyi’ni ve Washington'da yapılacak bir toplantıyı görüştü

Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Lola ve Trump, Barış Konseyi’ni ve Washington'da yapılacak bir toplantıyı görüştü

Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva dün ABD Başkanı Donald Trump'a, Gazze Şeridi için kuruluşuna öncülük ettiği Barış Konseyi’nin çalışmalarını sınırlandırmasını istedi. Brezilya Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre iki lider Washington'da bir araya gelmeyi kararlaştırdılar.

Açıklamada, diğer liderler gibi Trump tarafından kurulan Barış Konseyi’ne davet edilen Lula'nın, bu konseyin çalışmalarının ‘Gazze meselesiyle sınırlandırılması ve Filistin'e bir koltuk ayrılması’ önerisinde bulunduğunu belirtti.

Brezilya Cumhurbaşkanı, ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üye sayısının artırılması meselesi de dahil olmak üzere BM’nin kapsamlı bir reformdan geçirilmesinin önemini’ vurguladı. Lula, Trump’ı Barış Konseyi’ni kurarak ve rolünü uluslararası çatışmaları da kapsayacak şekilde genişleterek ‘yeni BM’nin efendisi’ olmaya çalışmakla suçlamıştı.

Beyaz Saray, Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasındaki savaşı sona erdirmek için Trump başkanlığındaki Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu, ancak konsey iç tüzüğü, Trump'a geniş bir rol verdiğinden BM ile rekabet edecek bir organ haline geleceğine dair endişeleri artırdı.

fgrty
Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva (Reuters)

Lula ve Trump, aylar süren gerginliğin ardından geçtiğimiz ekim ayında ilk resmi görüşmelerinden bu yana birkaç kez temas kurdu. Bu yakınlaşmanın ardından, ABD yönetimi, eski sağcı cumhurbaşkanı ve Trump'ın müttefiki Jair Bolsonaro'nun yargılanmasına tepki olarak uyguladığı yüzde 40'lık gümrük vergisinden Brezilya'nın önemli ihraç ürünlerini muaf tuttu.

Brezilya Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Lula'nın Trump ile Venezuela'daki durumu görüştüğü aktarıldı.

Lula, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun tutuklandığı ABD’nin askeri operasyonunun ardından ‘bölgede barış ve istikrarın korunması’ çağrısında bulundu.

Brezilya Cumhurbaşkanı daha önce yaptığı bir açıklamada, bu operasyonu ‘kabul edilebilir sınırların ötesinde’ olarak değerlendirmişti.

Brezilya Cumhurbaşkanlığı, görüşme sırasında Lula ve Trump arasında Lula'nın şubat ayında Hindistan ve Güney Kore'ye yapacağı gezilerin ardından Washington'ı ziyaret etmesini konusunda fikir birliğine varıldığını açıkladı.


Washington, Minneapolis olaylarının ardından Sınır Devriyesi şefini görevden aldığı iddialarını yalanladı

ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)
ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)
TT

Washington, Minneapolis olaylarının ardından Sınır Devriyesi şefini görevden aldığı iddialarını yalanladı

ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)
ABD Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, Minneapolis ziyaretinde (Reuters)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı dün, Minneapolis'te federal güvenlik güçleri tarafından iki Amerikalının öldürülmesinin ardından Başkan Donald Trump'ın göçmenlik politikalarını yeniden değerlendirmesine rağmen, Sınır Devriye Şefi Gregory Bovenio'nun görevinden alındığına dair basında çıkan haberleri yalanladı.

İç Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tricia McLaughlin, X'te yaptığı paylaşımda “Komutan Gregory Bovenio görevinden alınmadı” diyerek, Bovenio'nun “başkanın ekibinin önemli bir parçası ve büyük bir Amerikan vatandaşı” olduğu yönündeki Beyaz Saray'ın mesajını doğruladı.

Bu açıklamalar, The Atlantic dergisinin Bovenio'nun sınır devriye komutanlığı görevinden alınması ve Kaliforniya'daki önceki işine geri dönmesi hakkında yayınladığı bir haberin ardından geldi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre dergi haberini, İç Güvenlik Bakanlığı'ndan bir yetkili ve onun görevden alınmasıyla ilgili bilgi sahibi iki kişiye dayandırdı.

Eğer onaylanırsa, Boffino'nun görevden alınması, Trump'ın Minneapolis'teki kolluk kuvvetlerinin kullandığı agresif taktiklere ilişkin görüşünde radikal bir değişiklik anlamına gelecektir. Cumartesi günü, sınır devriye görevlileri 37 yaşındaki hemşire Alex Breite'yi vurarak öldürdü.

Bovino, ocak ayı boyunca Minnesota'nın en büyük şehrindeydi ve burada askeri üniforma ve kask giyerken, sakinlere karşı agresif davranırken ve hatta protestoculara sis bombası atarken görüldü.

Trump, dün Truth Social platformunda yaptığı bir dizi paylaşımda, eyaletteki seçilmiş Demokrat yetkililerle verimli telefon görüşmeleri yaptığını belirterek, tavrını yumuşatmış gibi göründü.

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, Trump ile yaptığı görüşmenin ardından Twitter'da, ayrıntılara girmeden ve Boffino'nun adını anmadan, “bazı federal ajanların” salı günü (bugün) şehri terk etmeye başlayacağını duyurdu.

7 Ocak'ta 37 yaşındaki Amerikan vatandaşı ve üç çocuk annesi protestocu Renee Goode'un ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Ajansı ajanları tarafından öldürülmesinden bu yana Minneapolis sakinleri arasında öfke yaygınlaşıyor.

Cumartesi günü Breonna'nın öldürülmesinin ardından, hafta sonu Minneapolis, New York ve diğer büyük şehirlerde daha fazla protesto gösterisi yapıldı.

Trump, sınır yetkilisi Tom Homan'ı Minnesota'ya göndereceğini ve Homan'ın doğrudan başkana rapor vereceğini açıkladı.

Belediye Başkanı Frey, “sonraki adımları görüşmeye devam etmek” için bugün Homan ile görüşeceğini duyurdu.