Bakan Fidan: Cumhurbaşkanımızın Irak'ı ziyaretinde 20'den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatlar tamamlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Bakan Fidan: Cumhurbaşkanımızın Irak'ı ziyaretinde 20'den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatlar tamamlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın gerçekleştireceği Irak ziyaretine ilişkin, "Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında 20'den fazla anlaşmanın imzalanması için ön mutabakatlar tamamlandı." dedi.
Bakan Fidan, Moritanya Dışişleri Bakanı Muhammed Salim Merzuk ile Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği'ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak ziyaretine ilişkin, "Bizim amacımız bölgesel istikrarın, refahın ve kalkınmanın mümkün olduğu bir ilişki trafiği içerisinde bulunmak, ilişkilerimize bu şekilde kurumsallaşma getirmek, bölgede düzenin ve refahın gelişmesi için elimizden geleni yapmak." diye konuştu.

Bu doğrultuda güvenlik, enerji, tarım, su, ziraat, sağlık ve eğitim gibi alanlarda uzun zamandır yürütülen çalışmalara dikkati çeken Fidan, "Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında 20'den fazla anlaşmanın hayata geçirilmesi için, imzalanması için ön mutabakatları şu anda tamamlamış durumdayız. Yarın, inşallah kendileri oradayken bu anlaşmalar siyasi liderlerin huzurunda imzalanacaklar." ifadelerini kullandı.

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyareti kapsamında Bağdat ve Erbil'e gideceğini belirterek, Erdoğan'ın, Bağdat'ta Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile bir araya gelerek çalışma toplantısı yapacağını; ardından anlaşmaların imzalanacağını kaydetti.

Bakan Fidan, Erdoğan'ın Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid ile de görüşeceğini bildirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Moritanya'yla tarihi bağlarımız ve insani yakınlığımız bulunmakta" 
Bakan Fidan, Merzuk'u Türkiye'de ilk kez ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek, Merzuk'un "çok tecrübeli bir devlet adamı" olduğunu vurguladı.

Mevkidaşı Merzuk'un Türkiye-Moritanya ilişkilerine "yürekten inanan" birisi olduğuna dikkati çeken Fidan, "Moritanya'yla tarihi bağlarımız ve insani yakınlığımız bulunmakta." dedi.

Bakan Fidan, Adana'nın Kozan ilçesinde 1920'de Türkiye'ye yerleşen ve Milli Mücadele'ye de katılan binlerce Moritanya asıllı Türk vatandaşının yaşadığını hatırlatarak, "Bu vesileyle Sayın Bakan'ın şahsında dost ve kardeş ülke Moritanya halkına sevgi ve selamlarımı iletiyorum." diye konuştu.

Türkiye'nin Sahel bölgesine verdiği önem
Türkiye'nin, Sahel bölgesinde barış, güvenlik, refah ve kalıcı istikrarın tesisine büyük önem verdiğini kaydeden Fidan, bölgenin ciddi güvenlik sınamalarıyla karşı karşıya olduğunu ve önemli bir dönüşümden geçtiğini aktardı.

Fidan, bölge ülkelerinin istikrar ve güvenliği sağlama yönündeki çabalarına destek verilmesi gerektiğine işaret ederek, "Türkiye'nin faaliyetlerinde, bölge ülkelerinin terörle mücadele dahil kapasitelerinin artırılması öncelikli başlıklardan biridir" ifadelerini kullandı.

Moritanya'nın "bu çalkantılı bölgede ve dönemde" istikrar unsuru olarak öne çıktığını aktaran Fidan, "Türkiye olarak bölgenin istikrar ve refahı için gerek güvenlik işbirliğinin gerek ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi konusunda yoğun çaba göstermeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Fidan, bugün yapılan görüşmede iki ülke ilişkilerinin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi fırsatını bulduklarını belirterek, her alanda işbirliğinin geliştirilmesi yönündeki iradenin teyit edildiğini bildirdi.

Ekonomik ve ticari konularda görüşüldü
Görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari konularda mevcut ve potansiyel işbirliği fırsatlarının detaylı biçimde ele alındığını söyleyen Fidan, ilk "Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı"nın en kısa sürede düzenlenmesinin istendiğini kaydetti.

Fidan, Türk Hava Yollarının (THY) Moritanya'ya düzenlediği seferlerle iki ülkenin ekonomik ilişkilerine katkıda bulunmaya devam ettiğine dikkati çekerek, Moritanya ile ilişkilerde balıkçılığın önem verilen bir alan olduğunu ve toplantıda balıkçılık ve balık yetiştiriciliği için "Ortak Komisyon"un toplanmasının öneminin görüşüldüğü söyledi.

Moritanya halkı ile insani bağların güçlendirilmesi konusunda da çabaların devam ettiğine değinen Fidan, "Bugün Maarif Vakfımız tarafından işletilen okullarda öğrenim gören öğrenci sayısı 1224'e ulaşmış durumda. Moritanyalı kardeşlerimizin Türkiye Burslarıyla ülkemizde eğitim görmelerinden de ayrıca mutluluk duyuyoruz." şeklinde konuştu.

Fidan, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Afrika Birliği (AfB) gibi kuruluşlarda Moritanya ile beraber çalışmaya büyük önem verdiği değerlendirmesinde bulunarak, Moritanya'nın şubatta AfB dönem başkanlığını aldığını hatırlattı.

AfB ile 2008'den bu yana sahip olunan stratejik ortaklık çerçevesindeki ilişkilerin geliştirilmeye devam edildiğini söyleyen Fidan, Moritanya'nın dönem başkanlığının bu konuda fırsat olduğunu bildirdi.

Fidan, yılın son çeyreğinde Türkiye-AfB "Bakanlar Gözden Geçirme Toplantısı"nın yapılması hedefini aktararak, bu konuda da mevkidaşı ile istişarelerde bulunduğunu belirtti.

Bakan Fidan, Gazze'deki durumun da görüşmenin konularından olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

Tıpkı Türkiye gibi Moritanya da Filistin meselesinde, Gazze meselesinde hassas bir politika izliyor. Bu konuda elinden gelen her türlü desteği veriyor, bu konuda büyük bir dayanışma içerisindeyiz. Moritanya en başından bu yana Gazze'de akan kanın durdurulması için kararlı bir tutum sergilemiştir. Acil ateşkes ihtiyacı ve insani yardımların kesintisiz şekilde ulaşılması hususunda işbirliğimizi sürdüreceğiz. İşgali ve haksızlıkları gündeme getirmeye hep beraber devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe haiz bir Filistin devleti kurulana kadar bu çabalarımız kesintisiz devam edecek.

Fidan, daha 2 gün önce Filistin'in Birleşmiş Milletlere tam üye olmasını ABD yönetiminin engellediğini hatırlatarak, "Amerika izin vermedi. Bu tutum Filistin halkına yapılan büyük bir haksızlıktır, uluslararası toplumu bu yanlışa karşı çıkmaya ve Filistin devletini tanımaya davet ediyoruz." dedi.

Türkiye-Irak ilişkileri
Bakan Fidan, konuşmasının ardından bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyaretine ilişkin sorusu üzerine, 2011'den itibaren ilk defa Cumhurbaşkanı düzeyinde Irak'a ziyaret gerçekleştirileceğini dile getirerek, "Çok uzun zamandır bu ziyarete hem Irak tarafı, hem Türkiye tarafı olarak büyük önem vermekte ve hazırlık yapmaktayız. Devam eden yoğun çalışmalar var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak ziyaretinin en verimli şekilde gerçekleşmesini hedeflediklerini söyleyen Fidan, Erdoğan'ın Türkiye-Irak ilişkilerindeki vizyonunun Türkiye'nin bölgeye ilişkin vizyonunu yansıttığını kaydetti.

Fidan, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani hükümetinin kalkınmayla ve siyasi istikrarla ilgili attığı adımları desteklediklerinin altını çizerek, "Irak, uzun yıllardır çok sıkıntılı dönemlerden geçti. Siyasi istikrarın sağlanması çok güç oldu. Siyasi istikrar olmadığı zaman da özellikle halkın ihtiyacı olan temel hizmetlerin götürülmesi konusunda da büyük problemler yaşandı." dedi.

Türkiye, Irak'a destek olmaya hazır
Irak'ın büyük potansiyele ve imkanlara sahip olmasına rağmen temel hizmetlerin halka ulaştırılması konusunda da büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Fidan, mevcut Irak hükümetinin bu konuda büyük farkındalık geliştirdiğini söyledi.

Fidan, Irak ve Türk hükümetlerinin, bu sıkıntıların giderilmesi için neler yapılabileceği konusunda görüştüğüne değinerek, Türkiye'nin, sulama sistemi, eğitim, sağlık, altyapı, ticaret ve enerji gibi alanların geliştirilmesi için "her türlü desteği" vermeye kararlı olduğunu vurguladı.

Uzun zamandır bakanlar, bürokratlar ve iş adamları düzeyinde Irak ile çeşitli temasların yoğun şekilde devam ettiğini bildiren Fidan, gelinen "olgunluk noktası" itibarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak'a ziyareti ve Stratejik Çerçeve Anlaşması'nın imzalanması konusunda mutabık kalındığını söyledi.

Bölgede istikrar ve refah vurgusu
Fidan, Stratejik Çerçeve Anlaşması'yla çok alanda ve aynı anda nasıl işbirliği yürütülebileceğinin stratejik vizyonunun ortaya konacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu, iki ülke ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir yol haritası teşkil edecek. İlişkilerimizi, daha önce de söylemiştim, kurumsallaştırarak ileriye götürmek, başarıyı bir tesadüf olmaktan çıkartmak, daha sistemli hale getirmek ve iki ülke arasındaki ilişkilerde kalıcı faydaları ortaya koymak arzusundayız."

Bölgenin ve Irak'ın iç karışıklıklarla, savaşla ve çatışmayla anılmasını istemediklerinin altını çizen Fidan, bu sebeple, ekonomik kalkınmanın ve siyasal istikrarın esas olmasını temenni ettiklerini belirtti.

Fidan, Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki yoğun temaslara ve işbirliği arayışlarına işaret ederek, "Irak'taki mevcut siyasal dengeleri çok fazla rahatsız etmeden, terörle mücadelede nasıl büyük adımlar atılabileceği" hususunda Bağdat hükümetiyle çok yoğun görüşmeler içerisinde olduklarını kaydetti.

Irak ile temaslar
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'in koordinasyonunda Irak Savunma Bakanlığı, istihbarat ve diğer güvenlik kurumlarından Türkiye'ye gelen heyete işaret eden Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu ile Irak'ı ziyaret ettiğini hatırlattı. Fidan, şunları söyledi:

"Bu ziyaretimiz esnasında Cumhurbaşkanı'mızın Irak'a yapacağı ziyaretin stratejik çerçevesini de Iraklı muhataplarımızla uzun uzun tartışmıştık. Biz, Irak-Türkiye ilişkilerinin bölgemizde önemli bir örneklik teşkil edeceğine inanıyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanı'mızın da çok önem verdiği Kalkınma Yolu Projesi'nin hayata geçmesi durumunda hem Irak halkı için, hem bölge halkları için çok önemli bir örnek teşkil edeceğine inanıyoruz."

Fidan, bölgenin çatışmalarla, karışıklıklarla ve istikrarsızlıklarla değil kalkınmayla, teknolojiyle, refahla, istikrarla, kültürle ve sanatla gündeme gelmesi gerektiğini dile getirdi.

Irak'ın Gazze konusunda Türkiye'ye desteği
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyaretinde İsrail'in Gazze'ye saldırılarının da ele alınacağını bildiren Fidan, Bağdat hükümetiyle Gazze konusunda aynı hassasiyetleri paylaştıklarına dikkati çekti.

Fidan, Irak'ın uluslararası sistemde Gazze'ye ilişkin Türkiye'ye destek verdiğini, oylamalarda Türkiye ile hareket ettiğini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanı'mızın Erbil ziyareti esnasında da özellikle bölgesel yönetim yetkilileriyle bir araya gelerek kendilerine verdiğimiz destek, aramızdaki ilişkinin artırılması, Irak iç istikrarının ve barışının sağlanmasında kendilerine düşen birtakım rollerinin hatırlatılması konusunda da kendileri eminim vizyonlarını paylaşacaktır." ifadesini kullandı.



"Amerika'nın gitmesini sağlayın"... Trump'ın şapkası, Grönland'a yönelik tehditlerine karşı bir alay konusu haline geldi

Şapkalarda "Amerika'yı Harekete Geçir" sloganı yer alıyordu (AFP)
Şapkalarda "Amerika'yı Harekete Geçir" sloganı yer alıyordu (AFP)
TT

"Amerika'nın gitmesini sağlayın"... Trump'ın şapkası, Grönland'a yönelik tehditlerine karşı bir alay konusu haline geldi

Şapkalarda "Amerika'yı Harekete Geçir" sloganı yer alıyordu (AFP)
Şapkalarda "Amerika'yı Harekete Geçir" sloganı yer alıyordu (AFP)

Danimarka'daki protestocular, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme tehditleriyle alay etmek amacıyla, onun ünlü "Amerika'yı Yeniden Büyük Yap" şapkasına benzer kırmızı beyzbol şapkaları taktılar, ancak sloganı "Amerika'yı Harekete Geçir" (Make America Go) ile değiştirdiler.

İngiliz gazetesi The Independent'a göre bu hicivli şapkalar Kopenhag'da vintage giyim mağazası sahibi Jesper Rabe Tønnesen tarafından tasarlandı.

Geçen yılki ilk üretim denemesi başarısız oldu, ancak Trump yönetiminin Grönland ile ilgili söylemlerini sertleştirmesinin ardından şapkalar sosyal medyada ve kamuoyu protestolarında geniş bir popülerlik kazandı.

Bu hicivli şapkalar Jesper Rabe Tonesen tarafından tasarlandı (AFP)Bu hicivli şapkalar Jesper Rabe Tonesen tarafından tasarlandı (AFP)

Tonisen şunları söyledi: "Talep o kadar ani arttı ki, tüm stok tek bir hafta sonu içinde tükendi ve şimdi binlerce daha üretmek için çalışıyorum."

Cumartesi günkü gösteride kırmızı şapkalardan birini takan, Danimarka'nın Kopenhag kentinde yaşayan 76 yaşındaki Lars Hermansen, "Grönland'a desteğimi ve aynı zamanda ABD başkanını sevmediğimi de göstermek istiyorum" dedi.

 Hiciv şapkalarından takan bir diğer protestocu 49 yaşındaki Christian Boye ise Kopenhag Belediye Binası önündeki gösterinin "hicivsel bir tonda olduğunu, ancak ciddi mesaj taşıdığını" söyledi.

Şapka takan bir protestocu (AFP)Şapka takan bir protestocu (AFP)

Şöyle devam etti: “Şu anda son derece zor zamanlardan geçen Grönland halkını desteklemek için buradayım. Ülkelerinin işgali tehdidi altındalar. Bence bu hiçbir şekilde kabul edilemez.”

Cumartesi günkü yürüyüşte protestocular Danimarka ve Grönland bayraklarını salladılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bölge üzerindeki egemenlik iddialarıyla alay eden el yapımı pankartlar taşıdılar.

Bir pankartta “Hayır, hayır demektir”, diğerinde ise “Amerika'yı Yeniden Akıllı Hale Getirelim” yazıyordu.

Avrupa hükümetleri, Grönland'a yönelik tehditlerin Batı güvenliğini zayıflattığı konusunda uyararak Danimarka ile dayanışma içinde olduklarını belirtiyor.

Trump, Grönland'ın ABD kontrolüne karşı çıkan sekiz ülkeye ilave gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.

Avrupa Birliği ise ABD başkanının ticaret tehditlerini hayata geçirmesi halinde "araçlara" sahip olduğunu ve "harekete geçmeye hazır" olduğunu vurgulayarak, gerginliğin tırmanması yerine "diyalog" çağrısını sürdürüyor.

Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, bu tehditlerin adanın egemenliğini ve kendi kaderini tayin hakkını savunma duruşunu etkilemediğini açıkladı.

Avrupa liderleri, Trump'ın Grönland'a ilişkin tekrarlanan tehditlerini ve önerilen gümrük vergilerini görüşmek üzere perşembe akşamı Brüksel'de acil  zirvede bir araya geliyor.


İran polisi, "aldatılan" kişilere teslim olmaları için üç gün süre verdi

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
TT

İran polisi, "aldatılan" kişilere teslim olmaları için üç gün süre verdi

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)

İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, isyanlara katılmaya "aldatılan" kişilerin üç gün içinde teslim olmaları halinde, "cezalarında önemli ölçüde hafifletme" sağlanacağını söyledi.

Radan, devlet televizyonuna yaptığı açıklamalarda, "İsyanlara istemeden karışan gençlerin düşman askeri değil, yanlış yola sapmış kişiler olarak değerlendirildiğini" belirterek, "Onlara İslam Cumhuriyeti rejimine yakışır bir merhametle davranılacaktır" dedi.

Teslim olma için verilen sürenin "en fazla üç gün" olduğunu belirten yetkili, "bu süre içinde teslim olma girişiminde bulunan herkesin, cezası belirlenirken bu durum dikkate alınacaktır" diyerek, "liderler, kışkırtıcılar ve isyancılar" olarak nitelendirdiği kişilere karşı "kanunun kararlı bir şekilde uygulanacağını" vurguladı.

 İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)

Bu bağlamda, İran'ın ikinci büyük şehri Meşhed'deki olaylarla ilgili yeni bir açıklamada, İstihbarat Bakanlığı, güvenlik güçlerinin son birkaç gündür eyalette yaşanan "terörist" olayların "kilit unsurları" olarak nitelendirdiği 192 kişiyi gözaltına aldığını bildirdi.

Bakanlık, bu gözaltına alınanları altı güvenlik görevlisi ve vatandaşın öldürülmesi, camilerin, kamu ve hizmet tesislerinin ve otobüslerin yakılması, ayrıca askeri ve güvenlik merkezlerine yapılan saldırılardan sorumlu tuttu.

Açıklamada, göz altıların son birkaç gündür toplanan "belgeler ve deliller" sonucunda gerçekleştiği, soruşturmaların gözaltına alınanlardan bazılarının düşmanca hareketler, terör örgütleri ve yabancı bağlantıları olan "sapkın gruplar" ile bağlantılı olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Resmi açıklamada, gözaltına alınanlar arasında, ortaklarıyla birlikte isyanlara katılan kötü şöhretli şiddet çetelerinin liderlerinin de bulunduğu ifade edildi.

Bakanlık, gözaltına alınanlardan tabancalar, Kalaşnikov tüfekler, av tüfekleri ve Winchester marka isyancı silahlarının yanı sıra hançerler, kılıçlar, boks eldivenleri, kasap bıçakları, yaylı oklar ve zincirler de dahil olmak üzere ateşli silahlar ve kesici aletler ele geçirildiğini bildirdi ve soruşturmaların devam ettiğini vurguladı.

Hükümet karşıtı son protesto dalgası, kötüleşen ekonomik kriz ve yaşam koşullarının etkisiyle 28 Aralık'ta patlak verdi. Bu gösteriler, 2022 yılının sonlarında Mahsa Amini'nin başörtüsü takma kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle ahlak polisi gözetimindeyken ölmesinin ardından aylarca süren protestolardan bu yana İran liderliğine yönelik en büyük meydan okumayı temsil ediyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre son günlerde protestoların ivmesi azaldı ve hükümet yetkilileri, geniş çaplı bir güvenlik operasyonunun ardından ülkede sükunetin sağlandığını iddia etti. İnsan hakları örgütleri ise bu operasyonun binlerce kişinin ölümüne yol açtığını ve 8 Ocak'tan bu yana yaygın internet kesintileriyle birlikte gerçekleştiğini söylüyor.

İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i protestoları kışkırtmakla suçlayarak, "ayaklanma" olarak nitelendirdikleri olayların kendilerini temel ekonomik şikayetlerinden uzaklaştırdığını iddia etti. Yetkililer daha önce protestocuların ekonomik taleplerini anladıklarını belirtmiş, ancak "ayaklanmacılara" ve "sabotajcılara" müsamaha göstermeyeceklerini vurgulamıştı.

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed'de cuma günü düzenlenen protesto yürüyüşlerinden (Telegram)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed'de cuma günü düzenlenen protesto yürüyüşlerinden (Telegram)

Geçtiğimiz hafta, Devrim Muhafızlarına yakın en önde gelen medya kuruluşlarından biri olan Tesnim Haber Ajansı, güvenlik yetkililerinin protestolarda yaklaşık 3 bin kişinin gözaltına alındığını doğruladığını aktardı; insan hakları örgütleri ise gözaltı sayısının bundan daha yüksek olduğunu ve yaklaşık 20 bine ulaşabileceğini tahmin ediyor.

Bu bağlamda, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney cumartesi günü İslam Cumhuriyeti'nin "isyancıların belini kırması" gerektiğini söyledi ve Trump'ı protestoculara verdiği destek nedeniyle İran'a verdiği kayıplardan dolayı "suçlu" olarak nitelendirdi. Protestolar sırasında "birkaç bin kişinin öldürüldüğünü" belirten Hamaney, ABD ve İsrail ile bağlantılı "teröristleri ve isyancıları" suçladı.

Tahran, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın protestocuları idam etmesi halinde "çok sert önlemler" alacağına dair defalarca verdiği sözlerin ardından, Trump'ı müdahale tehditlerini gerçekleştirmekten caydırmaya çalışıyor. Trump, cumartesi günü Politico'ya verdiği röportajda, "İran'da yeni bir liderlik aramanın zamanı geldi" demişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan pazar günü yaptığı açıklamada, ABD'nin herhangi bir saldırısının Tahran'dan "sert bir karşılık" doğuracağı uyarısında bulunarak, Yüksek Lider Ali Hamaney'i hedef almanın "ülkeye karşı topyekün bir savaşa eşdeğer" olacağını ifade etti.


Trump: Danimarka Grönland'ı koruyamaz

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Danimarka Grönland'ı koruyamaz

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'nın adayı koruyamayacağını belirterek, ABD'nin bu hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda Grönland'ın ilhakı konusunu görüşeceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre Trump, dün akşamı Florida'da gazetecilere şunları söyledi: "Bunu başarmalıyız. Yapılması gerekiyor. Danimarka bunu koruyamaz. Onlar harika insanlar... Liderlerini tanıyorum, çok iyi insanlar ama oraya gitmiyorlar."

Trump, Avrupa liderlerinin Grönland'ı satın alma girişimine "şiddetli bir şekilde karşı çıkmayacaklarına" inandığını ifade etti. Bir muhabirin, planlarına karşı çıkan Avrupa liderlerine ne söylemeyi düşündüğü sorusuna cevaben, "Çok karşı çıkacaklarını sanmıyorum. Bunu elde etmeliyiz. Bunun gerçekleşmesi gerekiyor." İfadelerini kullandı.

ABD Başkanı ayrıca, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan "Barış Konseyi" girişimine Rus mevkidaşı Vladimir Putin'i davet ettiğini belirtti. Trump, gazetecilere "O [Putin] daveti aldı." diye doğruladı.