Yerleşimciler neden Mescid-i Aksa'da kurban kesmeye çalışıyor?

Mescid-i Aksa'da kurban kesmeye çalışan yerleşimciler Ben-Gvir'e yakın bir derneğe mensuplar

Mescid-i Aksa'da kesilmek üzere kurbanlığını taşıyan Dağa Dönüş Derneği üyesi bir Yahudi (Dağa Dönüş Derneği)
Mescid-i Aksa'da kesilmek üzere kurbanlığını taşıyan Dağa Dönüş Derneği üyesi bir Yahudi (Dağa Dönüş Derneği)
TT

Yerleşimciler neden Mescid-i Aksa'da kurban kesmeye çalışıyor?

Mescid-i Aksa'da kesilmek üzere kurbanlığını taşıyan Dağa Dönüş Derneği üyesi bir Yahudi (Dağa Dönüş Derneği)
Mescid-i Aksa'da kesilmek üzere kurbanlığını taşıyan Dağa Dönüş Derneği üyesi bir Yahudi (Dağa Dönüş Derneği)

Tel Aviv'deki güvenlik kaynakları, dün (Çarşamba) Mescid-i Aksa'nın avlusunda kurban kesme girişiminde bulundukları için gözaltına alınan üç Yahudi yerleşimcinin serbest bırakıldığını duyurdu. Bu gelişme, söz konusu girişimlerin arkasındaki derneğe ve bu adımı tekrar tekrar atmalarının nedenlerine dikkat çekti.

İsrail medyasına göre yerleşimcilerin serbest bırakılması, aşırılık yanlısı görüşleriyle tanınan ve yakın çevresi Mescid-i Aksa'da kurban kesmeye çalışan yerleşimcilerin üye olduğu Dağa Dönüş Derneği’yle bağlantılı olan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in müdahalesiyle gerçekleşti.

Yerleşimciler, Hamursuz (Fısıh) Bayramı için kurban olarak kesmeyi planladıkları keçilerle birlikte Mescid-i Aksa'ya giderken gözaltına alındılar.

2015'ten beri faaliyet gösteren Dağa Dönüş Derneği, Yahudileri Mescid-i Aksa'ya girmeye ve orada dua ve dini ritüelleri yerine getirmeye teşvik etmek için çalışan birçok Yahudi dernek ve hareketten biri. Bu hareketler Tapınak Tepesi'ndeki gerçekliğin değiştirilerek Yahudilerin inanç özgürlüğü çerçevesinde ibadet edebilmeleri için çağrıda bulunurken, Dağa Dönüş Derneği, Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girmesini engellemek ve burayı sadece Yahudiler için kutsal bir yer haline getirmek için çalışıyor.

Cazip meblağlar

Dağa Dönüş Derneği üyeleri her yıl Mescid-i Aksa'da kurban kesme girişiminde bulunuyor. Filistin lehçesinde Arapça öğrenmiş olan liderleri, tutuklanan her aktiviste 120 dolar, keçisini getirmeye çalışırken tutuklanan herkese 240 dolar ve keçisini Mescid-i Aksa'da kesmeyi başaran herkese iki bin 600 dolar ödül veriyor.

DVEF
Mescid-i Aksa'da kesilmek üzere kurban getirmeye çalışan aşırılık yanlısı Yahudi yerleşimciler (Dağa Dönüş Derneği)

Dağa Dönüş Derneği, Mescid-i Aksa’ya girmelerine yardım edecek ya da Yahudiler gelip keçiyi Mescid-i Aksa'ya götürene kadar evinde saklayacak her Arap'a yüklü bir meblağ teklif ediyor. Polis, onları yolda gözaltına aldığı için keçileri Mescid-i Aksa’ya sokmayı başaramasalar da süreci tekrarlıyor. Dernek üyeleri ayrıca, provokatif yollarla dikkat çekmek için çeşitli faaliyetler yürütüyor. Örneğin, Yahudiler için en kutsal yer olan Ağlama (Burak) Duvarı avlusuna Arap kıyafetleri içinde bir grup giriyor ve defalarca ‘Allahu Ekber’ diye bağırıyor.

Derneğin Ben-Gvir ile ilişkisi

Haaretz gazetesine göre dernek Ben-Gvir ve ailesine yakın; sözcüsü derneğin lider kadrosunda yer alıyor ve eşi de dernek saflarında aktif.

Gazete, dernek üyelerinin dün, polisin kendilerini gözaltına aldığını ve Hamursuz (Fısıh) Bayramı boyunca soruşturma amacıyla gözaltında kalacaklarını bildirdiğini, ancak bir saat sonra soruşturma yapılmadan Ben-Gvir'in müdahalesiyle serbest bırakıldıklarını yazdıkları mesajlarını yayınladı.

Gazete, Ben-Gvir'in müdahalesinin yasalara aykırı olduğunu ve bakanın, polisin profesyonel çalışmasına müdahale etmesini yasaklayan Yüksek Adalet Mahkemesi kararıyla çeliştiğini vurguladı.

Ben-Gvir haberlerle ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, kendisine yakın çevreler “yasadışı olanın, tek amaçları dua etmek olan aktivistlerin utanç verici bir şekilde gözaltına alınması olduğunu” söyledi.

Dağa Dönüş Derneği Başkanı Raphael Morris, “kurbanlık hayvanların kesilmesinin Hamursuz Bayramı'nın en önemli dini ritüeli olduğunu” söyledi. Morris ayrıca, 15 haham tarafından Başbakan Binyamin Netanyahu ve Ben-Gvir'in ofisine gönderilen ve yerleşimcilerin Tevrat yasalarının gerektirdiği şekilde Hamursuz Bayramı kurbanlarını Mescid-i Aksa'da kesmelerine izin verilmesini talep eden mektuba atıfta bulundu.

DFVB
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir (Reuters)

Morris, “Bu yıl da görevimizde başarısız olduk ama şimdiden gelecek yıl için yeni bir girişimde bulunmaya hazırlanıyoruz. Sadece bir keçi değil, kızıl bir düve getirmeyi umuyoruz. Bu daha kutsal” ifadelerini kullandı.

Kırılmalar ve kapanmalar

703 yerleşimci, İsrail polis güçlerinin yoğun koruması altında dün el-Meğaribe Kapısı'ndan Mescid-i Aksa’ya girdi.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'ne göre yüzlerce yerleşimci, 35 kişilik gruplar halinde Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi ve işgal polisinin koruması altında provokatif turlar gerçekleştirdi. İslami Vakıflar İdaresi tarafından yapılan açıklamada, İsrail polisi korumasındaki Yahudi grubun, Harem-i Şerif'in avlularında dolaşıp çeşitli dini ritüellerini yerine getirdikten sonra Mescid-i Aksa'dan ayrıldığı kaydedildi.

İşgal güçleri, Yahudi yerleşimcilerle birlikte Filistinlilerin de Eski Şehir ve Mescid-i Aksa'nın girişlerine erişimini kısıtladı ve kontrollerini sıkılaştırdı.

Kudüs askeri bir kışlaya dönüştü; 3 binden fazla işgal polisi şehrin dört bir yanına konuşlandırıldı. Polis, Eski Şehir ve Mescid-i Aksa'ya giden cadde ve yollara onlarca kontrol noktası kurdu ve Filistinlileri durdurarak, kimliklerini ve eşyalarını kontrol etti.

CDFBRBG
Mescid-i Aksa'ya giren Dağa Dönüş Derneği üyeleri (Dağa Dönüş Derneği)

Harem-i İbrahim Camii Vakfı Müdürü Mutaz Ebu Suneyne, caminin kapatılmasını kınayarak, bunu kutsallığının açık bir ihlali ve Müslümanların ibadet yerlerine erişim hakkına yönelik provokatif bir saldırı olarak nitelendirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan görgü tanıkları, Yahudi bayramlarını kutlama bahanesiyle yerleşimcilerin El Halil şehrine ve arkeolojik alanlara erişimini güvence altına almak için güçlerin Harem-i İbrahim Camii'ne giden tüm girişlerde varlıklarını yoğunlaştırdığını ve Eski Şehir'deki bazı pazarları kapattığını doğruladı.

İsrail’in, Yahudi bayramları bahanesiyle, Yahudilerin dini ritüellerini ve siyasi festivallerini gerçekleştirmelerine izin vermek için Harem-i İbrahim Camii'ni her yıl 10 gün tamamen Müslümanlara kapatması dikkat çekiyor.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.