Gazze’deki ateş Kolombiya Üniversitesi'nin ‘Mısırlı baronesini’ yaktı

Yaklaşık dokuz aydır göreve başlayan Kolombiya Üniversitesi Rektörü Nimet Minuşe Şefik (Nemat Minouche Shafik) savaş karşıtı protestolar nedeniyle ABD Temsilciler Meclisi tarafından ifade vermeye ve istifa etmeye çağrıldı

Rektör Şefik, Temsilciler Meclisi Başkanı tarafından ‘nefret ve antisemitizm’ olarak nitelendirilen kampüsteki Filistin’e destek gösterileri sebebiyle Temsilciler Meclisinde ifade verdi, 17 Nisan 2024 (AFP)
Rektör Şefik, Temsilciler Meclisi Başkanı tarafından ‘nefret ve antisemitizm’ olarak nitelendirilen kampüsteki Filistin’e destek gösterileri sebebiyle Temsilciler Meclisinde ifade verdi, 17 Nisan 2024 (AFP)
TT

Gazze’deki ateş Kolombiya Üniversitesi'nin ‘Mısırlı baronesini’ yaktı

Rektör Şefik, Temsilciler Meclisi Başkanı tarafından ‘nefret ve antisemitizm’ olarak nitelendirilen kampüsteki Filistin’e destek gösterileri sebebiyle Temsilciler Meclisinde ifade verdi, 17 Nisan 2024 (AFP)
Rektör Şefik, Temsilciler Meclisi Başkanı tarafından ‘nefret ve antisemitizm’ olarak nitelendirilen kampüsteki Filistin’e destek gösterileri sebebiyle Temsilciler Meclisinde ifade verdi, 17 Nisan 2024 (AFP)

İnci Mecdi

Nimet Minuşe Şefik, Mısır'da doğdu. Ailesiyle birlikte ABD'ye göç etti. Ardından eğitim için İngiltere'ye taşındı. Bir yandan Hamas Hareketi yanlısı profesörler hakkında ABD Temsilciler Meclisi tarafından açıklan soruşturmayla karşı karşıya olan Şefik, diğer taraftan Gazze’deki savaşı protesto eden öğrencilerin oturma eylemini dağıtmak için polisten yardım istediği gerekçesiyle öğrencilerin öfkeli tepkisini çekti.

Nimet Minuşe Şefik, geçtiğimiz yıl New York'taki Kolombiya Üniversitesi'nin rektörü olarak atandığında, üniversitenin mütevelli heyeti başkanı onu ‘akademiyi ve dış dünyayı’ en iyi şekilde anlayan ‘ideal bir aday’ olarak nitelendirmişti. Ancak Mısır asıllı İngiliz-Amerikan barones, çok geçmeden kendisini Gazze savaşı nedeniyle karşıt tarafların suçlamalarıyla karşı karşıya buldu. Şefik, daha önce de dünyanın en büyük finans kuruluşlarında çalışmış biri olarak karmaşık meselelerle uğraşmış, İsrail'le ekonomik ve akademik ilişkilerin kesilmesi talebiyle öğrenciler tarafından düzenlenen oturma eylemine polisin müdahale etmesine izin vermesinin ardından solcuların akademik özgürlüğü ihlal ettiği suçlamaları, sağcıların ise kampüsteki antisemitizmle baş edemediği suçlamalarına maruz kalmıştı.

ABD Temsilciler Meclisi’nde ifade verdi

Şefik, geçtiğimiz hafta ABD Temsilciler Meclisi Eğitim ve İşgücü Komitesi’nde yapılan bir oturumda, 7 Ekim 2023 saldırıları sonrası kampüsteki ‘nefret ve antisemitizm’ olaylarına yaklaşımıyla ilgili sorularla karşılaştı.

ABD basınına göre Şefik hakkında, üniversitenin ‘antisemitizm’ (Yahudi karşıtlığı) olarak nitelendirilen Hamas Hareketi yanlısı yorumlar yapan öğretim üyelerine nasıl davrandığıyla ilgili özel bir soruşturma başlatıldı. Şefik’e ifade verdiği sırada Michigan'dan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Tim Wahlberg tarafından Hamas Hareketi’nin geçtiğimiz ekim ayında İsrail’i hedef alan saldırısını ‘çarpıcı bir zafer’ olarak nitelendiren yorumlarda bulunan üniversitenin Ortadoğu, Güney Asya ve Afrika Çalışmaları Bölümü profesörlerinden Joseph Massad hakkında da bir soru soruldu.

fdvb
New York'taki Kolombiya Üniversitesi kampüsünde bir araya gelen Filistin yanlıları, 25 Nisan 2024 (AFP)

Şefik, Wahlberg’in sorusuna, “Yaptığı açıklamayı kınıyorum. Söyledikleri beni dehşete düşürdü. Kendisiyle konuşuldu” yanıtını verdi. Bir diğer Cumhuriyetçi Temsilci Elise Stefanik’in Şefik’e Massad'ın neden halen Kolombiya Üniversitesi resmi internet sitesinde ‘Akademik İnceleme Komitesi Başkanı’ olarak yer aldığını sorunca oturumda sesler yükseldi. Stefanik, Şefik’ten Massad'ı görevinden alacağına dair söz vermesini istedi. Oturumda Şefik’e üniversitenin Ortadoğu Enstitüsü'nde misafir öğretim üyesi olan Muhammed Abduh’un 1 Ekim'de Facebook'ta paylaştığı “Evet ister Hamas, ister Hizbullah ister İslami Cihad Hareketi olsun direnişten yanayım, ama sadece belli bir ölçüde” şeklindeki paylaşımı soruldu. Bunun üzerine Şefik, Abduh’u üniversiteden göndereceğini söyledi.

Üniversitenin bazı Yahudi öğrencileri daha önce kampüs içinde sözlü ve fiziksel tacize uğradıklarını kampüs dışında da antisemitizm olayları yaşandıklarını bildirdiler. Üniversitenin önde gelen bazı büyük bağışçıları, Cumhuriyetçi temsilciler ve Demokrat Parti’den de bazı temsilciler, bu tür olayların Şefik’in antisemitizmle başa çıkmada yetersiz olduğunu gösterdiği yorumunda bulundular. Üniversitenin önde gelen bağışçılarından biri olan Robert Kraft, “Artık Kolombiya Üniversitesi’nin öğrencilerini ve personelini koruyabildiğine güvenim kalmadı. Bu durumu düzeltecek önlemler alınana kadar üniversiteyi destekleme konusunda çekincelerim var. Umarım üniversite ve yönetimi bu protestoları derhal sona erdirerek bu nefretle mücadele eder” şeklinde konuştu.

Polis şiddeti

Öte yandan Şefik’in, öğrencilerin üniversitenin barışçıl gösteri düzenleme politikalarını açıkça ihlal ederek kampüse çadırlarla ‘Gazze ile dayanışma kampı’ kurup Gazze’deki savaşa karşı protesto hareketine müdahale etmesi için New York polisine izin vermesi, öğrencilerin, öğretim görevlilerinin ve solcu politikacıların öfkeli tepkisine neden oldu. Polisin müdahalesi sonucu 100'den fazla kişi gözaltına alındı. Bunun üzerine daha fazla öğrenci protestoya dahil oldu ve protesto hareketi kısa süre için ABD’deki birçok üniversitenin kampüsüne yayıldı.

Temsilciler Meclisi'nin Demokrat Partili üyelerinden Alexandria Ocasio-Cortez, salı günü X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, “Polisin kampüste öğrenciler tarafından düzenlenen barışçıl protestoları dağıtması tansiyonu yükselten, pervasızca ve tehlikeli bir adımdır. Bu, insanların hayatlarını riske atan berbat bir yönetimin başarısızlığından başka bir şey değil. Bunu mümkün olan en güçlü şekilde kınıyorum” ifadelerini kullandı.

Şefik’in istifası için talepler

ABD Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi Başkanı Mike Johnson, çarşamba günü Kolombiya Üniversitesi’nde düzenlediği basın toplantısında Şefik’in istifasını istedi. Johnson, “Bugün burada dostlarımın yanında olmak ve Rektör Şefik’i bu kaosa derhal bir düzen getiremezse istifa etmeye çağırmak için bulunuyorum” dedi.

Ancak Kolombiya Üniversitesi Mütevelli Heyeti, üniversiteyi içinden geçtiği bu zor günlerde yönetirken onu güçlü bir şekilde desteklediğini açıklayarak Şefik’in arkasında durdu. CNN'in aktardığına göre Üniversite Mütevelli Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Rektör Şefik, rektörlük seçimleri sırasında bize nefret, taciz ve ayrımcılığa karşı sağlam bir duruş sergilerken, çatışmaları çözmek ve Kolombiya Üniversitesi gibi canlı bir kampüsü oluşturan farklı sesleri dengelemek için her zaman düşünceli bir yaklaşım benimseyeceğini söyledi. Şu anda da tam olarak bunu yapıyor” denildi.

İfade vermek üzere gitmeden önce Temsilciler Meclisi’ne yaptığı yazılı açıklamada, önce Mısır'da ve daha sonra okullarda sistematik ırkçılıktan dolayı ayrımcılığa maruz kalınan dönemde ABD’nin güneydoğusunda geçirdiği çocukluk yıllarını anlatan Şefik, bu deneyimlerin kendisine ‘çok çeşitli geçmişlere ve ayrımcılığın ilk elden üstesinden gelme deneyimlerine sahip insanlarla ilişki kurma ve onlardan bir şeyler öğrenme’ imkanı yakaladığını söyledi.

dfrgtbh
Üniversite kampüsünde Filistin’e destek için kurulan kampın karşısındaki İsrail bayrakları, 26 Nisan 2024 (AFP)

Üniversite rektörleri arasında bu durumda olan sadece Şefik değil. Pennsylvania Üniversitesi Rektörü Liz Magill ve Harvard Üniversitesi Rektörü Claudine Gay, 7 Ekim 2023 olaylarından sonra kampüsteki ‘antisemitizm’ diye nitelendirilen protestoları ele alış biçimleri nedeniyle baskıya uğradılar. Her ikisi de bu baskılar sonucunda istifa ettiler. Gözlemciler, Kolombiya Üniversitesi ve ABD’deki diğer üniversitelerde yaşananların, bu çağda üniversiteleri yönetmenin karmaşıklığını ve bunların etkisini yansıttığını düşünüyorlar. Gözlemcilere göre bu yaşananlar aynı zamanda, Şefik gibi akademik olmayan geçmişlerden gelen ve sayıları giderek artan üniversite rektörlerinin deneyimlerini de yansıtıyor.

Bu sadece kampüste güvenli bir ortam oluştururken ifade özgürlüğü ve akademik özgürlük ilkeleri arasında denge kurmakla sınırlı değil. ABD’de yayınlanan Time dergisine göre Şikago’daki Loyola Üniversitesi’nde yükseköğretimde profesör yardımcısı olan Katherine S. Cho, bugünlerde diğer üniversite rektörleri gibi kendisinin de fakülte, mütevelli heyeti ve yönetim arasında denge sağlamakla görevli olduğunu söyledi. Bu üç grubun genellikle üniversitede neler olduğu ve başkanın işini iyi yapıp yapamadığı konusunda farklı fikirlere sahip olduklarını belirten Cho, “Rektörün başarılı olduğunu düşündükleri konulara ilişkin farklı tanımları olabiliyor” dedi.

Pragmatik biri

Şefik, geçtiğimiz yıl Kolombiya Üniversitesi’nde rektörlük görevine geldiğinde, üniversitenin ilk kadın rektörü ve Ivy League (Sarmaşık Ligi/ABD’nin New England bölgesi ve güneyindeki sekiz vakıf üniversitesinin oluşturduğu birlik) okullarının başına yeni atanan birkaç kadın rektörden biri oldu.

Mısır'da doğan, ancak dört yaşındayken ailesiyle birlikte ABD’ye göç eden Şefik, çocukluk yıllarını burada geçirdikten sonra lisansüstü eğitimini almak için İngiltere’ye taşındı ve burada uzun bir kariyer yolculuğu oldu.

Londra Ekonomi Okulu’ndan yüksek lisans derecesini aldıktan sonra Oxford Üniversitesi'nde doktora yapan Şefik, 36 yaşında Dünya Bankası'nın gelmiş geçmiş en genç başkan yardımcısı oldu. Şefik, İngiltere Uluslararası Kalkınma Departmanı’nda (DFID), Uluslararası Para Fonu’nda (IMF) ve İngiltere Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra Londra Ekonomi Okulu’nun başına geçti.

İngiltere'de geçirdiği süre boyunca yetenekleriyle göz dolduran ve alanında üne kavuşan Şefik’in belirgin bir siyasi eğilimi yoktu. Hem Muhafazakar Parti hem de İşçi Partisi hükümetleri döneminde DFID Genel Sekreteri olarak görev yaptı ve Lordlar Kamarası'nın daimi üyesi oldu. Şefik, 2021 yılında Financial Times dergisine verdiği röportajda, pragmatik ve siyasi eğilimi olmayan biri olarak tanımlanıyordu. Şefik, ABD’de büyüyen Mısırlı genç bir kız olarak kimliği hakkında konuşurken, okulda kendisine siyah mı beyaz mı olduğu sorulmuş ve ‘Esmerim’ cevabını verdiğini de söylemişti.

Şefik’in 2022 yılında Londra Ekonomi Okulu’ndaki görevi için 539 bin sterlin maaş alması ülkede tartışmalara yol açarken Londra Ekonomi Okulu, öğretim görevlilerinin maaşlarını artırmayı başaramadı. Bazı çevrelerse bu miktarın ABD'deki üniversitelerdeki benzer pozisyonlar için ödenen maaşların halen çok altında olduğuna dikkati çektiler.

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.



Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
TT

Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)

Macaristan ve Slovakya başbakanları, Kiev'in ülkeye Moskova'dan petrol sağlayan önemli bir petrol boru hattını yeniden açmadığı sürece, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uygulamayı planladığı 20 günlük yaptırım paketinin Macaristan tarafından onaylanmasını engelleyeceğini açıkladı.

Başbakan Viktor Orbán, X platformunda şöyle yazdı: “Yaptırımlara destek yok. 20. paket reddedilecek.”

Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto ise şöyle yazdı: “Ukrayna, Druzhba boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya'ya petrol sevkiyatını yeniden başlatana kadar, Kiev için önemli kararların alınmasına izin vermeyeceğiz.”

Ukrayna, kendi topraklarından geçen ve Rus petrolünü Slovakya ve Macaristan'a taşıyan boru hattının 27 Ocak'ta Moskova'nın düzenlediği saldırılarla hasar gördüğünü belirtiyor.

Şubat ayı başında, Avrupa Birliği Rusya'nın bankacılık ve enerji sektörlerini hedef alan yeni yaptırımlar önerdi. Bu önerilen paket, Moskova'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgalinden bu yana 20. Yaptırım paketidir.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yaptırımların yürürlüğe girmesi için 27 AB üye ülkesinin tamamının onayı gerekiyor.

Avrupa Komisyonu ayrıca, Rusya'ya yeniden ihracat riski yüksek olan ülkelere tüm kablosuz cihaz ve ekipmanların ihracatını yasaklamak için ilk kez zorlama önleme aracını devreye sokmayı planlıyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün akşam, Kiev boru hattını yeniden açmazsa Ukrayna'ya acil elektrik tedarikini kesme tehdidini yerine getireceğini söyledi.

Facebook'ta yaptığı bir paylaşımda, “Pazartesi günü (bugün) Ukrayna'ya acil elektrik tedarikinin kesilmesini talep edeceğim” diye yazdı.

“Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya dışında başka bir yerden petrol almamızı isterse, bu bize çok pahalıya mal olsa bile, buna cevap verme hakkımız var” dedi.


Putin, Rusya'nın "nükleer üçlüsünün" geliştirilmesini "mutlak öncelik" olarak görüyor

Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
TT

Putin, Rusya'nın "nükleer üçlüsünün" geliştirilmesini "mutlak öncelik" olarak görüyor

Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün yaptığı açıklamada, ABD ile imzalanan Yeni START anlaşmasının süresinin dolmasının ardından Rusya'nın nükleer güçlerini geliştirmenin artık "mutlak öncelik" olduğunu söyledi.

Kremlin'in himayesinde düzenlenen askeri ve ulusal geçit törenleriyle kutlanan Vatan Savunucuları Günü'nde yayınlanan bir video mesajında Putin, “Rusya'nın güvenliğini garanti altına alan ve dünyada etkili bir stratejik caydırıcılık ve güç dengesi sağlayan nükleer üçlüsünü geliştirmek, mutlak öncelik olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Putin, “ordunun ve donanmanın kapasitesini güçlendirmeye” devam edileceğini ve Ukrayna'da dört yıl süren savaştan elde edilen askeri deneyimlerden yararlanacağını taahhüt etti. Silahlı kuvvetlerin tüm kollarının, “savaş hazırlığı, hareket kabiliyeti ve en zorlu koşullarda bile operasyonel görevleri yerine getirme yeteneği” dahil olmak üzere iyileştirileceğini belirtti.

Dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasındaki son anlaşma olan Yeni START anlaşması bu ayın başında sona erdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Washington, Rusya Devlet Başkanı'nın her iki tarafın nükleer silah cephaneliği sınırını bir yıl uzatma teklifine yanıt vermedi. Ancak Rusya, Washington da uymaya devam ettiği sürece Yeni START anlaşması kapsamındaki nükleer silah kısıtlamalarına uyacağını açıkladı.


ABD güçleri bir ay içinde Suriye’den tamamen çekilecek

TT

ABD güçleri bir ay içinde Suriye’den tamamen çekilecek

ABD güçleri bir ay içinde Suriye’den tamamen çekilecek

ABD’nin DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na (DMUK) liderlik eden güçlerinin, DEAŞ’a karşı yürütülen operasyon kapsamında Suriye’den tamamen çekilmeyi planladığı bildirildi. Konuya ilişkin bilgi veren bir Suriye hükümet yetkilisi, bir Kürt kaynağı ve bir diplomatik kaynak, çekilmenin bir ay içinde tamamlanacağını belirtti. Bu açıklama, ülkenin kuzeydoğusundaki bir üssün boşaltılmaya başlanmasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Adı açıklanmayan Suriye hükümet yetkilisi, “Bir ay içinde Suriye’den çekilecekler ve sahadaki hiçbir üslerinde askeri varlık bırakmayacaklar” dedi.

Kürt kaynak da aynı zaman çizelgesini doğrularken, diplomatik kaynak ise çekilmenin 20 gün içinde tamamlanabileceğini belirtti ve Washington’ın Suriye’de hiçbir askeri üs bırakmayacağını vurguladı.

ABD, 2014 yılında DEAŞ’ın Suriye ve Irak’ta geniş topraklar ele geçirmesinin ardından bu örgüte karşı kurulan DMUK çerçevesinde her iki ülkede de asker bulundurmuştu. Örgüt, 2019’a kadar kademeli olarak bu bölgelerden çıkarılmıştı.

Kürt kaynak, ABD’nin bugün Suriye’nin kuzeydoğusundaki ana üsten çekilmeye başladığını ve önceki iki üssü de iki hafta içinde boşalttığını belirtti.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “Haseke’deki DMUK güçlerinin merkezi üssünden askeri ve lojistik araçların Irak yönüne çekilmesi süreci devam ediyor. ABD’nin Suriye’den çekilmesi bir ay içinde tamamlanacak” dedi.

dcfvgthy
Suriye’nin Kamışlı kentinde ABD ordusu devriyesi (Arşiv – Reuters)

ABD ordusu, bu ayın ortasında Suriye’deki stratejik bir üsten tamamen çekildiğini ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini açıkladı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine işaret eden en son adım olarak değerlendiriliyor ve daha geniş çaplı bir Amerikan çekilmesine zemin hazırlayabilir. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre ABD güçleri, Suriye’deki kalan tüm üslerden önümüzdeki iki ay içinde çekilmiş olacak.

Haseke yolunda

Fransız muhabirlerinin aktardığına göre, Kürt güçlerinin son kalesi olan Haseke ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ni bağlayan uluslararası yolda bugün onlarca ağır kamyon görüldü. Kamyonlar, zırhlı araçlar ve önceden inşa edilmiş barınaklarla doluydu ve ABD askerî araçları ve helikopterler eşlik ediyordu.

Kürt kaynak, Amerikan hareketleri, “Haseke’deki DMUK güçlerinin merkezi üssünden askeri ve lojistik araçların Irak yönüne çekilme süreci devam ediyor” cümlesiyle aktardı.

fgthy
ABD, Suriye’deki Kasrak Üssü’nden çekilmeye başladı. (AFP)

Kaynağa göre önümüzdeki günlerde, kuzey ve doğu Suriye’deki iki kalan üsten askeri ve lojistik malzeme, radar sistemleri ve füzelerden oluşan ardışık konvoylar taşınacak. DMUK güçleri, askerlerin çoğunu hava yoluyla çekerken, kara birlikleri konvoylara eşlik edecek.

Hava müdahalesi

Son iki hafta içinde ABD, Tanf Üssü’den ve kuzeydoğudaki eş-Şeddadi yakınlarındaki bir diğer üsten ardışık olarak çekildi. Bu ikinci üs, Kürt güçlerinin DEAŞ mensuplarını tuttuğu bir cezaevine ev sahipliği yapıyordu; geçen ay bölgeye Suriye hükümet güçleri ilerlemişti.

DMUK, bu üsleri DEAŞ’a karşı savaşmak ve son yıllarda örgüte yönelik ağır hava saldırıları düzenlemek için kullanmıştı.

ABD, zaman zaman Suriye’de örgüte ait hedefleri vurduğunu açıklarken, Suriye makamları da aralıklı olarak örgüte bağlı hücrelere karşı güvenlik operasyonları yürütüyor.

Diplomatik kaynak, hem Şam hem Washington’la yakın ilişkisi bulunan ülkesinin bilgisine dayanarak, ABD’nin bölgedeki üslerinden havadan Suriye’ye müdahale edebileceğini, yani DEAŞ’a karşı potansiyel operasyonlar gerçekleştirebileceğini belirtti. Bu açıklama, örgütün iki yıl aradan sonra cumartesi günü yayımladığı ses kaydında hükümet güçleriyle çatışmaya çağrılmasıyla bağlantılı görülüyor.

DEAŞ halen uyuyan hücreler aracılığıyla hareket ediyor ve ara sıra saldırılar düzenliyor; son olarak hükümet güçlerine karşı bir saldırı gerçekleştirdi.

Ocak ayında ise Suriye ordusu, uzun yıllar örgüte karşı sert mücadele veren ve on binlerce militan ile ailelerini kamplar ve gözaltı merkezlerinde tutan Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelere ilerledi.

erg
Bir Amerikan kamyonu, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke vilayetinin Kamışlı kenti dışındaki bir otoyolda konvoy halinde ilerliyor. (AFP)

Bu ay içinde Washington, örgüte bağlı olduğu şüphesi bulunan 5 bin 700’den fazla tutukluyu kara yoluyla Irak’a naklettiğini açıkladı.

Aynı dönemde, el-Hol Kampı’nda bulunan ve örgüt üyelerinin ailelerini barındıran kamp, neredeyse tamamen boşaltıldı. Çoğu sakin bilinmeyen bir yere gitmişken, geride kalanlar Suriye’nin kuzeyindeki Halep kontrolündeki başka bir kampa nakledildi.

ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını güçlendirdi ve artan İran gerilimi nedeniyle bölgede iki uçak gemisi ve eşlik eden savaş gemilerini konuşlandırdı. Tahran ise olası herhangi bir saldırıya, bölgede Amerikan askeri hedeflerini vurarak yanıt vereceğini açıkladı.