Gazze müzakerelerinde Netzarim Koridoru’na Arap güçlerinin konuşlandırılması önerildi

İsrail, yerinden edilenlerin Gazze Şeridi’nin kuzeyine geri dönmelerini ve ordusunun insani yardımların yapıldığı koridorlardan çekilmesini kabul etti

İsrail, askerlerini Netzarim Koridorundan çekmede esneklik gösterdi (Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
İsrail, askerlerini Netzarim Koridorundan çekmede esneklik gösterdi (Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
TT

Gazze müzakerelerinde Netzarim Koridoru’na Arap güçlerinin konuşlandırılması önerildi

İsrail, askerlerini Netzarim Koridorundan çekmede esneklik gösterdi (Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
İsrail, askerlerini Netzarim Koridorundan çekmede esneklik gösterdi (Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

İzzettin Ebu Aişe

Hamas üyelerinin Gazze'nin kuzeyine geçmesini engellemek için Gazze'ye Arap güçlerinin konuşlandırılmasını öngören barışı koruma planı çerçevesinde Mısırlı birlikler konuşlandırılacak.

İsrail ve Hamas Hareketi’nin Gazze’de ateşkes için bir çerçeve anlaşmaya varmış olabileceğine dair çıkan haberlerin ardından Gazze Şeridi'nin en güneyindeki Refah şehrinde gayri resmi çadırlarda yaşayan yaklaşık 1,5 milyon yerinden edilmiş Gazzelinin kuzeydeki evlerine dönmelerine izin verilmesi bekliyor.

Mısır'ın Arap Altılısı’nın desteğiyle üzerinde çalıştığı ateşkes anlaşması üç aşamadan oluşuyor. Ancak Gazzeliler en çok, evleri ve konutları yıkılan yerinden edilmiş Gazzelilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesine izin verilmesi kararıyla ilgileniyorlar.

Ancak yerinden edilenler, özellikle İsrail'in Gazze Şeridi'ni ikiye bölen ve yerinden edilenlerin geri dönüşünü engelleyen ‘Netzarim Koridoru’ (749 nolu otoyol) adında askerlerin konuşlandırıldığı bir yol inşa etmesinin ardından kuzeydeki evlerine dönmeleri için hangi mekanizmaların hayata geçirileceğini öğrenmek istiyorlar.

Müzakerelerde düğüm çözülmeye başladı

Savaşın başında İsrail, Gazze’nin kuzey sakinlerine mahallelerini boşaltmalarını ve güneye gitmeleri talimatı verdi. Yaklaşık 1,5 milyon kişi bunun üzerine güneye gitti. İsrail ordusu, yerlerinden edilen Gazzelilere, ancak şiddetli çatışmalar sona erdiğinde ve Hamas ortadan kaldırıldığında geri dönmelerine izin verileceğini bildirdi.

İsrail, yaklaşık beş ay süren çatışmaların ardından Gazze'nin kuzeyini Hamas Hareketi’nden temizlediğini ve ağır silahlarla çatışma döneminin sona erdiğini duyurdu, ancak yerinden edilen Gazzeliler, evlerine dönmelerine izin vermedi.

trg5jy
Hamas Hareketi, Arap güçlerinin Gazze Şeridi'nde konuşlandırılmasını kabul etti (Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

Yerinden edilen Gazzelilerin geri dönüşü meselesi, Hamas’ın ateşkes ve esir takas anlaşmasına varmak için şart koşması ve İsrail’in bunu reddetmesi nedeniyle son dört aydır arabulucular tarafından yürütülen tüm müzakerelerde bir engele dönüştü ve savaşı geçici olarak da olsa durduracak bir anlaşmaya varılmasını engelledi.

Mısır'ın İsrail ve Hamas Hareketi arasında doğrudan yaptığı arabuluculuk sayesinde Tel Aviv, yerinden edilenlerin Gazze Şeridi’nin kuzeyine geri dönmelerini kabul etti. Ancak geri dönüşler sırasında Gazzelilerin geçeceği yollar üzerinde İsrail askerlerinin olması endişe yarattı.

Arap ülkelerinin yerinden edilen Gazzelilerin güvenli olarak geri dönmeleri çabaları

İsrail sık sık askerlerinin yerinden edilenlerin geri dönüşleri sırasında üstlerinin ve eşyalarının aranması süreçlerini yerinde gözlemleri istediğini belirtti. Fakat Hamas Hareketi, Filistin halkı için küçük düşürücü ve aşağılayıcı bulduğu bu teklifi reddetti.

Hamas, Netzarim Koridoru’nun açılmasını ve Gazzelilerin kuzeye özgürce dönmesine izin verilmesini istedi. İsrail ise bu meseleye temkinli yaklaşıyor. Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığına göre İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, yaptığı bir açıklamada “Hamas üyelerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyine topluca geri dönmesinden endişeliyiz. Çünkü bu, Hamas yönetiminin Gazze Şeridi'nin tamamında geri gelmesi anlamına gelecektir” dedi.

Mısır İstihbarat Şefi Abbas Kamil, Gazze’de yerinden edilenlerin aralarında Hamas üyeleri olmadan geri dönüşleri meselesini çözmek için, Mısır'ın Gazze'de ateşkesle ilgili planının detaylarını görüşmek üzere güvenlik yetkililerinden oluşan bir heyetin başında İsrail'e gitti.  Heyet yaptığı görüşmelerde ateşkes anlaşmasının şartlarını, İsrail ordusunun Netzarim Koridoru’ndan çekilmesini ve Gazze'deki ana yollarda hareket özgürlüğünün sağlanmasını içerecek şekilde genişletti.

Gazzelilerin kuzeye geri dönüşünü düzenleyecek profesyonel bir heyet

Mısır'ın görüşüne göre sadece yerinden edilen sivillerin kuzeye girmesine izin verilmesi ve bunun için de geri dönenlerin üstlerinin ve eşyalarının aranması ve güvenlik kontrolünden geçirilmeleri gerekiyor. Bunun için de bu görevi denetleyecek kurum ve bunu yerine askeri güçlerin olması gerekiyor.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN tarafından aktarıldığına göre Tel Aviv, Hamas ile bir çerçeve anlaşmasına yapmakla ilgilendiğinden yerinden edilen Gazzelilerin kuzeye geri dönüşünü kabul ederken ordu güçlerinin Netzarim Koridorundan geri çekilmesi konusunda da esneklik gösterdi.

Hamas Hareketi’nin müzakere heyeti, ateşkes ve esir takası anlaşmasıyla ilgili görüşmelerde ve incelemelerde bulunmak üzere Mısır'ın başkenti Kahire'den ayrılırken İsrail’in müzakere heyeti, yerinden edilenlerin geri dönüşü anlaşmasına son rötuşların yapılması ve anlaşmadaki boşlukların doldurulması amacıyla Mısır'a geldi.

fdbrg
İsrail, Gazze’nin kuzey sakinlerinden mahallelerini boşaltmalarını ve güneye gitmelerini istedi  (Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

İsrail’in müzakere heyeti, ağırlıklı olarak profesyonellerden oluşuyor. İstihbarat teşkilatları Şin Bet ya da Mossad’ın başkanları heyette yer almıyor. İsrail heyeti, Gazze Şeridi’nin güneyinden kuzeyindeki evlerine dönen yerinden edilenlerin Mısır güçleri tarafından aranacağı ve İsrail'in de denetim sürecini görüntü sağlayıcılar aracılığıyla izleyeceği bir öneri geliştirmeye çalışıyor.

Öneriye göre Mısır güçleri Netzarim Koridoruna konuşlanacak ve üç noktada geri dönen Gazzelilerin üzerleri ve eşyaları aranacak. İsrail böylece Hamas'a önemli bir taviz verdirmiş ve Hamas üyelerinin Gazze Şeridi’nin kuzeyine geçmesini engelleme hedefine ulaşmış oldu.

Önerinin ayrıntıları

İslami Cihad Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed el-Hindi tarafından açıklanan önerinin detaylarına göre İsrail ordusu, Netzarim Koridorundan önce kıyı şeridinden Selahaddin Caddesi'ne kadar, iki hafta sonra Selahaddin Caddesi'nden İsrail sınırına kadar olmak üzere iki aşamada çekilecek.

Hindi, Arap güçlerinin Gazze'ye konuşlandırılmasından bahsetmezken konuyla ilgili açıklama Hamas’tan geldi. Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Basim Naim, yaptığı açıklamada “İsrail güçlerinin tamamen çekilmesiyle birlikte vatandaşların Gazze Şeridi'ndeki mahallelerine dönmesini istiyoruz. İsrail’e ve ordusuna hizmet etmek için değil, Filistin halkına yardım etmek için Arap güçlerinin Gazze’ye konuşlandırılması önerisini memnuniyetle karşılıyor ve buna karşı çıkmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Hamas Hareketi, Arap güçlerinin Gazze’ye konuşlandırılması önerisini memnuniyetle karşıladı

Arap güçlerinin Gazze’ye konuşlandırılması da dahil olmak üzere çeşitli seçeneklerin ve önerilerin ortaya konduğunu söyleyen Naim, “Bu çözümlerin pratik olmadığını ve başarılı olamayacak alternatifler olduğunu düşünmemize rağmen bunu memnuniyetle karşıladık” dedi.

Aslında Arap güçlerinin Netzarim Koridoruna konuşlandırılması, bu güçlerin barışı korumak üzere Gazze'de konuşlandırılmalarının ilk adımı olacak. İsrail tarafından ortaya atılan bu öneri, ABD ve uluslararası taraflarca desteklendi. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun onayından sonra öneri üzerinde çalıştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın Ortadoğu turu sırasında yanında taşıdığı ve Arap Altılısı  Dışişleri Bakanları toplantısında sunduğu Gazze'de barış gücü konuşlandırılmasını öngören plana göre hukukun üstünlüğünün korunması ve savaşın sona ermesinden sonra güvenlik boşluğu oluşmaması ve kaos yaşanmaması amaçlanıyor. Ayrıca Filistinli bir teknokrat hükümetin Gazze'deki Hamas rejimine alternatif bir hükümet sistemi inşa etmesine ve yardımların ulaştırılmasına uygun ortam oluşturulması hedefleniyor.

Askeri analist Tümgeneral Celal Ebu Şehab, Gazze'de bir Arap barış gücünün konuşlandırılmasını iyi bir plan olarak nitelendirdi.  Ebu Şehab, Hamas'ın yeniden toparlanmasını engelleyecek bir güç isteyen ABD başta olmak üzere planın uluslararası tarafların desteğini aldığını vurguladı.

*Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.



İran savaşı: İsrail saldırılarını genişletiyor... Trump Tahran'ı "tamamen yenilmiş" olarak değerlendiriyor

İran savaşı: İsrail saldırılarını genişletiyor... Trump Tahran'ı "tamamen yenilmiş" olarak değerlendiriyor
TT

İran savaşı: İsrail saldırılarını genişletiyor... Trump Tahran'ı "tamamen yenilmiş" olarak değerlendiriyor

İran savaşı: İsrail saldırılarını genişletiyor... Trump Tahran'ı "tamamen yenilmiş" olarak değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran'ın "tamamen yenildiğini ve bir anlaşma yapmak istediğini" ancak kendisinin buna razı olmayacağını belirtti. Bu açıklama, Ortadoğu'daki savaşın başlamasından iki hafta sonra yapıldı. Beyaz Saray'ın kripto para birimleri ve yapay zeka danışmanı David Sachs ise dikkat çekici açıklamasında, ABD'nin İran'la olan savaşından "zafer ilan edip çekilmesi" gerektiğini söyledi. Bu, Trump yönetimindeki üst düzey bir yetkiliden, çatışmadan çekilmeyi savunan nadir bir duruş oldu.

Sahada ise İsrail, İran'ı hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı. İsrail ordusu, planlanan hava saldırısı öncesinde Tebriz bölgesindeki İranlılara acil bir uyarıda bulundu; bu sırada İran da İsrail'in merkezindeki bölgeleri bombalamaya devam etti.

Diğer yandan Hamas bugün yaptığı açıklamada, İran'ı Körfez bölgesindeki komşu ülkeleri hedef almaktan kaçınmaya çağırdı.

Lübnan cephesinde ise güneyde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında 12 sağlık görevlisi hayatını kaybetti.


Sri Lanka’dan 84 İranlı denizcinin cenazesi, Hindistan’da mahsur kalan mürettebatla birlikte geri getirildi

ABD Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, Hint Okyanusu’nda bir ABD denizaltısının İran savaş gemisine ateş açtığı görülüyor. (AFP)
ABD Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, Hint Okyanusu’nda bir ABD denizaltısının İran savaş gemisine ateş açtığı görülüyor. (AFP)
TT

Sri Lanka’dan 84 İranlı denizcinin cenazesi, Hindistan’da mahsur kalan mürettebatla birlikte geri getirildi

ABD Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, Hint Okyanusu’nda bir ABD denizaltısının İran savaş gemisine ateş açtığı görülüyor. (AFP)
ABD Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, Hint Okyanusu’nda bir ABD denizaltısının İran savaş gemisine ateş açtığı görülüyor. (AFP)

Geçen hafta Sri Lanka açıklarında bir savaş gemisine ABD denizaltısı tarafından düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 84 İranlı denizcinin cenazeleri uçakla ülkeye getiriliyor. Hintli bir kaynak, uçağın, başka bir geminin mürettebatını ülkelerine götürmek için Hindistan’a da uğrayacağını söyledi.

İran’a ait ‘Dina’ savaş gemisi, ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın sürdüğü bir dönemde Hindistan’daki bir deniz tatbikatından dönerken 4 Mart’ta ABD denizaltısı tarafından torpido saldırısına uğradı.

Tatbikata iki gemi daha katıldı. Bunlardan ‘Iris Lavan’ Hindistan’da demirlerken, ‘Iris Buşehr’ ise Sri Lanka’da demirledi.

Özel uçak seferi

Sri Lanka’da bir mahkeme, saldırıda hayatını kaybeden denizcilerin cenazelerinin İran Büyükelçiliği’ne teslim edilmesine karar verdi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre cenazeler, ülkenin güneyindeki kıyı kenti Galle’de bulunan bir hastanenin morgunda tutuluyordu.

Yerel basının Sri Lanka Savunma Bakanlığı’na dayandırdığı haberlere göre cenazelerin bugün, ülkenin güneyinde yer alan Mattala Uluslararası Havalimanı’ndan kalkacak özel bir uçuşla taşınması planlanıyor.

Kolombo’daki İran Büyükelçiliği’nden bir kaynak Reuters’a yaptığı açıklamada, İranlı mürettebatın cenazelerinin hastaneden Mattala Uluslararası Havalimanı’na nakli için gerekli düzenlemelerin yapıldığını söyledi. Ancak uçuşun kalkış saatine ilişkin ayrıntı verilmedi. Cenazeler daha sonra polis eşliğinde bir kamyonla şehirden taşındı.

Sri Lanka’nın Sağlık, Dışişleri ve Savunma bakanlıkları Reuters’ın yorum taleplerine yanıt vermedi. Sri Lanka Donanması ise nakil ve cenazelerin ülkeye gönderilmesi sürecine katılmadığını açıkladı.

Hindistan’dan mürettebat taşıyan uçak

Hintli bir yetkili, cenazeleri taşıyan uçağın Sri Lanka’dan ayrılmasının ardından Hindistan’ın uçağın ülkeye inişine izin vereceğini söyledi. Buna göre uçak, Iris Lavan gemisinde bulunan 183 denizcinin yanı sıra Hindistan’da mahsur kalan bazı İranlı turistleri de alacak.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermedi. Kaynak, uçağın Hindistan’a ne zaman ineceği ya da yeniden ne zaman havalanacağının henüz net olmadığını belirtti.

Batmış gemiden kurtulan 32 kişi Sri Lanka’da bulunuyor. Ayrıca Iris Buşehr gemisinde görev yapan 208 mürettebat üyesi de ülkede bulunuyor.

Sri Lanka Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı’nın Kolombo’daki İran Büyükelçiliği ile mürettebat konusunda temas halinde olduğunu, büyükelçiliğin de Tahran ile istişare yürüttüğünü açıkladı.

Reuters geçen hafta yayımladığı haberinde, Washington’un Kolombo’ya iki gemiden kurtulanların ülkelerine geri gönderilmemesi yönünde baskı yaptığını bildirmişti.


İsrail'in Hizbullah'tan "kurtulması" için Amerika'nın desteği

İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
TT

İsrail'in Hizbullah'tan "kurtulması" için Amerika'nın desteği

İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)
İsrail ordusunun asker çıkardığı ve ağır bombardımanla onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu Nebi Şit kasabasında bir vatandaş Hizbullah bayrağını dalgalandırıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, Hizbullah'ın "düşman olduğunu, Lübnan hükümeti veya halkının düşman olmadığını" iddia ederek, İsrail'in Hizbullah'tan "kurtulması" için görünüşte bir kılıf sağladı.

Şarku’l Avsat'ın İsrail'in Lübnan devletine ait sivil tesisleri ve altyapıyı hedef alması ve Trump yönetiminin İsrail güçlerinin Lübnan topraklarına derinlemesine nüfuz etmesine "yeşil ışık" yaktığı yönündeki haberlere ilişkin sorularına yanıt olarak ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Başkan Trump'ın bu hafta şunları söylediğini aktardı: "Lübnan halkını seviyoruz ve çok çalışıyoruz. Hizbullah'tan kurtulmalıyız." Sözcü, "Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in, Hizbullah ve topraklarını tehdit eden diğer İran destekli terörist güçlere karşı kendini savunma hakkını tamamen destekliyor" diyerek, "İsrail'in düşmanı Hizbullah'tır, Lübnan hükümeti veya halkı değil" diye vurguladı. Sözcü ayrıca, "Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan hükümetinin Hizbullah'ı silahsızlandırma ve İran'ın Lübnan'daki tüm vekalet faaliyetlerine son verme niyetini destekliyor" diyerek, bunu "bölgesel barışa doğru atılmış önemli bir adım" olarak değerlendirdi.

Bu açıklamalar, Lübnan'ın güneyde ve muhtemelen Bekaa Vadisi'nde de büyük ölçekli bir İsrail işgalinin eşiğinde olduğunu gösteriyor.

İsiminin açıklanmasını itemeyen sözcü, "özel diplomatik görüşmeler" olarak nitelendirdiği konu hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'nın "Lübnan ile diplomatik çabalarımızı aktif olarak yönettiğini" belirtti.

ABD'li yetkili, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın İsrail ile doğrudan müzakereler yapılması yönündeki önerileri hakkında yorum yapmadı; ancak Trump yönetimi, 1948'den beri süregelen düşmanlık durumunu sona erdirecek bir barış anlaşmasını destekliyor.

Lübnan'dan bir müzakere heyetinin kurulması olasılığına ilişkin haberler arasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaş sırasında Lübnan dosyasını yönetmekle eski bakan Ron Dermer'i görevlendirdi.

Amerikan ve İsrail medyasında son zamanlarda yer alan haberlere göre Başkan Trump, İsrail'e Lübnan'daki faaliyetlerini genişletmesi için "izin vermiş" veya "yeşil ışık yakmış" olabilir; bu genişleme, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgenin kontrolünü ve Hizbullah'ın askeri altyapısının tasfiye edilmesini de içerebilir.

Axios haber sitesi, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail başbakanının hükümetinin "Gazze'de yaptıklarımızı" tekrarlayacağını, buna Hizbullah'ın silah depolamak ve saldırı düzenlemek için kullandığı binaların yıkılmasının da dahil olduğunu söylediğini aktardı.

İsrail ordusu, İran'la savaşın başlamasından bu yana Lübnan sınırına üç zırhlı tümen ve bir piyade tümeni konuşlandırdı ve son iki haftadır bazı kara birlikleri sınırlı operasyonlar düzenledi.

Beyaz Saray yetkilisi, "Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'tan gelen tehditlere karşı kendini savunma hakkını tanımaktadır" dedi ve ekledi: "Askeri operasyonlarıyla ilgili yorum için sizi İsrail hükümetine yönlendiriyorum."

ABD yetkilileri, İsrail'in Refik Hariri Uluslararası Havalimanı ve ona giden yolları hedef almayacağına dair anlaşmaya vardığını söyledi.

Axios ise bir ABD yetkilisinin şu sözlerini aktardı: "İsrailliler, Hizbullah'ın bombardımanını durdurmak için gerekeni yapmalıdır."