ABD'nin Refah saldırısı nedeniyle silah sevkiyatını askıya alması İsrail'de "hayal kırıklığı" yarattı

ABD'nin İsrail'e silah sevkiyatını askıya alması, Biden yönetiminin 7 Ekim'deki Hamas saldırısının ardından İsrail'e tam destek vermesinden beri silah teslimatında yaşanan ilk gecikme oldu.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (Arşiv- Reuters)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (Arşiv- Reuters)
TT

ABD'nin Refah saldırısı nedeniyle silah sevkiyatını askıya alması İsrail'de "hayal kırıklığı" yarattı

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (Arşiv- Reuters)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (Arşiv- Reuters)

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden'ın İsrail'e yüksek patlayıcılı mühimmat sevkiyatını askıya alma kararının, İsrail'in Refah'ta sivillerin korunmasına ilişkin yeni garantiler olmaksızın Washington'un karşı çıktığı bir saldırı başlatması nedeniyle alındığını söyledi.

Austin Senato'daki bir oturumda yaptığı açıklamada "İsrail'in Refah'ta, sivilleri dikkate almadan ve korumadan büyük bir saldırı başlatmaması gerektiği konusunda başından beri çok net olduk. Durumu tekrar değerlendirdikten sonra, bir parti yüksek patlayıcılı mühimmat sevkiyatını askıya aldık. Bu sevkiyatın nasıl devam edeceği konusunda henüz nihai bir karar vermedik" ifadelerini kullandı.

İsrail'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Gilad Erdan bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin İsrail'e silah tedarikini durduracağına inanmadığını, ancak Washington'un bazı silah sevkiyatlarını durdurma kararını "büyük hayal kırıklığı, hatta sinir bozucu" olarak nitelendirdi. Erdan, İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği mülakatta, ABD Başkanı Joe Biden'ın "bir yandan Hamas'ı yok etme araçlarını geciktirirken, diğer yandan (Gazze savaşında) Hamas'ı yok etme hedefinde ortağımız olduğunu söyleyemeyeceğini" belirtti.

Axios sitesi bugün ismini açıklamadığı iki kaynağa dayandırdığı haberinde, üst düzey İsrailli yetkililer ABD'li muhataplarını, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin İsrail'e bazı silah sevkiyatlarını askıya alma kararının rehine müzakerelerini baltalayabileceği konusunda uyardığını bildirdi.

Üst düzey bir Amerikalı yetkili, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, ABD'nin, Washington'un müttefikine yoğun nüfuslu ve güney Gazze Şeridi'nde yerlerinden edilenlerin yaşadığı Refah'a yönelik kapsamlı bir işgalden kaçınması ve ateşkes görüşmelerine daha fazla zaman verilmesi yönündeki baskısının bir parçası olarak, İsrail'e güçlü bomba sevkiyatını askıya aldığını duyurdu.

İsrail, Refah'ta saklandığını iddia ettiği binlerce Hamas savaşçısını yok etmeyi amaçladığını söyleyerek Refah'a büyük bir saldırı ve geniş çaplı bir işgal tehdidinde bulunuyor. Ancak Batılı ülkeler ve Birleşmiş Milletler, Refah'a yapılacak geniş çaplı saldırının insani bir felakete yol açacağı uyarısında bulunuyor.

ABD'nin İsrail'e silah sevkiyatını askıya alması, Biden yönetiminin 7 Ekim'deki Hamas saldırısının ardından İsrail'e tam destek vermesinden beri silah teslimatında yaşanan ilk gecikme oldu.

Washington İsrail'in en yakın müttefiki ve başlıca silah tedarikçisi. Reuters'a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir İsrailli yetkili, "Tırnaklarımızla savaşmak zorunda kalsak da yapmamız gerekeni yaparız" dedi.

İsrail ordusu, ABD yönetiminin silah sevkiyatını askıya almasını küçümsedi ve iki müttefikin her türlü anlaşmazlığı "kapalı kapılar ardında" çözdüğünü belirtti.

İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari ise düzenlediği basın toplantısında, İsrail ve ABD arasındaki koordinasyonun "daha önce görülmemiş bir düzeye ulaştığına inanıyorum" dedi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.