Tayland'da monarşiye hakaretten hapiste tutulan aktivist öldü

65 gün boyunca açlık grevi yapmıştı.

Aktivistler, Bangkok'da Netiporn için anma töreni düzenledi (AP)
Aktivistler, Bangkok'da Netiporn için anma töreni düzenledi (AP)
TT

Tayland'da monarşiye hakaretten hapiste tutulan aktivist öldü

Aktivistler, Bangkok'da Netiporn için anma töreni düzenledi (AP)
Aktivistler, Bangkok'da Netiporn için anma töreni düzenledi (AP)

Tayland'da monarşiye hakaretten hapiste tutulan 28 yaşındaki aktivist Netiporn Sanae-sangkhom yaşamını yitirdi.

Tayland Ceza İnfaz Kurumu'ndan salı günü yapılan açıklamada, aktivistin aniden kalbinin durması nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.

Hapishanedeki ilk yardım ekiplerinin müdahalesinin ardından başkent Bangkok'daki Thammasat Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Netiporn'un tüm çabalara rağmen kurtarılamadığı belirtildi.

İnsan Haklarını Savunan Taylandlı Avukatlar grubu, aktivistin 26 Ocak'tan beri gözaltında tutulduğunu ve 65 gün boyunca nisana kadar açlık grevi yaptığını aktardı.

Bu süreçte sağlığı kötüleşen Netiporn'un birkaç kez hastaneye yatırıldığı daha sonra 4 Nisan'da tekrar hapse gönderildiği belirtildi. 

Tayland Ceza İnfaz Kurumu'nun açıklamasında, aktivistin bu tarihten itibaren normal şekilde yemek yediği fakat açlık grevi nedeniyle vücudunda şişlik oluştuğu ifade edildi. Eylemcinin, doktorların verdiği vitamin ve kansızlık giderici ilaçları almayı reddettiği öne sürüldü.

Netiporn'un avukatı Kritsadang Nutcharat ise aktivistin ihmal nedeniyle öldüğünü savunarak "Neden ölüme terk edildi? Tedavisi neden acil görülmedi? Daha önce de tedavi talebinde bulunmuştuk. Ceza İnfaz Kurumu'nun bu soruları yanıtlaması gerek" dedi.

Netiporn, 2020'de patlak veren hükümet karşıtı protestolarda yer almıştı. Askeri vesayet ve monarşiye karşı ayaklanan muhalif gruplar, dönemin Tayland Başbakanı Prayut Çan-oça'yı istifaya çağırmıştı. Protestocular ayrıca tartışmalı "krala hakaret" yasasının kaldırılmasını da talep etmişti. Yasa kapsamında Tayland Kralı'na veya monarşiye hakaretten suçlu bulunanlara 15 yıla kadar hapis cezası veriliyor. 

2021'de sonlanan eylemlerin ardından bazı gruplar küçük çapta protestoları sürdürmüştü. Netiporn da bu gruplardan biri olan Thalu Wang'ın üyesiydi. Grubun 2022'de düzenlediği iki eylemde monarşi karşıtı pankartlar açıp broşürler dağıttığı gerekçesiyle Netiporn hakkında "krala hakaret" suçundan hukuki işlem başlatılmıştı. 

Amerikan medya kuruluşu CNN'in aktardığına göre aktivist hakkında buna ek olarak 5 suçtan daha hukuki işlem başlatılmıştı. Netiporn'un duruşma öncesinde gözaltında tutulurken öldüğü bildirildi. 

Birleşik Krallık merkezli Af Örgütü'nden yapılan açıklamada da "Bu durum, Tayland hükümetinin demokrasi yanlısı aktivistlere uyguladığı sert baskıya dair şoke edici bir hatırlatma niteliğinde" dendi.

Independent Türkçe, Guardian, CNN



Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
TT

Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)

Amerika Birleşik Devletleri, Özbekistan'daki düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uygulayacağını duyurdu. Bu sırada Özbekistan Devlet Başkanı, günün erken saatlerinde Donald Trump başkanlığındaki "Barış Konseyi" toplantısına katılmak üzere Washington'daydı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, "Özbekistan'da ülkemize yasadışı göçü bilerek kolaylaştırdığı tespit edilen kişilere verilen vizelere kısıtlamalar getirmek için harekete geçilmiştir" denildi.

Bu işlem, ABD'ye yasadışı yollarla göç etmeyi amaçlayan yabancılara bilerek seyahat hizmeti sağlayan, vize kolaylaştırma konusunda uzmanlaşmış iki Özbek şirketinin yöneticileri ve üst düzey yetkililerine yöneliktir.

Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "ulusal güvenliğimizi veya göçmenlik yasalarımızı baltalamaya yönelik herhangi bir girişime müsamaha göstermeyeceğini" ifade etti.


Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.