İsrail'in Philadelphia Koridoru’nun üçte ikisini kontrol etmesi Mısır ile gerilimi tırmandırır mı?

Philadelphia Koridoru, Mısır ile İsrail arasında yapılan barış anlaşması kapsamında oluşturulan bir tampon bölgedir

İsrail'in 6 Mayıs’ta Mısır ile Gazze Şeridi’nin Refah şehri arasındaki sınır çiti yakınlarında düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)
İsrail'in 6 Mayıs’ta Mısır ile Gazze Şeridi’nin Refah şehri arasındaki sınır çiti yakınlarında düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)
TT

İsrail'in Philadelphia Koridoru’nun üçte ikisini kontrol etmesi Mısır ile gerilimi tırmandırır mı?

İsrail'in 6 Mayıs’ta Mısır ile Gazze Şeridi’nin Refah şehri arasındaki sınır çiti yakınlarında düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)
İsrail'in 6 Mayıs’ta Mısır ile Gazze Şeridi’nin Refah şehri arasındaki sınır çiti yakınlarında düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)

İsrail, Kahire ile ilişkilerindeki mevcut gerginliğe rağmen, Gazze Şeridi’nin Refah şehrinin derinliklerine ilerleme ve Mısır topraklarından alınmış bir ‘tampon’ bölge olan Philadelphia (Salahaddin) Koridoru’nun üçte ikisini ‘kontrol etme’ meselesini medyanın gündemine taşıdı.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlara ve eski bir diplomata göre Philadelphia Koridoru ile ilgili basında yer alan açıklamalar, Kahire ile gerginliği tırmandırma tehdidi taşıyan bir gelişme olabilir ve Mısır'ın barış anlaşmasını bozma anlamına gelmeyecek adımlar atmasına yol açabilir.

İsrail ordusu, 7 Mayıs'ta, askeri bir operasyon başlatarak e Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafının kontrolünü ele geçirdi. Bu hamle, Gazze'de ateşkes için gerçekleştirilen müzakerelerin alt üst olmasına yol açtı. Mısır ise buna Tel Aviv ile koordinasyonu derhal askıya alarak ve Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail'e karşı verdiği hukuk mücadelesinde Güney Afrika'ya katılarak karşılık verdi.

Bunun ardından İsrail, iki ülke arasında imzalanan Camp David Barış Anlaşması’na aykırı olmasına rağmen, Philadelphia Koridoru’nun kontrolünü ilan edinceye kadar Mısır ile ilişkilerinde gerginliği aynı düzeyde sürdürdü.

İsrail Ordu Radyosu dün, ‘İsrail güçlerinin Refah'ın derinliklerine ilerlediğini ve Philadelphia Koridoru üçte ikisinin kontrolünü ele geçirdiğini’ duyurdu. Uzmanlara göre bu haberler sahadaki Filistinli kaynaklar tarafından yalanlandı.

cdvfg
Gazze-Mısır sınırındaki Philadelphia Koridoru nedir?

Gazze ile Mısır arasındaki sınırda 14 kilometre boyunca uzanan ve Salahaddin adıyla da bilinen koridor, 1979 tarihli barış anlaşması uyarınca ‘tampon bölge’ olarak kabul ediliyor. İsrail, 2005 yılında Gazze Şeridi'nden çekilme sürecinin bir parçası olarak bu bölgeden tamamen çekildi.

Mısırlı kaynaklar İsrail'in ‘ihlallerine’ karşılık olarak Mısır’ın Gazze sınırına askeri takviyede bulunduğundan söz ettiler.

İhlaller ve gerginlikler

Mısır'ın eski dışişleri bakan yardımcılarından Reha Ahmed Hasan'a göre Philadelphia Koridoru’nun üçte ikisinin kontrol altına alındığının duyurulması Mısır'la gerginliğin patlak vermesi anlamına geliyor.

Mısırlı eski diplomat, İsrail’in bu Philadelphia Koridoru’nda attığı adımları ‘2005 yılında imzalanan geçiş anlaşmasının değil, barış anlaşmasının öncesine dönme çabası’ olarak yorumladı.

cdfv
Geçtiğimiz kasım ayında Gazze Şeridi'nin kuzeyini Gazze şehrinin güneyindeki Salahaddin (Philadelphia) Koridoru üzerinden terk eden Filistinliler (AFP)

Şarku’l Avsat’a konuşan Reha Ahmed Hasan, İsrail'in Philadelphia Koridoru’na girmesinin barış anlaşmasının ihlali edilmesi ve gelecekte de burada kalmaya devam etmesini, Mısır'a karşı yeni bir meydan okuma, yeni krizler ve yeni ihlaller olarak değerlendirdi. Hasan, İsrail'in tırmandırdığı gerilimin daha da artmasıyla bu ‘ilerlemenin’ sekteye uğramasını umuyor.

Kahire’nin Tel Aviv'e geri adım atması için baskı yapmak üzere etkili taraflarla ve İsrail'in ABD ve Avrupa Birliği (AB) gibi ortaklarıyla görüşmeye devam edeceğini düşünen Mısırlı eski diplomat, İsrail'in Refah'taki son ihlallerinden geri adım atmaması halinde barış anlaşmasının askıya alınması ihtimalinin olmadığını, ancak uygun bir zamanda Tel Aviv ile ilişkilerin seviyesinin düşürülmesinin halen masada durduğunu ifade etti.

Philadelphia Koridoru’nun üçte ikisinin kontrol altına alındığının medya üzerinden duyurulması

Öte yandan Mısır Düşünce ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Halid Ukkaşe, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, İsrail'in Philadelphia Koridoru’nun üçte ikisini işgal ettiği iddiasının gerçek olmadığını ve Gazze’deki kaynakların da bunu doğruladığını söyledi.

dcfvbgn
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı yakınlarında konuşlandırılan Mısır askerleri (DPA)

Ukkaşe, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail, bu bölgede (Refah) geçtiğimiz hafta olanlara benzer hamleler yapıyor. Bu hamleler, tam bir tarama anlamına gelmeyen günlük saldırılar çerçevesinde, ilerleme amacıyla kuşatma, yeni yollar kullanma ve belirli bölgelere girme girişimlerinden oluşuyor.

Mısırlı uzman, Tel Aviv'in barış anlaşmasına bağlı kaldığını söylediği son açıklamalarıyla birlikte basında sık sık Philadelphia Koridoru’nun üçte ikisinin kontrol altına alındığı ve iç kesimlere doğru ilerleme kaydedildiği haberlerinin yapılmasının, Filistinlilerin moralini ve Mısır'ı hedef almayan askeri ivmeyi zayıflatmaya yönelik birtakım mesajlar olduğunu düşünüyor.

Ukkaşe, Mısır’ın Gazze Şeridi sınırına takviye göndermesiyle ilgili olarak ise Mısırlı karar alıcıların önünde çeşitli senaryolar, alternatifler ve gerilimi tırmandırma adımları listesi olduğunu düşündüğünü söyledi.

Buna karşın Ukkaşe, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'ın bölgeye yapacağı ziyaretin gerginliği azaltmasını ve İsrail'i Gazze'de ateşkes için müzakere masasına geri döndürmesini umduğunu ifade etti.

Doğrudan tehdit

Nasır Askeri Stratejik Araştırmalar Akademisi Danışmanı Tümgeneral Nasır Salim, İsrail'in Mısır'la gerginliği tırmandırmak istediğini düşünüyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Salim, “Mısır'ın ulusal güvenliği sadece Philadelphia Koridoru’nda olanlardan değil, Filistin topraklarında tüm olanlardan etkileniyor. Dolayısıyla İsrail'in söz konusu ihlalleri Mısır tarafından doğrudan bir tehdit olarak görülmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Mısır'ın sınıra takviye güç göndermesinin ve UAD’deki davada Güney Afrika’ya katılmasının gerilimi tırmandırmasıyla ilgili değerlendirmeleri, Mısır'ın İsrail'in aklını başına getirme çabası olarak yorumlayan Salim, Mısır'ın ne Tel Aviv ile bir çatışmaya girmeyi ne de barış anlaşmasından geri adım atmayı istediğini vurguladı.

İran’ın birkaç hafta önce İsrail'i hedef almasını örnek veren Salim, “O sıra tüm dünya Gazze'ye destek vermekten vazgeçti ve dünya güçleri İsrail'e desteklerini vurgulamaya başladı. Bu senaryonun tekrarlanmasını istemiyoruz” dedi. Tümgeneral Nasır Salim, ateşkes müzakerelerine dönme olasılığı ve önemine ilişkin iyimserliğe rağmen, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti iktidarda olduğu sürece bu konuda ufukta bir ışık olmadığını düşünüyor.



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.