Bir hatırlatıcı olarak Hamas'ın Refah'tan İsrail'e düzenlediği saldırılar

Hamas’ın İsrail’e Refah'tan düzenlediği roket saldırıları İsrailli yetkililere Refah’taki askeri operasyonları sürdürmenin önemli olduğunda ısrar etmeleri için bir bahane vermiş gibi görünüyor

İsrail ve Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında İsrail’in Refah'a düzenlediği bombardımanının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ve Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında İsrail’in Refah'a düzenlediği bombardımanının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Bir hatırlatıcı olarak Hamas'ın Refah'tan İsrail'e düzenlediği saldırılar

İsrail ve Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında İsrail’in Refah'a düzenlediği bombardımanının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ve Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında İsrail’in Refah'a düzenlediği bombardımanının ardından yükselen dumanlar (AFP)

İnci Mecdi

Hamas, pazar günü öğleden sonra İsrail'in merkezine sekiz adet roket fırlatarak yaklaşık dört aylık bir aradan sonra Gazze Şeridi'nden yapılan en büyük saldırıyı gerçekleştirdi. İsrailli kullanıcıların sosyal medya hesaplarından aktarıldığına göre roket saldırısı üzerine Tel Aviv'de sirenler çalmaya başlarken birçok vatandaş saklanmak için sığınaklara koştu. Saldırıda hiçbir sivil hayatını kaybetmezken, roketlerden kopan şarapnel parçaları birkaç yere isabet etti ve bir kişi hafif yaralandı.

Yerinden edilenlerin çadırlarının bombalanması olayı

Hamas Hareketi’nin silahlı kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları'nın Telegram kanalından yapılan açıklamayla üstlendiği saldırı Gazze Şeridi’nin Refah şehrinden düzenlendi. Hamas'a bağlı Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre İsrail'in Gazze Şeridi'nin en güneyindeki Refah şehri yakınlarında yerinden edilenlerin çadırlarına düzenlediği saldırıda en az 35 kişi öldü, onlarca kişi de yaralandı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırının Refah'ta ‘Hamaslı birçok teröristin faaliyet gösterdiği’ Hamas’a ait bir mevziyi hedef aldığı iddia edildi. Saldırının yol açtığı yangın nedeniyle sivil kayıplar olduğu yönündeki haberleri kabul eden İsrail ordusu, olayın ‘incelendiğini’ belirtti.

Ggg
Refah'ta yerinden edilenlerin çadırlarını vuran İsrail ordusu, Hamas’a ait bir mevziiyi hedef aldığını iddia etti (AFP)

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Tel Aviv'i Refah'taki operasyonunu derhal durdurmaya, Refah Sınır Kapısı’nı insani yardımların geçişine açmaya ve soykırım suçlamalarını araştırması için gönderilecek heyetin bölgeye ulaşmasın sağlamaya çağıran kararına rağmen, İsrail ve Hamas arasındaki karşılıklı tırmanış devam etti. Öte yandan İsrail, aralarında Gazze Şeridi'nin başka yerlerinden gelenlerin de olduğu bir milyondan fazla Gazzelinin can güvenliğinden duyulan endişeler nedeniyle Refah'tan çekilmesi yönünde uluslararası toplumun yoğun baskısıyla karşı karşıya.

Diğer taraftan Mısır, 2005 yılında imzalanan geçiş anlaşması çerçevesinde Gazze tarafının kontrolü Filistinlilere devredilene kadar Refah Sınır Kapısı’nı yeniden açmayı reddediyor. Ancak ABD Başkanı Joe Biden ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi arasında cuma günü gerçekleşen telefon görüşmesinin ardından Mısır, insani yardımları geçici olarak İsrail'in Kerem Şalom Sınır Kapısı’na yönlendirmeyi kabul etti.

Refah’taki kara saldırısının tamamlanması

Hamas’ın İsrail’e Refah'tan düzenlediği roket saldırıları, İsrailli yetkililere Refah’taki askeri operasyonları sürdürmenin önemli olduğunda ısrar etmeleri için bir bahane vermiş gibi görünüyor. İsrail gazeteleri saldırıları ‘Hamas’ın silah kapasitesinin bir hatırlatıcısı’ olarak değerlendirdi.

İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz, Hamas’ın roketli saldırısının ardından yaptığı açıklamada, bu saldırının İsrail'in askeri harekâtını ilerletmesi gerektiğini gösterdiğini vurguladı. İsrail'in güneyindeki bir askeri üssü ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Gantz, Refah'tan yapılan roketli saldırının, Hamas neredeyse İsrail ordusunun oraya gitmesi gerektiğini kanıtladığını ve öyle de olacağını söyledi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de X hesabından yaptığı paylaşımda, Refah'a ağır bir darbe indirilmesi çağrısında bulundu. İsrail’in eski hükümet sözcüsü Elon Levy de X hesabından, “İsrail şehirleri sürekli roket saldırıları altında. Bazı insanlar UAD’nin İsrail'den Hamas'ı Refah'ta rahat bırakmasını ve Tel Aviv'e cezasız bir şekilde ateş etmeye devam edebileceği güvenli bir bölge yaratmasını istediğine inanmanızı istiyor. Bunu yapmadığı çok açık” yorumunda bulundu.

Washington merkezli Demokrasileri Savunma Vakfı'ndan (FDD) Heysem Hasaneyn, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Hamas'ın Refah'tan roket saldırıları düzenlemesinin İsrail'i, hareketin askeri kapasitesini zayıflatmak ve birliklerini dağıtmak için mücadeleye devam etme konusunda daha kararlı hale getireceğini söyledi. İsrail ordusuna göre Refah, Gazze'de Hamas'ın temel altyapısının henüz yok edilmediği son yer.

Hamas Hareketi’nin Refah'tan roketli saldırılar düzenlemesinin, ateşkes için yapılan baskılar karşısında İsrail'e uluslararası arenada kullanabileceği argümanlar sağladığını vurgulayan Hasaneyn, “İsrail, Hamas her fırsatta roket atmaya devam ettiği için ‘terör örgütünü’ henüz çökertemediğini savunacak. Açıkçası, sivil kayıplar olduğundan durum şimdi daha karmaşık bir hal aldı” diye konuştu.

Hamas'ın silah kabiliyetlerine dair bir hatırlatıcı

Gazze'den Tel Aviv'e son roketli saldırı 29 Ocak'ta gerçekleşmişti. Saldırıda Tel Aviv’e ve güney banliyölerine 10 adet roket atılmıştı. Gözlemciler, Hamas’ın Refah’tan düzenlediği saldırıların İsrail'in hedeflerine ulaşması için ihtiyaç duyduklarının ne kadar karmaşık olduğunun altını çizdiğini söylüyor. Bununla birlikte Refah’tan gerçekleştirilen roketli saldırı, Hamas’ın 7 Ekim'de İsrail'in güneyine düzenlediği saldırının ardından İsrail’in Hamas’ı ortadan kaldırma hedefiyle yedi ayı aşkın bir süredir Gazze Şeridi’nde yürüttüğü yoğun askeri operasyona rağmen Hamas'ın askeri kapasitesini bir kez daha hatırlattı.

Mısır merkezli Yüksek ve Stratejik Araştırmalar Askeri Akademisi danışmanı Muhammed Zeki el-Elfi, Hamas’ın roketli saldırısının zamanlamasının, Gazze'nin kuzeyinde, merkezinde ve güneyinde devam eden çatışmaların işaret ettiği gibi İsrail'in şimdiye kadar hiçbir hedefine ulaşamadığını teyit ettiğini söyledi. Elfi, “İsrail ordusu tarafından güçlerinin yüzde 70'ini ortadan kaldırdığına dair açıklamalar yapılmasına rağmen Hamas, gerçek operasyon alanının kalbinden karşılık veriyor” dedi.

Gggv
Analistlere göre Mısır'ın en büyük korkusu, yerinden edilen binlerce Gazzelinin sınırlarına akın etmesi (AFP)

Şarku’l Avsat'ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Elfu, Hamas'ın son roketli saldırısının, ‘İsrail'in bozduğu ve suçu Mısır'a atmaya çalıştığı anlaşmaya güçlü bir yanıt’ olduğunu söyledi. İsrail'in Hamas'ı ortadan kaldırabileceği ihtimalini dışlayan Elfi, “Tarihte de askeri güçler Vietnam’da ve Afganistan'da direniş hareketlerine karşı zafer elde edememişlerdir. Bu yüzden siyasi çözüm ve birtakım tavizler verilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu..

Müzakereler durdu

Son roketli saldırı, Hamas'ın bu ay Refah'tan düzenlediği ilk saldırı değil. Saldırı, Mısır, Katar ve ABD'nin arabulucuğunda ateşkes için yapılan müzakerelerin durduğu kritik bir dönemde gerçekleşti. ABD basınına göre İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinin bu hafta yeniden başlaması planlanıyordu.

Hamas'ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının, mayıs ayı başlarında Kerem Şalom Sınır Kapısı’na on roket atarak düzenlediği saldırıda, dört İsrail askeri öldü, en az 10 İsrail askeri yaralandı. Arabulucular tam bir anlaşmaya varmak üzere iken İsrail, Kassam Tugayları’nın saldırısının ardından karşı bir saldırı başlattı ve Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafının kontrolünü ele geçirdi.

İsrailli rehinelerin Filistinli mahkumlarla takas edilmesini ve çatışmaların uzun süreli olarak durdurulmasını amaçlayan müzakereler, Hamas'ın, savaşın sona erdirilip İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesinde, İsrail’in ise savaşın ancak Hamas tamamen yenildiğinde sona erebileceğinde ısrar etmesi üzerine çöktü. Arabulucular her iki tarafın da kabul edebileceği, ortak bir dil bulmaya çalışıyor.

FDD’den Heysem Hasaneyn, Refah’taki askeri operasyonların yoğunlaşmasının Mısır ve İsrail arasında Kahire için istenmeyen sonuçlardan kaçınmak için daha yakın koordinasyon kurulmasına neden olacağını, çünkü Mısır'ın en büyük korkusunun, Gazze'den binlerce yerinden edilen Gazzelinin sınırlarına akın etmesi olduğunu belirtti. Hasaneyn, İsrail ordusunun daha fazla tünel ve füze rampası bulması halinde ise iki taraf arasında kapalı kapılar ardında daha fazla görüşmeler yapılacağını düşünüyor. Yüksek ve Stratejik Araştırmalar Askeri Akademisi danışmanı Elfi ise Hamas'ın son roketli saldırısının Hamas değil, İsrail üzerinde bir baskı unsuru olacağı görüşünde.



İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
TT

İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, dün Akdeniz'e girerken görüntülendi. Bu durum, Başkan Donald Trump'ın emriyle yoğunlaştırılmış askeri konuşlandırma kapsamında İran'a karşı askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi.

Atlantik Okyanusu'nu Akdeniz'den ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçen geminin fotoğrafı, AFP tarafından Cebelitarık'tan yayınlandı.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (AP)Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (Arşiv-AP)

Trump dün, Tahran ve Washington arasında İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılamaması durumunda İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi "değerlendirdiğini" söyledi.

Bir önceki gün ise karar verme süresinin 10 ila 15 gün olduğunu belirtmişti.

ABD'ye ait bir diğer uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln, ocak ayının sonundan beri Ortadoğu'da bulunuyor.

USS Gerald R. Ford'un Akdeniz'e gelmesiyle birlikte, İran'a karşı olası saldırılara hazırlık amacıyla önemli bir askeri yığılmanın yaşandığı bölgede ABD'nin ateş gücü önemli ölçüde arttı.

Aşağıda, Orta Doğu'da veya yakınlarında konuşlandırılmış en önemli Amerikan askeri varlıklarının listesi yer almaktadır:

Gemiler

ABD'li bir yetkilinin açıklamasına göre Washington'un şu anda Ortadoğu'da 13 savaş gemisi bulunuyor: bir uçak gemisi (USS Abraham Lincoln), dokuz muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi.

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Ford, dün çekilen fotoğrafta Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçerken görüntülendi. Üç muhrip eşliğinde konuşlanan geminin varlığıyla, Ortadoğu'daki ABD savaş gemisi sayısı toplam 17'ye ulaşacak.

Her bir uçak gemisi binlerce denizci ve onlarca savaş uçağından oluşan hava filoları taşıyor. İki ABD uçak gemisinin aynı anda Ortadoğu'da bulunması nadir görülen bir durumdur.

Uçaklar

İki uçak gemisinde bulunan uçaklara ilave olarak, X platformundaki açık kaynaklı istihbarat bilgilerine, Flightradar24 uçuş takip sitesine ve medya haberlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'ya onlarca başka savaş uçağı konuşlandırdı.

Bu uçaklar arasında F-22 Raptor ve F-35 Lightning hayalet savaş uçakları, F-15 ve F-16 savaş uçakları ve operasyonlarını desteklemek için gerekli olan KC-135 havadan yakıt ikmal tankerleri de bulunmaktadır.

New York'taki Soufan Araştırma Merkezi, "50 ilave Amerikan savaş uçağı, F-35, F-22 ve F-16, bu hafta Körfez Arap devletlerindeki üslerde konuşlandırılmış yüzlerce uçağa katılmak üzere bölgeye gönderildi" diye yazdı ve bu adımların "Trump'ın (neredeyse her gün tekrarladığı) görüşmelerin başarısız olması durumunda geniş çaplı bir hava ve füze harekatına girişme tehdidini güçlendirdiğini" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times'ten aktardığına göre bu hafta onlarca askeri yakıt ikmal ve nakliye uçağı Atlantik Okyanusu'nu geçti. Flightradar24'ten alınan verilere göre son üç günde 39 tanker uçağı potansiyel operasyon bölgelerine daha yakın yerlere yeniden konumlandırıldı. Aynı dönemde C-17 Globemaster III'ler de dahil olmak üzere 29 ağır nakliye uçağı ise Avrupa'ya uçtu.

Bir C-17 uçağı üsten Ürdün'e doğru yola çıktı. Gerçek zamanlı komuta ve kontrol operasyonlarının önemli bir bileşeni olan altı adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve kontrol uçağı da konuşlandırıldı.

Trump, Tahran'dan yaklaşık 5 bin 200 kilometre uzaklıktaki Diego Garcia'daki ortak ABD-İngiltere üssünü saldırılar başlatmak için kullanma olasılığını öne sürdü; Londra ise bu öneriye ilişkin çekincelerini dile getirdi.

 "Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Hava savunma sistemleri

Raporlar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki karasal hava savunmasını güçlendirdiğini, bölgedeki güdümlü füze destroyerlerinin ise denizde hava savunma yetenekleri sağladığını gösteriyor.

Bu ay, Patriot ve THAAD füze ve uçak savunma sistemlerini işleten 69. Hava Savunma Tugayı'nın merkezi olan Fort Hood'dan altı uçuş gerçekleştirildi.

Üslerdeki ABD güçleri

Kara birliklerinin İran'a karşı herhangi bir saldırı eylemine katılmaları beklenmese de Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'da misillemeye karşı savunmasız kalabilecek on binlerce askeri personeli bulunmaktadır.

Tahran, Haziran 2015 yılında Washington'un üç İran nükleer tesisini bombalamasının ardından Katar'daki Amerikan üssüne füze fırlatmıştı, ancak bu füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü.


Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.