İran'da Reisi'nin ölümünün ardından erken cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylar belirleniyor

Analistler: Hamaney güvenilir bir sertlik yanlısı seçmeye çalışıyor

İran İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, cumhurbaşkanı adaylarının kayıt işlemleri sırasında düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İran İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, cumhurbaşkanı adaylarının kayıt işlemleri sırasında düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İran'da Reisi'nin ölümünün ardından erken cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylar belirleniyor

İran İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, cumhurbaşkanı adaylarının kayıt işlemleri sırasında düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İran İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, cumhurbaşkanı adaylarının kayıt işlemleri sırasında düzenlediği basın toplantısında (EPA)

İran bugün, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından gelecek ay yapılacak erken seçimler için aday kayıt sürecini başlattı.

Reisi, ülkede son sözü söyleyen Dini Lider Ali Hamaney'in potansiyel halefi olarak görülüyordu.

Reisi'nin ölümü muhafazakârlar arasında yeni cumhurbaşkanının seçimini etkilemek için rekabete yol açarken, reformistler ve ılımlılar da cumhurbaşkanlığı için yarışmak istiyor.

Beş günlük kayıt süresinin ardından, seçimleri ve yasamayı denetleyen Anayasayı Koruyucular Konseyi cumhurbaşkanı adaylarını inceleyecek.

cfdvgb
Milletvekili Muhammed Rıza Sabbagiyan adaylık belgelerini sunan ilk isim oldu. (EPA)

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre İran devlet televizyonuna konuşan İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, “İnceleme süreci yedi gün sürecek ve ardından nitelikli adayların seçim kampanyası için yaklaşık iki haftası olacak” dedi.

Anayasayı Koruyucular Konseyi uygun adayların listesini 11 Haziran'da yayınlayacak.

Ilımlı siyasetçiler 12 üyeli konseyi, bir sonraki cumhurbaşkanlığı yarışına hâkim olması beklenen aşırı muhafazakarlara rakip adayları dışlamakla suçluyor.

Ayrıca seçmen katılımı, sınırlı aday seçeneği ve İran'ın karmaşık din adamları ve seçilmiş yetkililer karışımı ortamında bir dizi siyasi, sosyal ve ekonomik krize ilişkin artan hoşnutsuzluktan etkilenebilir.

cdvfb
İran İçişleri Bakanlığı'nın seçim merkezindeki Hamaney posteri (AP)

Analistler ve kaynaklar, 85 yaşındaki Hamaney'in 28 Haziran seçimlerinde ülkeyi yönetecek ve İran liderinin halefi konusunda yaşanan çekişmelerin ortasında istikrar için güvenilir bir müttefik olacak son derece sadık bir cumhurbaşkanı aradığını söylüyor.

Analist Said Lilaz, “Bir sonraki cumhurbaşkanı muhtemelen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) geçmişi olan, Hamaney'e sadık bir sertlik yanlısı olacak. Siyasi çekişmelerden uzak, kusursuz bir geçmişe sahip biri” öngörüsünde bulundu.

Reuters'in İran'ın üst düzey yöneticilerinin düşüncelerine yakın üç kaynaktan aktardığına göre liderler arasında, cumhurbaşkanlığı yarışının farklı şekillerde ele alınmasının yararları konusunda tartışmalar yaşanıyor.

Diğerleri gibi konunun hassasiyeti nedeniyle ismini vermek istemeyen bu kaynaklardan biri, “Genel kanı, öncelikli hedefin Rehber’e ve onun ilkelerine son derece sadık bir cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiği yönünde. Seçime katılımın düşük olması bunu kesinlikle sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Ancak Hamaney öldüğünde tepede yumuşak bir geçiş sağlayabilecek sertlik yanlısı cumhurbaşkanı hedefi, önümüzdeki ay yapılacak oylamayı yönetecek olan iktidardaki din adamları için bir ikilem oluşturuyor.

Analistler ve bilgi sahibi kaynaklar, kazananın sadık bir Hamaney yanlısı olmasını sağlamak için bir sonraki seçimin Hamaney'e benzer görüşlere sahip sertlik yanlıları tarafından domine edileceğini söylüyor.

Sınırlı seçenekler

Seçimlerde seçeneklerin kısıtlanması muhtemelen seçmenlerin ilgisini azaltacak ve katılımı düşük tutarak 45 yıllık İslam Cumhuriyeti'nin prestijine istenmeyen bir darbe indirecek.

Bu ikilem İran'da tanıdık. Zira adayların ince elenip sık dokunduğu bir yarışta, dini kurumların önündeki zorluk genellikle yüksek bir katılım sağlamak.

Anayasayı Koruyucular Konseyi uygun adayların listesini 11 Haziran'da yayınlayacak.

Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin önde gelen muhafazakâr ve ılımlı rakiplerini elemesinin ardından seçmen ilgisizliğinin ortasında, Reisi 2021'de yaklaşık yüzde 49'luk katılımla, 2017'deki yüzde 70 ve 2013'teki yüzde 76'lık katılım oranlarından önemli bir düşüşle zafer elde etti.

sdefrg
Eski reformist milletvekili Mustafa Kevakibiyan cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık belgelerini sundu. (EPA)

Eleştirmenler düşük katılım oranının, 2022 yılında genç kadın Mahsa Amini'nin ahlak polisi tarafından gözaltında öldürülmesinin ardından aylarca süren protestolara yol açan ekonomik zorluklar ile sosyal ve siyasi kısıtlamalardan duyulan hoşnutsuzluğun sonucu olduğunu söylüyor.

Bazı analistler, düşük profilli ılımlı adayların oy pusulasına dahil edilmesinin daha yüksek katılımı sağlamanın bir yolu olabileceğini belirtiyor.

Reformist sadakat

Artık iktidardan uzakta marjinalleşmiş olan reformistler, İran'ın teokratik yönetimine sadık kalmakla birlikte Batı ile daha iyi ilişkiler kurulmasını, ifade özgürlüğünün kademeli olarak teşvik edilmesini ve katı İslami kıyafet kurallarının gevşetilmesini talep ediyor.

Eski bir üst düzey reformist yetkili olan Muhammed Ali Abtahi, adaylarına izin verilmesi halinde reformistlerin seçimlere katılacağını söyledi, ancak reformistlere ne kadar siyasi alan tanınacağının belirsiz olduğunu belirtti.

Abtahi, “Geçmiş parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sertlik yanlılarının zafer kazanmasını sağlayan bu düşük katılım döngüsü değiştirilebilir. Ancak olası bir siyasi açılım konusunda şüphelerim var” diye konuştu.

Potansiyel adaylar

Ancak reformistlerin seçim gücü belirsizliğini koruyor. Bazı seçmenler reformistlerin son on yılda iktidarda oldukları süre boyunca daha fazla özgürlük elde edemediklerine inanıyor.

Dahası, 2022 protestoları reformistler ile ‘rejim değişikliği’ talep eden göstericiler arasında giderek derinleşen bir uçurumu ortaya çıkardı.

Avrasya Grubu analisti Gregory Brew, “Bilinen birkaç ılımlının aday olmasına izin vermek bile insanların sandığa gitmesi için yeterli olmayabilir. Seçmenler, reform yanlısı adayların gerçek bir değişim yaratacağı düşüncesiyle defalarca yanıltıldı” yorumunda bulundu.

Yeni cumhurbaşkanının İran'ın nükleer ya da dış politikasında herhangi bir değişiklik yapması beklenmiyor. Zira her ikisi de Dini Lider Ali Hamaney'in kontrolü altında.

sc dfvgbrthn
Temsilci Muhammed Rıza Sebbagiyan seçimler için adaylık belgelerini sunan ilk kişi oldu (EPA

Bilgi sahibi kaynaklar, adaylar arasında, Hamaney'in ofisine bağlı yatırım organı olan İmam Humeyni Fermanı İcra Kurulu'nun başında bulunan eski DMO üyesi Perviz Fettah ile 2001 yılında dört yıl boyunca Hamaney'in ofisini yöneten, Dini Lider'in Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'ndeki temsilcisi ve eski nükleer baş müzakereci Said Celili'nin yer alabileceğini söyledi.

Bir diğer kaynak ise Fettah'ın nihai kararını ‘çarşamba günü bazı üst düzey yetkililerle görüştükten sonra’ vereceğini bildirdi.

Geçici Cumhurbaşkanı Muhammed Muhbir ve eski meclis başkanı ve Hamaney'in danışmanlarından Ali Laricani de İran medyasında olası adaylar olarak anılıyor. Laricani'nin 2021 cumhurbaşkanlığı yarışına katılması yasaklanmıştı.



ABD'de ekonomik kaygı zirvede: Endişe 2008 krizini bile geçti

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

ABD'de ekonomik kaygı zirvede: Endişe 2008 krizini bile geçti

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Bugün Amerikalılar, mali durumları konusunda 2008'deki Büyük Durgunluk dönemine kıyasla daha fazla endişe duyuyor.

Salı günü yayımlanan Gallup anketine göre, ABD'li yetişkinlerin yarısından fazlası (yüzde 55) mali durumlarının kötüye gittiğini söylüyor; bunun nedeni yüksek enflasyonun yanı sıra enerji, barınma, sağlık, üniversite, ulaşım ve çocuk bakımı maliyetlerindeki artış.

Bu rakam, hem 2008'de hem de 2020'deki Kovid pandemisinin ilk günlerinde kaydedilen ekonomik korku seviyesinden daha yüksek olduğu için özellikle dikkat çekici.

Nisan 2008'deki Büyük Durgunluk sırasında, önde gelen ABD bankaları yönetimden kurtarma paketleri isterken ve konut piyasası çökerken, halkın yaklaşık yüzde 49'u mali durumları konusunda endişeliydi. Gallup'a göre, Nisan 2020'de halkın yarısı (yüzde 50) bu endişeleri dile getirmişti.

Gallup tarafından yapılan ankete göre 2026'da halkın yaklaşık yüzde 31'i en büyük mali sorunlarının enflasyon ve hayat pahalılığı olduğunu söyledi. ABD enflasyonu martta yüzde 3,3'e yükseldi; bu, Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviye.

Gallup anketine katılanların yüzde 13'ü ise konut ve kira fiyatlarının en büyük endişeleri olduğunu belirtti. Rekor seviyelere yakın konut fiyatları ve yüksek ipotek faiz oranlarının birleşimi, bazı tüketicilerin ev sahibi olma hayalinden vazgeçmesine yol açtı. Kira fiyatları da düşüş göstermiyor; iProperty Management'a göre, ortalama aylık kira 2020'den bu yana 513 dolar arttı ve bu, son 20 yıldaki en büyük 6 yıllık artış.

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'na göre tam yağlı süt, taze tavuk ve kıyma gibi temel gıda maddelerinin fiyatları, son 20 yıldaki önceki en yüksek seviyelerine yakın veya daha yüksek seviyelerde seyrediyor.

Ankete katılanların yüzde 13'ü tarafından ikinci en büyük finansal endişe olarak belirtilen enerji maliyetleri, martta önemli ölçüde arttı. Motor kulübü Amerikan Otomobil Birliği'ne göre, benzin fiyatları 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştı ve bazı şehirlerde galon başına 6 doları aştı.

Etki sadece benzin fiyatlarıyla sınırlı kalmıyor, havayolu yolcuları da bunun bedelini ödüyor. En az 6 havayolu şirketi, artan yakıt giderlerini karşılamak için bagaj fiyatlarını yükseltirken, United Airlines CEO'su şirketin bilet fiyatlarını yüzde 15 ila 20 oranında artırdığını söyledi.

Yüksek fiyatlardan kaynaklanan tüketici memnuniyetsizliği, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimi üzerinde baskı oluşturuyor. Zaman zaman ülkenin mali durumuna ilişkin iyimser bir tablo çizen Trump, şubatta ekonomiden "çok gurur duyduğunu" söylemişti; oysa o dönemde tüketicilerin yüzde 90'ı ülkenin hayat pahalılığı krizinde olduğuna inanıyordu.

Independent Türkçe


Donald Trump'ın heykeli, Kuzey Kore liderininkine benzetildi

ABD Başkanı Trump'ın altın renge boyanmadan önce burada gösterilen heykeli, Kuzey Kore'deki diktatör Kim Jong-il heykeline benzetildi (Instagram/alan cottrill/AFP)
ABD Başkanı Trump'ın altın renge boyanmadan önce burada gösterilen heykeli, Kuzey Kore'deki diktatör Kim Jong-il heykeline benzetildi (Instagram/alan cottrill/AFP)
TT

Donald Trump'ın heykeli, Kuzey Kore liderininkine benzetildi

ABD Başkanı Trump'ın altın renge boyanmadan önce burada gösterilen heykeli, Kuzey Kore'deki diktatör Kim Jong-il heykeline benzetildi (Instagram/alan cottrill/AFP)
ABD Başkanı Trump'ın altın renge boyanmadan önce burada gösterilen heykeli, Kuzey Kore'deki diktatör Kim Jong-il heykeline benzetildi (Instagram/alan cottrill/AFP)

ABD Başkanı Trump'ı tasvir eden 4,5 metrelik altın rengi heykel, Kuzey Kore'nin eski diktatörlerinin anıtlarına benzetildi.

Trump National Doral Miami'deki "Don Colossus" lakaplı heykel, PGA Tour'un Cadillac Şampiyonası'ndan sadece bir hafta önce dikildi.

Ancak sosyal medya kullanıcıları, yapıyı eski Yüce Liderler Kim Il-sung ve "Sevgili Lider" Kim Jong-il'e adanmış iki heykele benzetmekte gecikmedi.

NBCUniversal'ın eski üst düzey yöneticisi Mike Sington, X'te "Trump'ın Miami'deki Doral National golf sahasına yerleştirilen altın rengi heykeli, Kuzey Kore'deki Sevgili Lider heykeline epey benziyor" diye yazdı.

Trump'ı sık sık eleştiren internet kişiliği Dr. Sam Youssef, X'te başkanın bu heykelle "Kuzey Kore liderlerine benzeme hayalini" gerçekleştirdiğini söyledi.

Profesyonel golf oyuncusu Rickie Fowler, Golfweek'e, "Başka ne beklenirdi ki?" diye konuştu.

Trump, ilk döneminde Kuzey Kore'nin mevcut yüce lideri Kim Jong-un'la gergin bir ilişki yaşamıştı. Diktatöre "Küçük Roket Adam" lakabını takmış ve nükleer düğmesinin Kim'inkinden "çok daha büyük" olduğunu iddia etmişti.

Trump, otokratın kendisine "güzel mektuplar" göndermesinin ardından "aşık olduklarını" iddia ederek ikilinin barıştığını söylemişti.

r4tgtrh
PGA Tour'un Cadillac Şampiyonası'ndan sadece bir hafta önce dikilen 4,5 metrelik heykel, bir ödeme anlaşmazlığının merkezindeydi (AFP)

Trump, nisanda bile Kim'le "çok iyi anlaştığını" ve Kuzey Kore diktatörünün eski Başkan Joe Biden'ın zihinsel yeterliliğini alaya almak için aşağılayıcı bir terim kullandığını söylemişti.

Golfweek'e göre bazı golfçüler ve PGA Tour personeli, 2024'te Pensilvanya'daki suikast girişiminde olduğu gibi yumruğunu kaldırmış halde gösterilen Başkan Trump heykeliyle poz vermeyi pek de istemiyor.

Maverick McNealy, internet sitesine, "fazla uzun ve fazla altın rengi" diye tanımladığı heykelle özçekim yapıp yapmayacağına henüz karar vermediğini söyledi.

Turnuva fotoğrafçısı, PGA Tour personeline heykelle fotoğraf çektirmek isteyip istemediklerini sorduğunda, kesin bir "hayır" cevabıyla karşılaştı.

bgrbgr
Ohio merkezli bir sanatçı tarafından yapılan Trump heykeli altın varakla kaplandı (AFP)

Golfweek'e göre fotoğrafçı "Tamam, hepinizin bu kadar duyarcı olduğunu bilmiyordum" diye yanıt verdi.

Bronzdan yapılmış 3,1 tonluk heykel, Ohio merkezli sanatçı Alan Cottrill tarafından tasarlandı.

Ancak Cottrill, Columbus Dispatch'e, Ağustos 2024'te heykeli sipariş eden kripto para grubu $PATRIOT'la daha önce bir ödeme anlaşmazlığı yaşadığını söyledi.

Cottrill'e bronz için 300 bin ve altın varak kaplaması için 60 bin dolar ödenmişti.

Sanatçı, anlaşmazlığın $PATRIOT'un heykelin görselini kripto para birimleri satmak için kullanmasıyla başladığını söyledi. Bu durum, kendisine tam ödeme yapılana kadar heykeli Muskingum County'deki gizli bir yerde tutmasına neden olmuş.

Beyaz Saray, kripto projesi veya sözkonusu heykelle hiçbir ilgisinin olmadığını savunuyor.

Independent Türkçe


Türkiye ve Ermenistan, ABD desteğiyle anlaşmazlıkları aşan iş birliğine yöneliyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ermenistan, ABD desteğiyle anlaşmazlıkları aşan iş birliğine yöneliyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2025’te İstanbul’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye ve Ermenistan, diplomatik ilişkilerin kesilmesinin üzerinden geçen onlarca yılın ardından, “1915 olaylarının soykırım olduğu iddiaları” ve Dağlık Karabağ meselesi nedeniyle derinleşen anlaşmazlıklara rağmen ilişkileri normalleştirme yönünde yeni bir adım attı.

İki ülke, her yıl 24 Nisan’da Ermenistan ve birçok Batı ülkesinin “Ermeni Soykırımı” olarak andığı olayların anılması sırasında yaşanan gerilim ve karşılıklı açıklamaların yerini bu yıl iş birliği projelerine bırakmaya başladı. Türkiye, söz konusu olayların soykırım olmadığını, Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da her iki taraftan da kayıpların yaşandığını savunuyor.

ABD desteğiyle temaslar ve yeni iş birliği

Washington’ın da memnuniyetle karşıladığı süreç kapsamında, Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Kars kentinde, Ermenistan sınırına yakın bir noktada iki ülke arasında “Ortak Çalışma Grubu” toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının amacı, Kars ile Ermenistan’ın Gümrü kenti arasındaki demiryolu hattının yeniden onarılması ve işletmeye açılması olarak açıklandı.

dfgt
Türkiye ile Ermenistan arasında, iki ülke arasındaki demiryolu hattının yeniden işletmeye açılmasını görüşmek üzere Kars sınır kentinde gerçekleştirilen toplantıdan bir görüntü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, salı günü yapılan toplantının, 2021 yılında başlatılan normalleşme süreci çerçevesindeki mutabakatların devamı olduğunu belirtti.

Taraflar, Kars-Gümrü demiryolu hattının mümkün olan en kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesinin bölgesel ulaşım bağlantıları açısından önemine dikkat çekti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, toplantıyı sosyal medya platformu X üzerinden “bölgesel bağlantı ve barış açısından önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Barrack, hattın bir asırdan uzun süredir bölgeyi birbirine bağlayan önemli bir ticaret yolu olduğunu ve son trenin Temmuz 1993’te geçtiğini hatırlattı.

Barrack ayrıca Türkiye ile Ermenistan’ın ekonomik ve toplumsal yakınlaşma yönünde attığı adımları memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu sürecin ABD’nin “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Yolu” vizyonu ve 8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da düzenlenen (ABD-Azerbaycan-Ermenistan) “tarihi barış zirvesi” ile uyumlu olduğunu ifade etti.

Normalleşme süreci

Türkiye, 2020’deki Dağlık Karabağ savaşında Azerbaycan’a güçlü destek vermişti. Buna rağmen 2021 yılında Ermenistan ile normalleşme ve çözüm görüşmelerini başlattı. Bu kapsamda Türkiye, eski Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ı özel temsilci olarak atarken, Ermenistan da Meclis Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan’ı temsilci olarak görevlendirdi.

ddvfd
ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da düzenlenen zirvede, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında el sıkışma anı (EPA)

Geçen yıl Azerbaycan ile Ermenistan arasında bir barış anlaşması metni üzerinde uzlaşma sağlanması, Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki normalleşme sürecine de ivme kazandırdı. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından, iki ülke arasındaki Alican-Margara sınır kapısı 35 yıl sonra ilk kez insani yardım geçişi için açıldı.

Üst düzey ziyaretler ve diplomatik temaslar

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin törenine katıldı. Ardından 20 Haziran 2025’te Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye resmi çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Bu ziyaret, iki ülke arasında üst düzeyde gerçekleşen ilk ziyaretlerden biri oldu.

Paşinyan, ziyaret sırasında Dolmabahçe Sarayı’nda Erdoğan ile görüştü. Ermenistan Meclis Başkanı Alen Simonyan, bu ziyareti “tarihi” olarak nitelendirdi.

sc c vcf
20 Haziran 2025’te İstanbul’da, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katıldığı görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Paşinyan daha sonra yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile temasların “çok yapıcı” olduğunu belirterek, somut sonuçlar henüz alınmasa da önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Paşinyan, üç yıl önce Ermenistan’ın Türkiye’nin tutumunu öğrenmek için üçüncü ülkeler aracılığıyla iletişim kurmak zorunda kaldığını, ancak bugün doğrudan ve hatta günlük temasların sürdüğünü ifade etti.