Putin'in kızları neden kamuoyu önüne çıkmaya başladı?

Katerina Tihonova ve Mariya Vorontsova, ABD'nin yaptırım listesinde

Putin, Vorontsova (solda) ve Tihonova'nın (sağda) kendi kızları olduğunu hiçbir zaman kamuoyu önünde kabul etmedi (@medtechmoscow / VK / Reuters)
Putin, Vorontsova (solda) ve Tihonova'nın (sağda) kendi kızları olduğunu hiçbir zaman kamuoyu önünde kabul etmedi (@medtechmoscow / VK / Reuters)
TT

Putin'in kızları neden kamuoyu önüne çıkmaya başladı?

Putin, Vorontsova (solda) ve Tihonova'nın (sağda) kendi kızları olduğunu hiçbir zaman kamuoyu önünde kabul etmedi (@medtechmoscow / VK / Reuters)
Putin, Vorontsova (solda) ve Tihonova'nın (sağda) kendi kızları olduğunu hiçbir zaman kamuoyu önünde kabul etmedi (@medtechmoscow / VK / Reuters)

Amerikan haber sitesi Daily Beast, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in genellikle arka planda duran kızlarının son dönemde kamuoyu önüne çıkmasını inceledi.

Katerina Tihonova ve Mariya Vorontsova, "Rusya'nın Davos'u" olarak bilinen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda (SPIEF) konuşma yaptı. 

2020'den beri Moskova Devlet Üniversitesi'ndeki yapay zeka enstitüsünün başında olan 37 yaşındaki Tihonova, perşembe günkü konuşmasında Rus savunma sanayisinin gelişimi üzerinde durdu. 

Daily Beast, Putin'in çocuklarından çok nadir bahsettiğine dikkat çekerek, kız kardeşlerin böyle bir foruma birlikte katılmasının "bu yıl 72 yaşına basacak olan Rus liderin mirasına odaklandığının ve bunun için aile bağlarına yaslandığının göstergesi" şeklinde değerlendirilebileceğini yazdı.

Rusça ve İngilizce yayın yapan Amsterdam merkezli Moscow Times da Tihonova ve Vorontsova'nın ilk kez birlikte SPIEF'te konuşmacı olarak yer aldığına dikkat çekti.

Daily Beast'e konuşan eski CIA gizli servis görevlisi Ronald Marks, Putin'in kendi mirasını sağlamlaştırmak istediğini savunarak şu değerlendirmeyi paylaştı: 

Unutmayın ki bu Putin'in dünyası, biz sadece onun içinde yaşıyoruz. Bu onun bir uzantısı. Rus İmparatorluğu'nu yeniden yaratma arzusu, kendisini Rusya'daki en güçlü adam olarak gösterme isteği. Genç kızları onun için canlılığı temsil ediyor.

Haberde, Putin'in kızlarına "yüksek mevkilerde dostlar ayarladığı" da iddia edildi. 

Vorontsova'nın panelinin moderatörlüğüne ilk başka Putin'in yardımcısı Andrey Fursenko'nun atanmasının planlandığı öne sürüldü. 

Ancak daha sonra Fursenko yerine Kremlin'e yakınlığıyla tanınan Rus gazeteci ve televizyon sunucusu Vladimir Solovyov'un getirildiği aktarıldı.

Ukrayna savaşının Putin'in emriyle 24 Şubat 2022'de başlamasından kısa süre sonra ABD, Vorontsova ve Tihonova'yı yaptırım listesine almıştı.

Yaptırım kararının ardından Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters'a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili, "Putin'in birçok malvarlığının aile üyeleri üzerine kaydedildiğini ve bu şekilde gizli tutulduğunu düşünüyoruz, bu yüzden onları hedef alıyoruz" demişti.

Independent Türkçe, Daily Beast, Moscow Times, Reuters



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.