Gazze’deki savaş ve dünya savaşlarının yıl dönümü

Gazze Savaşı ve uluslararası krizlerin çağrışımları

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yıkılmış binaların yanındaki dar bir sokakta yürüyen Filistinliler, 11 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yıkılmış binaların yanındaki dar bir sokakta yürüyen Filistinliler, 11 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze’deki savaş ve dünya savaşlarının yıl dönümü

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yıkılmış binaların yanındaki dar bir sokakta yürüyen Filistinliler, 11 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yıkılmış binaların yanındaki dar bir sokakta yürüyen Filistinliler, 11 Haziran 2024 (AFP)

Elie el Kaşif

ABD Başkanı Joe Biden’ın Gazze için ateşkes teklifi, muhtemelen Ramazan ayı arifesinde ateşkes ve esir takası anlaşması amacıyla yapılan, ancak tökezleyip başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerle aynı kaderi paylaşacak gibi görünüyor. ABD yönetiminin ister doğrudan İsrail'e ister Arap ülkeleri aracılığıyla Hamas’a olmak üzere savaşan taraflara yönelik tüm baskılarına rağmen, kendisi de bunu öngörmeye ve işaret etmeye başladı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken savaşın başlamasından bu yana bölgeye gerçekleştirdiği sekizinci ziyarette bunu yapmaya çalışsa da şimdiye kadar pek başarılı olamadı.

Ne zaman savaşın müzakereler yoluyla durdurulabileceğine dair bir umut doğsa, bu müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanacağına dair kötümser bir rüzgâr esmeye başlıyor. Eğer müzakere girişimi bu kez de başarısız olursa, karamsarlık geçen seferkinden daha da yoğun olacak. Teklif, gerek müzakerelerin başarısız olması ve İsrail ile Hamas'ın Biden'ın teklifine yanıt vermemesi bakımından, gerek savaşın doğrudan tarafları olan Hamas ve İsrail'in, özellikle de Binyamin Netanyahu ve Yahya Sinvar'ın hesapları bakımından gerekse özellikle önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan ABD seçimlerinin arifesinde bölgesel ve uluslararası sahnedeki kaos bakımından İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik savaşının en karmaşık hale geldiği zor bir zamanda ortaya atıldı. Bu da haftalardır hatta aylardır konuşulan Hamas ve İsrail arasındaki yıpratma savaşının aslında bölgesel ve uluslararası bir çatışmanın yansıması olup olmadığı, yani bölgesel ve uluslararası tarafların kendi hesapları için mi bu çatışmayı derinleştirmeye çalıştıkları ya da söz konusu uluslararası tarafların başında gelen ABD’yi bu savaşta boğmak, dikkatini dağıtmak ve çözümsüzlüğe itmeye mi çalışıldığı gibi önemli bir soruyu gündeme getiriyor.

Aslında, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili sahada ve siyaset sahnesinde yaşanan gerilim, Doğu Avrupa'daki gelişmeleri Filistin topraklarındaki çatışmayla ilişkilendirmeye giderek daha fazla itiyor. Çünkü ABD ve Batı ülkelerinin her iki bölgede de var olması, rakiplerinin bu savaşlara katılmaları için net bir davet anlamına geliyor. Eğer Rusya Avrupa'daki savaşın tarafı ise Gazze’deki savaşta rolü ne olacak? Ya da Hizbullah ve İsrail arasındaki cephede nasıl bir rol üstlenecek? Aksa Tufanı Operasyonu'na ilişkin bazı geç okumalar, Moskova'nın bu operasyona yakından ya da uzaktan müdahil olmuş olma ihtimalini sorgulasa da elbette net cevaplara ulaşamadı. Şu sıralar sorular, Rusya'nın Ukrayna savaşındaki hesapları ya da başta Çin olmak üzere diğer ülkeler arasında yeni bir uluslararası düzen inşa etme girişimleri bağlamında, savaşı uzatma ve ABD'yi bu savaşla meşgul etme konusundaki çıkarları üzerinde yoğunlaşıyor. Dolayısıyla, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Gazze’deki savaşın patlak vermesinin bir nedeni olarak gördüğü ABD’nin Ortadoğu'daki başarısızlığı, ABD liderliğindeki liberal uluslararası düzenin parçalanmasına yol açıyor.

Gazze’deki savaştan nasıl çıkılacağı ve ‘ertesi günü’ belirsizliğini korurken Ortadoğu’da bu savaşın ortaya çıkardığı yeni bir soğuk savaş biçimiyle karşı karşıya olabiliriz.

Ancak Rusya ile ilgili soruların sorulması, kaçınılmaz olarak Çin ile ilgili sorular da sorulması anlamına geliyor. Pekin, Moskova’nın aksine çatışmaya doğrudan müdahil olmasına dair herhangi bir sinyal vermiyor. Putin geçtiğimiz hafta, Batılı ülkelerin Ukrayna’yı silahlandırmasına ve Rusya'ya saldırmasına izin vermesine karşılık, Moskova'nın dünyanın dört bir yanındaki ABD karşıtı grupları desteklemeye hazır olduğunu söylemişti. Bu da İran ile silah anlaşmaları yapmaya ya da bölgedeki İran yanlısı grupları doğrudan ya da Tahran üzerinden silahlandırmaya hazır olduğu şeklinde yorumlandı. Hizbullah'a yakın çevreler Moskova ile ilişkilerinin şu an her zamankinden daha güçlü olduğundan bahsediyor. Peki, bu Rusya'nın Hizbullah'a silah ya da teknoloji sağladığı anlamına mı geliyor? Her halükârda özellikle Ukrayna ve genel olarak Avrupa kıtasının güvenliği konusunda ABD ve Batı ülkeleri ile derinleşen çatışması çerçevesinde, Rusya'nın Gazze’deki savaşa müdahil olmuş olabileceğinden endişe duymak gerekiyor.

Son yıllarda İsrail, Körfez Arap ülkeleri ve İran'la birlikte bölgedeki varlığının kapsamını genişleten Çin ise Filistin'deki bölünmüşlüğün tarafları olan Fetih Hareketi (El Fetih) ve Hamas Hareketi arasında uzlaşı sağlayama çalışarak ve Filistinliler ile İsrail arasındaki çatışmayı çözmek için uluslararası konferans çağrısında bulunarak, savaşa diplomatik bir pencereden bakıyor.

svdfbgnh
Ürdün'ün ev sahipliğinde yapılan “Eylem Çağrısı: Gazze'ye Acil İnsani Müdahale” konulu Ölüdeniz Konferansı'na katılan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken (ortada) sağında Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ile, 11 Haziran 2024 (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki savaşın büyük resmi böyle, ancak uluslararası ve bölgesel ittifakların karmaşıklığı ve çakışmaları çerçevesinde, uluslararası ve bölgesel safların daha açık dizildiği Soğuk Savaş dönemindeki durumun aksine, bugün bölgedeki ve dünyadaki tüm ülkeler ilişkilerini ve ittifaklarını mümkün olduğunca genişletmeye çalışıyor. Bu ise bölgedeki uluslararası rekabetin, özellikle de günümüzün iki büyük kutbu olan ABD ve Çin arasındaki rekabetin ek bir nedeni haline geliyor. Hem ABD hem de Çin, İsrail'den Körfez ülkelerine ve İran'a kadar bölgedeki diğer ülkelerle ilişkilere sahip. Dolayısıyla Gazze’deki savaştan nasıl çıkılacağı ve ‘ertesi günü’ belirsizliğini korurken, Ortadoğu’da bu savaşın ortaya çıkardığı yeni bir soğuk savaş biçimiyle karşı karşıya olabiliriz.

Fakat savaşı çevreleyen bu uluslararası sahne tek başına savaşın gelişimini ve geleceğini açıklamaya yetmiyor. Zira yerel aktörlerin, Hamas ve İsrail'in, özellikle de Sinvar ve Netanyahu'nun hesapları, çatışmanın geleceği üzerinde çok etkili ve hatta belirleyici. İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in geçtiğimiz günlerde Hamas Hareketi’ne Biden'ın teklifini kabul etmemesi yönünde yaptığı dolaylı çağrıdan da anlaşılacağı üzere, İran'ın Hamas'ın önemli bir destekçisi olarak savaştaki varlığı, hatta onun tercihlerini yönlendirmesi göz ardı edilemez. Tüm bu aktörlerin, Gazze Şeridi'ndeki savaşta yaşanan gelişmelerin de kanıtladığı üzere, başta bölgedeki başlıca uluslararası aktör olan ABD olmak üzere, savaştaki başlıca ülkelerin çıkarlarını ve tedbirlerini dikkate aldıklarına hiç şüphe yok.

Gazze’deki savaş da dahil olmak üzere bölgedeki olayların çoğu, ABD’nin bölgedeki yeni mühendisliğinin bir parçası olarak, ABD-Suudi Arabistan anlaşması etrafında dönüyor.

Nihayetinde ister müttefikleri ister muhalifleri tarafından olsun, tüm yerel, bölgesel ve uluslararası hesaplar ABD ve onun yakın ve uzak hedefleri etrafında dönüyor. Hamas, İran ve Hizbullah, İsrail ile ABD arasındaki anlaşmazlıkların ve bu anlaşmazlıkların merkezinde yer alan ABD’nin bölgedeki önceliklerinin üzerine bahis oynuyorlar. Biden yönetimi, ABD'nin Doğu Avrupa, Pasifik ya da Çin Denizi gibi önemli uluslararası çatışma bölgelerine yeniden odaklanmasıyla ilgili jeopolitik nedenlerinin yanı sıra Gazze’deki savaşta İsrail'i desteklediği ve gönderdiği çok sayıda silahla on binlerce Filistinli sivilin ölümüne neden olduğu için seçimlerde ABD’lilerin kendisine yönelik tepkisini hafifletmek gibi sebeplerden ötürü üç aşamalı ateşkes anlaşmasının imzalanması için acele ediyor.

xscdvfbg
İsrailli rehinelerin aileleri, Blinken’ın Tel Aviv ziyaretine denk gelecek şekilde, rehinelerin derhal serbest bırakılması talebiyle protesto gösterisi düzenledi 11 Haziran 2024 (Reuters)

Öte yandan Gazze'deki ateşkes, Washington ile Riyad arasında bir savunma anlaşmasından oluşan ve Washington'ın İsrail'i Suudi Arabistan ile normalleşme anlaşması yoluyla bölgeye daha fazla entegre etme çabaları çerçevesinde Tel Aviv'in de katılabileceği, ancak Tel Aviv'in Riyad'ın talep ettiği gibi iki devletli bir çözüm ile ilgili somut adımlar atmasına bağlı olan, ABD himayesinde ‘bölgesel bir yapı’ inşa etmeye doğru ilerliyor. Dolayısıyla, Gazze’deki savaş da dahil olmak üzere bölgedeki olayların çoğu, ABD’nin bölgedeki yeni mühendisliğinin bir parçası olarak ABD-Suudi Arabistan anlaşması etrafında dönüyor. Bu sebeple, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney’in kısa süre önce Aksa Tufanı Operasyonu’nu, bölgedeki denklemleri değiştirmeye yönelik bir Amerikan projesini engellediğini söyleyerek övmesi kimseyi şaşırtmadı.

Hamas Hareketi’nin Gazze’deki lideri Yahya Sinvar'ın özellikle de esir kartını elinde tuttuğu sürece, elinde kalanlarla savaşmaya devam etme isteğine ilişkin kendi hesaplarıyla kesiştiğinde İran'dan gelen sinyalleri aldığına şüphe yok. İşte şimdi Washington ona ABD vatandaşı olan rehineler için arada İsrail olmadan müzakere etme teklifinde bulunuyor. Sinvar’ın sadece iki seçeneği var. Ya İsrail, uluslararası tarafların garantörlüğünde kalıcı bir ateşkesi kabul edecek ya da savaşmaya devam edecek. Şimdiye kadar bu iki seçenek dışında üçüncü bir seçeneği kabul etmeye istekli görünmedi. Sinvar'ın tutumunun, özellikle Hamas’ın Doha'daki lider kadrosuna uygulanan baskı çerçevesinde bir bütün olarak Hamas'ın tutumu olup olmadığı da tartışmalı bir konu. Ancak İran Hamas'ın ana şemsiyesi olmaya devam ediyor. Bu da Hamas'ın genel tutumunu anlamada önemli bir unsur.

Netanyahu'nun siyasi ve şahsi hesapları, Washington ile ilişkilerinin sınırları ve koşulları da dahil olmak üzere savaştaki seçeneklerini belirlemede önemli rol oynuyor.

İsrail'e ve özellikle Netanyahu'ya gelince; Netanyahu, iki devletli bir çözümü kabul etmeye hazır değil. Çünkü böyle bir durum onu hükümetinin düşmesi ve aşırı sağın yeri doldurulamaz desteğini kaybetmesi tehdidiyle karşı karşıya bırakacaktır. Yani ya hem Filistinlilerle savaşı hem de İsrail içindeki siyasi çatışmayı kazanarak ikisi de kazanacak ya da ikisini birden kaybedecek. Tecrübeli bir siyasetçi olan Netanyahu, İsrail'deki siyasi ve demografik geleceğin özellikle savaş sonrasında aşırı sağcı eğilimlerden yana olduğunu çok iyi biliyor. Bu nedenle önceliklerinin, görev süresi sona ermekte olan Biden yönetimiyle ilişkileri pahasına da olsa aşırı sağcı akımların kendisine olan desteğini sürdürmek olması gerektiğini bilen Bibi (Netanyahu), İsrail sağının değirmenine su taşıyan Donald Trump'ın seçimleri kazanması üzerine de bahis oynuyor olabilir. Nihayetinde Netanyahu'nun siyasi ve şahsi hesapları, Washington'la ilişkinin sınırları ve koşulları da dahil olmak üzere savaştaki seçeneklerini belirlemede önemli rol oynuyor. İsrail sağının anlatısı, Biden'ın İsrail'e yardım etmek yerine, onu bölgeye yönelik projesinin bir parçası olarak kullandığı yönünde ve bu da elbette Netanyahu ve danışmanları tarafından çok iyi biliniyor.

Tüm bu üst üste binen uluslararası, bölgesel ve yerel sahneler açısından Gazze’deki savaştan çıkış yolunu hayal etmek daha da zorlaşıyor. O halde bölge uzun bir ‘yıpratma savaşına’ mı hazırlanmalı? Nihayetinde böyle bir savaşın bedelini öncelikle Filistinli siviller, ikinci olarak da Lübnan'da, Suriye'de, hatta biraz daha uzaktaki Irak'ta olsun, uzun savaşlara alışkın olan ‘Bereketli Hilalin’ halkları ödeyecek.



Peş peşe iptal kararları: İki dizinin fişi çekildi

Ünlü nörolog Dr. Oliver Sacks'ın hayatı ve vakalarından esinlenen Brilliant Minds'da Zachary Quinto, eksantrik nörolog Dr. Oliver Wolf rolünde (NBC)
Ünlü nörolog Dr. Oliver Sacks'ın hayatı ve vakalarından esinlenen Brilliant Minds'da Zachary Quinto, eksantrik nörolog Dr. Oliver Wolf rolünde (NBC)
TT

Peş peşe iptal kararları: İki dizinin fişi çekildi

Ünlü nörolog Dr. Oliver Sacks'ın hayatı ve vakalarından esinlenen Brilliant Minds'da Zachary Quinto, eksantrik nörolog Dr. Oliver Wolf rolünde (NBC)
Ünlü nörolog Dr. Oliver Sacks'ın hayatı ve vakalarından esinlenen Brilliant Minds'da Zachary Quinto, eksantrik nörolog Dr. Oliver Wolf rolünde (NBC)

Amerikan yayın ağı NBC, iddialı yapımları arasında gösterilen iki dizisinin fişini çekti. 

Kanal, medikal drama Brilliant Minds ve sahte belgesel türündeki komedi dizisi Stumble için devam kararı almadı.

Ünlü nörolog Oliver Sacks'in Karısını Şapka Sanan Adam (The Man Who Mistook His Wife for a Hat) ve Mars'ta Bir Antropolog (An Anthropologist on Mars) kitaplarından esinlenen Brilliant Minds, ikinci sezonun ardından ekranlara veda ediyor. Stumble ise ilk sezonun ardından iptal edildi.

Başrolünde Star Trek yıldızı Zachary Quinto'nun nörolog Oliver Wolf rolüyle yer aldığı dizi, tıp dünyasının çözülemeyen gizemlerini ve zihnin gizemlerini araştıran Dr. Wolf'la ekibine odaklanıyordu.

Eylül 2024'te başlayan yapım, ikinci sezonunda reytinglerin düşmesi üzerine geçen şubatta yayından çekilmişti. 

Dizinin henüz yayımlanmamış son 6 bölümü, 27 Mayıs'tan itibaren ekrana gelerek izleyiciyle vedalaşacak. 

Emmy adayı Greg Berlanti'nin yapımcıları arasında bulunduğu dizide Quinto'ya Tamberla Perry ve Ashleigh LaThrop gibi isimler eşlik ediyordu.

Eleştirmenlerin favorisi reytinge yenildi

Oklahoma'daki bir üniversitenin amigo takımı dünyasını mizahi bir dille ele alan Stumble, başrol oyuncusu Jenn Lyon'ın performansıyla eleştirmenlerden tam not alsa da geniş kitlelere ulaşmayı başaramadı. 

Kasımda başlayan ve martta sezon finali yapan dizi, düşük izlenme oranları nedeniyle ikinci sezon onayını alamadı. 

Kadrosunda Taran Killam ve Kristin Chenoweth gibi isimlerin yer aldığı yapım, NBC'nin bu sezonki tek sezonluk projeleri arasına girdi.

Gelecek planları ve akıbeti belirsiz yapımlar

Bu iptallerin ardından NBC'de ikinci sezon onayı bekleyen tek komedi, başrollerini Tracy Morgan ve Daniel Radcliffe'in paylaştığı The Fall and Rise of Reggie Dinkins oldu. Ayrıca drama dizisi Av Partisi (The Hunting Party) de hâlâ onay bekleyen yapımlar arasında yer alıyor.

Kanal, 2026-2027 yayın dönemi için ise rotasını yeni projelere kırmış durumda. Öne çıkan pilot bölümler arasında Buffy the Vampire Slayer ve Angel yıldızı David Boreanaz'ın yeni projesi ve Dan Goor'la Luke Del Tredici imzalı bir dedektiflik komedisi bulunuyor. 

Sektör kaynakları, bu yeni projelerin onay almasına kesin gözüyle bakıyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


NATO'nun sinema ve TV hamlesi açığa çıktı

ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'yu hedef alan açıklamaları dikkat çekiyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'yu hedef alan açıklamaları dikkat çekiyor (Reuters)
TT

NATO'nun sinema ve TV hamlesi açığa çıktı

ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'yu hedef alan açıklamaları dikkat çekiyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'yu hedef alan açıklamaları dikkat çekiyor (Reuters)

NATO'nun "dağıldığı" endişesi bizzat birliğin üyeleri tarafından dile getirilirken askeri ittifakın gizli bir girişimi ortaya çıktı. 

Guardian'ın özel haberine göre NATO, Avrupa ve ABD'deki sinemacı ve televizyoncularla kapalı kapılar ardında toplantılar gerçekleştiriyor. 

Yönetmen, senarist ve yapımcıların davet edildiği toplantıların "NATO propagandasını" amaçladığı öne sürülüyor. 

Birleşik Krallık merkezli gazete; Los Angeles, Brüksel ve Paris'te üç zirvenin yapıldığını ve gelecek ay Londra'da benzer bir toplantının daha düzenleneceğini bildirdi. 

Çağrılanlardan bazılarının davet karşısında afalladığı ve kendilerine "NATO propagandasına katkıda bulunma" teklifinin yapılacağını düşündüğü aktarıldı. 

"Avrupa ve ötesinde gelişen güvenlik durumunun" ele alınacağı zirvenin Chatham House Kuralı'na tabi tutulacağı da belirtildi.

Bu, katılımcıların edindikleri bilgileri kullanabileceği ancak toplantıdaki diğer kişilerin kimliklerini açıklayamayacağı anlamına geliyor. 

Guardian, yapılan toplantıların halihazırda üç farklı projenin başlatılmasını sağladığını da haberinde öne sürdü. 

Organizatörlerin "işbirliği ve uzlaşma" mesajının vurgulanmasını yeterli gördükleri de haberde belirtildi. 

Kendi ülkesinde ödül kazanan İrlanda filmi Christy'nin senaristi Alan O'Gorman, bu zirveleri "kabul edilemez bir açık propaganda" diye niteledi:

Benim gibi pek çok kişinin NATO üyesi olmayıp birliğin katıldığı savaşlar yüzünden acı çeken ülkelerde yaşayan arkadaşları ya da akrabaları var ya da bizzat oralarda yaşıyorlar. Birlik, mesajlarını sinema ve TV'ye yansıtmak istiyor.

Alan O'Gorman, Londra'daki zirveye davet edilen pek çok senaristin "sanatın savaşı desteklemesi" ve "NATO propagandasına yardım" fikrinden çok rahatsız olduğunu sözlerine ekledi. 

NATO'dan gazeteye yapılan açıklamada 4. zirvenin yapılacağı doğrulandı:

Eğlence sektörü temsilcilerinin NATO'nun işleyişine ve görev tanımına duydukları merakı dile getirmeleri üzerine bu adım atıldı. Bu etkinlikler sivil toplum, düşünce kuruluşları camiası ve NATO temsilcilerinin katılımını içeriyor.

Independent Türkçe, Guardian, AP


Savaşın faturası ağır: Amerikalılar daha az araba kullanıyor, tatiller iptal

Savaşın faturası ağır: Amerikalılar daha az araba kullanıyor, tatiller iptal
Savaşın faturası ağır: Amerikalılar daha az araba kullanıyor, tatiller iptal
TT

Savaşın faturası ağır: Amerikalılar daha az araba kullanıyor, tatiller iptal

Savaşın faturası ağır: Amerikalılar daha az araba kullanıyor, tatiller iptal
Savaşın faturası ağır: Amerikalılar daha az araba kullanıyor, tatiller iptal

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la savaşı 10. haftasına yaklaşırken benzin fiyatlarının hızla yükselmesi, birçok Amerikalıyı günlük harcamalarını kısmaya itti.

Washington Post/ABC News/Ipsos anketine göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 44'ü yüksek benzin fiyatları nedeniyle daha az araba kullandığını, yüzde 42'si ise hane harcamalarını kıstığını söyledi. Ayrıca anket, ABD'lilerin yüzde 34'ünün seyahat veya tatil planlarını değiştirdiğini ortaya koydu.

Amerikan Otomobil Birliği motor kulübüne göre, ülke genelinde ortalama benzin fiyatı cumartesi günü galon başına 4,43 dolara ulaşırken, Amerikalılar davranışlarını değiştiriyor. Geçen yıl bu zamanlarda ulusal ortalama galon başına sadece 3,15 dolardı.

GasBuddy'nin petrol analisti Patrick de Haan, cumartesi günkü ortalama fiyatın endişe verici yeni bir rekor olduğunu söyledi.

X'te, "Ulusal ortalama benzin fiyatı, mayısın ikinci gününde bugünkü kadar yüksek olmamıştı" diye yazdı.

De Haan, Post'a, benzin fiyatlarının gelecek haftalarda daha da yükselebileceğini söyledi.

"Gelecek haftalarda çok daha büyük bir enerji krizine dönüşebilecek bir döneme giriyoruz ve olası bir hatayı kabullenmek yerine, hem Beyaz Saray hem de İran pozisyonunu sertleştirmiş görünüyor" dedi.

The Independent, yorum talebiyle Beyaz Saray'a ulaştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers gazeteye, Trump'ın çatışmanın "geçici, kısa vadeli aksaklıkları" konusunda "Amerikan halkına dürüst" davrandığını söyledi.

Rogers, "Başkan petrol ve benzin fiyatlarını rekor hızda çok yıllık düşük seviyelere indirdi ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği normale döndükçe, bu enerji fiyatları bir kez daha düşecek" diye ekledi.

Yine de nisanda Quinnipiac Üniversitesi'nin yaptığı ankete göre, ABD'li seçmenlerin yaklaşık yüzde 65'i yüksek benzin fiyatlarından Trump'ı "çok" veya "biraz" sorumlu tutuyor.

frgf
Beyaz Saray sözcüsü, Trump'ın çatışmanın "kısa vadeli aksaklıkları" konusunda "açık sözlü" olduğunu söyledi (AFP)

Başkan cuma günü Kongre'ye İran'la düşmanlıkların "sonlandırıldığını" ve ABD'nin 7 Nisan'dan beri İran'la çatışmaya girmediğini söyledi.

Cumartesi günü Trump, İran'dan gelen yeni barış planını incelediğini duyurdu ancak ülkenin "henüz yeterince büyük bir bedel ödemediği" konusunda uyardı.

Truth Social'da, "İran'ın bize yeni gönderdiği planı yakında inceleyeceğim ancak son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemediklerinden bunun kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum" diye yazdı.

Ayrıca gazetecilere, İran'ın "yanlış davranması" durumunda yeni saldırıların emrini verebileceğinin "muhtemel" olduğunu söyledi.

Trump cumartesi günü, "Eğer yanlış davranırlarsa, kötü bir şey yaparlarsa, o zaman göreceğiz. Ama bu gerçekleşebilecek bir olasılık" dedi.

Independent Türkçe