Gazze ateşkesi: Arabulucular, ABD'nin farklılıkları aşma konusundaki görüş ayrılığının ortasında ‘uzlaşma’ arayışıyla ‘daha derin’ görüşmeler yapacak

Gazze'deki enkaz yığınları arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)
Gazze'deki enkaz yığınları arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)
TT

Gazze ateşkesi: Arabulucular, ABD'nin farklılıkları aşma konusundaki görüş ayrılığının ortasında ‘uzlaşma’ arayışıyla ‘daha derin’ görüşmeler yapacak

Gazze'deki enkaz yığınları arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)
Gazze'deki enkaz yığınları arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)

İnsani bir trajediye sürüklenen Gazze Şeridi'nde ikinci ‘neşesiz’ bayram, ABD Başkanı Joe Biden'ın savaşı durdurma önerisini hayata geçirmeyi amaçlayan müzakerelerde ‘zor bir duruma’ denk geldi.

Şarku’l Avsat'a konuşan ilgili uzmanlara göre, bu bağlamda müzakerelerin arabulucuları, Ekim 2023'ten bu yana devam eden savaşı durdurmak için Hamas'ın koşulları ile İsrail'in engelleri arasında bir uzlaşma arayışında ‘daha fazla hareket’ ve ‘daha derin görüşmelere’ doğru ilerliyor.

Söz konusu uzmanlar ayrıca, Hamas ile İsrail arasındaki farklılıkların giderilmesi konusunda ABD'nin görüş ayrılığı içinde olduğunu, bunun da arzu edilen ateşkes şansını tehlikeye attığını ve Washington'un arabulucuların farklılıkları giderme çabalarını desteklemediği sürece çözümlerin bir ‘kısır döngü’ içinde döndüğünü düşünüyor.

Tahminlere göre görüşmeler ‘daha derin’ olacak. Çünkü savaşın kökleriyle, özellikle de Hamas'ın iki temel talebiyle, yani İsrail'in askeri olarak Gazze Şeridi'nde kalma, Hamas'ı idari olarak dışlama ve esir ve cesetleri geri alma ısrarına karşılık Gazze'den tamamen çekilme ve kalıcı bir ateşkesle ilgilenecekler.

Boşlukların kapatılması

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan perşembe günü yaptığı açıklamada, ‘Hamas'ın talep ettiği değişikliklerin birçoğunun Başkan Joe Biden'ın üç aşamalı Gazze ateşkesi önerisi üzerine yaptığı konuşmayla uyumlu olduğunu, bazılarının ise olmadığını’ belirterek ‘Hamas'la aradaki uçurumların nasıl kapatılacağına ve mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya nasıl varılacağına odaklanıldığını’ ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da Cuma günü Ummanlı mevkidaşı Bedr el-Busaidi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Umman Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ‘görüşmede yeterli yardımın girişine izin vermek, akan kanı durdurmak ve her iki taraftaki esir ve mahkûmların serbest bırakılmasını sağlamak için kalıcı ateşkes çabalarının ele alındığı’ belirtildi. İki bakan ‘çatışmanın acilen durdurulmasının zorunlu olduğu’ konusunda mutabık kaldı.

Blinken'ın çabaları, İsrail Yayın Kurumu'nun bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı, Hamas'ın Biden'ın önerisine geri dönmeye hazır olduğunu açıklamadan İsrail heyetinin müzakerelere gitmeyeceği ve bu konuda Hamas üzerinde ‘baskı’ olduğu yönündeki açıklamasından bir gün sonra geldi.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot perşembe günü İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, ‘Hamas'ın sadece ABD'den değil Çin, Rusya ve Türkiye'den de garantörlük istediğini’ yazdı.

Geçtiğimiz çarşamba günü Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani ile Doha'da bir basın toplantısı düzenleyen Blinken, “Bir anlaşmaya varmak için boşlukları doldurmak üzere arabulucularla birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Aynı basın toplantısında konuşan es-Sani ise “Katar'da (arabuluculuk) ortaklarımız Mısır ve ABD ile birlikte Gazze Şeridi'ndeki savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmenin en iyi yolu için aradaki farkları kapatmaya ve bu farklılıkları çözmeye kararlıyız” ifadesini kullandı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı daha önce İsrail ve Hamas'a ‘gecikme ya da koşula bağlı olmaksızın anlaşmayı tamamlamak için ciddi adımlar atmaları’ çağrısında bulundu. Katar Dışişleri Bakanlığı da her iki tarafa kararı ‘gecikme olmaksızın’ uygulama çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi 10 Haziran'da Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirecek bir öneriyi kabul etti. Kurban Bayramı münasebetiyle Arap ve uluslararası liderler ve bakanlar arasında bugün başlaması beklenen resmi tebrik görüşmelerinde Gazze ateşkesi ve ABD Başkanı Joe Biden'ın önerisinin ağırlık kazanması bekleniyor.

‘Daha derin’ konuşmalar

Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, ateşkes görüşmelerinin ‘Biden'ın önerisi ve arabulucuların daha fazla hareket etmesi ışığında müzakerelerin geleceğinin bağlı olduğu dikenli ve daha derin konulara doğru ilerlediğini’ belirtti.

Hasan, “Önümüzdeki dönemde daha derinlemesine ele alınacak konular arasında Hamas'ın, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki askeri varlığında ısrar etmesi ve Hamas'ı dışlaması karşılığında İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi ve kalıcı bir ateşkes talebi yer alıyor. Bu noktada müzakereler ABD'nin rolüne bağlı olacak ki Beyaz Saray'da Blinken gibi Hamas'ı suçlayan ve anlaşmanın bozulmasından sorumlu tutan bir ekip ile ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı gibi hareketin Biden'ın önerisine getirdiği yorumun basit ve tartışılabilir olduğuna inananlar arasında net bir ayrışma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Hasan sözlerini şöyle sürdürdü: “Washington tutumunu değiştirmez ve İsrail'e baskı yapan daha büyük bir hareketi desteklemezse, bu derin görüşmeler yeni bir şey getirmeyecek ve bir kısır döngü içinde dönüp duracağız. Ayrıca arabulucuların girişimleri bir ateşkese ulaşmada başarılı olamadan tekrarlanacak. Bu süreç Kasım ayında yapılacak ABD başkanlık seçimlerinin sonrasına kadar uzayabilir.”

İsrail düğümü

Ürdün'deki Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Direktörü Cevad el-Hamad Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, ‘özellikle Gazze'deki Filistin halkını yok etmek isteyen, onları yerinden etmeye çalışan, ancak başarılı olamayan ve savaşı sürdürmek isteyen İsrail iktidarındaki aşırı sağın tutumu ışığında, daha derin görüşmeler ve daha fazla seferberlik gerektiren gerçek bir sorunun var olduğunu’ belirtti.

‘Ciddi bir anlaşmaya varmak ve savaşı durdurmak için topun artık İsrail ve ABD'nin sahasında olduğunu’ belirten el-Hamad, ‘bunun için gerekli şartların tamamen olgunlaştığı göz önüne alındığında yakında gerçek bir ateşkese varılabileceğine’ dair ihtiyatlı bir iyimserliğin varlığına işaret etti.

El-Hamad'a göre bunun en önemli göstergesi, Hamas'ın BM Güvenlik Konseyi kararını kabul etmesi ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı tarafından da teyit edildiği üzere, Biden'ın önerisinden biraz sapan, çoğu küçük ve uygulanabilir ayrıntılar sunmasıdır.

‘ABD yönetiminin savaşı sona erdirmek isterse bunu yapacağına ve İsrail'e bunu yapmasını emredebileceğine’ inanan el-Hamad, ‘bunun güçlü bir dinamik ve Arap baskısının bir anlaşmaya varması için bir fırsat sağlayacağını’ belirtti.



FBI, İran savaşı nedeniyle istifa eden Joe Kent’in peşinde

Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
TT

FBI, İran savaşı nedeniyle istifa eden Joe Kent’in peşinde

Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)

FBI, İran savaşını eleştirerek istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent hakkında gizli bilgileri sızdırdığı gerekçesiyle inceleme yürütüyor.

Adlarının gizli tutulması şartıyla Semafor'a konuşan ABD'li yetkililer, FBI'ın aylardır Kent hakkında soruşturma yürüttüğünü söylüyor.  

Kaynaklar, gizli bilgilerin sızdırılmasıyla ilgili incelemenin ne zaman başlatıldığına dair ayrıntı vermiyor.

Axios'a konuşan yetkililer de FBI soruşturması hakkındaki detayların gizli tutulduğunu söylüyor.

Ancak kaynaklardan birine göre, Kent'in Tucker Carlson ve başka bir muhafazakar podcast sunucusuna bilgi sızdırdığından şüpheleniliyor. İsrail ve İran'la ilgili sızdırılan istihbarat bilgilerinin de FBI tarafından incelendiği aktarılıyor.

Yetkililerden biri, Kent'in "aylardır takip edildiğini" belirterek pozisyonundan da bu yüzden istifa ettiğini savunuyor:

Kent, bu incelemenin istifasına misilleme olarak yapıldığını iddia etmeye çalışacak. Fakat durum tam tersi; soruşturma altında olduğunun farkında ve bu yüzden istifa etti.

Semafor ve Axios, FBI'ın yorum taleplerini reddettiğini, Kent'in de henüz açıklama yapmadığını aktarıyor.

Diğer yandan New York Times'ın 28 Ekim 2025'teki haberinde, Kent'in muhafazakar aktivist Charlie Kirk'ün cinayetiyle ilgili soruşturma dosyalarına erişmeye çalışırken FBI'la karşı karşıya geldiği yazılmıştı.

Haberde, Kent'in Kirk cinayetinde "yabancı ajanların" rol oynamış olabileceği ihtimaline karşı FBI dosyalarını incelediği ifade edilmişti. FBI Direktörü Kash Patel'in ise yetki sınırlarını aştığı gerekçesiyle Kent'e tepki gösterdiği aktarılmıştı.

Kent, salı günü yayımladığı istifa açıklamasında "İran'daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem" diyerek görevinden ayrıldığını duyurmuştu. İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığı halde ülkesinin "İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" savaşa girdiği yorumunu yapmıştı.

İstifasının ardından çarşamba günü Tucker Carlson'a verdiği söyleşide de Kent, İran'ın ABD'ye saldıracağına yönelik hiçbir istihbarat olmadığını vurguladı. Ayrıca karar verici konumundaki birçok yetkilinin Trump'la görüşlerini paylaşmasına izin verilmediğini de savundu.

45 yaşındaki siyasetçi, ABD Özel Harekat Birlikleri bünyesinde 11 kez savaşa katılmış, daha sonra ordudan ayrılarak CIA'de çalışmaya başlamıştı. İki çocuk sahibi Kent'in donanmada kriptolog olarak görev yapan eşi de 2019'da Suriye'deki bir saldırıda hayatını kaybetmişti.

Independent Türkçe, Semafor, Axios, Guardian


Trump’ın tehlikeli Hürmüz Boğazı planı: Adalar da ele geçirilebilir

Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
TT

Trump’ın tehlikeli Hürmüz Boğazı planı: Adalar da ele geçirilebilir

Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki Hark Adası'nı ele geçirmek ve Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine açmak için bölgeye daha fazla asker gönderebilir.

Kimliklerinin paylaşılmaması kaydıyla Reuters'a konuşan, aralarında Amerikalı yetkililerin de yer aldığı kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişinin sağlanması için ABD'nin bölgedeki donanma ve hava gücünü artırmayı planladığını söylüyor.

Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının gerçekleştirildiği Hark Adası'na asker konuşlandırmayı da düşünüyor. Ancak yetkililer, İran'ın adayı drone ve füzelerle vurabileceği için böyle bir hamlenin çok riskli olacağını vurguluyor.

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait jetler, 13 Mart'ta Basra Körfezi'ndeki adada yer alan askeri hedefleri vurmuş ancak petrol altyapısını hedef almamıştı.

Öte yandan Wall Street Journal, yaklaşık 2 bin 200 kişilik 31. Deniz Piyade Sefer Birimi'nin Ortadoğu'ya sevk edildiğini 13 Mart'ta yazmıştı.  

Gazetenin dün yayımlanan analizinde, özel operasyonlara katılan askerlerin İran'ın güney kıyılarındaki bazı adaları ele geçirmek için kullanılabileceği savunuluyor.

Amfibi saldırı gemisi USS Tripoli'deki donanma askerlerinin, yaklaşık bir haftada Japonya açıklarından Ortadoğu'ya varması planlanıyor.

Gemileri üs olarak kullanarak operasyon yürüten ekip, zırhlı araçlar ve topçu silahlarıyla donatılmış kara muharebe birimi; helikopterler ve F-35B gibi jet avcı uçaklarına sahip hava birimi; koordinasyonu sağlayan komuta ekibi ve ikmalle ekipman bakımını üstlenen lojistik taburundan oluşuyor.

Analistler, donanma harekatçılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin bunu Tahran'a karşı koz olarak kullanabileceğini söylüyor. Ayrıca askerlerin, İran'ın en büyük adası Keşm'e veya onun yakınındaki Kiş Adası ya da Hürmüz Adası'na konuşlandırılabileceğini belirtiyorlar.

New York Times'ın 17 Mart'ta yayımlanan analizinde de İran'ın elindeki nükleer yakıt stokunu ele geçirmek veya imha etmek için kara harekatı düzenlenebileceği yazılmıştı. Bunun "her açıdan modern Amerikan tarihinin en cüretkar ve en riskli askeri operasyonlarından biri olacağı" uyarısında bulunulmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın çarşamba günü yayımladığı açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana ABD'nin İran'a 7 bin 800'den fazla hava saldırısı düzenlediği, İran'a ait 120'den fazla geminin hasar gördüğü veya imha edildiği bildirildi.

Savaşta şimdiye dek 13 ABD askeri öldürülürken, 200 kişi de yaralandı.

Adının gizli tutulmasını isteyen Beyaz Saray'dan bir yetkili, "Kara birliklerini gönderme yönünde henüz bir karar alınmadı ancak Başkan Trump tüm seçenekleri masada tutuyor" dedi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


ABD Başkan Yardımcısı Vance'ten zorlu günler uyarısı

J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
TT

ABD Başkan Yardımcısı Vance'ten zorlu günler uyarısı

J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)

J.D. Vance, İran savaşı nedeniyle benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece "geçici" olduğunu söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı, çarşamba günü Michigan'daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bu geçici bir aksaklık" dedi.

Biden yönetimi döneminde benzin fiyatları 4 yıl boyunca yüksekti. Benzin fiyatları artık daha yüksek ve açıkçası, Biden dönemindeki bazı zirve seviyelere bile ulaşmış değil.

Ancak Donald Trump'ın İran'a saldırma kararına şüpheyle yaklaştığı bildirilen Vance, "Önümüzdeki birkaç hafta boyunca yolumuz zorlu" diye itiraf etti.

"Bakın, benzin fiyatları yükseldi, bunun farkındayız, bunun halkın canını yaktığını biliyoruz ve fiyatların düşük kalmasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi ve Donald Trump'ın durumu hafifletmek için "birçok şey" üzerinde çalıştığını ekledi.

Vance'in açıklamaları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle ABD'de benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemde geldi. Çatışma üçüncü haftasına girerken bu durum, küresel petrol arz zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor.

GasBuddy'ye göre pazartesi günü bir galon dizelin ortalama fiyatı 5 dolara ulaşarak Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu endişe verici eşik yalnızca o tarihte aşılmıştı. Amerikan Otomobil Birliği'ne göre salı günü bir galon dizelin ortalama maliyeti, bir önceki ayki 3,65 dolardan 5,04 dolara yükseldi.

Uzmanlar, ham petrolden elde edilen dizelin yüksek fiyatının Amerikalı tüketiciler için zincirleme etkiler yaratacağı uyarısını yapıyor.

Vance'in yorumlarına rağmen Trump, İran'la savaşın süresiz olarak devam edebileceği konusunda uyardı ve çarşamba günü Hürmüz Boğazı'nın açılmasının sorumluluğunu bu güzergahı kullanan ülkelere bırakmakla tehdit etti.

bgt
Vance'in açıklamaları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle ABD'de benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemde geldi. Çatışma üçüncü haftasına girerken bu durum, küresel petrol arz zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor (AP)

BaşkanTruth Social'da yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı:

İran terör devletinin kalanını "bitirsek" ve bizim kullanmadığımız sözde 'boğaz'ın sorumluluğunu onu kullanan ülkelere bıraksak acaba ne olurdu? Bu, kayıtsız kalan "müttefiklerimizden" bazılarını hızla harekete geçirirdi!!! Başkan DJT.

Independent Türkçe