Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Macron: Fransa, Suriye ekonomisinin yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazır

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)
TT

Macron: Fransa, Suriye ekonomisinin yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazır

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye ekonomisinin ve bankacılık sektörünün yeniden inşasına katkı sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Macron, bu açıklamayı Şam ziyareti sırasında yaptı.

Macron, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması için çalışmayı sürdürmek istiyoruz” dedi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Macron, Fransa’nın, Suriye Merkez Bankası’na destek sağlamak üzere çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Şera ise Şam’ın “küresel ulaşım koridorları ağında hayati bir geçiş noktası olarak yeniden rolünü kazandığını” ifade etti. Şera, enerji, havacılık ve altyapı alanlarında faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin Suriye ile iş birliği imkânlarını değerlendirdiğini, Suriye-Fransa ortaklığının ise sloganlardan ziyade somut uygulama projelerine odaklandığını söyledi.

cdfrgthyj
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Şam’da, Suriye’nin yeniden inşası ve stratejik koridorlara odaklanan bir ekonomi forumuna katıldı. (AFP)

Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, iki ülkeden temsilcilerin katılımıyla düzenlenen ekonomi forumunda konuşan Şera, “Hürmüz Boğazı krizinin ardından dünya, güvenli ve istikrarlı ulaşım koridorlarının değerini daha iyi kavradı” dedi. Şera, “Bugün Suriye’nin coğrafi konumu, küresel ulaşım koridorları pazarında vazgeçilmez bir bağlantı noktası olarak yeniden hayati rolünü üstleniyor. Fransa’nın da bu süreçte en önemli ortağımız olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Stratejik iş birliğinde limanlar, enerji, sağlık ve su sektörlerinin ön plana çıktığını belirten Şera, Suriye’deki sanayi kentlerinin küresel yatırımlar için yeni merkezler olmaya hazırlandığını söyledi.

Şera ayrıca, yabancı şirketlerin gerçek ortaklıklar temelinde yeniden imar sürecine katılmaya davet edildiğini belirterek, Suriye ile Fransa arasında yeniden imar ve iş birliğini kapsayan kapsamlı bir yol haritasının hazırlandığını ifade etti.

bhynjuk
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)

Şera, ülkede istisnalara değil kurumsal yapılara dayalı yeni bir yatırım ortamı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Hava filosunun yenilenmesi, havalimanlarının yeniden işletmeye alınması, elektrik ve su şebekelerinin modernizasyonu ile sanayi sektörlerinin geliştirilmesini kapsayan bütüncül bir program üzerinde çalıştıklarını ifade eden Şera, sermayenin güvenli yatırım ortamı aradığını, bu nedenle Suriye’yi küresel ekonomiyle yeniden entegre ederek yatırım süreçlerini kolaylaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Şera ayrıca, Suriye’nin güvenli ulaşım koridorları üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, Fransa’nın bu süreçte ortak olmayı hedeflediğini dile getirdi.

Şera, bugün erken saatlerde Şam’daki Halk Sarayı’nda Macron’u kabul etti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin çeşitli alanlarda geliştirilmesi ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alındı.

Macron ve beraberindeki heyet, resmi temaslarda bulunmak üzere dün Suriye’nin başkenti Şam’a ulaşmıştı.


Berlin: Hürmüz'deki mayınların temizlenme bedelinin İran'a yüklenmesi haklıdır

3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)
3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)
TT

Berlin: Hürmüz'deki mayınların temizlenme bedelinin İran'a yüklenmesi haklıdır

3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)
3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenmesi maliyetinin yüklenmesinin haklı olacağını söyledi. Ancak Berlin'in şu aşamada bu operasyona katılım karşılığında ücret talep etmeyi planlamadığını belirtti.

Wadephul'un açıklamaları, Avrupa başkentlerinin dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olası rollerini değerlendirdiği bir dönemde geldi. Konunun, NATO'nun Ankara'da düzenlenecek zirvesinde İran ve deniz ulaşım özgürlüğü başlıkları kapsamında gündeme gelmesi bekleniyor.

Alman Handelsblatt gazetesine konuşan Wadephul, İran'ın "uluslararası bir deniz geçiş güzergâhına hukuka aykırı şekilde mayın döşediğini" söyledi. Alman bakan, "Diğer Avrupalı ortaklarımızla birlikte bu mayınları temizlersek, şu anda bunun karşılığında herhangi bir ücret talep etmeyi düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı.

Ancak Wadephul, "Prensip olarak böyle bir talep haklı olur ve maliyeti İran karşılamalıdır; çünkü rejimin neden olduğu bir zararı ortadan kaldırıyoruz" ifadelerini kullandı.

rgt6y7u
 Wadephul, 3 Temmuz'da Brezilya'da yapılan bir toplantıda, (EPA)

Alman Bakan, Almanya'nın olası bir mayın temizleme operasyonuna askeri katılımının açık güvenlik ve siyasi şartlara bağlı olduğunu belirtti. Wadephul, "Yaz ayları içinde Alman ordusunun mayın temizleme çalışmalarında mümkün ve anlamlı bir rol üstlenip üstlenemeyeceği netleşmeli" diye konuştu.

Bunun için "yeterince güvenli bir ortamın" sağlanması gerektiğini ifade eden Wadephul, bunun Umman ve İran'ın operasyonun fiilen yürütülmesine izin vermesi anlamına geldiğini söyledi. Başarının ise ABD ile İran arasındaki müzakerelerin seyrine bağlı olduğunu kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Alman hükümeti, birkaç hafta önce Fulda adlı mayın avlama gemisi ile Mosel adlı destek gemisini bölgeye göndermiş ve olası bir mayın temizleme operasyonuna katılım için hazır bekletmeye başlamıştı.

Wadephul'un açıklamaları, NATO'nun bugün ve yarın Ankara'da yapılması planlanan zirvesi öncesinde geldi. Avrupalı yetkililer, İran savaşı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa hükümetlerinin bu konudaki tutumuna yönelik memnuniyetsizliğinin zirveyi gölgelemesinden endişe ediyor.

NATO liderlerinin zirve bildirisinde, "müttefiklerin İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yeniden teyit edeceği" ve İran'a "Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı özgürlüğüne tam anlamıyla saygı göstermesi" çağrısında bulunacağı belirtiliyor.

Hürmüz'deki durum, Tahran ile Avrupa başkentleri arasında daha geniş bir anlaşmazlığa da yol açtı. İngiltere ve Fransa'nın Umman ile iş birliği yaparak deniz ulaşımını korumaya yönelik çok uluslu bir askeri görev oluşturmaya hazır olduklarını açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın "bölge dışı güçlerin askeri gösteri alanı olmadığını" belirtti.

Garibabadi, İran'ı "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlayan sorumlu bir güç" olarak nitelendirerek, bu bölgede "her türlü askeri girişime" karşı uyarıda bulundu. "Hürmüz'ün güvenliği kıyıdaş ülkelerin sorumluluğundadır" diyen Garibabadi, "kriz çıkaranlar maceralarının sonuçlarından sorumlu olacaktır" ifadelerini kullandı.

Fransa ise daha önce Charles de Gaulle uçak gemisinin Fransa'ya döneceğini, ancak mayın temizleme ekipmanları, iki fırkateyn ve bir deniz devriye uçağının bölgede kalacağını açıklamıştı.


İsrail parlamentosu, 7 Ekim saldırısı ile ilgili soruşturma komisyonunun kurulmasını onayladı

İsrail Knesset'indeki toplantılardan biri (Knesset web sitesi)
İsrail Knesset'indeki toplantılardan biri (Knesset web sitesi)
TT

İsrail parlamentosu, 7 Ekim saldırısı ile ilgili soruşturma komisyonunun kurulmasını onayladı

İsrail Knesset'indeki toplantılardan biri (Knesset web sitesi)
İsrail Knesset'indeki toplantılardan biri (Knesset web sitesi)

İsrail Parlamentosu (Knesset), dün Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği saldırıya yol açan güvenlik zafiyetlerini araştıracak bir soruşturma komisyonunun kurulmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Yasa tasarısına eklenen gerekçede, önerilen düzenlemenin amacının "7 Ekim katliamı" olarak nitelendirilen olaylar ile bunları izleyen savaşlara ilişkin kapsamlı, eksiksiz ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesini sağlamak olduğu belirtildi.