Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



İki depremde otellerinin yıkılmasının ardından Amerika'dan sınır dışı edilen 100 Venezuelalı kayboldu

Meksikalı kurtarma ekipleri, Venezuela'nın Catia La Mar kentinde hayatta kalanları arama çalışmalarında (EPA)
Meksikalı kurtarma ekipleri, Venezuela'nın Catia La Mar kentinde hayatta kalanları arama çalışmalarında (EPA)
TT

İki depremde otellerinin yıkılmasının ardından Amerika'dan sınır dışı edilen 100 Venezuelalı kayboldu

Meksikalı kurtarma ekipleri, Venezuela'nın Catia La Mar kentinde hayatta kalanları arama çalışmalarında (EPA)
Meksikalı kurtarma ekipleri, Venezuela'nın Catia La Mar kentinde hayatta kalanları arama çalışmalarında (EPA)

ABD ordusu, yaptığı açıklamada, Venezuela'daki La Guaira Limanı'nın onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden faaliyete geçtiğini ve yıkıcı depremlerin ardından ülkeye insani yardım ulaştırılmasında kullanılmaya başlandığını duyurdu.

Öte yandan, depremlerden sadece saatler önce ABD'den Venezuela'ya sınır dışı edilen 100'den fazla Venezuelalının, kaldıkları otelin çökmesi nedeniyle kayıp olduğu bildirildi.

ABD'li bir yetkili, dün, Deniz Piyadeleri (Marine Corps) birliklerinin La Guaira Limanı'nın onarım çalışmalarına destek vermek üzere bölgeye konuşlandırıldığını açıklamıştı. Aynı zamanda Washington yönetimi, Venezuela'ya sağladığı insani yardımı iki katına çıkararak 300 milyon dolara yükselttiğini duyurdu.

Venezuela, 24 Haziran'da Richter ölçeğine göre 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Depremler yüzlerce binanın yıkılmasına, ülkenin ana havalimanının ağır hasar görmesine ve son resmi verilere göre en az bin 719 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler ise kayıp sayısının yaklaşık 50 bin olduğunu tahmin ediyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), dün sabah başkent Caracas ile La Guaira kentlerini 4,6 büyüklüğünde artçı bir depremin vurduğunu açıkladı.

İsminin açıklanmasını istemeyen ABD'li yetkili, "Deniz Piyadeleri'ne bağlı uzman ekipler, La Guaira Limanı'nı yeniden işler hale getirmek ve hayati öneme sahip yardımların deniz yoluyla ulaştırılmasını sağlamak için gece gündüz çalışıyor" dedi.

Yetkili ayrıca, personel ve askeri ekipman taşımak amacıyla kullanılan amfibi nakliye gemisi USS Fort Lauderdale'ın da limana yanaştığını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, Venezuela'ya sağlanacak insani yardım miktarının başlangıçta planlanan tutarın iki katına çıkarılarak, 300 milyon dolara yükseltildiğini duyurdu.


Trump: İran, Doha'da görüşme talep etti

Trump: İran, Doha'da görüşme talep etti
TT

Trump: İran, Doha'da görüşme talep etti

Trump: İran, Doha'da görüşme talep etti

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın görüşme talebinde bulunduğunu ve tarafların salı günü Katar'ın başkenti Doha'da bir araya geleceğini açıkladı. Tahran ise daha önce bu hafta herhangi bir görüşme planlanmadığı yönündeki haberleri yalanlamıştı.

Trump, pazartesi günü kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda, "İRAN BİR GÖRÜŞME TALEP ETTİ. GÖRÜŞME YARIN DOHA'DA GERÇEKLEŞECEK!" ifadelerini kullandı.

Trump'ın açıklamasından kısa süre sonra Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD'li müzakereciler Jared Kushner ile Steve Witkoff'un bu hafta üst düzey temaslarda bulunmak üzere Doha'ya gideceğini duyurdu.

İran Dışişleri Bakanlığı ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ve ABD'nin teknik heyetlerinin bu hafta Orta Doğu'daki savaşı sona erdirmeye yönelik anlaşmanın uygulanmasını görüşmek üzere bir araya geleceğine ilişkin haberleri yalanladı.

Görüşmelere ilişkin belirsizlik, ABD ile İran arasında son günlerde yeniden yaşanan karşılıklı saldırıların ardından arttı. Söz konusu saldırılar, nisan ayında ilan edilen ateşkes ile Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda kalıcı barış amacıyla imzalanan mutabakat zaptına rağmen gerçekleşti.

Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi bir diplomat, AFP'ye yaptığı açıklamada, ABD ve İranlı yetkililerin mutabakatın uygulanmasını ele almak üzere Doha'da bir araya geleceğini doğruladı.

Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan diplomat, "Mutabakat zaptının uygulanması üzerinde çalışan teknik ekiplerin önümüzdeki günlerde Doha'da toplanması planlanıyor" dedi.

Diplomat ayrıca, ABD ile İran arasında yaşanan son saldırıların ardından olası gerilimleri azaltmak amacıyla oluşturulan iletişim kanallarının aktif durumda olduğunu da sözlerine ekledi.


NATO üyesi ülkeden dikkat çeken çıkış: Ödenmesi gereken küçük bir bedel

Estonya Dışişleri Bakanı, zaman zaman yaşanan hava sahası ihlallerinin Putin'in "can damarına" darbe vurmaya değer olduğunu söyledi (Reuters)
Estonya Dışişleri Bakanı, zaman zaman yaşanan hava sahası ihlallerinin Putin'in "can damarına" darbe vurmaya değer olduğunu söyledi (Reuters)
TT

NATO üyesi ülkeden dikkat çeken çıkış: Ödenmesi gereken küçük bir bedel

Estonya Dışişleri Bakanı, zaman zaman yaşanan hava sahası ihlallerinin Putin'in "can damarına" darbe vurmaya değer olduğunu söyledi (Reuters)
Estonya Dışişleri Bakanı, zaman zaman yaşanan hava sahası ihlallerinin Putin'in "can damarına" darbe vurmaya değer olduğunu söyledi (Reuters)

Estonya Dışişleri Bakanı, Ukrayna'ya ait rotasından çıkan drone'ların NATO topraklarına düşmesinin, Rusya'yı yenmek için ödenmesi gereken küçük bir bedel olduğunu söyledi.

NATO ülkeleri, hava sahalarına giren Ukrayna drone'u sayısının arttığını bildirirken bu, seyahat aksamalarına, havalimanlarının kapanmasına ve savaş uçaklarının havalanmasına yol açıyor.

Geçen hafta Estonya'da bir tarlada 5 kg'lık savaş başlığı taşıyan patlamamış bir drone bulundu. Ukrayna, geçen ay Romanya savaş uçaklarının Estonya hava sahasına giren bir drone'u düşürmesinin ardından özür dilemek zorunda kalmıştı.

Ancak Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Estonya'nın büyük resme baktığını ve aksamanın buna değdiğine inandığını söyledi.

Tsahkna, Financial Times'a "Elbette bu olaylardan memnun değiliz" diye konuştu.

Ama Ukrayna'ya bunu durdurmasını söylemiyoruz. Bu, Putin'in can damarına darbe vuruyor. Putin'in çevresindeki atmosferin son iki buçuk ayda değiştiğini biliyoruz... Artık o kadar iyimser değil. Bunun ana nedeni ekonomik; bu derin darbeler yüzünden.

Rusya, Baltık ülkelerini saldırılara karışmakla suçladı ancak Tsahkna bu haberleri "saçma" ve Kremlin'in çaresizliğinin bir örneği diye niteledi.

Ukrayna'nın uzun menzilli drone geliştirme çalışmalarını yoğunlaştırmasıyla Finlandiya, Letonya ve Litvanya da etkilendi.

gbnty
Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Ukrayna'dan durmasını istemeyeceklerini söyledi (AFP)

Drone saldırıları öncelikle Rusya'nın enerji altyapısını hedef alıyor ve analistler, Rusya'nın toplam rafineri kapasitesinin beşte birinden fazlasının devre dışı kalmış olabileceğini tahmin ediyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) geçen hafta, saldırılar nedeniyle Rusya'nın ham petrol üretiminin geçen ay yıllık bazda yaklaşık yüzde 5 düştüğünü bildirdi.

IEA, haziran raporunda, "Bu düzeydeki aksama, Rusya-Ukrayna çatışmasının tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir durum" dedi.

Ukrayna-Rusya savaşı, bu hava araçlarının geniş çapta kullanıldığı ilk savaş oldu. Putin'in Rus güçlerine Ukrayna'yı işgal emri vermesinden bu yana geçen 4 yılda yüz binlerce drone kullanıldı.

ewg4t56hy6
Moskova'daki bir petrol rafinerisinin patlamasına dair görüntüler, Ukrayna'nın giderek artan uzun menzilli drone harekatının altını çizdi (Sosyal medya)

Hafta sonu Putin, Rusya'nın batıdan "benzeri görülmemiş bir baskı" gördüğünü ve saldırıların ülkede kıtlıklara ve sorunlara neden olduğunu kabul etti.

Ukrayna, Rusya'nın bazı bölgelerinde ciddi yakıt kıtlığına neden olan saldırılarına devam ederken pazar günü güneydeki Krasnodar bölgesinde ve Yaroslavl bölgesinde bir petrol rafinerisinde yangın çıktı.

Putin, pazar günü Kremlin tarafından yayımlanan röportajda, "Genel olarak kritik altyapıya ve özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılara gelince, elbette altyapı tesislerimize yapılan bu saldırılar sorun yaratıyor, bu açık" dedi.

Independent Türkçe