Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Mars çatlaklarından sızan gaz tespit edildi: Volkanik aktivite mi?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Mars çatlaklarından sızan gaz tespit edildi: Volkanik aktivite mi?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Bilim insanları Mars'tan gaz sızdığını saptadı. Bu durum, gezegenin yüzeyinin altında bir şeyler yaşandığına işaret ediyor.

Mars yüzeyinde yeni çatlaklar keşfedilmesi, Kızıl Gezegen'in derinliklerinde bir zamanlar (ve belki de hâlâ) jeolojik aktivite olabileceği sinyalini veriyor. Araştırmacılar, gezegenin içinden gelen gazın yüzeye doğru yükseldiğini düşünüyor.

Yeni bir çalışmada Mars yüzeyinin altındaki magmadan gelen hidrojen klorür gazına dair kanıtlar bulundu. Bu da gezegenin içinde uyku halinde bir tür volkanizma olabileceğine işaret ediyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın ExoMars Trace Gas Orbiter aracı, 2021'de Mars atmosferinde hidrojen klorür gazı tespit etmişti. Dünya'da bu gaz genellikle magmatik bacalardan çıktığı gözlemlendiği için bilim insanları, Mars'ta da aynı şeyin olabileceğini düşündü.

Yeni araştırmadaysa uzay bilimcileri, Mars'ın içinde yakın zamana kadar ve belki de hâlâ yüzey altındaki volkanizmayı destekleyecek kadar ısı olduğuna dair kanıtlar buldu.

Araştırmacılar, Mars'ın volkanik açıdan aktif olabileceğini uzun zamandır tahmin ediyordu. Mars, Güneş Sistemi'ndeki en büyük volkanları barındırsa da bunların ne kadar aktif olduğu net değil. Ayrıca yüzeydeki sensörler de Dünya'yı sarsanlara benzer "Mars depremleri" tespit ediyor.

Ancak gezegende bugüne kadar gerçek bir lav akışı ya da patlama gözlemlenmedi. Yeni bulgular, bunun yüzeyin altında gerçekleşiyor olabileceğini gösteriyor. Gazın, gezegenin içindeki bir tür volkanik boru sistemine benzetilen magma odasından sızdığı düşünülüyor.

Araştırmacılar, Mars'ın bir zamanlar bu şekilde aktif olması durumunda, yaşam için gerekli koşulların ortaya çıkabileceğine inanıyor. Örneğin kabuğun içinden ilerleyen lav, yeraltı sularıyla karışarak Dünya'dakine benzer biçimde yaşamın gelişebileceği küçük alanlar oluşturmuş olabilir.

Polonya Bilimler Akademisi Uzay Araştırma Merkezi'nden öğretim üyesi ve yeni makalenin ortak başyazarı Daniel Mège, "Alba Mons bölgesindeki sızıntı yapan çatlaklarda Mars'ta yaşam aramak son derece mantıklı bir hareket olur" diyor. 

Hidrotermal sistemler aktifse, mikroorganizmaların gelişmesi için gerekli bileşenleri ve enerjiyi barındırabilir ve mikroorganizmaları yüzeyin üstündeki tehlikeli ve değişken ortamdan koruyabilirler.

Çalışma, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Enigmatic HCl detections as a potential signature of igneous activity on Mars" (Mars'taki magmatik faaliyetin potansiyel bir işareti olarak gizemli HCl tespitleri) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


Kalibaf: Kaybeden bir kumarbazın enerjisi; masadan kalkmayı başaramıyor

Bir kadın, çarşamba günü Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda ABD karşıtı, ABD Başkanı Donald Trump'ı tasvir eden bir duvar resminin önünde selfie çekiyor (AFP)
Bir kadın, çarşamba günü Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda ABD karşıtı, ABD Başkanı Donald Trump'ı tasvir eden bir duvar resminin önünde selfie çekiyor (AFP)
TT

Kalibaf: Kaybeden bir kumarbazın enerjisi; masadan kalkmayı başaramıyor

Bir kadın, çarşamba günü Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda ABD karşıtı, ABD Başkanı Donald Trump'ı tasvir eden bir duvar resminin önünde selfie çekiyor (AFP)
Bir kadın, çarşamba günü Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda ABD karşıtı, ABD Başkanı Donald Trump'ı tasvir eden bir duvar resminin önünde selfie çekiyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki kontrolünü kaybetmesinin ardından İran konusunda atacağı yeni adım merakla bekleniyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, dün Trump'ı savaşın "bir sonraki aşamasına" hazırlanmakla suçlayarak, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ten çatışmanın bedelini Trump'a açıkça anlatmasını istedi.

Kalibaf, bu açıklamayı Vance'in İran savaşını Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki yenilgisinin sorumlusu olarak göstermesine cevap olarak yaptı. Kalibaf, X hesabından İngilizce yaptığı paylaşımda, "Kaybeden bir kumarbazın enerjisi; masadan kalkmayı başaramıyor" ifadelerini kullandı.

Kalibaf, "Başkanınız, ABD 'Önce İsrail' sloganı altında uçurumun eşiğinde dururken savaşın bir sonraki aşamasına hazırlanıyor" dedi. Vance'e gösterişli konuşmaları bırakması çağrısında bulunan Kalibaf, "Neden bunları başkanınıza söylemiyorsunuz?" diye sordu.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Kalibaf, Vance'in savaşın kötü bir fikir olduğunu düşünmesi hâlinde, çatışmayı sürdürmek yerine Trump'ı savaşı sona erdirmeye ikna etmesi gerektiğini savundu. İki isim, nisan ayında gerçekleştirilen doğrudan barış görüşmelerinde ülkelerinin heyetlerine başkanlık etmişti.

Putin'e Hamaney'den mesaj

Moskova'da ise İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in mesajını Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e iletti. İran devlet medyası mesajın içeriğine ilişkin bilgi vermedi.

Kremlin, Putin'in Rızai ile görüştüğünü doğrularken görüşmenin ayrıntılarını paylaşmadı. Putin ve Rızai, 2 Kasım'da da telefonla görüşerek bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele almıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile bugün Moskova'da görüşmeler gerçekleştiriyor (Kremlin)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile bugün Moskova'da görüşmeler gerçekleştiriyor (Kremlin)

Ziyaret, Financial Times gazetesinin Rusya'nın İran'a helikopterlere monte edilen güdümlü füze fırlatma sistemlerinden 90 adet tedarik etmeyi kabul ettiğine ilişkin haberinin ardından gerçekleşti. Gazete haberini, incelediği Rus üretim belgelerine dayandırdı.

Nedeni savaş

Vance, çarşamba günü yaptığı paylaşımda, "Kaybetmemizin nedeni savaş" ifadesini kullanmıştı. Savaşı savunanlara seslenen Vance, Senato'da önümüzdeki altı yıl boyunca çoğunluğun kaybedilmesinin bu savaşa değdiğini söyleyip söyleyemeyeceklerini sorguladı.

Vance, "Herkes neden kaybettiğimizi biliyor. Nereye gittiğimize ilişkin her dürüst tartışma bu noktadan başlamalı" ifadelerini kullandı.

Trump ile arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunduğu iddialarını hafifletmeye çalışan Vance, başkanın da savaşın Cumhuriyetçilere seçimlere mal olduğunu kabul ettiğini söyledi. Ancak Trump, Reuters'a göre savaşın seçim yenilgisinin birçok nedeninden yalnızca biri olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, 16 Mart 2026'da Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, 16 Mart 2026'da Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te (AFP)

Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, savaşın akaryakıt fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle yardımcısının değerlendirmesinin "büyük ölçüde doğru" olduğunu söyledi. Bununla birlikte savaşı savunarak Wall Street Journal'a "Doğru olanı yaptım. Yine olsa yine yapardım" dedi.

Savaşı ne zaman sona erdireceği sorulan Trump, Axios'a göre, "Ne zaman istersem. Ancak bunun doğru şekilde yapılması gerekiyor çünkü onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez" cevabını verdi.

Bir Beyaz Saray danışmanı Reuters'a, bazı yetkililerin Vance'in paylaşımını başkanın dış politika çizgisinden sapma ve savaşın ülke içindeki ekonomik sonuçlarının kamuoyu önünde kabul edilmesi olarak değerlendirdiğini söyledi.

Konuya yakın bir kaynak, paylaşımın Vance'in 2028 başkanlık seçimleri için kampanyasının başlangıcı olarak yorumlanabileceğini belirtti. Ancak başka bir Beyaz Saray yetkilisi, üst düzey çalışanların çoğunun bu açıklama karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade etti.

Paylaşım, Trump'ın savaşın ilk destekçilerinden biri olarak nitelendirdiği Savunma Bakanı Pete Hegseth'in geleceğine ilişkin de soru işaretleri doğurdu.

Söylediklerine inanmayın

Trump, haftalardır seçimlerin ardından savaşı bir şekilde sona erdireceğini söylüyordu. Ancak Axios'a göre en yakın danışmanları bile başkanın bundan sonraki adımının ne olacağını bilmiyor.

ABD ve İsrail, şubat ayında İran'a karşı savaşı başlattı. Nisan ayında ilan edilen ateşkesin bir barış anlaşmasıyla sonuçlanmaması üzerine çatışma çıkmaza girdi.

Reuters'ın haberine göre İran, o tarihten bu yana yer altına gizlediği askeri cephaneliğinin bir bölümünü yeniden kullanıma hazırladı ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemileri tehdit etti. Bu gelişmeler küresel petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı.

Reuters'a konuşan iki kaynak, Trump'ın geçen hafta ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper'dan askeri operasyonların yeniden başlatılmasına ilişkin seçenekler hakkında brifing aldığını söyledi.

Axios'a konuşan ABD'li yetkililere göre Amerikan ordusu, bölgeye daha fazla askeri teçhizat gönderilmesi de dahil olmak üzere İran'da büyük çaplı operasyonların yeniden başlatılması ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürüyor.

Bununla birlikte bir ABD istihbarat yetkilisi ve Reuters'a konuşan iki yetkilinin aktardığına göre, son aylarda hazırlanan istihbarat değerlendirmeleri, yeni saldırıların Tahran'ın müzakere pozisyonunu önemli ölçüde değiştirmeyeceği ve rejim değişikliğine yol açmayacağı sonucuna vardı.

Ancak konuya yakın kaynaklar, Trump'ın askerî harekât kararı alabileceği uyarısında bulundu. Kaynaklardan biri, seçimlerin ardından Trump'ın siyasi açıdan kaybedecek fazla bir şeyi kalmadığını söyledi. İkinci kaynak ise, "İran'ı bombalamayı planlıyor. Söylediklerine inanmayın. Bu kararı ara seçimler nedeniyle erteledi" ifadelerini kullandı.

Sürdürülebilir mutabakatlar

Katarlı arabulucular, çatışmaların yeniden başlamasını önleyecek bir anlaşma taslağı için Washington ve Tahran'ın desteğini sağlamaya çalışıyor. Axios'a konuşan bölgesel kaynaklara göre bu girişim, önümüzdeki günlerde doğrudan müzakerelerin yeniden başlamasının önünü açabilir.

ABD'li bir yetkili, Axios'a yaptığı açıklamada, "Herkese önce seçimlerin bizim açımızdan nasıl sonuçlanacağını görmek istediğimizi söyledik" dedi.

Vance son haftalarda müzakerelerdeki çabalarını artırdı. Ancak Reuters'a göre İran, Washington'un uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen sıfırlama talebi de dahil olmak üzere şartlarını kabul etmeye hazır olduğuna ilişkin kayda değer bir işaret vermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ve Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerde bölgesel gelişmelerin ve bölgede istikrarın sağlanmasına yönelik diplomatik çabaların ele alındığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Umman Haber Ajansı'ndan aktardığına göre Arakçi ile Ummanlı mevkidaşı Bedr el-Busaidi de perşembe günü Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının engelsiz biçimde yeniden başlamasını sağlayacak "uygulanabilir siyasi ve teknik mutabakatlar" üzerinde yürütülen görüşmeleri değerlendirdi.

İki bakan, "gerilimin düşürülmesi" aşamasından, deniz yollarının güvenliğini sağlayacak somut düzenlemelere ve ticaret ile enerji taşımacılığını güvence altına alacak ortak teknik mekanizmalara dayalı "sürdürülebilir mutabakatlar" aşamasına geçilmesi gerektiğini vurguladı. Bu sürecin savaş durumunu sona erdirmesi gerektiğini belirtti.

Bakanlar ayrıca mutabakatların devletlerin egemenliğine saygı ve bütün tarafların meşru çıkarlarının gözetilmesi temelinde oluşturulması çağrısında bulundu.

El-Busaidi, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile yaptığı başka telefon görüşmesinde de bölgesel gelişmeleri ele aldı. Pakistan Dışişleri Bakanlığına göre iki taraf diyaloğun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Siyasi yenilgi

Rızai, çarşamba günü yaptığı açıklamada, "İran halkının" Trump'ı hem savaş alanında hem de Hürmüz Boğazı'nda "stratejik yenilgiye", Washington'da ise "siyasi yenilgiye" uğrattığını savundu. Rızai, Amerikalıların Trump'ın savaşının faturasıyla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü.

Axios'un aktardığına göre Rızai, "İran'la karşı karşıya gelen herkes savaş alanından kendi evinin kapısına kadar bedel ödeyecek" ifadelerini kullandı.

İran gazeteleri de dün seçim sonuçlarını savaşın bir kazanımı olarak değerlendirdi. Hükümete yakın İran gazetesi, "Trump'ın balonu patladı" başlığını atarak, Vance'in "Kaybetmemizin nedeni İran savaşıydı" sözlerine yer verdi.

Meclis Başkanı Kalibaf'a yakın çizgideki Sobhe No gazetesi (Yeni Sabah), seçmenlerin "İsrail adına İran'la savaşı" mahkûm ettiğini yazdı. Devrim Muhafızları'na yakın Cevan gazetesi ise "İlk cihatımızı genişleteceğiz" başlığını kullandı.

Axios'a konuşan arabuluculuk sürecinde yer alan diplomatlar, Trump'ın danışmanları ve Ortadoğu uzmanları, İran'daki bu sevinç gösterilerinin Trump'ın savaşa geri dönme ihtimalini artırabileceğini belirtti.

İran Meclisi Adli ve Hukuki İşler Komisyonu üyesi Muhammed Taki Nakdaali ise Avrupa ve ABD sokaklarında Amerikan, İsrailli ve Avrupalı siyasetçileri cezalandırmaya hazır "piyade askerleri" bulunduğunu ve Tahran'ın bu imkânlardan yararlandığını söyledi.

Hamaney, cumartesi günü askeri komutanlara tehditlere "coğrafi sınır olmaksızın" karşılık verme talimatı vermişti. Çarşamba günü de Washington'un saldırıları yeniden başlatması hâlinde savaşın kapsamının genişleyeceği uyarısında bulundu.

 Bir kadın, çarşamba günü Tahran'da Trump, Netanyahu, Vance ve ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un yer aldığı bir afişin önünden geçiyor (Reuters)
Bir kadın, çarşamba günü Tahran'da Trump, Netanyahu, Vance ve ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un yer aldığı bir afişin önünden geçiyor (Reuters)

Trump'ın seçenekleri

Axios, Trump'ın önünde üç seçeneğin bulunduğunu ve üçünün de çeşitli sorunlar barındırdığını değerlendirdi.

İlk seçenek askeri saldırıları yeniden başlatmak. Ancak bu seçenek kamuoyunda destek görmüyor, akaryakıt fiyatlarının yüksek kalmasına neden olabilir ve askerî açıdan daha iyi bir sonuç getirmesi de beklenmiyor.

İkinci seçenek müzakere. Ancak Tahran'ın taviz vermeyi reddetmesi veya Trump'ın zayıfladığını düşünerek taleplerini artırması hâlinde bu seçeneğin de çıkmaza girmesi mümkün.

Üçüncü seçenek ise Trump'ın yardımcılarının "boğma stratejisi" olarak adlandırdığı yaklaşım. Bu seçenek, deniz ablukasının ve yaptırımların sürdürülmesini, İran yönetiminin baskı altında bırakılmasını ve anlaşma yapma isteğinin sınanmasını öngörüyor. Bu yöntemin sonuç vermesi aylar sürebilir.

Vance, son aylarda Trump'ın yakın çevresinde savaşı sona erdirecek bir anlaşmayı savunan grubun öncülüğünü yaptı. Axios'a göre Vance, özel görüşmelerinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran konusunda "her açıdan yanıldığını" ileri sürdü.

Habere göre Trump, Netanyahu'nun baskılarına rağmen seçimlerden önce saldırı düzenleme seçeneğini değerlendirmiş, ancak beklemeye karar vermişti. Üst düzey danışmanlarının tavsiyelerine rağmen geçen hafta İsrail seçimlerinde Netanyahu'ya destek verdiğini açıkladı.

Axios, Vance'in paylaşımında İsrail ile ilişkinin Cumhuriyetçiler açısından ciddi bir siyasi yük hâline geldiğini savunduğunu aktardı.

İsrail'in Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Danny Danon ise savaşın ve ABD'deki enerji fiyatlarındaki artışın sorumluluğunun ülkesine yüklenmesini reddetti.

Danon, Vance'in değerlendirmesine cevap olarak i24NEWS kanalına yaptığı açıklamada, Washington'un İran'a saldırma kararını bağımsız biçimde aldığını, İsrail'in ise operasyona destek verdiğini söyledi.

Danon, "Her şey için İsrail'i suçlamak her zaman kolaydır. Ancak bu doğru değil" ifadelerini kullandı.

Trump'ın, İsrail'in güvenlik taleplerini karşılamayan bir anlaşma yapma ihtimali sorulan Danon, "Kendimizi korumak için her zaman ne gerekiyorsa yapacağız" cevabını verdi.


Demokratların kontrolündeki Kongre, Trump'a karşı mücadele cepheleri oluşturmaya hazırlanıyor

ABD'de ara seçimlerin ertesi günü Kongre binası (Capitol) (AP)
ABD'de ara seçimlerin ertesi günü Kongre binası (Capitol) (AP)
TT

Demokratların kontrolündeki Kongre, Trump'a karşı mücadele cepheleri oluşturmaya hazırlanıyor

ABD'de ara seçimlerin ertesi günü Kongre binası (Capitol) (AP)
ABD'de ara seçimlerin ertesi günü Kongre binası (Capitol) (AP)

Demokratlar, ara seçimlerde elde ettikleri zaferin ve Kongre'nin her iki kanadında da kontrolü ele geçirmelerinin ardından ABD Başkanı Donald Trump'a karşı yeni mücadele alanları açmaya hazırlanıyor. Washington'daki siyasi dengelerin değişmesi, Trump'ın görev süresinin son iki yılında iç ve dış politika gündemini yeni kısıtlamalarla karşı karşıya bırakıyor.

Demokratlar, Trump ve ailesiyle bağlantılı çıkar çatışması iddialarını araştırmak için Kongre'nin denetim ve ifade vermeye çağırma yetkilerini kullanmayı planlıyor. Soruşturmaların kapsamına ticari faaliyetler ve kripto para işlemlerinin yanı sıra Trump yönetiminin Jeffrey Epstein dosyasını ele alış biçimi, göçmenlere yönelik baskınlar ve göçmenlerin üçüncü ülkelere sınır dışı edilmesi de girecek.

Ancak Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Trump'ın görevden alınmasının yeni çoğunluğun öncelikleri arasında bulunmadığını vurguladı. Jeffries, basına yaptığı açıklamalarda Amerikalıların siyasi hesaplaşmalar yerine hayat pahalılığına çözüm ve somut sonuçlar beklediğini belirtti.

Dış politikada ise Washington'daki siyasi dengelerin değişmesinin İran savaşı ve ABD'nin İsrail'e sağladığı yardımlar üzerindeki olası etkileri mercek altına alınıyor.

Trump ve yardımcısı JD Vance, savaşın seçim yenilgisinde etkili olduğunu kabul etse de uzmanlar, Demokratların çoğunluğu elde etmesinin askeri operasyonların sona ermesini veya İsrail'e verilen desteğin kesilmesini garanti etmediği uyarısında bulunuyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bunun gerekçesi olarak da başkanın geniş yürütme yetkilerini ve Kongre kararlarını veto etme hakkını koruması gösteriliyor.