Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Amerika, Güney Kore'den Ortadoğu'ya silah sevkiyatı yapmaya hazırlanıyor

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (DPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (DPA)
TT

Amerika, Güney Kore'den Ortadoğu'ya silah sevkiyatı yapmaya hazırlanıyor

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (DPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (DPA)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD güçlerinin bazı silahları ülke dışına çıkarmalarını engelleyemeyeceğini, ancak bunun Kuzey Kore'ye karşı caydırıcılık kapasitesini etkilememesi gerektiğini söyledi. Bu açıklamayı, söz konusu silahların Ortadoğu'ya konuşlandırılmak üzere hazırlandığına dair haberlerin ardından yaptı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre “Son zamanlarda Kore'de konuşlanmış ABD güçlerinin bazı silahları ülke dışına sevk etmesiyle ilgili bir tartışma var gibi görünüyor” diyen Lee, Seul'un buna karşı olduğunu belirtmesine rağmen, talepte bulunacak durumda olmadığını da belirtti.

Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun cuma günü yaptığı açıklamada, ABD ve Güney Kore ordularının, İran'a karşı bir savaşta kullanılmak üzere Güney Kore'de konuşlanmış bazı ABD Patriot füze savunma sistemlerinin yeniden konuşlandırılması olasılığını görüştüklerini söyledi.

Tayvan Savunma Bakanı Wellington Kuo ise bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin Ortadoğu'ya silah transferi konusunda Taipei ile herhangi bir iletişim kurmadığını söyledi.

Parlamento'da gazetecilere konuşan Kuo, Tayvan'da ABD yapımı silahların yeniden konuşlandırılmasının ancak ABD'nin talebi üzerine gerçekleşebileceğini söyledi. Kuo, böyle bir durumda transferden ABD'nin sorumlu olacağını ifade etti.

Kuo, “Ancak şu ana kadar, ABD ile İran arasındaki savaşta ilgili ekipmanlarımızın kullanımı konusunda bizimle iletişime geçmediler” dedi.

ABD, silah cephanesinde Patriot füzeleri bulunan Tayvan'ın ana silah tedarikçisidir.

Demokratik bir hükümet tarafından yönetilen Tayvan, adayı kendi topraklarının bir parçası olarak gören Çin'in artan askeri baskısıyla karşı karşıyadır. Tayvan hükümeti, Pekin'in egemenlik iddialarını reddediyor.

Güney Kore hükümeti kaynaklarına atıfta bulunan medya raporları, Patriot sistemlerinin Orta Doğu'ya yeniden konuşlandırılmak üzere hazırlandığını ve ağır ABD askeri nakliye uçaklarının bunları taşımak için Osan'a ulaştığını belirtti.


İran savaşının başlamasından bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği en geniş çaplı hava saldırıları

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta İsrail’in gerçekleştirdiği hava saldırısında çadırları yıkılan iki Filistinli kadın ağlıyor, 9 Mart 2026. (AP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta İsrail’in gerçekleştirdiği hava saldırısında çadırları yıkılan iki Filistinli kadın ağlıyor, 9 Mart 2026. (AP)
TT

İran savaşının başlamasından bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği en geniş çaplı hava saldırıları

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta İsrail’in gerçekleştirdiği hava saldırısında çadırları yıkılan iki Filistinli kadın ağlıyor, 9 Mart 2026. (AP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat’ta İsrail’in gerçekleştirdiği hava saldırısında çadırları yıkılan iki Filistinli kadın ağlıyor, 9 Mart 2026. (AP)

İsrail, Gazze Şeridi’nde İzzeddin el-Kassam Tugayları mensuplarını hedef alan suikast operasyonlarını üçüncü gününde de sürdürdü. İsrail güçleri, İran’a karşı başlatılan savaşın ardından pazar gecesi ile pazartesi sabahı arasında Gazze Şeridi’ne yönelik en geniş çaplı hava saldırılarından birini düzenledi. Saldırılarda 7 kişi hayatını kaybetti.

Han Yunus ve Gazze şehrinde gerçekleştirilen iki ayrı suikast saldırısında Kassam Tugayları mensubu bazı kişiler öldürüldü. Gazze Şeridi’nin orta kesimini hedef alan üçüncü saldırıda ise silahlı gruplara mensup herhangi bir kişinin ölmediği, buna karşın iki kadın ile bir çocuğun hayatını kaybettiği bildirildi.

Geçtiğimiz ekim ayında ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiğinin açıklanmasından bu yana İsrail’in anlaşmayı ihlal ederek düzenlediği saldırılarda yaklaşık 650 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi. 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı Operasyonu sonrasında başlayan savaşta hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 72 bini aştığı ifade ediliyor.

Sahadaki kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, pazar gece yarısından sonra bir insansız hava aracı (İHA), yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bir çadırda bulunan Kassam Tugayları mensubuna suikast düzenlemeye çalıştı. Ancak hedef alınan kişinin saldırı sırasında çadırda bulunmadığı, saldırı sonucu çevredeki çadırlarda kalan iki kadın ve bir çocuğun hayatını kaybettiği bildirildi. Yaşamını yitirenler arasında, Katar Radyosu muhabiri olarak çalışan 46 yaşındaki gazeteci Emel Şimali’nin de bulunduğu aktarıldı.

dfv
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde İsrail hava saldırısında öldürülen gazeteci Emel Şimali’nin cenaze namazını kılan Filistinliler, 9 Mart 2026 (AP)

Filistinli basın kuruluşları, gazeteci Emel Şimali’nin ölümünü duyurdu. Böylece savaş boyunca hayatını kaybeden medya çalışanlarının sayısının 261’e yükseldiği bildirildi.

Bu olaydan önce, Kassam Tugayları’nın üç önde gelen mensubu, Gazze şehrinin batısındaki el-Ketibe bölgesinde bir araya geldikleri sırada düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybetti. Saldırıda bir kişi de ağır yaralandı. Doktorların, çok sayıda ameliyatın ardından yaralının hayatını kurtarmaya çalıştığı belirtildi.

Saha kaynaklarına göre saldırının asıl hedefi, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kasabasına bağlı birlikler içinde yer alan ve Askalan Taburu kapsamında görev yapan Kassam Tugayları’na bağlı bir timin komutanı olan Nail el-Baravi idi. Saldırıda Baravi ile birlikte timden iki kişi daha hayatını kaybederken, bir kişi de ağır yaralandı.

İsrail ise saldırının, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde kendi birliklerine karşı keskin nişancı saldırısı planladığını öne sürdüğü Hamas mensuplarını hedef aldığını iddia etti. İsrail, geçtiğimiz cumartesi günü Han Yunus’ta düzenlenen ve Kassam Tugayları’nın askeri üretim faaliyetlerinde rol alan önde gelen bir mensubun öldürüldüğü saldırı için de benzer bir iddiada bulunmuştu.

fdbv
İsrail’in gece saldırısında öldürülen Filistinli bir sağlık görevlisinin akrabaları ve meslektaşları, Gazze şehrindeki Şifa Hastanesi’nde sağlık görevlisinin cenazesi başında gözyaşı döktüler, 9 Mart 2026. (AFP)

Dün öğleden sonra bir Filistinli daha, İsrail’e ait Quadcopter tipi İHA’nın Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde bulunan Keşku Caddesi’nde bir grup Gazzelinin üzerine el bombası atması sonucu hayatını kaybetti. Olayda yaralanan birkaç kişiyle birlikte hayatını kaybeden kişinin el-Ehli Baptist Hastanesi’ne kaldırıldığı bildirildi.

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise yaşananları ‘tehlikeli bir tırmanış ve ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali’ olarak nitelendirdi. Kasım, İsrail’in dünyanın İran ve Lübnan’a yönelik saldırıları takip etmesiyle oluşan gündemi fırsat bilerek Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını artırdığını ve sınır kapılarını, özellikle de Refah Sınır Kapısı’nı kapalı tutarak kuşatmayı sıkılaştırdığını öne sürdü. Kasım, “İşgal güçleri, bölgeye yönelik saldırılarında aldığı koşulsuz Amerikan desteğinden yararlanarak ateşkesi ihlal ediyor ve Gazze’de sivillere karşı daha fazla katliam gerçekleştiriyor” ifadesini kullandı. Tüm arabuluculara çağrıda bulunan Kasım, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının durdurulması, ihlallerin sona erdirilmesi ve Gazze Şeridi üzerindeki ablukaya acilen son verilmesi gerektiğini söyledi.

Suikast operasyonlarının yanı sıra İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde sarı hattın iki tarafında hava saldırıları, topçu atışları, silahlı saldırılar ve patlatma operasyonlarını sürdürdü.

fdv
Gazze şehrindeki bir kampta bulunan yerinden edilmiş Filistinliler (Reuters)

Bu arada Kerem Şalom Sınır Kapısı geçtiğimiz çarşamba gününden bu yana kısmen açık tutuluyor. İran’a karşı yürütülen savaş nedeniyle günlerce kapalı kalan sınır kapısının sınırlı biçimde açılmasıyla Gazze Şeridi’ne kısıtlı miktarda mal girişine izin veriliyor. En iyi ihtimalle günde 100 kamyonu geçmeyen yardım ve ticari malın girişine izin verilirken, İsrail makamları Kissufim Sınır Kapısı ve Zikim Sınır Kapısı’nı kapalı tutmayı sürdürüyor.

İsrail ayrıca dün, İran’a karşı başlatılan savaşın ardından ilk kez Gazze Şeridi’ne yemek pişirmede kullanılan gaz taşıyan 4 kamyonun girişine izin verdi.

Öte yandan Hamas yönetimi, mal kıtlığına rağmen Kerem Şalom Sınır Kapısı’nın kısmen açık tutulmasıyla piyasayı ve fiyatları kontrol altında tutmaya çalıştığını açıkladı. Hükümet tarafından yapılan açıklamalarda, ‘fiyatları yükseltmek ve halkın temel ihtiyaç maddelerine olan ihtiyacını istismar etmek’ suçlamasıyla çok sayıda tüccar ve satıcının faaliyetlerinin durdurulduğu bildirildi.


Trump: Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz

Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
TT

Trump: Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz

Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran'a karşı savaşın ‘kısa süreli bir yolculuk’ olacağını söyledi. Tahran'a karşı zaferin henüz ‘yeterince’ elde edilmediğini vurgulayan Trump, “Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD-İsrail saldırısının hedeflerine ulaştığını belirten ABD Başkanı, savaşın ‘yakında sona ereceğini ve tekrar alevlenirse çok daha sert vurulacaklarını’ söyledi.

Trump, Florida'nın Doral kentindeki golf kulübünde Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin katıldığı bir toplantıda, CBS'ye savaşın ‘sona ermek üzere olduğu’ açıklamasında bulundu ve savaşın takvimine dair belirsizliği artırdı.

Trump, Florida'daki toplantıda “Bazı insanları ortadan kaldırmak için bunu yapmamız gerektiğini düşündüğümüz için küçük bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuğun kısa süreceğini göreceksiniz” şeklinde konuştu.

Trump, İran deniz ve hava kuvvetlerinin yok edilmesinin yanı sıra İran'ın füze programına da tekrar değindi. Ancak, CBS'ye yaptığı açıklamalar petrol fiyatlarının düşmesine ve borsa endekslerinin yükselmesine neden olan Trump, ABD ve İsrail'in daha fazlasını yapması gerektiğini söyledi. “Birçok yönden zaten kazandık, ancak yeterince kazanmadık” diyen Trump, İran'a karşı ‘nihai zafer’ çağrısında bulundu. Eski Dini Lider Ali Hamaney ve diğer İranlı yetkililerin öldürülmesine atıfta bulunan ABD Başkanı, ülkesinin ‘düşman tamamen ve kesin olarak yenilgiye uğratılana kadar geri adım atmayacağını’ söyledi.

Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durdurması halinde ABD'nin İran'a çok daha büyük bir güçle saldıracağı uyarısında bulunan Trump, sosyal medya hesabından şöyle yazdı:

“İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını kesintiye uğratacak herhangi bir şey yaparsa, ABD şimdiye kadar aldığı darbenin yirmi katı güçle karşılık verecek.”

Trump, “Ayrıca, kolayca yok edilebilecek hedefleri yok edeceğiz ve İran'ın bir ülke olarak yeniden inşa olmasını pratik olarak imkansız hale getireceğiz. İran'ın başına ölüm, ateş ve öfke gelecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz!” diye ekledi.

CBS News’e konuşan ABD başkanı, İran'a karşı savaşın ‘büyük ölçüde bittiğini’ ve Washington'ın dört ila beş haftalık ilk takvimin ‘çok ilerisinde’ olduğunu düşündüğünü söyledi.

Trump, Hürmüz Boğazı hakkında sorulan bir soruya verdiği yanıtta, gemilerin halen boğazdan geçmeye devam ettiğini, ancak ‘bu boğazı ele geçirmeyi düşündüğünü’ söyledi. Savaş, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının yaklaşık beşte birini taşıyan, dünyanın ana petrol nakil rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına neden oldu.

ABD ve İsrail 28 Şubat'ta İran'a saldırmaya başladı. İran, buna İsrail ve Körfez ülkelerine saldırarak karşılık verdi. Trump, İran'da Dini Lider Ali Hamaney dahil onlarca kişinin hayatını kaybettiği savaş için şimdiye kadar değişen hedefler ve takvimlerden söz etti.

İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney hakkında ise “Ona bir mesajım yok” diyen Trump, Hamaney’in yerine geçecek birini düşündüğünü de sözlerine ekledi, ancak ayrıntılara girmedi. Trump daha önce, İran'ın en üst düzey isminin seçiminde söz sahibi olmak istediğini belirtmiş, ancak Tahran bunu reddetmişti.