Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Fransa'nın güneyini kasıp kavuran büyük orman yangınları, onlarca kişinin evlerini terk etmesine neden oldu

Fransa'nın güneybatısındaki Pozzols-Minervois'te dün çıkan büyük yangından görüntüler (AFP)
Fransa'nın güneybatısındaki Pozzols-Minervois'te dün çıkan büyük yangından görüntüler (AFP)
TT

Fransa'nın güneyini kasıp kavuran büyük orman yangınları, onlarca kişinin evlerini terk etmesine neden oldu

Fransa'nın güneybatısındaki Pozzols-Minervois'te dün çıkan büyük yangından görüntüler (AFP)
Fransa'nın güneybatısındaki Pozzols-Minervois'te dün çıkan büyük yangından görüntüler (AFP)

Fransa’nın güneyinde dün çıkan büyük orman yangını, acil durum ekiplerine göre onlarca kişinin evlerinden tahliye edilmesine neden oldu.

İtfaiye ekipleri, kuraklık ve şiddetli rüzgârların etkisiyle büyüyen yangına müdahale etmek için Hérault ve Aude bölgelerinde konuşlandırıldı.

Yetkililer, yangının bir yıl önce Corbières bölgesinde yaşanan büyük yangınların ardından ve Avrupa’nın geniş kesimlerini etkileyen ölümcül sıcak hava dalgasından sadece birkaç gün sonra çıktığını belirtti. Bölgede yeni bir sıcak hava dalgasının da beklendiği bildirildi.

Akşam saatlerinde yapılan açıklamaya göre, alevlerin yaklaşık 800 hektarlık alanı yok ettiği kaydedildi.

Bölge yetkililerinden bir kaynak, “Yangın bazı anlarda kontrol altına alınmış gibi görünse de henüz tamamen söndürülmüş değil” dedi.

Arazi yapısının engebeli olması ve erişim yollarının yetersizliği, itfaiye ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırırken, yangına havadan müdahale için söndürme uçakları devreye sokuldu.

Yaklaşık 30 dereceye ulaşan sıcaklıklar ve güçlü rüzgârlar, düşük ve aşırı kuru bitki örtüsü nedeniyle alevlerin hızla yayılmasına neden oldu.

Yetkililer, Bize-Minervois ve Mailhac bölgelerinde yaklaşık 200 kişinin ya tahliye edildiğini ya da evlerinde kalmalarının istendiğini açıkladı.

99 yaşındaki Danielle isimli bir bölge sakini, “Duman o kadar yoğundu ki itfaiyeciler bize ayrılmamızı söyledi” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Marsilya yakınlarındaki Rognac ve Lançon-Provence bölgelerinde daha küçük iki yangının çıktığı bildirildi.


Panama, çete liderlerini izole edecek yüksek güvenlikli hapishane inşa edecek

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)
Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)
TT

Panama, çete liderlerini izole edecek yüksek güvenlikli hapishane inşa edecek

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)
Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino (EPA)

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino, dün çete liderlerini izole etmek amacıyla yüksek güvenlikli bir hapishane inşa edileceğini açıkladı. Projenin, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele tarafından uygulanan modele benzer olacağı belirtildi.

Latin Amerika’daki birçok ülke, Bukele’nin “çetelere karşı savaş” kapsamında 2022’den beri yaklaşık 92 bin kişiyi gözaltına aldığı sert cezaevi politikasını örnek almaya çalışıyor.

El Salvador’daki güvenlik politikasına doğrudan atıfta bulunmayan Mulino, cezaevlerinde hükümlülerin suç faaliyetlerini hücrelerinden yönetmelerini engellemek amacıyla ceza sisteminin sıkılaştırılacağını vurguladı.

Mulino, parlamentoda yaptığı açıklamada, “Yüksek güvenlikli bir hapishane inşa edeceğiz ve çete liderlerini tamamen izole ederek ceza sistemini daha da sertleştireceğiz” dedi.

Açıklama, ülkede kamuoyunu sarsan şiddet olaylarının yaşandığı bir dönemde geldi. Son dönemde, bir suikast girişiminde hedef alınan babasına yönelik saldırıda 10 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi ve yaklaşık bir ay önce 200’e yakın mahkûmun kaçması, bunların büyük bölümünün daha sonra yeniden yakalanması ülkede endişe yarattı.

Mulino ayrıca, “Şehirlerimizde gasp, cinayet, hırsızlık ve uyuşturucu ticaretini sürdüren çete üyelerine göz yummaktansa, hapishanelerin aşırı dolu olmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Ekvador ve Kosta Rika da El Salvador’daki “Terörizm Tutuklama Merkezi”nden esinlenerek yüksek güvenlikli hapishaneler inşa etmeye başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu merkezde mahkûmlar, son derece sert bir disiplin altında koğuşlarda kalabalık şekilde tutuluyor.


Manş Denizi üzerinden Britanya'ya gelen göçmen sayısında önemli azalma

Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)
Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)
TT

Manş Denizi üzerinden Britanya'ya gelen göçmen sayısında önemli azalma

Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)
Fransız deniz polisi, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken batan teknedeki göçmenleri kurtarmaya yardım etti (Fransız Deniz Polisi- AFP)

İngiltere İçişleri Bakanlığının dün yayımladığı verilere göre, 2026 yılının ilk yarısında Manş Denizi’ni geçerek Birleşik Krallık’a ulaşan göçmen sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 azaldı.

Verilere göre 1 Ocak–30 Haziran 2026 tarihleri arasında yaklaşık 11 bin 884 göçmen, çoğu bakımsız küçük teknelerle İngiliz kıyılarına ulaştı. Bu sayı, 2025’in aynı döneminde kaydedilen 19 bin 982 kişiyle karşılaştırıldığında belirgin bir düşüşe işaret ediyor.

Bu gerileme, iki yıl önce iktidara gelen İşçi Partisi hükümeti için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak parti, son aylarda yapılan ulusal anketlerde, göç karşıtı Reform UK Partisi ve lideri Nigel Farage’ın gerisinde kalmış durumda.

Başbakan Keir Starmer, göçmen kaçakçılığı şebekelerini “çökertme” sözü vermiş olsa da 2025 yılı 2018’den bu yana Manş üzerinden en yüksek ikinci düzensiz göç rakamının kaydedildiği yıl oldu.

Starmer’ın yaklaşık on gün önce istifa ettiği ve yerine Manchester Büyükşehir Belediye eski Başkanı ve İşçi Partili Andy Burnham’ın geçmesinin beklendiği bildirildi.

Hükümet, göç ve iltica sisteminde reform öngören bir yasa tasarısını salı günü parlamentoya sundu. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından sunulan tasarının, göçü azaltmayı ve sınır dışı işlemlerini hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

Londra ayrıca Almanya ve Irak gibi ülkelerle iş birliği anlaşmaları imzaladı. Almanya, göçmen kaçakçılarının kullandığı bot parçalarının depolandığı tesislerde denetimleri sıkılaştırma sözü verirken, Irak ise düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesine yönelik iş birliğini kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İngiltere nisan ayında Fransa ile üç yıllık bir anlaşma imzaladı ve Manş kıyılarından kalkan botların engellenmesi için devriye faaliyetlerini finanse etmek üzere 662 milyon sterlin (771 milyon euro) ödeme yapmayı kabul etti.

Ayrıca 2026’nın ilk yarısındaki göçmen sayısının, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 12 daha düşük olduğu (13 bin 489 kişi) ve o dönemde iktidarda Muhafazakâr Parti hükümetinin bulunduğu da belirtildi.