Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Demokratlar kazanırsa ABD dış politikasında yaşanabilecek 4 değişiklik

New York’un Tribeca semtindeki Manhattan Community College’da kurulan sandıkta, Aşağı Manhattan sakinleri oy kullanıyor (DPA)
New York’un Tribeca semtindeki Manhattan Community College’da kurulan sandıkta, Aşağı Manhattan sakinleri oy kullanıyor (DPA)
TT

Demokratlar kazanırsa ABD dış politikasında yaşanabilecek 4 değişiklik

New York’un Tribeca semtindeki Manhattan Community College’da kurulan sandıkta, Aşağı Manhattan sakinleri oy kullanıyor (DPA)
New York’un Tribeca semtindeki Manhattan Community College’da kurulan sandıkta, Aşağı Manhattan sakinleri oy kullanıyor (DPA)

Bağımsız analistler, Demokratların 3 Kasım’daki ara seçimlerde ABD Temsilciler Meclisi’ni, hatta belki Senato’yu kazanma şansının yüksek olduğunu belirtiyor. Böyle bir sonuç, Cumhuriyetçilerin iki yıllık hâkimiyetinin ardından Demokratlara Washington’da iktidardan pay alma imkânı sağlayabilir.

Demokratlar, Cumhuriyetçilerin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin savaş ilan etmesine ve kamu harcamalarını kontrol etmesine izin verdiğini savunuyor. Oysa ABD Anayasası, bu yetkileri milletvekillerine veriyor.

Şarku’l Avsat’ın değerlendirmelerine göre Demokratların kontrolündeki bir Kongre’nin Trump’ın dış politikasını sınırlayabileceği bazı yollar şöyle:

İran savaşını sınırlandırmak

Trump, 28 Şubat’ta İran’a karşı savaşı başlatmadan önce Kongre’den onay almadı. Demokratlar, Kongre onayı alınmadığı sürece çatışmaların sona erdirilmesi yönünde birçok kez oy kullandı. Bu karar tasarılarından biri, az sayıda Cumhuriyetçinin desteğiyle kabul edildi ancak Trump yönetimi kararı uygulamadı.

Demokratların Temsilciler Meclisi veya Senato’da çoğunluğu sağlaması durumunda, Trump’ı savaşı sürdürmek için Kongre’den onay almaya zorlamak amacıyla savunma harcamalarını azaltmaları mümkün olabilir. Ayrıca yönetim yetkililerinin planları hakkında kamuoyu önünde ifade vermelerini zorunlu kılabilirler.

Ukrayna’ya yeni destek

Trump, Rusya’nın işgaline karşı mücadele eden Kiev’e hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi milletvekillerinden geniş destek gelmesine rağmen, Ukrayna’ya doğrudan sağlanan ABD askerî ve mali yardımlarını büyük ölçüde durdurdu.

cdfvghy
Eski Başkan Barack Obama’nın, Michigan eyaletinde dün seçmenleri sandığa gitmeye teşvik etmek amacıyla düzenlenen mitingde Demokrat Parti’nin adayı, eyaletin Dışişleri Bakanı Jocelyn Benson’a destek vermek üzere alana katılması kalabalık tarafından tezahüratlarla karşılandı (AFP)

Trump, son dönemde Rus dizeline yönelik yaptırımları kaldırması ve Rusya’nın enerji sektörünü hedef alan yaptırımlardan geri adım atması nedeniyle, aralarında çok sayıda Cumhuriyetçinin de bulunduğu bazı Kongre üyelerinin tepkisini çekti. Bu adımlar, Trump’ın söz konusu yaptırımları öngören bir yasayı imzalamasından yalnızca birkaç hafta sonra geldi.

Demokratların kasım ayında her iki kanatta da çoğunluğu kazanması durumunda, hangi konuların ne zaman oylanacağını belirleme imkânı elde edecekleri belirtiliyor.

Bu durum, Ukrayna’ya yeni yardımların onaylanmasının önünü açabilir. Söz konusu yardımların, Trump’ın kullanabileceği muhtemel başkanlık vetosunu aşmak için gereken üçte iki çoğunluğa ulaşması da olası görülüyor.

fg
ABD Başkanı Donald Trump’ı destekleyen bayraklar, ara seçimler öncesinde Georgia eyaletinin Perry kentinde düzenlenen seçim mitinginin yapıldığı alanın dışında (Reuters)

Demokratlar, Trump’ın diğer adımlarını da hedef alabilir. Örneğin, Demokratların çoğunluğu kazanması hâlinde Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi başkanlığını üstlenmesi beklenen New York milletvekili Gregory Meeks, Trump’ın Rus dizelini yeniden küresel pazara sunma planını engellemeyi amaçlayan ve iki partinin desteğini alan bir yasa tasarısı sundu.

İsrail’e askerî yardımların durdurulması

İsrail’in Gazze savaşındaki politikaları, on binlerce Filistinli sivilin hayatını kaybetmesi ve işgal altındaki Batı Şeria’da şiddetin devam etmesi, Demokratlar arasında İsrail’e verilen desteğin azalmasına yol açtı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Cumhuriyetçiler arasındaki yakın ittifak da bu eğilimi etkileyen unsurlar arasında yer aldı.

Demokratların, geçen mali yılda 3,8 milyar dolar olarak gerçekleşen İsrail’e yönelik askerî yardımlara kısıtlama getirmesi veya yardımları durdurması mümkün. ABD, İsrail’e diğer tüm ülkelerden daha fazla yardım sağlıyor.

bh
ABD Başkanı Donald Trump’ın ara seçimler öncesinde düzenlediği seçim mitingine katılanlar (Reuters)

Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların yaklaşık yarısı, bu yaz İsrail’e yapılan yardımların kesilmesi yönünde oy kullandı. Bu girişime karşı çıkan Meeks gibi bazı milletvekilleri ise ağır bombalar gibi silahların İsrail’e tedarikine kısıtlama getirilmesini destekledi.

Askerî harcamaların azaltılması ve dış yardımların yeniden başlatılması

Demokratların, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Partiye kıyasla askerî harcamaları azaltmaya daha fazla eğilim göstermesi bekleniyor.

Trump, bu yılın askerî bütçesinde yüzde 67’lik rekor bir artış talep ederek bütçenin 1,5 trilyon dolara çıkarılmasını istedi. Ancak Demokratlar, İran savaşı konusunda Kongre’ye danışmamasını ve sosyal programlarda yaptığı kapsamlı kesintileri gerekçe göstererek Senato’da bu girişimi engelledi.

Trump ayrıca Kongre tarafından onaylanan milyarlarca dolarlık dış yardımı dondurdu veya iptal etti. Bu kesintiler, finansmanın yeniden başlatılması için çaba göstereceklerini belirten çok sayıda Demokratın tepkisini çekti.


Zelenskiy, kasım ayında Kiev, Moskova ve Washington arasında görüşme yapılacağını doğruladı: Toprak meselesi liderlere bırakılacak

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
TT

Zelenskiy, kasım ayında Kiev, Moskova ve Washington arasında görüşme yapılacağını doğruladı: Toprak meselesi liderlere bırakılacak

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, pazar günü yaptığı açıklamada, Kiev ve Moskova temsilcileri arasında ABD arabuluculuğunda kasım ayında bir görüşme gerçekleştirileceğini doğruladı. Görüşmenin, bu yılın başından bu yana durmuş olan barış müzakerelerini yeniden canlandırmayı amaçladığı belirtildi.

Zelenskiy, ulusal televizyona verdiği  röportajda, “Müzakereye hazırız. Konu toprak meselesiyse bunun liderler düzeyinde ele alınması gerekiyor. Diğer meseleler ise teknik heyetlerin yetki alanına giriyor. Dolayısıyla bütün bunlar kasım ayında görüşülebilir” dedi.


Trump’ın seçim stratejisinin merkezini Beyaz Evanjelikler oluşturuyor

Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)
Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)
TT

Trump’ın seçim stratejisinin merkezini Beyaz Evanjelikler oluşturuyor

Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)
Florida’da Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen iki Amerikalı kadın seçmen (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, ülke genelindeki dini grupların çoğunda desteği gerilemesine rağmen, Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin çok sayıda adayının kazanmasını sağlayabilecek güçlü bir destek tabanına sahip beyaz Evanjeliklere büyük umut bağlıyor. Trump, beyaz Evanjeliklerin desteğini Cumhuriyetçilerin seçim zaferinde belirleyici bir güç olarak görüyor.

Pew Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan yeni veriler, 28 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında 3 bin 917’si kayıtlı seçmen olmak üzere 5 bin 62 Amerikalı yetişkinin yanıtlarına dayanıyor. Verilere göre beyaz Evanjelikler, çoğunluğunun Trump’ın başkanlık performansını onayladığı tek dini grup olma özelliğini koruyor. Bu grupta Trump’ın performansını onaylayanların oranı yüzde 58, onaylamayanların oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Bununla birlikte destek oranı, 2025’in başında kaydedilen yüzde 78 seviyesine kıyasla belirgin biçimde geriledi.

xfvg
Güney Carolina’da bir kilisede seçmenlere yönelik rehber dağıtılıyor (Reuters)

Genel tabloda, kayıtlı seçmenlerin yüzde 44’ü kendi seçim bölgelerinde Temsilciler Meclisi için Demokrat adaylara, yüzde 36’sı ise Cumhuriyetçi adaylara oy vermeyi planlıyor. Aradaki fark, Demokratlara sekiz puanlık üstünlük tanıyan RealClearPolitics anketlerinin ortalamasına yakın. Ankette Trump’ın yetişkin nüfus genelindeki onay oranı yüzde 30’da kalırken, yüzde 68’lik kesim başkanın performansından memnun olmadığını belirtti. Bu sonuç, Associated Press ile NORC’un ortak anketinde ulaşılan oranlarla da örtüşüyor.

Destek tablosu dini aidiyete göre ayrışıyor

Veriler, seçmenlerin oy verme eğilimlerinin dini aidiyetlerine göre keskin biçimde farklılaştığını ortaya koyuyor. Beyaz Evanjeliklerin yüzde 73’ü Cumhuriyetçilere, yalnızca yüzde 12’si Demokratlara oy vermeyi planlıyor. Protestanların genelinde Cumhuriyetçilere destek yüzde 49, Demokratlara destek ise yüzde 32 düzeyinde. Beyaz ve Evanjelik olmayan Protestanlarda ise Cumhuriyetçilere destek yüzde 45, Demokratlara destek yüzde 37 olarak ölçülüyor.

Buna karşılık siyah Protestanların ezici çoğunluğu Demokratları destekliyor. Bu grupta Demokratlara oy vermeyi planlayanların oranı yüzde 74, Cumhuriyetçileri tercih edenlerin oranı ise yüzde 6. Katolikler arasında ise tablo daha dengeli: Yüzde 42 Demokratlara, yüzde 39 Cumhuriyetçilere oy vermeyi düşünüyor. Beyaz Katoliklerde Cumhuriyetçilere destek yüzde 50’ye karşı yüzde 32 ile öne çıkarken, Hispanik kökenli Katoliklerin yüzde 59’u Demokratları, yalnızca yüzde 19’u Cumhuriyetçileri destekliyor.

En belirgin ayrışmalardan biri de herhangi bir dine bağlı olmayan seçmenlerde görülüyor. Ateistlerin yüzde 81’i, agnostiklerin yüzde 75’i ve herhangi bir dine mensup olmayanların yüzde 61’i Demokratlara oy vermeyi planlıyor.

Başkan Trump’ın performansına yönelik onay oranı ise Protestanların genelinde yüzde 39, Katoliklerde yüzde 30 seviyesinde. Beyaz Katoliklerde de destek yüzde 39’a gerilemiş durumda. Bu oran, 2025’in başında yüzde 59 olarak ölçülmüştü. Siyah Protestanların yüzde 90’ı, Hispanik kökenli Katoliklerin ise yüzde 78’i Trump’ın performansını onaylamıyor.

ABD’de Evanjeliklerin ağırlığı

Bu verilerin önemi, söz konusu grupların Amerikan toplumundaki büyüklüklerinden kaynaklanıyor. Şarku’l Avsat’ın Pew Araştırma Merkezi’nin 2023-2024 yıllarında gerçekleştirdiği kapsamlı dini araştırmasından aktardığı verilere göre ABD’deki yetişkinlerin yüzde 62’si kendisini Hristiyan olarak tanımlıyor. Bunların yüzde 40’ı Protestan, yüzde 19’u Katolik, yüzde 3’ü ise diğer Hristiyan mezheplerine mensup.

Tüm ırksal gruplar dahil edildiğinde Evanjelik Protestanlar, yetişkin nüfusun yüzde 23’ünü oluşturuyor. Bu oran 2007’de yüzde 26 düzeyindeydi. Geleneksel Protestanların oranı ise aynı dönemde yüzde 18’den yüzde 11’e geriledi.

Din Araştırmaları Enstitüsü’nün geçen nisan ayında yayımladığı yıllık dini demografi araştırmasına göre beyaz Evanjelikler 2025’te Amerikan nüfusunun yüzde 13’ünü oluşturuyordu. Beyaz ve Evanjelik olmayan Protestanların oranı da yüzde 13, beyaz Katoliklerin oranı ise yüzde 12 olarak kaydedildi.

Bununla birlikte beyaz Evanjelikler, nüfus içindeki oranlarının çok ötesinde bir seçim gücüne sahip. Bu grup, Trump’ı 2024’te Beyaz Saray’a taşıyan siyasi ittifakın yaklaşık üçte birini oluşturdu ve Trump’ın üç başkanlık kampanyasında da yüzde 80’den fazlası kendisine oy verdi.

cdvfg
Wisconsin’da Kongre ara seçimlerinde erken oy verme sürecinin ilk gününde Racine Belediye Binası’nda oy kullanan bir seçmen (DPA)

Reuters ve Ipsos’un anketleri de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Beyaz Evanjelikler arasında Trump’a destek, Ocak 2025’teki yüzde 77 seviyesinden bu ay yüzde 63’e geriledi. Ancak bu düşüş, genel seçmen kitlesinde kaydedilen gerilemeden daha sınırlı kaldı. Genel seçmenler arasında Trump’a destek aynı dönemde yüzde 47’den yüzde 31’e indi.

Bu bağlılık, Cumhuriyetçiler açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Sekizinci ayına giren İran savaşıyla ilgili ekonomik baskılar ve hoşnutsuzluk, skandallara ve art arda yürütülen soruşturmalara rağmen on yıl boyunca ayakta kalan bu siyasi ilişkiyi zayıflatabilecek mi?

Güney eyaletlerinden örnekler

Kongre ara seçimleri, özellikle ABD’nin güney eyaletlerindeki Evanjelikler açısından ayrı bir önem taşıyor. Bu eyaletlerde kiliselerde bir araya gelen cemaat üyeleri, sandıkta nasıl oy kullanacaklarına ilişkin işaretler arıyor. Rahipler ise ülkenin “hakikat kalesi” olarak gördükleri kilisenin öğretileri doğrultusunda, siyasete dini bir perspektiften yaklaşmaları için cemaatlerine çağrıda bulunuyor.

Cumhuriyetçi Darlene Graham’ın elinde bulunan bir Senato koltuğu için Demokrat Annie Andrews ile yaşanan beklenmedik rekabette, beyaz Evanjeliklerin Graham’a verdiği destek açık biçimde görülüyor.

Reuters’ın eyaletteki iki kilisede 15 kişiyle yaptığı görüşmelerde yalnızca iki kişi Andrews’a destek vermeyi düşündüğünü söyledi. Görüşülenlerin hiçbiri Trump’a desteğini geri çekme niyeti göstermedi. Katılımcıların çoğu enflasyondan eski Başkan Joe Biden yönetiminin politikalarını sorumlu tuttu.

bg
17 Ekim 2026’da Kentucky eyaletinin Highland Heights kentinde düzenlenen seçim mitinginde ABD Başkanı Donald Trump’ın konuşmasını dinleyen Cumhuriyetçiler (AFP)

Evanjeliklerin seçimlerdeki önemi Güney Carolina ile sınırlı değil. Bu grup, seçmenlerin önemli bir bölümünü oluşturduğu Iowa ve Kansas gibi eyaletlerdeki Senato yarışlarının sonucunu da belirleyebilir.

Kamu Dini Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Robert Jones, Evanjeliklerin Trump’a bağlılığını 2016’da yapılan “büyük bir anlaşma” ile açıklıyor. Buna göre çok sayıda Evanjelik, Trump’ın kürtajı kısıtlama, eşcinsel haklarını sınırlandırma ve katı göç politikaları uygulama taahhüdü karşılığında onun özel yaşamındaki davranışlarını görmezden geldi.