Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Rızai: Washington, İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, salı günü yeniden yapılanmaya ilişkin düzenlenen toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, salı günü yeniden yapılanmaya ilişkin düzenlenen toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Rızai: Washington, İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, salı günü yeniden yapılanmaya ilişkin düzenlenen toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, salı günü yeniden yapılanmaya ilişkin düzenlenen toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin son günlerde İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldığını belirterek Tahran’ın ABD gemileri ve askeri üslerine yönelik operasyonel yaklaşımında temel bir gözden geçirme yaptığını açıkladı.

Rızai, X platformunda yaptığı paylaşımda İran’ın ekonomik savaşla, Basra Körfezi’nde ABD ablukasının bulunduğu bölgeye kadar uzanan yasak deniz bölgesi oluşturarak karşı koyacağını söyledi. Rızai ayrıca “ABD gemileri ve askeri üslerine yönelik operasyonel tutumun temel bir incelemeden geçirildiğini” ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin her zaman savaşa karşı çıktığını belirterek halkın çıkarlarının ve bölgenin güvenliğinin korunmasının savaşların körüklenmesinden kaçınmayı gerektirdiğini söyledi.

Pezeşkiyan, X platformundaki paylaşımında İran’ın bugüne kadar saldırılar karşısında kendisini nasıl savunduysa saldırganlar tamamen pişman olana kadar bu direnişi güçlü bir şekilde sürdüreceğini belirtti. İran’ın İran halkının haklarını savunmaya devam edeceğini vurguladı.

scdfvghyj
İran’a ait petrol tankerlerine yönelik ABD saldırılarında yükselen ateş ve duman. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), görüntülerin 5 Eylül 2026’da İran petrol tankerlerine yönelik saldırıları gösterdiğini açıkladı. (Reuters)

Rızai’nin açıklaması, İran Savunma Bakanlığı’nın ablukaya katılan gemileri vurma kapasitesine sahip olduğu yönündeki açıklamaları ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’nın güney güzergâhını kullanan gemilere yönelik uyarılarıyla eş zamanlı geldi.

Rızai, İran devlet televizyonuna verdiği röportajda İran’ın askeri stratejisinde değişikliğe gidildiğini açıklamış ve Tahran’ın yaklaşık 48 saat önce bir ABD savaş gemisine yönelik uyarı saldırısı düzenlediğini, ilk kez muhriplere karşı özel bir füze denediğini söylemişti.

Rızai, “İlk kez İran’ın muhriplere karşı füzesini bir ABD gemisinin üzerinde test ettik” ifadelerini kullanarak füzenin “Amerikalılar için cehennem yarattığını ve onları kaçmaya zorladığını” iddia etti. Rızai füzenin adını açıklamadı.

ghyju
Mayıs 2025’te test edilen «Kasım Basir» balistik füzesi (Fars)

Devrim Muhafızları’na bağlı füze birliği, söz konusu füzenin ilk kez 4 Mayıs 2025’te üretildiğini açıklamıştı. O dönemde Devrim Muhafızları’na bağlı internet siteleri, Kasım Basir füzesinin Hacı Kasım füzesinin geliştirilmiş versiyonu olduğunu, katı yakıtla çalıştığını ve operasyonel menzilinin en az 1.200 kilometre olduğunu bildirmişti. Füzenin yaklaşık 500 kilogram ağırlığında bir savaş başlığı taşıdığı belirtilmişti.

Aynı kaynaklar füzenin radar izini azaltmak için karbon fiber gövde kullandığını ve elektronik harbe karşı yüksek direnç gösterdiğini öne sürdü. Füzenin GPS sistemine ihtiyaç duymadan optik ve kızılötesi güdüm sistemlerinden yararlandığı, hareketli platformlardan fırlatılabildiği ve yer altındaki tesislerde konuşlandırılabildiği belirtildi.

Devrim Muhafızları’na bağlı internet siteleri ayrıca füzenin THAAD ve Patriot füze savunma sistemlerini aşabileceğini iddia etti.

Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) açıklamasında füzenin adı veya özelliklerine yer verilmedi. Rızai de röportajında sözünü ettiği füzenin adını açıklamadı.

Keyhan gazetesi, ABD gemilerine füze fırlatılması ve yasak deniz bölgesi ilan edilmesinin ABD ile yürütülen çatışmanın yönetiminde bir değişime işaret ettiğini yazdı.

Gazete, yeni yaklaşımın ABD deniz unsurlarının hedef alınmasıyla Hürmüz Boğazı’nı Tahran’la koordinasyon sağlamadan kullanan gemilere kısıtlamalar getirilmesini bir araya getirdiğini belirtti.

Gazete ayrıca Rızai’nin ihlal yapan gemilere ilişkin verilerin kaydedilmesi, gemilerin sahibi ve kiracısının belirlenmesi ve söz konusu gemilerin daha sonra sigorta ve hareket kabiliyetlerini etkileyebilecek İran yaptırım listesine alınmasına ilişkin açıklamalarını yeniden yayımladı.

Hürmüz güzergâhları

Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Ali Muhammedi, Umman’ın Hasab bölgesinin Hürmüz Boğazı’nın güney güzergâhını kullanan gemiler açısından dokunulmazlık sınırı olduğunu söyledi.

İran medyasının Muhammedi’den aktardığına göre «Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bulunan Amerikan güzergâhından güvenli geçiş pratikte mümkün değil». Muhammedi, bu güzergâha giren geminin «Umman’ın Hasab bölgesine ulaştıktan sonra vurulma tehlikesinden uzak olmayacağını» ifade etti.

Muhammedi, gemileri İran’ın belirlediği güzergâhı kullanmaya çağırarak Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki gemi hareketlerini «anbean» izlediğini söyledi.

csdvfgth
Hürmüz Boğazı’nda İran’ın Bender Abbas kıyıları yakınlarında bir gemi, 5 Eylül 2026 (Reuters)

Rızai daha önce Tahran’ın önümüzdeki günlerde ABD ablukasının bulunduğu hattan yükleme limanlarına ve Basra Körfezi’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bir «yasak bölge» belirleyeceğini açıklamıştı. Rızai ayrıca kurallara uymayan gemilerin İran’ın yaptırım listesine alınacağını bildirmişti.

Rızai, İran ve Umman karasularında yeni bir deniz güzergâhının haritaları konusunda da anlaşmaya varıldığını duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı ise geçici ve güvenli bir güzergâh konusundaki görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığını ve anlaşmanın birkaç gün içinde Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne kaydedilebileceğini açıkladı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in İran petrol tankerlerine yönelik saldırıların sürmesi halinde bu tankerlerin imha edilip batırılacağı yönündeki uyarısına karşılık, İran tankerlerine yönelik yeni saldırılar düzenlenmesi halinde bölgedeki ABD petrol ve doğalgaz şirketlerinin hedef alınacağını ve tesislerinin vurulacağını söyledi.

Kalibaf, “Varlıklarımızı vurursanız siz de vurulursunuz” dedi.


Hürmüz’de deniz trafiği, İran’ın ABD saldırılarına misilleme tehdidinin ardından yavaşladı

Hürmüz’de deniz trafiği, İran’ın ABD saldırılarına misilleme tehdidinin ardından yavaşladı
TT

Hürmüz’de deniz trafiği, İran’ın ABD saldırılarına misilleme tehdidinin ardından yavaşladı

Hürmüz’de deniz trafiği, İran’ın ABD saldırılarına misilleme tehdidinin ardından yavaşladı

İran’ın yeni ABD saldırılarına karşılık vereceği yönündeki tehdidinin ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği bu hafta da yavaşlamaya devam etti. Kpler şirketinin bugün (Salı) yayımladığı verilere göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen yük gemilerinin sayısı dün pazartesi günü 7’ye geriledi. Bu sayı bir önceki gün 8 olarak kaydedilmişti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre bazı gemiler, otomatik tanımlama sistemlerindeki vericileri kapatarak boğazlardan geçiyor olabilir. Bu durum söz konusu gemilerin istatistiklere dahil edilmemesine yol açıyor.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin son günlerde İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldığını söyledi. Rızai, Tahran’ın ABD gemileri ve askeri üslerine yönelik operasyonel yaklaşımında temel bir gözden geçirme gerçekleştirdiğini açıkladı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin her zaman savaşa karşı çıktığını belirterek halkın çıkarlarının ve bölgenin güvenliğinin korunmasının savaşların körüklenmesinden kaçınmayı gerektirdiğini ifade etti.

İran, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırılarının başlamasından bu yana, küresel petrol ve doğalgaz tedariki açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini kısıtlıyor.


Kanada ve 11 Avrupa ülkesi İsrail yerleşimleriyle ticarete yaptırım uygulamaya hazırlanıyor

Batı Şeria’daki Filistin kenti Beytüllahim yakınlarında bulunan Gush Etzion yerleşim blokunda yeni bir yerleşimin açılışı sırasında konut birimleri görülüyor (AP)
Batı Şeria’daki Filistin kenti Beytüllahim yakınlarında bulunan Gush Etzion yerleşim blokunda yeni bir yerleşimin açılışı sırasında konut birimleri görülüyor (AP)
TT

Kanada ve 11 Avrupa ülkesi İsrail yerleşimleriyle ticarete yaptırım uygulamaya hazırlanıyor

Batı Şeria’daki Filistin kenti Beytüllahim yakınlarında bulunan Gush Etzion yerleşim blokunda yeni bir yerleşimin açılışı sırasında konut birimleri görülüyor (AP)
Batı Şeria’daki Filistin kenti Beytüllahim yakınlarında bulunan Gush Etzion yerleşim blokunda yeni bir yerleşimin açılışı sırasında konut birimleri görülüyor (AP)

Kanada, İngiltere ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine yönelik saldırılarının tırmanmasının ardından İsrail yerleşimleriyle ticarete yaptırım uygulama niyetinde olduklarını bugün (salı) açıkladı.

Söz konusu ülkelerin dışişleri bakanları ortak açıklamalarında Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere’nin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerle mal ticaretine ulusal düzeyde kısıtlamalar getirme veya Avrupa düzeyinde kısıtlamaların uygulanmasını destekleme ya da kendi ulusal prosedürleri doğrultusunda bu ve diğer önlemleri alma ihtimalini ciddi biçimde değerlendirme konusunda kararlı olduğunu belirtti.

İngiltere’den yerleşim ürünlerine ithalat yasağı

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre  İngiltere bugün Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasakladı. Londra ayrıca İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere karşı etnik temizlik uyguladığını bildirdi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Batı Şeria’daki yerleşimlerden gelen tüm ürünlerin yanı sıra bu yerleşimlerle bağlantılı bazı hizmetlerin de yasak kapsamına alınacağını açıkladı. Söz konusu hizmetler arasında finansman, inşaat, altyapı, gayrimenkul ve yerleşimleri destekleyen reklam faaliyetleri bulunuyor.

Miliband, İsrail işgaline yönelik tutumun sertleştirilmesi kapsamında Avam Kamarası'nda milletvekillerine yaptığı konuşmada hükümetin bu adımı iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ihtimalini korumak amacıyla attığını söyledi.

cdfgthy
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband (AFP)

İngiliz haber ajansı PA Media daha önce Miliband’ın Avam Kamarası'nda bir açıklama yapmasının beklendiğini ve hükümetin İsrail ile ilişkilerde yeniden ayarlama olarak nitelendirdiği değişikliklerin çerçevesini ortaya koyacağını bildirmişti.

İngiliz hükümetinden bakanlar da Filistin toprakları olan Batı Şeria’daki uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerden gelen malların beklenen değişiklikler paketi kapsamında ticari kısıtlamalara tabi tutulabileceğine işaret etmişti.

İsrail’den İngiltere’ye misilleme tehdidi

İsrail, Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesine ilişkin İngiliz yaptırımlarına misilleme yapabileceği konusunda daha önce uyarıda bulunmuştu.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, “İngiltere İsrail’e karşı hareket ederse İsrail de İngiltere’ye karşı hareket edecek” demişti.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise salı günü yaptığı açıklamada İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yaptırım uygulaması halinde kendisini tarihin yanlış tarafına yerleştireceğini söyledi.

Herzog, Kudüs’te yaptığı konuşmada “Eğer bu gerçekleşir ve başka ülkeler de bu yaptırımlara katılırsa bunun bir yanlış hesaplama ve onları tarihin yanlış tarafına yerleştirecek bir karar olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Ben-Gvir’den Falkland Adaları çıkışı

Gerilimin dikkat çekici biçimde tırmandığı bir başka gelişmede İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya Falkland Adaları’nı resmen İngilizlerin Arjantin halkından çaldığı işgal altındaki Arjantin toprakları olarak tanıma çağrısında bulundu.

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İngiliz büyükelçisinin derhal sınır dışı edilmesini istedi.

Smotrich, pazartesi akşamı X platformunda yaptığı paylaşımda İngiliz büyükelçisini bu gece sınır dışı edin çağrısında bulundu.

Smotrich sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yahudi düşmanı bir hükümetin ayaklarını sileceği paspas olmayacağız. Radikal İslam’ın işgal ettiği bir ülkede ekonomik ve toplumsal gerilemeden kendisini kurtarmaya çalışan bu hükümet, Yahudilere ve İsrail devletine saldırıyor. İsrail topraklarındaki İngiliz mandası sona ermiştir.”