Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
TT

Gazze savaşının üçüncü aşaması: Özel operasyonlar, baskınlar ve Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüştürülmesi

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılan binaların enkazının yanından geçerken küçük bir çocuğun elini tutan Filistinli bir adam, 3 Haziran 2024 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Yayın Kurumu'na (IBA) bağlı Makan televizyon kanalı İsrail ordusunun, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın dokuzuncu ayına girilmesinden bir hafta sonra savaşın üçüncü aşamasının birkaç hafta içinde başlayacağını duyurduğunu bildirdi. Öte yandan hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden, savaşın sona erdirilmesi, esir takası, yerinden edilmiş kişilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmesi ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren ateşkes için üç aşamalı bir teklif sunmuştu.

Başkan Biden İsrail'in teklifi koşulsuz olarak kabul ettiğini açıklarken, siyasi analistler, teklifin İsrail’in Gazze’de ateşkes için sunduğu bir öneri olduğunu ve teklifin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi tarafından hazırlandığını söylediler. Teklifin duyurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme kararı ve Hamas’ın 11 Haziran'da yanıt verdiği ateşkes teklifine destek talep edilen karar tasarısı kabul edilmesi izledi. Hamas birkaç gözlemde bulunduktan ve başta Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmesi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen geri çekilmesi ve durumun 7 Ekim öncesine döndürülmesine dair açık bir şartın yer almasını talep ettikten sonra teklifi onayladığını açıkladı. Siyasi analistler, İsrail’in bu şartları kabul etmesinin imkânsız olduğunu düşünüyorlar.

Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyon 300 binden fazla Filistinlinin sekiz ay içinde 50 binden fazla ölü ve 85 binden fazla yaralıya mal olan savaşın seyrine ve geçirdiği aşamalara dönecek olursak siyasi analistler, savaşın yaklaşık üç hafta süren ilk aşamasında, Gazze Şeridi’nin çeşitli şehirleri, kampları ve mahallelerinin büyük bir bölümünü etkileyen havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen bombardımanlarla başladığına, ardından İsrail ordusunun tümenleri ve tugayları tarafından kara saldırılarının gerçekleştirildiği ikinci aşamaya geçildiğine dikkati çektiler.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesinin, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasının, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasının ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesinin yanında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ndeki tüm sınır kapılarını yeniden işgal ve kontrol etmesine ve Philadelphia (Salahaddin) Koridoru olarak bilinen Mısır ile Gazze arasındaki sınır şeridinin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu.

Bugüne kadar devam eden ikinci aşama, Gazze Şeridi'nin bölünmesine, kuzeyin orta ve güney kesimlerinden ayrılmasına, 700 binden fazla Gazzelinin Gazze Şeridi’nin orta ve güney kesimlerine kaçmak zorunda kalmasına ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün engellenmesine neden oldu.

Filistinli siyasi analist Dr. Sufyan Ebu Zaide, yakın gelecekte siyasi bir anlaşmaya varılamaması halinde üçüncü aşamayı Gazze Şeridi'nin ikinci bir Batı Şeria'ya dönüşmesi olarak tanımlıyor. Dr. Ebu Zaide, Hamas Hareketi ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Cenin, Tulkarim ve Nablus bölgelerindekine benzer bir duruma dönüşeceğini, yani İsrail'in uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, özellikle de Hamas’ın elinde İsrailli rehineler olduğu sürece yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli İsrail uzmanı İsmet Mansur da üçüncü aşamanın şekli konusunda Dr. Ebu Zaide ile aynı düşünüyor. Mansur, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki savaşın üçüncü aşamasında son bir buçuk yıldır Batı Şeria’nın çeşitli şehirlerinde yürüttüğü operasyonlara ve saldırılara benzeyen askeri faaliyetlerde bulunmasını öngörüyor. İsrail'in üçüncü aşamada kendi kontrolünü dayatmak ve Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolü elde etmek istediğini belirten Mansur, “İsrail, Gazze Şeridi'nin yönetimini Filistinliler ya da uluslararası örgütler gibi başka bir oluşuma devretse bile Netzarim Koridoru, Philadelphia Koridoru ve muhtemelen Refah Sınır Kapısı’ndan geri çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

xcdfgs
Gazze Şeridi’nde hareket eden İsrail tankları (Reuters)

Mansur, İsrail'in savaşın ikinci aşamasında yeniden işgal ettiği söz konusu noktalarda güvenlik kontrolünü dayatmak ve burada konuşlu kalmak konusundaki ısrarının nedeninin, güvenlik kontrolünü dayatmak için bu noktalara ihtiyaç duymasına ve başta Hamas ve askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları olmak üzere Filistinli örgütlerin altyapısına yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılar olduğunu söyledi.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmak için öne sürdüğü bahaneler

Savaşın mevcut aşamasında bir anlaşmaya varılabileceğine şüpheyle yaklaşan Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide, “Hamas'ın ifade ettiği çekincelerden sonra Biden’ın teklifinde yer alan anlaşmayı kabul edeceğine şüpheliyim. İsrail hükümetinin de teklifi olduğu gibi kabul edeceğine dair şüphelerim var. Netanyahu'nun Hamas ile bir anlaşmaya varmamak için bahaneler uyduracağına inanıyorum. Bu da savaşın üçüncü aşamasının, Batı Şeria'daki duruma benzer şekilde, İsrail ordusunun dayatmaya niyetli olduğu şekilde devam edeceğini düşünmeye itiyor” diye konuştu.

Hamas, İsrail ordusunun Philadelphia Koridoru’ndan çekilmesini, Gazze Şeridi'nin kuzeyini diğer şehirlerden ve kamplardan ayıran Nitzarim ekseni de dahil olmak üzere İsrail ordusu tarafından Gazze Şeridi içinde inşa edilen tüm askeri yapıların sökülmesini, Gazzelilerin evlerine dönmesini ve durumun 7 Ekim öncesine dönmesini istiyor. İsrail uzmanı Mansur'a göre İsrail, bu talepleri kabul etmeyecek.

Dr. Sufyan Ebu Zaide: İsrail uzun süreli askeri operasyonlara girişmeksizin, yoğunlaştırılmış operasyonlarla bombardımanlara, işgale ve suikastlara devam edecek.

Mansur, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

İsrail hükümetinin, ordunun Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesi ve diğer koşullar da dahil olmak üzere Hamas'ın talep ettiği ve talep etmekte ısrar ettiği şartları kabul etmesi mümkün değil. Çünkü İsrail hükümeti için bu, Gazze'deki güvenlik tehdidinin savaştan önceki haline dönmesi demek.

İsrail'in üçüncü aşamada taviz vermeyeceği güvenlik meselesine odaklandığını vurgulayan Mansur, “Anlaşma olsun ya da olmasın İsrail, savaşı şimdi ya da uzun bir süre sonra durdurabilir, ama Hamas liderlerini ve direnişçilerini takip etme hakkını elinde tutacaktır. Ayrıca direnişe karşı istihbarat bilgisi alır almaz yoğun bir saldırı başlatacak şekilde güvenlik kontrolünü dayatacaktır” dedi.

Hamas'ın durumun asla eskisi gibi olmayacağını farkında olduğunu ve bunu bildiğini ifade eden İsrail uzmanı Mansur, “Bundan dolayı Hamas'ın kendisini her zaman takip edileceği bir duruma adapte edebilir ve tüm çalışmalarını yeraltına, İsrail'in gözünden uzağa taşıyabilir. İsrail, Gazze’den çekilse bile Hamas'a liderleri ve üyelerine güvenlik garantisi vermeyi kabul etmeyecektir” diye konuştu.

Üçüncü aşama yaklaşıyor

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre ikinci aşamadaki operasyonlar önümüzdeki birkaç hafta içinde sona erecek ve üçüncü aşamaya geçilecek. Fakat bunun nedeni Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesi değil. Daha ziyade İsrail'in 11 Haziran'da Hizbullah'ın askeri komutanı Talib Abdullah Ebu Talib'i öldürmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının arttığı Filistin'in kuzeyinde ve Lübnan’ın güney sınırında askeri faaliyetlerin tırmanacağı anlaşılırken üçüncü aşamanın ikinci aşamadan daha az asker ve araç gerektiriyor olması.

Filistinli siyasi analist Dr. Ebu Zaide’ye göre İsrail'in Gazze Şeridi'nde üç hatta iki ordu tümeni bulunduramayacak olması da şu an Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasına geçilmesine elverişli faktörlerden biri. Bunun nedeni kuzey cephesindeki tırmanış ve ordunun bu tümenlere ve onları oraya taşıyacak askeri araçlara ihtiyaç duyması. Bunun da Gazze'ye yönelik savaşın üçüncü aşamasının başlamasını hızlandıracağını düşünen Dr. Ebu Zaide, “Kuzey cephesi sakinleşse ve savaş başlamasa bile İsrail, en geç üç ya da dört hafta içinde Refah'tan çekilip üçüncü aşamaya geçecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail şu an Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye bölen Netzarim Koridoru’nda faaliyet gösteren 99. Tümeni, bir çözüme ya da anlaşmaya varılana ya da Hamas birkaç adım geri atıp Gazze'nin gelecekte herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmamasını sağlayana kadar burada tutmaya kararlı görünüyor. Ancak Dr. Ebu Zaide, 99. Tümeni’nin geri çekilmesi için gereken şartların yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğini, çünkü ne İsrail’in ne de Hamas’ın tutumlarından taviz verdiğini vurguladı.

İsrail'in iddiasına göre Mısır'ın Sina bölgesine açılan ve Hamas'ın silah ve patlayıcı kaçakçılığında kullandığı yeni tünellerin kazılmaması için İsrail ordusu şu an yerin altına ve üstüne sensörler ve izleme cihazları yerleştirdiği Philadelphia Koridoru’nu koruyor. Mayıs ayının ilk haftasından bu yana kapalı olan Refah Sınır Kapısı meselesi üzerindeki anlaşmazlık ise devam ediyor. Öte yandan Mısır, hem Hamas'ı hem de İsrail'i Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafı idaresini Filistin Yönetimi'ne devretmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak her iki taraf da Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’nin idaresine geri dönmesini reddediyor. İsrail, sınır kapısını kontrol etmeye ve kapalı tutmaya devam ederken Hamas sınır kapısının Filistin tarafı idaresinde görevli personelinin yeniden iş başı yapması ve önceki aşamada olduğu gibi hiçbir değişiklik yapılmadan sınır kapısının faaliyetlerinin devam etmesinde ısrar ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni bölmeye ve ordusunu Gazze’nin orta ve güney kesimlerindeki ana eksenlerde yoğun olarak konuşlandırmaya devam etmesi bekleniyor. Çünkü bu eksenler baskınlarda, tutuklamalarda ve hatta rehine kurtarma operasyonlarında en önemli rolü oynayacak. Tıpkı İsrailli özel bir timin 8 Haziran’da Refah’tan gelen yerinden edilmiş kişiler kılığında iki araçla Nuseyrat Mülteci Kampı’na gelerek gerçekleştirdikleri rehine kurtarma operasyonu gibi. İsrail ordusu, Netzarim Koridoru’nun güneybatısının yakınlarında özel timi askeri olarak destekledi ve Netzarim Koridoru’nun batı bölgesine çekilmesi sırasında güvenliğini sağlamak için karadan, denizden ve havadan bombardımanlar düzenledi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail’in düzenlediği rehine kurtarma operasyonunda 274 Filistinli öldürüldü. İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre ise operasyonda Hamas'ın elindeki İsrailli dört rehine kurtarıldı.



Çocuk felci benzeri hastalığa yol açabilen virüs Kaliforniya'da yayılıyor

100'den fazla çocuk felci dışı enterovirüs türünden biri olan enterovirüs D68 (EV-D68), Kaliforniya'nın kuzeyinde yayılıyor (AFP)
100'den fazla çocuk felci dışı enterovirüs türünden biri olan enterovirüs D68 (EV-D68), Kaliforniya'nın kuzeyinde yayılıyor (AFP)
TT

Çocuk felci benzeri hastalığa yol açabilen virüs Kaliforniya'da yayılıyor

100'den fazla çocuk felci dışı enterovirüs türünden biri olan enterovirüs D68 (EV-D68), Kaliforniya'nın kuzeyinde yayılıyor (AFP)
100'den fazla çocuk felci dışı enterovirüs türünden biri olan enterovirüs D68 (EV-D68), Kaliforniya'nın kuzeyinde yayılıyor (AFP)

Çocuklarda nadiren çocuk felci benzeri bir hastalığa yol açabilen bir solunum yolu virüsü, Kaliforniya'da giderek yaygınlaşıyor.

SFGate'in, belediye atık sularındaki virüs kalıntılarını izleyen WastewaterSCAN'in verilerine dayanarak aktardığı üzere Palo Alto, Napa, San Francisco'nun güneydoğusu ve San Rafael dahil San Francisco Körfez Bölgesi'nde enterovirüs D68 yoğunluğu yüksek seviyelerde ve artmaya devam ediyor.

100'den fazla çocuk felci dışı enterovirüsten biri olan EV-D68, genellikle yaz sonu ve sonbahar başında yayılıyor. Yaygın semptomları, öksürük, nefes darlığı ve hırıltılı nefes alma gibi soğuk algınlığı belirtilerine benziyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'ne (CDC) göre, EV-D68'e yakalanan çocuklarda ateşin yanı sıra nefes almada zorluk ya da zatürre gibi daha ciddi semptomlar da görülebiliyor. CDC, virüse daha önce maruz kalarak bağışıklık geliştirmeyen bebeklerin, çocukların ve ergenlerin daha ciddi şekilde etkilenebileceğini belirtiyor.

Bazı nadir durumlarda EV-D68, akut flask miyelite (AFM) de yol açabiliyor. Sık görülmese de tehlikeli bir nörolojik hastalık olan AFM, esasen çocukları etkiliyor. AFM belirtileri, EV-D68 enfeksiyonundan birkaç hafta sonra ortaya çıkmaya başlıyor.

AFM belirtileri arasında kol veya bacaklarda güçsüzlük; kas tonusu ve refleks kaybı; boyun, sırt, kol veya bacaklarda ağrı; yutarken zorlanma veya konuşma bozukluğu; gözleri hareket ettirmede zorluk ve yüzde sarkma veya zayıflık yer alıyor.

Kaliforniya Üniversitesi San Francisco'dan bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Monica Gandhi, SFGate'e yaptığı açıklamada, EV-D68 enfeksiyonu halinde ağır hastalık geçirme riski en yüksek grupların yaşlılar, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler olduğunu söyledi.

Gandhi, çoğu solunum yolu hastalığının sağlıklı bireylerde hafif seyretmesine rağmen, "belirli risk gruplarında ağır" geçebileceğini vurguladı.

EV-D68'nin aşısı yok ancak insanlar ellerini sık sık yıkayarak ve hasta kişilerle temastan kaçınarak kendilerini virüsten koruyabilir. Habere göre EV-D68 vakalarındaki artış sürerken, Körfez Bölgesi sakinlerine bu sonbaharda güncellenmiş grip ve Kovid-19 aşılarını olma çağrısı da yapılıyor.

Vakalardaki artış, San Francisco Halk Sağlığı Departmanı'nın 1 Ekim'de sezonun grip kaynaklı ilk ölümünü duyurmasının ardından meydana geldi.

San Francisco Sağlık Sorumlusu Dr. Susan Philip, duyuruda, "Bu üzücü haber, grip ve Kovid gibi solunum yolu virüslerinin, özellikle hastalanma riski yüksek kişiler açısından çok ciddiye alınması gerektiğini bize hatırlatıyor" demişti.

Sonbahar etkinlikleri yaklaşırken, halkın sağlıklı kalarak yapmak istedikleri tüm eğlenceli ve keyifli şeyleri yapabilmesini istiyoruz. Aşılar bunu sağlıyor.

Independent Türkçe


MI6 alarma geçti: Alman istihbaratından hangi belgeler sızdı?

August Hanning vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını araştırmak, vatana ihanete teşebbüs etmek ve casusluk yapmakla suçlanıyor (AP)
August Hanning vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını araştırmak, vatana ihanete teşebbüs etmek ve casusluk yapmakla suçlanıyor (AP)
TT

MI6 alarma geçti: Alman istihbaratından hangi belgeler sızdı?

August Hanning vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını araştırmak, vatana ihanete teşebbüs etmek ve casusluk yapmakla suçlanıyor (AP)
August Hanning vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını araştırmak, vatana ihanete teşebbüs etmek ve casusluk yapmakla suçlanıyor (AP)

Almanya'nın eski Federal İstihbarat Servisi (BND) Başkanı August Hanning'in casusluk şüphesiyle gözaltına alınması, Birleşik Krallık (BK) istihbaratını da harekete geçirdi.

Telegraph'ın haberinde, BK'nin dış istihbarat teşkilatı MI6'in bilgi sızıntısı riskine karşı kapsamlı inceleme başlattığı belirtiliyor.

1998'den 2005'e kadar BND başkanlığı yapan 80 yaşındaki Hanning, Almanya'nın güneyindeki Bad Tölz-Wolfratshausen'de dün (6 Ekim) gözaltına alındı.

Adı "Manfred D” diye paylaşılan BND'den eski bir üst düzey yetkili de Hanning'le aynı gün ülkenin batısındaki Steinfurt'ta yakalandı.

Federal Başsavcılık, Hanning'in emekli olduktan sonra teşkilattaki eski özel kalem müdürü Manfred D.'den para karşılığı gizli istihbarat raporlarını almayı sürdürdüğünü savunuyor. Açıklamaya göre Manfred D., Hanning'e 2 bine yakın belge satmış.

Eski BND şefinin devlet sırlarını özel danışmanlık hizmetlerinde kullandığı, bazı bilgileri ise yabancı istihbarat servisleriyle paylaşılmış olabileceği öne sürülüyor.  

Savcılığın açıklamasında Hanning'in "yabancı bir istihbarat servisi adına casusluk faaliyeti yürüttüğü yönünde kuvvetli şüphe bulunduğu" ifade edilirken, sözkonusu ülkenin adı paylaşılmadı.

Öte yandan Der Spiegel'ın haberinde, Hanning'in Azerbaycan istihbaratı için özel bir analiz hazırlattığı iddia edildi.

Telegraph'ın haberinde, Hanning'in faaliyetleri sonucu BK ve ABD istihbaratına ait bilgilerin sızdırılmış olabileceği savunuluyor.

Ayrıca sahada Amerikan veya Britanya istihbaratı adına faaliyet gösteren ajan ya da muhbirlerin kimliklerinin ortaya çıkmasından endişelenildiği aktarılıyor.

ABD ve BK istihbaratının, sözkonusu dönemde Avrupalı müttefiklerle paylaşılan tüm hassas bilgilere ilişkin kurum içi inceleme başlatmış olabileceği yazılıyor.

Eski MI6 görevlisi Matthew Dunn, BK istihbaratının BND'yle paylaşılan tüm bilgileri titizlikle inceleyip riskleri değerlendireceğini söylüyor.

Alman medyasındaki haberlerde, belgeler arasında İran'ın nükleer programı, Rus ordusu ve müttefik istihbarat servislerinin gizli olarak sınıflandırdığı dokümanlarla ilgili son derece hassas raporların yer aldığı ileri sürülüyor.

Washington Post, olayın "Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana BND'de yaşanan en ciddi güvenlik ihlali" olabileceğini yazıyor. New York Times da Hanning hakkındaki iddiaların, "Almanya'yla Çin ve Rusya gibi rakip yabancı güçler arasında gerginliğin tırmandığı" bir dönemde geldiğine dikkat çekerek, bunun "Alman siyasetinde şok etkisi yarattığını" aktarıyor. 

Çocuk kaçırma soruşturmasından gizli belgelere

Hanning'in adı, Hamburglu iş insanı Christina Block'un iki çocuğunun 31 Aralık 2023'te Danimarka'da babalarının yanından kaçırılarak Almanya'ya götürülmesiyle ilgili soruşturmada geçmişti. Alman makamları, Hanning'in yönettiği güvenlik şirketinin çocukların kaçırılmasıyla bağlantılı olduğunu savunurken, eski BND şefi iddiaları reddetmişti.

Eylül 2025'te bu soruşturma kapsamında Hanning'in evi ve işyerleri aranmış, BND'ye ait yaklaşık 2 bin belge ele geçirilmişti. Bunun üzerine Federal Savcılık, casusluk ve vatana ihanet şüphesiyle Hanning hakkında Mayıs 2026'da ayrı bir soruşturma açmıştı. Hanning'in dün gözaltına alınması, bu ayrı soruşturma kapsamında gerçekleşti.

Independent Türkçe, Telegraph, New York Times, Washington Post, Tagesschau


Myanmar'ın cunta liderinin Malezya ziyareti ne anlama geliyor?

Myanmar'da Hlaing'in liderliğinde gerçekleştirilen 2021'deki darbenin ardından en az 3,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
Myanmar'da Hlaing'in liderliğinde gerçekleştirilen 2021'deki darbenin ardından en az 3,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
TT

Myanmar'ın cunta liderinin Malezya ziyareti ne anlama geliyor?

Myanmar'da Hlaing'in liderliğinde gerçekleştirilen 2021'deki darbenin ardından en az 3,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
Myanmar'da Hlaing'in liderliğinde gerçekleştirilen 2021'deki darbenin ardından en az 3,5 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)

Myanmar'da cunta lideri Min Ang Hlaing, mültecilerin geri gönderilmesine ilişkin tartışmalar sürerken Malezya'ya resmi ziyarette bulundu.

Myanmar Dışişleri Bakanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada, liderin iki ülke arasındaki yatırımı ve ekonomik işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan özel bir iş toplantısına katıldığı belirtildi.

Malezyalı yetkililerin Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'nda karşıladığı Hlaing'in yarın Malezya Başbakanı Enver İbrahim'le görüşmesi planlanıyor.

2021'de darbeyle yönetimi ele geçiren Genelkurmay Başkanı General Hlaing'in ziyareti, Malezya'nın yaklaşık 1500 Myanmar vatandaşını ülkelerine geri göndermesinden 4 gün sonra gerçekleşti.

Enver İbrahim, temmuzdaki açıklamasında ülkesinde bulunan yaklaşık 5 bin Arakanlı Müslümanın (Rohingya) Myanmar'a gönderileceğini duyurmuştu.

Malezya, Hlaing yönetimiyle özel bir anlaşmaya varıldığını ve mültecilerin can güvenliğinin sağlanacağını savunurken hak örgütleri, iç savaştan kaçanların 2021'den bu yana 100 binden fazla kişinin öldürüldüğü iç savaşın sürdüğü Myanmar'a geri gönderilmesine tepki göstermişti.

Malezya yönetimi ocak ayından bu yana yaklaşık 10 bin Myanmar vatandaşını sınır dışı ederken, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkedeki iç savaşın sonlandırılmasına yönelik çağrılarını sürdürüyor.

ASEAN, cunta yönetiminin barış planını uygulamaması nedeniyle Min Aung Hlaing ve diğer Myanmarlı üst düzey yetkilileri 2021'den bu yana liderler zirvelerine davet etmiyor.

Hlaing, darbenin ardından ilk kez düzenlenen genel seçimler sonucunda nisanda ülkenin devlet başkanı olmuştu. Bunun ardından Tayland, Laos, Kamboçya ve Vietnam'ın yanı sıra Çin, Hindistan, Rusya ve Belarus'u ziyaret etmişti. Malezya ziyareti de kendisinin bir ASEAN ülkesine gerçekleştirdiği 5. ziyaret.

Diğer yandan AP ve Reuters'ın analizlerinde, ziyaretin askeri yönetimin uluslararası meşruiyet kazanmasına katkı sağlayabileceğine dikkat çekiliyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Richard Horsey, mültecileri geri göndermesi için Enver İbrahim üzerindeki baskının arttığına dikkat çekerek, Malezya yönetiminin bu süreçte Myanmar'la işbirliğine ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Min Aung Hlaing'in, Kuala Lumpur'da kırmızı halıyla karşılandığı bu ziyareti uluslararası arenada meşruiyetinin tanınmasına yönelik bir adım olarak sunacağını ifade ediyor.

Independent Türkçe, Reuters, AP