İsrail’de askeri düzeyde duyurulan “taktik ateşkes” anlaşmazlıklara neden oldu

Taktik ateşkes BM tarafından memnuniyetle karşılanırken, Netanyahu ve Ben-Gvir karşı çıktı, Gallant karardan daha önce haberdar olduğu iddialarını reddetti

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)
TT

İsrail’de askeri düzeyde duyurulan “taktik ateşkes” anlaşmazlıklara neden oldu

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail ordusunun dün sabah Gazze Şeridi'nin güneyinde duyurduğu, ancak Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın karardan daha önce haberdar olmadığını iddia ettiği askeri düzeyde açıklanan ‘taktik ateşkesin’ anlaşmazlıklara yol açtığını bildirdi.

İsrail ordusu, insani yardımların girişine izin vermek için Gazze Şeridi'nin güneyindeki bir bölgede günün belirli saatlerinde askeri faaliyetlerde taktiksel bir ateşkesten söz etti.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, insani yardımların Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan girip Selahaddin Caddesi’ne ve oradan da kuzeye doğru gitmek üzere Gazze Şeridi’ne ulaştırılması için askeri operasyonlarda yerel bir taktik ateşkesin bir sonraki duyuruya kadar her gün 08.00-19.00 saatleri arasında uygulanacağı belirtildi.

Netanyahu ve Ben-Gvir öfkeli

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine toplantısında yaptığı açıklamada “İsrail, ordusu olan bir ülkedir, tersi değil” diyerek ordu tarafından yapılan açıklamayı sert bir eleştiriyle karşıladı. Netanyahu, ‘bu tür kararların kabul edilemez olduğunu ve askeri düzeyde alındığını’ da sözlerine ekledi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, taktiksel ateşkes kararına öfke kustu. Ben-Gvir, “İnsani yardımların ulaştırılması için taktiksel ateşkes kararı veren her kimse, görevde kalmaması gereken kötü ve aptal bir ‘kişi’” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den  aktardığına göre Ben-Gvir, “Bize sadece daha fazla ölüm getiren bu çılgınca ve hayalci yaklaşımı durdurmanın zamanı geldi” diye ekledi.

gumu7m
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

Ancak İsrail ordusu, tepkiler üzerine bir açıklama daha yaptı. Açıklamada, Gazze Şeridi'nin güneyinde çatışmaların durdurulmadığı, Refah'taki askeri operasyonların devam ettiği belirtildi.

Gazze Şeridi'ne ticari malların girişinde herhangi bir değişiklik olmadığı ifade edilen açıklamada, Gazze Şeridi'ne ticari malların girişinin yapıldığı koridorun, uluslararası örgütlerle koordinasyon halinde, sadece insani yardımların taşınması için gün boyunca açık olacağı vurgulandı.

İsrail ordusunun bu açıklamasından önce Gazze Şeridi'nde sekizi bir bombanın infilak etmesi sonucu olmak üzere 11 İsrail askeri öldü.

Refah bombalandı

Öte yandan AFP, dün, Gazze Şeridi'nin orta kesimleri ve diğer bölgelerinde herhangi bir hava saldırısı, bombardıman ya da çatışma yaşanmadığını, ancak Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinin bombalandığını ve çatışma sesleri duyulduğunu bildirdi.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze şehrinde yaşayan Hayti el-Guta (30) dün “Sabah saatlerinden beri ortalık birden sessizleşti, ateş edilmiyor, bombardıman yok. Bu çok garip.” diyerek bunun kalıcı bir ateşkesin ayak sesleri olmasını umduğunu ifade etti.

BM memnuniyetle karşıladı

Cenevre'de bir BM sözcü tarafından yapılan açıklamaya göre BM, İsrail'in Gazze'nin güneyindeki askeri operasyonlara bir gün ara verildiğini açıklamasını memnuniyetle karşılayarak bunun insani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştıracak ‘başka somut bir adımın önünü açmasını’ istedi.

BM, Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giren yardım tırlarının, bombardıman ve çatışmalar nedeniyle su, gıda ve ilaçtan yoksun olan Gazzelilere ulaştırılmasının ve dağıtılmasının zor olduğuna dikkati çekti.

Diğer taraftan İsrail ordusu tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinde sekiz askerin öldürüldüğünü bildirdi. Açıklamaya göre İsrail askerlerinin içinde bulunduğu zırhlı araç ‘bir bombanın infilak etmesi sonucu’ havaya uçtu. Daha sonra Gazze Şeridi’nin kuzeyinde iki askerinin öldüğünü duyuran İsrail ordusu, bir askerinin de aldığı yaralar nedeniyle öldüğünü ekledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamaya göre Netanyahu, “Tüm İsrail ulusunun bu zor anda (ölen askerlerin) sevgili ailelerini kucaklıyor” dedi.

Netanyahu, özellikle Hamas'ın askeri ve hükümet kabiliyetlerinin yok edilmesine ve rehinelerin geri verilmesine atıfla savaşın hedeflerinin ‘büyük bir bedeli olmasına rağmen’ korunması gerektiğinin altını çizdi.

dthryjuk
Gazze Şeridi'nin tüm mahalleleri harabeye döndü (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın, ABD'li mevkidaşı Lloyd Austin'in daveti üzerine Gazze'deki savaşı görüşmek üzere yakında Washington'a gideceğini açıkladı.

Yiyecek eksikliği

Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar Kurban Bayramı’nı kutlarken, Gazze’deki Filistinliler temel ihtiyaç maddelerine ulaşmakta ciddi bir sıkıntı yaşıyor.

Onlarca kişi Gazze'de İsrail’in bombardımanları sonucu hasar gören Ömeri Camii’nin yıkıntıları önünde bayram namazı kılarken, diğer Filistinliler de savaşta ölen yakınlarının mezarları başına giderek dua ettiler.

Cibaliye Mülteci Kampı sakinlerinden Ümmü Muhammed el-Katari, “Bu bayram çok farklı. Çok fazla insan kaybettik ve çok fazla yıkım var. Bayram namazına üzgün geldim. Çünkü en büyük oğlumu kaybettim” diye konuştu.

BM’nin verilerine göre savaş Gazze'nin 2,4 milyonluk nüfusunun yüzde 75'ini yerinden ederken bu nüfus açlık tehlikesiyle karşı karşıya.

Bu arada, İsrail ve Hamas'ın birbiriyle çelişen talepleri nedeniyle ateşkes umutları azalıyor. Bu da ABD Başkanı Joe Biden'ın iki hafta önce açıkladığı teklif temelinde Gazze’de bir ateşkese ulaşma şansının çok az olduğu anlamına geliyor.

Biden, Gazze için ateşkes teklifinin İsrail tarafından önerildiğini açıklamıştı. Ancak Netanyahu, teklifi eksik bulduğunu belirterek, hükümetinin Hamas yenilgiye uğratılana kadar savaşı sürdürmeye kararlı olduğunu yineledi.

sdcfvgb
Gazzeliler gıda ve ilaç konusunda giderek kötüleşen bir krizle karşı karşıya (AFP)

ABD Başkanı Biden, bu bağlamda Hamas’ı, İsrail'in Gazze'deki yerleşim alanlarından çekilmesi, İsrailli rehinelerden bazılarının serbest bırakılması ve İsrail tarafından hapiste tutulan Filistinlilerin salıverilmesiyle birlikte altı haftalık bir ateşkes öngören teklifini engellemekle suçladı.

Taraflar arasındaki dolaylı müzakereleri yakından takip eden bir kaynak, Hamas’ın arabulucular Katar, Mısır ve ABD'ye, ateşkes teklifinde bazı değişikliklerin’ olduğu bir ön yanıt gönderdi. İsrail, Hamas’ın ‘kalıcı bir ateşkes ve İsrail güçlerinin Gazze'den tamamen çekilmesi için bir takvim belirlenmesi’ taleplerini sürekli olarak reddediyor.

Savaşta ölenler

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail ile Hamas Hareketi arasında sekiz ayı aşkın süredir devam eden savaşta ölenlerin sayısının en az 37 bin 337'ye yükseldi.

Açıklamada, son 24 saat içinde 41 kişinin daha öldüğü ve 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaralı sayısının 85 bin 299'a ulaştığı belirtildi.

Savaş, Hamas'ın İsrail'e düzenlediği, daha önce eşi ve benzeri görülmemiş bir saldırının ardından patlak verdi. AFP'nin İsrail'in resmi verilerine dayandırdığı haberine göre saldırı, çoğu sivil bin 194 kişinin ölümüne neden oldu.

İsrail ordusu, saldırı sırasında 251 kişinin kaçırıldığını, bunlardan 116'sının halen Gazze'de rehin tutulduğunu ve 41'inin öldüğünü açıkladı.



ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
TT

ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)

ABD, İran'a yönelik gizli operasyon ve askeri stratejiler üzerinde çalışıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Başkan Donald Trump'a çeşitli saldırı seçenekleri sunduğunu söylüyor.

Bunlar arasında ABD'nin haziranda vurduğu nükleer tesislere ek olarak balistik füze üretimi merkezlerinin hedef alınması da var.

İran ve İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle tırmanan gerginlik haziranda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. İsrail'in 13 Haziran'daki saldırısıyla başlayan çatışmalarda İran vakit kaybetmeden misilleme yapmıştı.

Çatışmalarda ABD'ye ait bombardıman uçakları İran'daki İsfahan, Fordo ve Natanz tesislerine 22 Haziran'da hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı.

Yetkililer, böyle bir saldırı senaryosunda operasyonun "birkaç gün" sürebileceğini ve İran'ın "şiddetli misilleme yapabileceğini" belirtiyor.

İran, ABD'nin saldırısına cevap olarak 23 Haziran'da Amerikan ordusunun Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ne saldırmıştı. Operasyonda Tahran'ın önceden Washington'a haber verdiği ve hiçbir can kaybı yaşanmadığı aktarılmıştı.

Pentagon'un sunduğu diğer seçenekler arasında İran'ın güvenlik kurumlarına yönelik siber saldırı düzenlenmesi yer alıyor. Kaynaklara göre bu tarz saldırılarda "protestoculara karşı ölümcül güç kullanan iç güvenlik aygıtı" hedef alınacak.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla BBC'ye konuşan ABD'li yetkililer de İran'a yönelik olası operasyonda hava saldırılarının en muhtemel seçenekler arasında olduğunu belirtiyor. Bunlara ek olarak İran'ın "komuta ve telekomünikasyon sistemlerinin" hedef alınabileceğine işaret ediliyor.

Trump, sosyal medyadan dün paylaştığı gönderide İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi getirme tehdidinde bulundu.

NYT'nin analizinde, İran petrolünün en büyük alıcısı Çin'in yanı sıra Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan'ın da böyle bir hamleden olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiliyor.

Trump'ın protestocuların öldürülmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunduğu İran'ın ekonomisi, uzun süredir ABD ambargosunun da etkisiyle zor durumda.

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından başkent Tahran'daki Kapalı Çarşı'da esnaf 28 Aralık'ta greve gitmişti.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, Norveç merkezli insan hakları örgütü İran İnsan Hakları (IHRNGO) verilerine göre, protestolarda en az 648 eylemci öldürüldü, bunlardan 9'u 18 yaşın altındaydı. BBC'nin İran'daki kaynaklarıysa ölü sayısının çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), öğrencilerin de katılımıyla büyüyen gösterilerin 16. gününe ilişkin raporunda, 133'ü emniyet görevlisi ve biri savcı, 9'u 18 yaşın altında toplam 646 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 721 kişinin de gözaltına alındığını bildirdi.

ABD'nin İran'a yönelik operasyon başlatma ihtimali İsrail'i de harekete geçirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden (IDF) dün yapılan paylaşımda, İran'daki durumla ilgili "sürpriz senaryolara karşı" hazırlık yapıldığı ifade edildi.

Independent Türkçe, New York Times, BBC, Times of Israel


Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
TT

Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)

Çin, Tayvanlı politikacıları kabul etmemeleri için Avrupa ülkelerine baskı yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Guardian'a konuşan diplomat ve yetkililer, Pekin'in Tayvanlı siyasetçilerin ülkelerine girişini yasaklaması için Avrupa Birliği (AB) hükümetlerine baskı yaptığını öne sürüyor. 

Kaynaklara göre Çin yönetimi, Avrupa'daki konsolosluklar üzerinden hükümet yetkililerine kasım ve aralıkta ulaşarak Tayvanlı politikacıların girişlerinin yasaklanması yönünde "hukuki tavsiye" verdi. 

Pekin yönetimi, Schengen Sınırları Kanunu diye bilinen ve AB vatandaşı olmayanların ülkelere girişi için "üye devletlerin uluslararası ilişkilerine tehdit oluşturmamasını" şart koşan kuralları öne sürerek uyarı yapıyor. 

Buna göre Çinli yetkililer, Tayvanlı siyasetçilerin Avrupa ülkelerine girişinin, mevzubahis ülkenin Çin'le uluslararası ilişkilerini tehdit edeceğini savunuyor. 

Diğer yandan Tayvan Ulusal Dong Hwa Üniversitesi'nden Zsuzsa Anna Ferenczy, "AB-Tayvan ilişkilerinin AB-Çin ilişkilerini tehdit ettiği yönündeki yorum Pekin'e ait. Bu, Avrupa'daki algı veya gerçeklikle hiç uyuşmuyor" diyor. 

Guardian'ın incelediği bazı notlarda "Tayvanlı personelin resmi temas için Avrupa'ya girmesinin yasaklanması" talep ediliyor. Bunun "Çin'in kırmızı çizgisinin ihlal edilmesi" anlamına geldiği ileri sürülüyor. 

Ayrıca bazı notlarda, AB hükümetlerinden Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, Devlet Başkanı Yardımcısı Hsiao Bi-khim ve Başbakan Cho Jung-tai'nin yanı sıra, bu pozisyonlarda önceden görev yapmış isimlerin de girişinin yasaklanması talep ediliyor. 

Çin yönetimine göre Tayvanlı yetkililerin Belçika, Çekya, Polonya, Hollanda, İtalya, Avusturya, Almanya, Litvanya, Danimarka, Estonya ve İrlanda'ya ziyaretleri, "Çin-AB ilişkilerini ciddi şekilde zedeleme" riski taşıyor. 

Guardian'ın aktardığına göre Norveç ve Finlandiya'ya da benzer uyarı notları gönderilmiş. 

Tayvan Dışişleri Bakanlığı gazeteye gönderdiği açıklamada, yetkililerin Avrupa ziyaretlerinin "Çin'le hiçbir ilgisi olmadığı, Çin'in bu konuda müdahale etme hakkının bulunmadığı" belirtildi. 

Çin'e odaklanan Alman düşünce kuruluşu Merics'ten Claus Soong, şu ifadeleri kullanıyor: 

Pekin, Tayvanlı yetkilileri ülkeye kabul etmeden önce iyice düşünmeniz gerektiğini söylemek için elinden geleni yapıyor. Bunun bir tehdit olduğunu söyleyemem, daha çok bir hatırlatma ancak pek de nazik bir hatırlatma değil.

AB, Çin ordusunun Tayvan etrafında geçen ay düzenlediği kapsamlı tatbikatı eleştirerek, "bölgedeki istikrarın tehlikeye girdiğini" bildirmişti.

Independent Türkçe, Guardian, European Newsroom


Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
TT

Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanı Pam Bondi'den memnun olmadığını bildirdi. 

Amerikan gazetesinin kaynakları, 60 yaşındaki siyasetçiyi etkisiz ve zayıf bulan Trump'ın, onu kapalı kapılar ardında sürekli yerdiğini iddia etti.

Danışmanlara yapılan şikayetlerinin dozu ve sıklığının özellikle son aylarda çok arttığı belirtiliyor. 

WSJ, eski FBI Direktörü James Comey ve New York Başsavcısı Letitia James gibi Trump'ın rakip gördüğü kişilere karşı atılan yasal adımların yeterli bulunmadığını öne sürüyor. 

Trump'ın bu kişilere ve kaybettiği 2020 seçimlerine dair hile iddialarına karşı yürütülen yasal süreçlerin hızlandırılması için Adalet Bakanlığı'na özel savcılar atamayı planladığı da haberde dile getirilen iddialar arasında. 

Trump'ın, MAGA hareketinden de tepki alan Pondi'nin Jeffrey Epstein dosyalarını eline yüzüne bulaştırdığı eleştirilerine hak verdiği ifade ediliyor. 

Trump'ın bizzat eleştirilerini ilettiği Bondi'nin endişelerinin özellikle son bir aylık süreçte arttığı bildiriliyor.

WSJ'nin haberinin ardından Beyaz Saray'dan peş peşe açıklamalar geldi.

Trump, "Pam harika bir iş çıkarıyor. Uzun yıllardır benim arkadaşım. Radikal solcu çılgınlara karşı muazzam bir ilerleme kaydedildi. Onlar tek bir işte iyi, seçimlerde hile yapmak ve suç işlemek" dedi. 

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles da Bondi'nin onlarca yıldır arkadaşı olduğunu söyleyip ekledi:

O inanılmaz derecede yetenekli, zeki ve çalışkan. Adalet Bakanlığı'nın başında olduğu için Trump Yönetimi şanslı.

Trump eylülde X'te yaptığı paylaşımda Adalet Bakanı Pam Bondi'ye seslenerek Comey ve James'in yanı sıra Demokrat Partili Senatör Adam Schiff'in de cezalandırılması gerektiğini savunmuştu.

Yanlışlıkla paylaşıldığı iddia edilen gönderide, "Aşırı suçlular ama hiçbir şey yapılmıyor. Daha fazla gecikemeyiz. Bu bizim itibarımızı ve inanırlığımızı öldürüyor" denmişti. 

Sonrasında Comey ve James hakkında iddianameler hazırlandı. Ancak yargı, Trump'ın eski avukatıyken Virginia Doğu Bölgesi Başsavcısı yapılan Lindsey Halligan'ın atanmasının kanunlara uymadığı neticesine varınca bu girişimler suya düştü. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, The Times, NBC