İsrail’de askeri düzeyde duyurulan “taktik ateşkes” anlaşmazlıklara neden oldu

Taktik ateşkes BM tarafından memnuniyetle karşılanırken, Netanyahu ve Ben-Gvir karşı çıktı, Gallant karardan daha önce haberdar olduğu iddialarını reddetti

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)
TT

İsrail’de askeri düzeyde duyurulan “taktik ateşkes” anlaşmazlıklara neden oldu

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (ortada) 23 Aralık'ta Han Yunus'ta subaylarla yaptığı toplantı sırasında. (İsrail ordusu - AFP)

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail ordusunun dün sabah Gazze Şeridi'nin güneyinde duyurduğu, ancak Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın karardan daha önce haberdar olmadığını iddia ettiği askeri düzeyde açıklanan ‘taktik ateşkesin’ anlaşmazlıklara yol açtığını bildirdi.

İsrail ordusu, insani yardımların girişine izin vermek için Gazze Şeridi'nin güneyindeki bir bölgede günün belirli saatlerinde askeri faaliyetlerde taktiksel bir ateşkesten söz etti.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, insani yardımların Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan girip Selahaddin Caddesi’ne ve oradan da kuzeye doğru gitmek üzere Gazze Şeridi’ne ulaştırılması için askeri operasyonlarda yerel bir taktik ateşkesin bir sonraki duyuruya kadar her gün 08.00-19.00 saatleri arasında uygulanacağı belirtildi.

Netanyahu ve Ben-Gvir öfkeli

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine toplantısında yaptığı açıklamada “İsrail, ordusu olan bir ülkedir, tersi değil” diyerek ordu tarafından yapılan açıklamayı sert bir eleştiriyle karşıladı. Netanyahu, ‘bu tür kararların kabul edilemez olduğunu ve askeri düzeyde alındığını’ da sözlerine ekledi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, taktiksel ateşkes kararına öfke kustu. Ben-Gvir, “İnsani yardımların ulaştırılması için taktiksel ateşkes kararı veren her kimse, görevde kalmaması gereken kötü ve aptal bir ‘kişi’” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den  aktardığına göre Ben-Gvir, “Bize sadece daha fazla ölüm getiren bu çılgınca ve hayalci yaklaşımı durdurmanın zamanı geldi” diye ekledi.

gumu7m
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

Ancak İsrail ordusu, tepkiler üzerine bir açıklama daha yaptı. Açıklamada, Gazze Şeridi'nin güneyinde çatışmaların durdurulmadığı, Refah'taki askeri operasyonların devam ettiği belirtildi.

Gazze Şeridi'ne ticari malların girişinde herhangi bir değişiklik olmadığı ifade edilen açıklamada, Gazze Şeridi'ne ticari malların girişinin yapıldığı koridorun, uluslararası örgütlerle koordinasyon halinde, sadece insani yardımların taşınması için gün boyunca açık olacağı vurgulandı.

İsrail ordusunun bu açıklamasından önce Gazze Şeridi'nde sekizi bir bombanın infilak etmesi sonucu olmak üzere 11 İsrail askeri öldü.

Refah bombalandı

Öte yandan AFP, dün, Gazze Şeridi'nin orta kesimleri ve diğer bölgelerinde herhangi bir hava saldırısı, bombardıman ya da çatışma yaşanmadığını, ancak Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinin bombalandığını ve çatışma sesleri duyulduğunu bildirdi.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze şehrinde yaşayan Hayti el-Guta (30) dün “Sabah saatlerinden beri ortalık birden sessizleşti, ateş edilmiyor, bombardıman yok. Bu çok garip.” diyerek bunun kalıcı bir ateşkesin ayak sesleri olmasını umduğunu ifade etti.

BM memnuniyetle karşıladı

Cenevre'de bir BM sözcü tarafından yapılan açıklamaya göre BM, İsrail'in Gazze'nin güneyindeki askeri operasyonlara bir gün ara verildiğini açıklamasını memnuniyetle karşılayarak bunun insani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştıracak ‘başka somut bir adımın önünü açmasını’ istedi.

BM, Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giren yardım tırlarının, bombardıman ve çatışmalar nedeniyle su, gıda ve ilaçtan yoksun olan Gazzelilere ulaştırılmasının ve dağıtılmasının zor olduğuna dikkati çekti.

Diğer taraftan İsrail ordusu tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinde sekiz askerin öldürüldüğünü bildirdi. Açıklamaya göre İsrail askerlerinin içinde bulunduğu zırhlı araç ‘bir bombanın infilak etmesi sonucu’ havaya uçtu. Daha sonra Gazze Şeridi’nin kuzeyinde iki askerinin öldüğünü duyuran İsrail ordusu, bir askerinin de aldığı yaralar nedeniyle öldüğünü ekledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamaya göre Netanyahu, “Tüm İsrail ulusunun bu zor anda (ölen askerlerin) sevgili ailelerini kucaklıyor” dedi.

Netanyahu, özellikle Hamas'ın askeri ve hükümet kabiliyetlerinin yok edilmesine ve rehinelerin geri verilmesine atıfla savaşın hedeflerinin ‘büyük bir bedeli olmasına rağmen’ korunması gerektiğinin altını çizdi.

dthryjuk
Gazze Şeridi'nin tüm mahalleleri harabeye döndü (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın, ABD'li mevkidaşı Lloyd Austin'in daveti üzerine Gazze'deki savaşı görüşmek üzere yakında Washington'a gideceğini açıkladı.

Yiyecek eksikliği

Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar Kurban Bayramı’nı kutlarken, Gazze’deki Filistinliler temel ihtiyaç maddelerine ulaşmakta ciddi bir sıkıntı yaşıyor.

Onlarca kişi Gazze'de İsrail’in bombardımanları sonucu hasar gören Ömeri Camii’nin yıkıntıları önünde bayram namazı kılarken, diğer Filistinliler de savaşta ölen yakınlarının mezarları başına giderek dua ettiler.

Cibaliye Mülteci Kampı sakinlerinden Ümmü Muhammed el-Katari, “Bu bayram çok farklı. Çok fazla insan kaybettik ve çok fazla yıkım var. Bayram namazına üzgün geldim. Çünkü en büyük oğlumu kaybettim” diye konuştu.

BM’nin verilerine göre savaş Gazze'nin 2,4 milyonluk nüfusunun yüzde 75'ini yerinden ederken bu nüfus açlık tehlikesiyle karşı karşıya.

Bu arada, İsrail ve Hamas'ın birbiriyle çelişen talepleri nedeniyle ateşkes umutları azalıyor. Bu da ABD Başkanı Joe Biden'ın iki hafta önce açıkladığı teklif temelinde Gazze’de bir ateşkese ulaşma şansının çok az olduğu anlamına geliyor.

Biden, Gazze için ateşkes teklifinin İsrail tarafından önerildiğini açıklamıştı. Ancak Netanyahu, teklifi eksik bulduğunu belirterek, hükümetinin Hamas yenilgiye uğratılana kadar savaşı sürdürmeye kararlı olduğunu yineledi.

sdcfvgb
Gazzeliler gıda ve ilaç konusunda giderek kötüleşen bir krizle karşı karşıya (AFP)

ABD Başkanı Biden, bu bağlamda Hamas’ı, İsrail'in Gazze'deki yerleşim alanlarından çekilmesi, İsrailli rehinelerden bazılarının serbest bırakılması ve İsrail tarafından hapiste tutulan Filistinlilerin salıverilmesiyle birlikte altı haftalık bir ateşkes öngören teklifini engellemekle suçladı.

Taraflar arasındaki dolaylı müzakereleri yakından takip eden bir kaynak, Hamas’ın arabulucular Katar, Mısır ve ABD'ye, ateşkes teklifinde bazı değişikliklerin’ olduğu bir ön yanıt gönderdi. İsrail, Hamas’ın ‘kalıcı bir ateşkes ve İsrail güçlerinin Gazze'den tamamen çekilmesi için bir takvim belirlenmesi’ taleplerini sürekli olarak reddediyor.

Savaşta ölenler

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İsrail ile Hamas Hareketi arasında sekiz ayı aşkın süredir devam eden savaşta ölenlerin sayısının en az 37 bin 337'ye yükseldi.

Açıklamada, son 24 saat içinde 41 kişinin daha öldüğü ve 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaralı sayısının 85 bin 299'a ulaştığı belirtildi.

Savaş, Hamas'ın İsrail'e düzenlediği, daha önce eşi ve benzeri görülmemiş bir saldırının ardından patlak verdi. AFP'nin İsrail'in resmi verilerine dayandırdığı haberine göre saldırı, çoğu sivil bin 194 kişinin ölümüne neden oldu.

İsrail ordusu, saldırı sırasında 251 kişinin kaçırıldığını, bunlardan 116'sının halen Gazze'de rehin tutulduğunu ve 41'inin öldüğünü açıkladı.



İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti Şarku’l Avsat’a konuştu: İran ile Suudi Arabistan arasında bölgeyi savaştan uzak tutma konusunda mutabakat var

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Şarku’l Avsat)
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Şarku’l Avsat)
TT

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti Şarku’l Avsat’a konuştu: İran ile Suudi Arabistan arasında bölgeyi savaştan uzak tutma konusunda mutabakat var

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Şarku’l Avsat)
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Şarku’l Avsat)

İranlı diplomat, Tahran’ın ABD ile yürütülen nükleer müzakereler konusunda başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleriyle istişarelerde bulunduğunu açıkladı. İran’ın Riyad’ın diyalog sürecine verdiği destek ile önceki turlarda varılan anlaşmalara yönelik tutumunu takdirle karşıladığını ifade etti.

İran’ın Riyad Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile son bölgesel gelişmeleri ele aldığını belirtti. İnayeti, iki tarafın da “bölgede güvenlik ve barışın sağlanması ve savaştan kaçınılması gerekliliğini” vurguladığını söyledi.

fvfdvfr
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (SPA)

İnayeti, İran Dışişleri Bakanı’nın da Suudi mevkidaşıyla bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve bu temaslarda nükleer dosyadaki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini kaydetti.

İran ile ABD arasında Cenevre’de yapılan üçüncü tur nükleer müzakereler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin arabuluculuğunda “müzakere sürecinde kayda değer ilerleme” sağlanmasının ardından perşembe günü sona erdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile iki aşamalı doğrudan ve dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi. Toplantılar perşembe sabahı başladı ve yaklaşık 3 saat sürdü. Ardından istişareler için ara verildi. Müzakereler akşam yeniden başladı ve yaklaşık bir buçuk saat sonra tamamlandı.

İnayeti, Umman Sultanlığı’nın “etkin ve etkili” rolünü memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bunun “bölge meselelerinin bilgelik ve diplomasiyle, adil bir diyalog yoluyla ele alınmasına yönelik ortak bir vizyondan” kaynaklandığını ifade etti.

Ciddi müzakereler

Dr. İnayeti, Tahran’ın perşembe günü nükleer müzakerelere “tam bir ciddiyetle” katıldığını ve bunun “diyaloğa öncelik verilmesi” ilkesine dayandığını söyledi. İran’ın nükleer dosyada diplomatik çözümü tercih ettiğini defalarca dile getirdiğini hatırlatan İnayeti, bu dosyanın “İran’ın belirli bir seviyeye kadar uranyum zenginleştirme hakkı, nükleer silah edinmeme taahhüdü ve yaptırımların kaldırılması” gibi temel başlıkları içerdiğini kaydetti.

vfr
İranlı müzakere heyeti, Cenevre’de görüşmelere ev sahipliği yapan Umman Konsolosluğu’na varışından önce (İran Dışişleri Bakanlığı)

Cenevre’de yaklaşık 7 saat süren görüşmeler sırasında Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin tarafların görüşlerini aktardığını belirten İnayeti, hem nükleer başlıklar hem de yaptırımlar dosyası konusunda anlaşmanın içeriğine dair ciddi müzakereler yürütüldüğünü söyledi.

İnayeti, İran Dışişleri Bakanı’nın görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamaya atıfla, “bazı konularda mutabakata varıldığını” ve teknik ekiplerin pazartesi günü UAEA’nın merkezi olan Viyana’da teknik incelemelere başlayacağını aktardı. Bu toplantıların, “bazı teknik meselelerin ele alınmasına yönelik bir çalışma çerçevesi ve metodolojisi belirlemeye” odaklanacağını ifade etti.

Körfez ülkeleriyle istişare

Büyükelçi İnayeti, bölge ülkelerinin güvenlik ve barışı sağlamak ve savaşı önlemek için ortak çaba sarf ettiğini vurgulayarak, Tahran’ın nükleer müzakereler konusunda Suudi Arabistan dahil Körfez ülkeleriyle istişarelerde bulunduğunu yineledi.

İran Cumhurbaşkanı’nın son bölgesel gelişmeleri Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştüğünü ve iki tarafın bölgede güvenlik ve barışın sağlanması ile savaştan kaçınılması gerektiğini teyit ettiğini belirten İnayeti, İran Dışişleri Bakanı’nın da Suudi mevkidaşıyla yaptığı temaslarda nükleer dosyadaki gelişmeleri aktardığını söyledi.

İnayeti ayrıca, İran’ın Suudi Arabistan’ın diyalog sürecine verdiği destek ile önceki müzakere turlarında varılan anlaşmalara yönelik yaklaşımını takdir ettiğini ifade etti.

Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise Washington’ın “nükleer ve nükleer olmayan konuları” birbirinden ayırması halinde tarafların bir nükleer anlaşma için çerçeve üzerinde uzlaşabileceğini söyledi. Yetkili, kalan anlaşmazlıkların Cenevre’deki üçüncü tur görüşmelerde daraltılması gerektiğini belirtti.

ABD Başkanı Trump, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulması, balistik füze programının ve Tahran’ın bölgesel silahlı gruplara verdiği desteğin müzakere gündemine alınması yönünde baskı yapıyor. İran ise müzakerelerin yalnızca nükleer konularla sınırlı kalması gerektiğinde ısrar ederek, programının tamamen barışçıl amaçlara hizmet ettiğini savunuyor.

Askerî tırmanma endişesi

Müzakerelerin başarısız olması halinde olası bir ABD saldırısının zamanlamasına ilişkin belirsizlik sürüyor. Muhtemel askerî adımın amacı İran’ı nükleer müzakerelerde taviz vermeye zorlamaksa, sınırlı saldırıların bu hedefe ulaşıp ulaşamayacağı net değil.

Amaç İran yönetimini ortadan kaldırmaksa, ABD’nin daha geniş ve uzun süreli bir askerî kampanyaya yönelmesi muhtemel görünüyor. Ancak bu senaryonun ardından ne olacağına, özellikle de İran’da olası bir kaos ihtimaline ilişkin kamuoyuna yansıyan herhangi bir planlama işareti bulunmuyor.


Trump’ın dostu Graham, Ruanda’yı yaptırımlardan nasıl kurtardı?

KDC ve Ruanda arasında 30 yıldır çeşitli şekillerde devam eden çatışmalar, özellikle 2022'de tekrar alevlenmişti (Reuters)
KDC ve Ruanda arasında 30 yıldır çeşitli şekillerde devam eden çatışmalar, özellikle 2022'de tekrar alevlenmişti (Reuters)
TT

Trump’ın dostu Graham, Ruanda’yı yaptırımlardan nasıl kurtardı?

KDC ve Ruanda arasında 30 yıldır çeşitli şekillerde devam eden çatışmalar, özellikle 2022'de tekrar alevlenmişti (Reuters)
KDC ve Ruanda arasında 30 yıldır çeşitli şekillerde devam eden çatışmalar, özellikle 2022'de tekrar alevlenmişti (Reuters)

Ruanda'ya uygulanacak ABD yaptırımlarının, Afrika ülkesinin liderinin Senatör Lindsey Graham'a ricada bulunmasıyla askıya alındığı ortaya çıktı.

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberinde Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame'nin, Cumhuriyetçi Senatör Graham'ı ocak ayı sonlarında arayarak yaptırımları engellemesini istediği belirtiliyor.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla konuşan yetkililer, Ruanda'nın ABD'nin güvenilir bir ortağı olduğunu ve yaptırımların bu ilişkiyi bozabileceğini öne süren Graham'in Kagame'nin talebini Beyaz Saray'a kabul ettirdiğini savunuyor.

Ruanda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) arasında yıllardır süren savaşta, geçen sene haziranda ABD arabuluculuğunda ateşkese varılmıştı. Kagame ve KDC Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, ABD Başkanı Donald Trump'ın davetiyle Aralık 2025'te Washington'da bir araya gelerek barış anlaşması imzalamıştı.

Ancak mutabakattan kısa süre sonra Kongo'daki M23 örgütü, KDC'ye tekrar saldırmış, Beyaz Saray da anlaşmayı bozduğu gerekçesiyle Kagame yönetimini eleştirerek yaptırım uygulama tehdidi savurmuştu.

WSJ'nin aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı, bu gelişmelerin ardından M23 ve Ruanda yönetiminden üst düzey isimleri kapsayan bir yaptırım paketi hazırladı.

Ancak Beyaz Saray'ın Doğu ve Orta Afrika'daki önemli müttefiklerinden Ruanda'nın liderinin, Trump'a yakın Graham'la iletişime geçerek süreci durdurmasını istediği ifade ediliyor.

Kagame'yle telefon görüşmesinin ardından senatör, Başkan Yardımcısı JD Vance'in ofisiyle temasa geçmiş. Ruanda'nın ABD'ye kritik mineralleri tedarik etme sözünü tuttuğunu ve Washington için bölgede stratejik bir müttefik olduğunu vurgulayarak yaptırımların rafa kaldırılmasını istemiş.

Öte yandan Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, senatörün böyle bir talepte bulunmadığı savunuluyor.

ABD ve Birleşmiş Milletler, Ruanda yönetimini Kagame'nin kabilesi Tutsilerden savaşçıların ağırlıkta olduğu M23'ü fonlayıp silahlandırmakla suçluyor. Kagame ise bu iddiaları defalarca yalanlamıştı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Guardian


ABD istihbaratı, Trump’ın İran iddialarını yalanladı

ABD ve İran arasındaki görüşmeler sürerken, Ortadoğu'da uzun vadeli bir savaşın patlak vermesinden endişeleniliyor (Reuters)
ABD ve İran arasındaki görüşmeler sürerken, Ortadoğu'da uzun vadeli bir savaşın patlak vermesinden endişeleniliyor (Reuters)
TT

ABD istihbaratı, Trump’ın İran iddialarını yalanladı

ABD ve İran arasındaki görüşmeler sürerken, Ortadoğu'da uzun vadeli bir savaşın patlak vermesinden endişeleniliyor (Reuters)
ABD ve İran arasındaki görüşmeler sürerken, Ortadoğu'da uzun vadeli bir savaşın patlak vermesinden endişeleniliyor (Reuters)

İran'ın ABD topraklarını vurabilecek füzeler geliştirdiğini savunan Donald Trump'ın bu iddialarının Amerikan istihbaratı raporlarına dayanmadığı ortaya çıktı.

Trump, Kongre'de salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında, Tahran yönetiminin "yakında ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirdiğini" öne sürmüştü.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ertesi günkü açıklamasında, İran'ın "gelecekte ABD anakarasına ulaşabilecek silahlar geliştirme yolunda" olduğunu savunmuştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise aynı gün yaptığı açıklamada, füze kapasitesini genişlettiklerine yönelik iddiaları reddederek, "Uzun menzilli füzeler geliştirmiyoruz. Menzilimizi kasıtlı olarak 2 bin kilometrenin altında tuttuk. Bunları sadece kendimizi savunmak için kullanıyoruz" demişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan üst düzey yetkililer, Beyaz Saray'ın açıklamalarının istihbarat raporlarına dayanmadığına dikkat çekiyor.

Kaynaklardan biri, Çin veya Kuzey Kore'nin teknolojik destek sağlaması halinde bile İran'ın kullanılabilir bir kıtalararası balistik füze üretmesinin en az 8 yıl alacağını savunuyor.

ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı'nın geçen yılki raporunda da İran'ın böyle bir füzeyi 2035'ten önce üretemeyeceği öngörüsü paylaşılmıştı.

Trump, konuşmasında Tahran'ın nükleer programını yeniden başlattığını ve günler içinde nükleer bomba yapacak materyale sahip olduğunu da iddia etmişti.

Kimliklerinin gizli tutulması kaydıyla New York Times'a konuşan yetkililer, bu yönde herhangi bir istihbarat raporu ya da delil olmadığını söylüyor.

İran'ın zenginleştirdiği uranyumların, geçen yıl haziranda İsrail ve ABD'nin düzenlediği saldırılar sonucunda tesislerin altında gömülü kaldığına dikkat çekiyorlar.

ABD, 22 Haziran'da Fordo, İsfahan ve Natanz'daki üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 adet "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı. Trump, B-2 uçaklarıyla düzenlenen saldırıda İran'ın nükleer tesislerinin "tamamen imha edildiğini" öne sürmüştü.

Yetkililer, Tahran'ın Ortadoğu'daki İsrail ve ABD üslerini vuracak menzilde füzelere sahip olmasına rağmen ABD anakarasını hedef alabilecek bir füze üretmesinin yıllar süreceğini vurguluyor.

ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Üyesi Demokrat Jim Himes, Rubio'yla salı günü kapalı kapılar ardında yaptığı görüşmeden sonra, "Ortadoğu'daki savaşlar başkanlar ve ülke için iyi sonuçlanmıyor. Ortadoğu'da yeni bir savaş başlatmak için tek bir iyi neden yok" demişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Washington Post'ta yayımlanan son demecinde, İran'a saldırı düzenleseler dahi ülkelerinin "Ortadoğu'da yıllarca sürecek bir savaşın içine sürüklenmeyeceğini" savundu.

İran ve ABD arasında 6 Şubat'ta Umman'da başlayan nükleer müzakerelerin sonuncusu 26 Şubat'ta İsviçre'de yapıldı. Taraflar henüz anlaşmaya varamazken, Washington yönetimi Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırmayı sürdürüyor.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times, Washington Post