İngiltere’de yapılan iki ankete göre İşçi Partisi tarihi bir seçim zaferi kazanacak

İşçi Partisi'nin ülkenin güneyinde yürüttüğü seçim kampanyasından bir afiş (AFP)
İşçi Partisi'nin ülkenin güneyinde yürüttüğü seçim kampanyasından bir afiş (AFP)
TT

İngiltere’de yapılan iki ankete göre İşçi Partisi tarihi bir seçim zaferi kazanacak

İşçi Partisi'nin ülkenin güneyinde yürüttüğü seçim kampanyasından bir afiş (AFP)
İşçi Partisi'nin ülkenin güneyinde yürüttüğü seçim kampanyasından bir afiş (AFP)

İngiltere’de sonuçları dün yayınlanan iki anket, önümüzdeki ay yapılacak genel seçimlerde Muhafazakâr Parti’nin tarihi bir yenilgiye uğrayacağına, İşçi Partisi’nin ise tarihi bir seçim zaferi kazanmaya hazırlandığına işaret etti.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı’ AFP’den aktardığı haberine göre seçmenler temmuz ayında sandık başına gitmeye hazırlanırken, YouGov ve Savanta tarafından ülke genelinde yapılan son iki anket, İşçi Partisi'nin 650 sandalyenin 425’ini ya da 516'sını kazanacağını gösterdi. İşçi Partisi, ister 425 ister 516 sandalyeye sahip oldun genel seçimlerdeki en iyi geri dönüşünü yapacağı kesin.

Bunun yanında her iki anket de -2010 yılından bu yana iktidarı elinde tutan- Muhafazakâr Parti'ye olan desteğin daha önce görülmemiş seviyelere düştüğünü gösterdi. Anketlerden birine göre Muhafazakâr Parti'nin sadece 53 sandalye kazanması bekleniyor.

Savanta tarafından yapılan anket ve Daily Telegraph gazetesinin seçim hesaplayıcısı, Rishi Sunak'ın bir genel seçimde koltuğunu kaybeden ilk başbakan olacağını öngördü.

Anket, Sunak hükümetinin dörtte üçünün de koltuklarını kaybedeceğini ve İşçi Partisi'nin 382 sandalyelik bir çoğunluğa sahip olacağını gösteriyor.

YouGov tarafından yapılan anket ise Sunak'ın partisinin sadece 108 seçim bölgesinde zafer elde edeceğini öngördü. Bu veriler, iki hafta önceki anket sonuçlarına kıyasla 32 puanlık bir düşüş olduğunu gösterirken, Muhafazakâr Parti’nin seçim kampanyasının ne kadar kötü algılandığını yansıtıyor.

Ankete göre Muhafazakâr Parti’nin kazanması beklenen 108 sandalye, iktidardaki bir partinin ülkenin 200 yıllık seçim tarihinde elde ettiği en düşük sandalye sayısı olacak.

Muhafazakâr Parti’nin lideri Başbakan Sunak’ın seçim kampanyası, özellikle Normandiya Çıkarması'nın 80. yıl dönümü töreninden erken ayrılmasına yönelik eleştiriler nedeniyle son günlerde oldukça sönük geçti.

YouGov’un anketine göre Brexit’i (İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması) kampanyasının merkezine koyan Nigel Farage'ın partisi Reform UK, Farage'ın aday olduğu Doğu İngiltere seçim bölgesi Clacton da dahil olmak üzere seçimlerde beş sandalye kazanabilir.



Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
TT

Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)

ABD’li iki yetkili dün yaptıkları açıklamada, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un 300 günden uzun süren rekor konuşlandırmanın ardından ülkeye döneceğini bildirdi. Bu sürenin, İran’a karşı yürütülen savaşa katılımı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasını da kapsadığı belirtildi.

İsimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, geminin önümüzdeki günlerde Ortadoğu’dan ayrılarak Virginia eyaletindeki ana limanına doğru yola çıkacağını ve mayıs ortasında hedefine ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Bu haberi ilk olarak The Washington Post duyurdu.

Yetkililer ayrıca, USS George H. W. Bush’un geçen hafta bölgeye ulaşmasının, Ortadoğu’da üç ABD uçak gemisinin aynı anda konuşlandırıldığı anlamına geldiğini kaydetti. Bunun, İran’la yürütülen savaşta kırılgan bir ateşkes sürerken, 2003 yılından bu yana görülmeyen bir seviye olduğu vurgulandı.

Öte yandan USS Abraham Lincoln’un da Tahran’la gerilimin arttığı ocak ayından bu yana bölgede bulunduğu aktarıldı. Yetkililer, Ford’un bu ay Vietnam Savaşı sonrası en uzun ABD deniz konuşlandırması rekorunu kırdığını, haziran ayında Norfolk Deniz Üssü’nden ayrıldıktan sonra yaklaşık 10 ay görev yaptığını ifade etti.


Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
TT

Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)

Britanya Kralı 3. Charles, ABD’den yaptığı açıklamada, İran savaşı nedeniyle iki ülke arasında yaşanan gerilimi aşmayı amaçlayan devlet ziyareti kapsamında transatlantik ilişkileri ve “ortak” Batı değerlerini savundu.

Charles, Senato ve Temsilciler Meclisi’nin ortak oturumunda yaptığı tarihi konuşmada, “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar, herhangi bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği türden değil” ifadelerini kullanarak, müttefikleri ortak değerleri savunmaya çağırdı. “Görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, demokrasiyi destekleme konusundaki kararlılığımızda birleşiyoruz” ifadelerini kullandı.

Washington temaslarının ardından Kral Charles ve Kraliçe Camilla, 11 Eylül 2001’de New York’ta düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarını anmak üzere dün New York’a gitti.


Mamdani, III. Charles'ı kraliyet elmasını Hindistan'a iade etmeye çağırdı

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
TT

Mamdani, III. Charles'ı kraliyet elmasını Hindistan'a iade etmeye çağırdı

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani, Kral Charles III’ü, Britanya İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda Hindistan’dan aldığı 'Kuh-i nur' Elmasını iade etmeye çağırdı.

Mamdani, 11 Eylül Anıtı ziyareti sırasında kraliyet çiftiyle görüşmesi öncesinde kendisine yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta, “Kral ile başka bir konuda konuşma fırsatım olsaydı, muhtemelen onu 'Kuh-i nur' elmasını geri vermeye teşvik ederdim” dedi.

Kral Charles’ın daha sonra Mamdani ile gülerek sohbet ettiği görüldü.

105,6 karat ağırlığındaki elmas, halen Londra Kulesinde sergileniyor. Söz konusu elmas, 1849 yılında, Anglo-Sih Savaşı’nın ardından imzalanan barış anlaşmasının parçası olarak İngiliz Doğu Hindistan Şirketine devredilmişti.

Elmasın Hindistan’da çıkarıldığı konusunda genel bir uzlaşı bulunmakla birlikte, geçmişi efsanelerle gerçeklerin iç içe geçtiği bir hikâye olarak biliniyor. Afganistan, İran ve Pakistan gibi ülkeler de elmas üzerinde hak iddia ediyor.

Hindistan daha önce defalarca elmasın iadesini talep etmiş, ancak bu girişimler sonuçsuz kalmıştı.