Ruhani danışmanı anlattı: Trump siyasete atılmadan önce "Tanrı ne diyor?" diye sormuş

Paula White-Cain, Beyaz Saray için yarışmanın bir "bedeli" olacağını Trump'a söylediğini aktardı

Televangelist Paula White-Cain, Donald Trump'ın muhtemel başkan adaylığını düşünürken Tanrı'nın konu hakkındaki fikrini kendisine sorduğunu iddia etti (Jacquelyn Martin/AP)
Televangelist Paula White-Cain, Donald Trump'ın muhtemel başkan adaylığını düşünürken Tanrı'nın konu hakkındaki fikrini kendisine sorduğunu iddia etti (Jacquelyn Martin/AP)
TT

Ruhani danışmanı anlattı: Trump siyasete atılmadan önce "Tanrı ne diyor?" diye sormuş

Televangelist Paula White-Cain, Donald Trump'ın muhtemel başkan adaylığını düşünürken Tanrı'nın konu hakkındaki fikrini kendisine sorduğunu iddia etti (Jacquelyn Martin/AP)
Televangelist Paula White-Cain, Donald Trump'ın muhtemel başkan adaylığını düşünürken Tanrı'nın konu hakkındaki fikrini kendisine sorduğunu iddia etti (Jacquelyn Martin/AP)

Televangelist Paula White-Cain, başkan adaylığı konusunda Tanrı'nın ne düşündüğünü Donald Trump'ın kendisine sorduğunu öne sürdü.

Daha önce Trump'ın ruhani danışmanı olarak görev yapan ve o, 2016'da başkanken Evanjelik danışma kuruluna liderlik etmesini sağlayan White-Cain, İnanç ve Özgürlük Koalisyonu'nun Çoğunluğa Giden Yol adlı, Washington Hilton'da düzenlenen konferansı sırasında izleyicilere eski başkanla ilk diyaloğunun siyaset hakkında düşünmeye başlamasından bile çok önce olduğunu söyledi.

Trump'ın "'Vizyonun Değeri' adlı üç vaazı neredeyse kelimesi kelimesine tekrarlamaya başladığını" anlattı.

"Sonunda, 'O ışıltıya sahipsin' dedi. Ben de 'Ah efendim, biz buna kutsama diyoruz' dedim" ifadesini kullanıp ekledi:

O noktada, Tanrı'nın 'Ona kim olduğumu göster' dediğini hissettim. Bu yüzden 24 yıldır onun hayatındayım ve gerçekten onun papazı olma ayrıcalığına sahibim.

White-Cain, Trump'ın ilk olarak kendisine ulaşıp "bu ülkenin gidişatından hoşlanmadığını" ve başkan adaylığını değerlendirdiğini söylediği 2011'de siyasete atılmayı düşünmeye başladığını açıkladı.

"Ona ne düşündüğümü söyledim" dedi:

Sonra döndü ve 'Peki, Tanrı ne diyor?' dedi.

White-Cain sonrasında Trump'a bir cevap vermeden önce onlarca arkadaşıyla dua etmiş.

'Efendim ... bir gün başkan olacaksınız' dedim.

Ancak bunun bedeli olacağını söyleyerek Trump'ı uyardığını da bildirdi. İddiasına göre "Ödeyeceğiniz bedelden nefret ediyorum" demiş.

White-Cain "Bu adamın, ailesinin ve ... çoğumuzun ödediği bedeli" yansıtan tahmininin doğru olduğu sonucuna vardı.

Trump halihazırda bir dizi adli davayla uğraşıyor. Kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

White-Cain, Trump'ın iş kayıtlarını tahrif etmekle ilgili yargılandığı 34 ağır suçtan dolayı yakın zamanda suçlu bulunmasını kınayanlar arasında yer aldı ve eski başkanın kendisine siyasi nedenlerle suçlamada bulunulduğu yönündeki temelsiz iddiasını tekrarladı.

Mayıs'ta, Trump'ın suçlu bulunduğu günün "siyasi kazanç için Başkan Trump'ın peşine düşmek üzere silahlandırılan yargı sistemini aracısız izlediğimiz için tüm Amerikalılar için üzücü bir gün" olduğunu tweetlemişti.

"Tanrı sizi korusun, uzun zamandır arkadaşım olan Başkan Trump ve Tanrı erdemi savunan herkesi korusun!" diye eklemişti.

White-Cain, Çoğunluğa Giden Yol zirvesindeki konuşmasında hem Trump'la ilişkisini anlattı hem de geçmişte eleştirdiği Başkan Biden'ı yerden yere vurdu.

Konuşması sırasında, din özgürlüğünün "hayatımızda hiç olmadığı kadar saldırı altında" olduğunu iddia ederek ve Trump yönetiminin yürürlüğe koyduğu 18 kürtaj karşıtı politikanın yanı sıra görevdeki ilk yılında Biden tarafından altüst edilen "12'den fazla dini özgürlük ve hürriyet" politikasına değinerek ABD'deki mevcut durumdan yakındı.

White-Cain, Biden yönetiminin ideolojisini "Tanrı'ya karşı, inancımıza karşı" şeklinde tanımlayarak ve dinleyicilere "Kasım'da buna bir son vereceğiz" diye söz vererek konuşmasını tamamladı.

Independent Türkçe



Saldırıların şiddetlenmesiyle diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ediyor

Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
TT

Saldırıların şiddetlenmesiyle diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ediyor

Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)

Dün ABD ve İsrail’in saldırılarının şiddetlenmesi ve İran’ın ağır füze saldırısıyla birlikte diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ederken ABD Başkanı Donald Trump askeri operasyonları sürdürme tehditlerini artırarak İran’ın Hark Adası’nı bir kez daha bombalamakla tehdit etti.

Şu an İran'la bir anlaşma yapmaya hazır olmadığını vurgulayan Trump, Tahran'ın ‘bir anlaşmaya varmayı istediğini’ ancak ‘koşullar henüz yeterince iyi olmadığı’ için bunu kabul etmeyeceğini söyledi. Yapılacak herhangi bir anlaşmanın ‘çok güçlü’ olması gerektiğinin altını çizen Trump, ayrıca, İran'ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'nı yeniden hedef alacağı tehdidini yineledi. Hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Trump, birçok ülkeyi deniz trafiğini korumak ve petrol akışının devamını sağlamak için savaş gemileri göndermeye çağırdı.

Öte yandan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, savaşın birkaç hafta içinde sona ereceğini öngörürken, ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Trump’ın İran’ın enerji altyapısını hedef almak da dahil olmak üzere ‘hiçbir seçeneği göz ardı etmeyeceğini’ vurguladı.

Diğer taraftan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın ‘hiçbir zaman ateşkes talep etmediğini, hatta müzakere bile talep etmediğini’ ve İran'ın ‘ne kadar sürerse sürsün kendini savunmaya hazır olduğunu’ söyledi. Arakçi, ülkesinin enerji tesislerini hedef alan herhangi bir saldırıya karşılık vereceğini de sözlerine ekledi.

Sahada ise İsrail ordusu İran'ın askeri altyapısını vurmaya devam ettiğini açıkladı. Buna karşın İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), aralarında ‘Secil’in de bulunduğu ağır füzelerle İsrail'deki hedefleri vurduğunu duyurdu. DMO'nun önceki günlere kıyasla daha fazla füze ile saldırması dikkati çekti. İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Komutanı Ali Abdullah, “Düşmanın teslim olmaktan başka seçeneği yok” açıklamasında bulundu. Abdullah, İran güçlerinin ‘inisiatifi elinde tuttuğunu’ kaydetti.

DMO, Netanyahu'yu takip edip ortadan kaldıracağına söz verirken, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ‘11 Eylül saldırılarına benzer’ bir olayın düzenlenip sorumluluğunun İran'ın üzerine atılması ihtimaline karşı uyardı.


ABD'li yetkili: İran'a yönelik saldırıların bugüne kadarki maliyeti 12 milyar doları buldu

ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)
ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)
TT

ABD'li yetkili: İran'a yönelik saldırıların bugüne kadarki maliyeti 12 milyar doları buldu

ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)
ABD Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Kevin Hassett, (EPA)

ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Başkan Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının ABD'ye bugüne kadar 12 milyar dolara mal olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Hassett, CBS News'in "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "bana bildirilen son rakam 12 milyar dolardı" dedi. Pentagon'un Kongre'ye sunduğu tahminler, savaşın ilk haftasında 11,3 milyar dolara mal olacağını gösteriyordu. Hassett, 12 milyar doların ne zaman harcandığına dair bir zaman dilimi belirtmedi.

Hassett'e ABD'nin Kongre'den ilave fon talep etmesi gerekip gerekmediği sorulduğunda, "Bence şu anda ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. Daha fazla fon istemek için Kongre'ye tekrar başvurmamız gerekip gerekmediği konusunu Ross Vogt ve Bütçe ve Yönetim Ofisi inceleyecek diye düşünüyorum" şeklinde yanıt verdi.

ABD Bütçe ve Yönetim Ofisi, ABD hükümetinin bütçesini planlamak ve yönetmekten sorumlu kurumdur.


Amerika: Afganistan'lı sığınmacı gözaltında iken hayatını kaybetti

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)
Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika: Afganistan'lı sığınmacı gözaltında iken hayatını kaybetti

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)
Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza personeli (Arşiv- Reuters)

Amerikalı gazilerin öncülüğünde faaliyet gösteren bir insan hakları grubu dün yaptığı açıklamada, Afgan bir göçmenin Teksas'ta gözaltına alınmasının üzerinden 24 saatten az bir süre geçtikten sonra, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözetiminde iken hayatını kaybettiğini bildirdi.

Muhammed Nazir Paktival daha önce Afganistan'da ABD ordusuyla çalışmış ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde sığınma talebinde bulunmuştu.

Mülteci hakları savunucusu Afgan AVAK'ın başkanı Sean Vandevere, yaptığı açıklamada Paktival'ın sığınma başvurusuna ilişkin kararı beklerken, eşi ve altı çocuğuyla birlikte Dallas'ın bir banliyösünde yaşadığını belirtti.

Vandevere, federal ajanların Paktival'ı cuma sabahı çocuklarını okula bırakırken dairesinin önünde gözaltına aldığını ve cumartesi günü bilinmeyen nedenlerle öldüğünü ifade etti.

41 yaşındaki Paktival, Başkan Donald Trump'ın göçmen karşıtı kampanyası sırasında bu yıl Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözetiminde ölen en az 12. kişi oldu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre geçtiğimiz yıl, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözetimindeyken 31 kişi hayatını kaybetti; bu, son yirmi yılın en yüksek sayısı.

ICE, Trump'ın kitlesel sınır dışı etme politikasında merkezi bir rol oynadı.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı denetleyen kurum), Reuters'ın yorum talebine yanıt vermek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Vandever, Paktival'ın ailesine, gözaltına alındığı gece Dallas'taki bir hastaneye götürüldüğünün ve ertesi sabah hala hayatta olduğunun söylendiğini, ancak kısa süre sonra öldüğünü söyledi. Afganistan Yardım Vakfı, acil soruşturma çağrısında bulundu.