Başkanlık tartışmasındaki performansı eleştirilen Biden'ın yerine başka bir aday geçebilir mi?

ABD Başkanı Joe Biden ilk başkanlık tartışması sırasında (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden ilk başkanlık tartışması sırasında (AFP)
TT

Başkanlık tartışmasındaki performansı eleştirilen Biden'ın yerine başka bir aday geçebilir mi?

ABD Başkanı Joe Biden ilk başkanlık tartışması sırasında (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden ilk başkanlık tartışması sırasında (AFP)

İngiliz Sky News kanalı, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kasım ayındaki seçimler öncesinde Amerikan CNN kanalı tarafından düzenlenen başkanlık tartışmasındaki performansının zayıf bularak, zaman zaman tökezlediğini bildirdi.

Biden'ın bocalayan performansının Demokratlar arasında endişe yarattığını ve Biden'ın kendi isteği dışında değiştirilip değiştirilemeyeceği sorusunu gündeme getirdiğini belirten kanal, hiçbir Amerikan partisinin bir adayı istifa etmeye zorlamadığını ve kurallarının bunu neredeyse imkânsız hale getirdiğini kaydetti.

Konu, 2016 yılında hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi partiler nezdinde gündeme gelmiş, ancak iki parti de harekete geçmemişti. Şu anda da Biden'ı istifaya zorlamak için bilinen bir hamle yok.

Bu da Demokrat yetkililerin bu yılın başlarında yapılan ön seçim sonuçlarını iptal edeceği anlamına geliyor. Zira 80 yaşındaki Biden, söz konusu ön seçimlerde delegelerin neredeyse tamamını kazandı. Biden şimdi, 19 Ağustos'ta yapılacak Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nde adaylığının onaylanması için olağan süreçten geçecek.

dfgthyjukı
Biden-Trump tartışmasından (AFP)

Ancak kanal, bir adayın ölmesi, istifa etmesi ya da iş göremez hale gelmesi durumunda yerine geçmenin yolları olduğunu belirtti. Biden'ı istifa etmeye zorlamak, delegelerin başka bir aday seçmesi anlamına gelecektir ki bu da pek olası görünmüyor. Zira delegeler ön seçimde başkana olan bağlılıkları ve ona oy vereceklerine olan güvenleri nedeniyle seçildiler. Bununla birlikte, Demokratların kurallarında ‘kendilerini seçenlerin duygularını vicdani olarak yansıtmalarına’ izin veren potansiyel bir boşluk var. Bu nedenle Biden’ın performansı ve zihinsel kapasitesi ile ilgili endişeler kritik bir seviyeye ulaşırsa, bu bir yol olabilir.

Ya Biden adaylıktan çekilirse?

Demokratların Donald Trump'a karşı yeni bir aday seçmesi için tek makul senaryo bu. Biden diğer çalkantılı dönemlerde bu seçeneği defalarca reddetti, ancak fikrini değiştirirse, başkanlığının kalan aylarını rahat bir biçimde tamamlayabilir.

Böyle bir hamle Demokratlar arasında kafa karışıklığı yaratacak. Zira kendisinin ya da partinin Ağustos kurultayından önce yeni bir aday seçmesi için herhangi bir protokol bulunmuyor.

Başkan adaylığını kazanmak için partinin 4 bin kadar delegesinin çoğunluğu gerekiyor ki Biden ön seçimlerde bunun yaklaşık 3 bin 900'ünü almıştı.

Başkanın taahhütte bulunduğu delegeler üzerinde bir miktar etkisi olacak, ancak sonuçta istedikleri gibi oy kullanabilecekler. Bu nedenle adayların, delegelerin desteğini kazanmak için agresif bir kampanya yürütmeleri gerekirken, oylama ‘herkes için serbest’ hale gelebilir.

Biden, kongreden sonra istifa etmeye karar verirse, parti genel başkanı yaklaşık 500 üyeyi özel bir toplantıya çağırabilir ve bu üyeler basit çoğunluk oylamasıyla yeni bir aday seçebilir.

Ancak böyle bir sürecin, perde arkası manevralar ve kamuoyu önünde yürütülen kampanyalarla çalkantılı geçmesi muhtemel.

Diğer yandan Biden'ın 5 Kasım'da yapılması planlanan seçimden önce çekilmesi anayasal, yasal ve pratik kaygılara yol açabilir. Örneğin, oy pusulalarının önceden basılması gerekir ve zamanında değiştirilmesi mümkün olmayabilir.

Biden'ın yerine yardımcısı Kamala Harris gelecek mi?

Biden başkanlıktan istifa ederse, Kamala Harris otomatik olarak onun yerine geçecek, ancak Demokrat Parti'nin adayı olmayacak.

Biden'ın yeniden seçilmekten vazgeçmesi halinde Kamala Harris siyasi bir favori olabilir. Ancak Biden'ın delegeleri otomatik olarak ona geçmeyecek ve diğer aday adaylarıyla eşit bir oyun alanında olacak. Peki Biden adaylıktan çekilirse favori kim olabilir?

Kaliforniya Valisi 56 yaşındaki Gavin Newsom ya da Michigan Valisi 52 yaşındaki Gretchen Whitmer, bu yılki ön seçimlere Biden'a karşı yarışmak için girmediler, ancak gelecekteki potansiyel adaylar olarak konuşuldular.

Newsom en azından şimdilik Biden'a sıkı sıkıya bağlı görünüyor. Zira tartışmadan sonra gazetecilere verdiği demeçte, ‘Biden’ın istifa etmemesi gerektiğini’ söyledi.



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.