Avrupa'daki ABD üsleri terör eylemi beklentisi nedeniyle  alarm durumunu yükseltti

Charlie seviyesi, bir “saldırı” yaşandığında veya yaklaşmakta olduğunda geçilen Delta seviyesinden sonraki ikinci seviyedir.

ABD kuvvetleri mensupları Stuttgart'taki (Getty) ABD Avrupa Komutanlığı karargahı önünde
ABD kuvvetleri mensupları Stuttgart'taki (Getty) ABD Avrupa Komutanlığı karargahı önünde
TT

Avrupa'daki ABD üsleri terör eylemi beklentisi nedeniyle  alarm durumunu yükseltti

ABD kuvvetleri mensupları Stuttgart'taki (Getty) ABD Avrupa Komutanlığı karargahı önünde
ABD kuvvetleri mensupları Stuttgart'taki (Getty) ABD Avrupa Komutanlığı karargahı önünde

Pazar günü birçok Amerikan medya kuruluşunun naklettiğine göre, ABD Ordusu Avrupa'daki bazı üslerinde alarm seviyesini yükseltti.

ABC News ve CNN'in adlarının açıklanmaması koşuluyla kendilerine konuşan yetkililere dayandırdıkları haberlerine göre, bu üslerdeki alarm seviyesi ikinci en yüksek seviye olan Charlie seviyesine yükseltildi.

ABD Ordusu'nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre bu seviyeye, "bir olay meydana geldiğinde veya bir tür terör eylemi veya bireyleri ya da tesisleri hedef alma olasılığını gösteren istihbarat bilgileri alındığında" geçiliyor.

Charlie’nin bir üst seviyesi ise, bir terör saldırısının devam ettiği veya “çok yakın” olduğu durumlarda geçilen Delta seviyesidir.

Şarku’l Avsat’ın CNN'den aktardığı habere göre iki Amerikalı yetkili, ABD Avrupa Komutanlığı'nın karargahının bulunduğu Almanya'nın Stuttgart şehrindeki ABD Ordusu garnizonunun da aralarında olduğu üslerde alarm seviyelerinin pazar günü Charlie seviyesine yükseltildiğini söylediler.

Avrupa'daki bir üste görev yapan Amerikalı bir yetkili de, "en az 10 yıldır" bu seviyede bir tehdit görmediklerini söyledi ve bunun genellikle ordunun "aktif ve inandırıcı bir tehdit" aldığı anlamına geldiğini açıkladı

Tetikte olmaya devam ediyoruz

Bu değişiklik sorulduğunda, ABD Avrupa Komutanlığı Sözcüsü Komutan Dan Day, kuvvetleri korumakla ilgili belirli alarm seviyeler hakkında yorum yapmayı reddetti.  Ancak CNN'e, ABD Avrupa Komutanlığının "yurtdışındaki ABD askeri topluluğunun güvenliğinde rol oynayan çeşitli faktörleri sürekli olarak değerlendirdiğini" söyledi ve “bu çabanın bir parçası olarak, ordu üyelerimizin güvenliğini sağlamak için sıklıkla ek adımlar atıyoruz. Operasyonel güvenlik nedeniyle belirli önlemler almaya girişmeyeceğiz ancak tetikte olmaya devam edeceğiz" diye ekledi.

“Avrupa'daki Amerikan komutanlığı, üyelerinin ve ailelerinin güvenliğini temin etmek, üyelerinin bilgilendirilmesini ve en iyi durumda donatılmasını sağlamak için güvenlik ortamını sürekli takip ediyor. Her zaman olduğu gibi, ABD liderliği Avrupa'daki bireylerine her zaman tetikte ve uyanık olmalarını tavsiye ediyor” dedi.

Hangi istihbarat bilgilerinin güvenliğin sıkılaştırılmasına yol açtığı belli değil.  Ancak Avrupalı ​​yetkililer, özellikle Paris'teki Olimpiyat Oyunları öncesinde ve şu anda Almanya'da düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında kıtada potansiyel bir terör tehdidi konusunda uyarıda bulundular. Alman hükümeti, güvenliği sağlamaya yardımcı olmak üzere Alman görevlilerin yanı sıra 580 uluslararası polis memurunu da görevlendirdi.

Daha dikkatli olmak

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise kendi adına şu açıklamayı yaptı: “Avrupa sahasında konuşlanmış Amerikan askeri personelinin ve ailelerinin emniyetini ve güvenliğini etkileyebilecek bir grup faktör nedeniyle, ABD Avrupa Komutanlığı yaz aylarında dikkatli olma gerekliliğini vurgulama çabalarını iki katına çıkardı.”

Halihazırda ABD Dışişleri Bakanlığı da, ABD kuvvetlerinin Avrupa'daki karargahının bulunduğu Almanya'daki ABD vatandaşlarına, terör eylemleri riski nedeniyle daha dikkatli olmalarını tavsiye ediyor.

Mart ayında Moskova yakınlarında DEAŞ’ın üstlendiği saldırıda silahlı kişilerin yaklaşık 150 kişiyi öldürmesinden bu yana Avrupa ülkeleri yüksek alarm durumuna geçti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.