Erdoğan, Almanya ile diplomatik kriz yaşanırken Berlin'de Türkiye-Hollanda maçına gidiyor

Demiral'ın 'bozkurt' kutlaması siyasi soruna dönüştü 

Milli Takım oyuncusu Merih Demiral "Bozkurt" sembolü ile kutlama yaparken (AP)
Milli Takım oyuncusu Merih Demiral "Bozkurt" sembolü ile kutlama yaparken (AP)
TT

Erdoğan, Almanya ile diplomatik kriz yaşanırken Berlin'de Türkiye-Hollanda maçına gidiyor

Milli Takım oyuncusu Merih Demiral "Bozkurt" sembolü ile kutlama yaparken (AP)
Milli Takım oyuncusu Merih Demiral "Bozkurt" sembolü ile kutlama yaparken (AP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Cumartesi) Berlin'de Hollanda ile oynanacak olan Euro 2016 çeyrek final maçına katılacak. Merih Demiral'ın, Milli Takımın geçen salı günü Avusturya ile oynadığı maçta iki gol attıktan sonra "bozkurt" sembolü ile kutlama yapması, Türkiye ile Almanya arasında diplomatik gerilim yaşanmasına neden oldu.

Erdoğan, UEFA tarafından Merih Demiral’a iki maç men cezası verilmesinin ardından, maça katılmak için cuma günü Azerbaycan'ın Şuşa kentinde başlayan Türk Devletleri Örgütü zirvesine katılımını iptal etti.

Erdoğan, Avusturya maçından sonra takımı tebrik etmek için telefonla aradığı teknik direktör Vincenzo Montella'ya, "Gelemiyorum çünkü birçok burada devlet işleri var. Ama adım adım takip ediyorum. Bugün de bütün heyecanımla yanınızdaydım. Bütün gönlümle sizleri kucaklıyorum." ifadelerini kullandı.

Ancak Erdoğan, Almanya ile yaşanan “bozkurt krizinin” kötüleşmesi üzerine kararını değiştirdi. Türk Dışişleri Bakanlığı, çarşamba günü Almanya İçişleri Bakanı Nancy Wieser'in "Türk aşırı sağcı işaretlerinin stadyumlarımızda yeri yoktur" demesi ve Türkiye Futbol Federasyonu'na yaptırım uygulanması çağrısında bulunmasının ardından, Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Jürgen Schultz'u çağırdı. Alman Dışişleri Bakanlığı da Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Başar Şen'i çağırarak protestoya karşılık verdi.

"Bozkurt" sembolü, Türkiye'nin tarihi simgesi olmaktan çıkıp, Milliyetçi Hareket Partisi'nin Türkiye'deki gençlik kolunu oluşturan "Ülkü Ocakları"nın sembolü haline geldi. Almanya ve Avusturya dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesi tarafından "aşırıcılık ve siyasal İslam ile mücadele" kapsamında yasaklandı veya gözetim altına alındı.

Erdoğan, Şanghay Kalkınma Örgütü'nün (ŞİÖ) 24. zirvesine katıldıktan sonra Astana'dan dönüşünde uçakta kendisine eşlik eden gazetecilere şunları söyledi: "Kimse Almanların formalarında kartal var diyor mu? Kimse kalkıp da Fransızların formasında horoz var, niye horozlanıyorsun diyor mu? Orada Merih heyecanını bu görüntüyle verdi. Bunun üzerine de malum Dışişleri Bakanlığımız bunların yetkililerini çağırdılar, gerekli adımlar da buna göre atılıyor."

Ankara, UEFA'nın Merih Demiral'a "bozkurt" işareti yaptığı gerekçesiyle iki maç men cezası vermesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: "Uluslararası spor etkinlikleri toplumları ve ülkeleri birbirine yakınlaştırmak için düzenlenir... "Bu karar, yurtiçi ve yurtdışındaki tüm Türk vatandaşları için derin bir hayal kırıklığı yaratmış ve bazı Avrupa ülkelerinde yabancı düşmanı önyargıların artmakta olduğu yönündeki inancı pekiştirmiştir."

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise Demiral'a verilen cezayı ve UEFA ile ev sahibi Almanya'nın "aşırı" tutumunu protesto etmek amacıyla Türk milli takımının cumartesi günü Hollanda ile oynayacağı maça çıkmaması çağrısında bulundu.

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, Demiral'ın iki maç ceza almasını "siyasi bir karar" olarak nitelendirdi. Özel X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada: "Adalete uygun olmayan siyasi bir karar, bu kararın düzeltileceğini umuyoruz, karar ne olursa olsun milli takımımız bu duruma en güzel cevabı cumartesi günkü maçta verecektir" ifadelerini kullandı.

Berlin polisi, Türkiye ile Hollanda arasında bugün oynanacak çeyrek final maçını "yüksek riskli maç" olarak sınıflandırdı ve daha fazla polis görevlendirileceğini açıkladı.



Trump: İran Katar'a saldırırsa Güney Pars petrol sahasını tamamen yok edeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: İran Katar'a saldırırsa Güney Pars petrol sahasını tamamen yok edeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Güney Pars doğalgaz sahasına yapılan saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiğini, ABD ile Katar'ın bu saldırıyla hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, "Amerika Birleşik Devletleri'nin bu saldırıdan haberi yoktu, Katar'ın bu saldırıyla hiçbir şekilde ilgisi yoktu ve böyle bir şeyin olacağından önceden haberi yoktu" ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: "İran Katar'a saldırmaya karar verirse, Amerika Güney Pars doğalgaz sahasını tamamen yok edecektir."


Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
TT

Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı

Ortadoğu’da askeri çatışmaların başlamasından bu yana, Tahran’a bağlı Iraklı silahlı gruplar Amerikan çıkarlarını hedef tahtasına yerleştirdi. Bu gruplar, uluslararası güçlerin bulunduğu askeri üsleri, diplomatik misyonları ve hayati petrol tesislerini sık sık hedef alıyor.

Washington tarafından terör listesine alınan bu örgütler, daha çatışmanın başında yaptıkları açıklamalarda, bölgesel gerilimin uzun süreli bir “yıpratma savaşına” dönüşeceği uyarısında bulunmuştu.

“Eksenlerin” iç içe geçmesi

Yerel üretime dayandıklarını vurgulayan bir açıklamada, Nuceba Hareketi adlı grup, “Direniş ekseni içinde insansız hava araçları ve füzelerin üretimi, Iraklı evlerde tatlı yapmak kadar sıradan hale geldi” ifadelerini kullandı.

Bu gruplar, “Irak’ta İslami Direniş” olarak bilinen gevşek bir ittifak çatısı altında faaliyet gösteriyor. Söz konusu ittifak, Irak içinde ve bölge genelinde “düşman” olarak nitelendirdiği hedeflere yönelik İHA ve füze saldırılarını düzenli olarak üstleniyor.

Bu yapılar, İran’ın liderlik ettiği ve Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas ile Yemen’deki Husileri de kapsayan “Direniş Ekseni”nin temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

Iraklı gruplar, 28 Şubat’ta İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısının ardından “İslam Cumhuriyeti’ni savunma” taahhüdünü açıkça ilan etmişti.

Askeri ve siyasi tablo

Mevcut sahnede farklı roller üstlenen çeşitli güçler bulunuyor. Bunların başında, ABD çıkarlarına yönelik saldırılarda öncü rol oynayan Ketaib Hizbullah geliyor. Grup, geçmişte düzenlenen saldırılarda çok sayıda saha komutanını kaybetmiş olsa da, 6 sandalyelik bir parlamento bloğu üzerinden siyasette de etkili olmaya çalışıyor.

bfrbfr
Irak ordusuna ait zırhlı bir araç, Bağdat’taki Yeşil Bölge’de ABD Büyükelçiliği yerleşkesini korumak amacıyla Dicle Nehri kıyısında konuşlandırıldı (AFP)

Ebu Ala el-Velayi liderliğindeki Ketaib Seyyid eş-Şüheda da iktidardaki Şii koalisyon Koordinasyon Çerçevesi içinde temsil ediliyor. Buna karşılık Nuceba Hareketi, siyasi sürece katılmayı reddederek tamamen askeri bir çizgi izlemeyi tercih ediyor.

Öte yandan Asaib Ehl el-Hak ise şu ana kadar doğrudan askeri operasyonlara katılmış değil. Grup, 27 sandalyelik güçlü parlamento bloğu üzerinden siyasi nüfuzunu artırmaya odaklanırken, birçok gözlemciye göre silahlı kimliğini giderek geri plana itiyor.

Yıpratma stratejisi

Saldırılar yalnızca Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ve havaalanındaki lojistik tesislerle sınırlı kalmadı; yabancı şirketlere ait petrol sahaları ile büyük bir ABD konsolosluğu ve askeri varlığı barındıran Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de hedef alındı.

Saldırıların etkisi bölge geneline de yayıldı. Kuveyt, daha önce kendi topraklarına isabet eden saldırılar nedeniyle Irak’ın büyükelçisini çağırmıştı.

Uluslararası Kriz Grubu araştırmacısı Lihib Hegel, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, bu grupların çatışmaya dahil olmasını İran rejimi için “varoluşsal bir mücadele” olarak nitelendirdi. Hegel’e göre bu yapılar, özellikle İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından, “direniş ekseninin son savunma hattı” haline geldi.

vgrf
Havaalanlarının kapatılmasının ardından Araplar, yabancılar ve Iraklılar Ürdün’e kara sınır kapısından geçerek ülkeden ayrılırken araçlardan oluşan uzun bir kuyruk oluştu (Reuters)

Grupların insansız hava araçları ve kısa menzilli balistik füzeler bulundurduğunu belirten Hegel, Tahran’ın Hizbullah veya Husilere kıyasla daha ağır silahları bu gruplardan esirgediğini de vurguladı. Nihai hedefin ise “ABD güçlerini Irak’tan çıkarmak” olduğu ifade ediliyor.

Suikastlar zinciri

Diğer taraftan ABD ve İsrail, tırmanan gerilime hassas saldırılarla karşılık vermeyi sürdürüyor. Çatışmaların ilk saatlerinden itibaren Bağdat’ın güneyindeki Curf es-Sahr’da Ketaib Hizbullah mevzileri ile Haşdi Şabi’ye ait tesisler hedef alındı.

AFP’nin yayımladığı verilere göre, operasyonların başlamasından bu yana en az 43 militan ve Haşdi Şabi unsuru hayatını kaybetti.

Gerilimin zirvesi ise geçen cumartesi yaşandı. Bağdat’ın merkezine düzenlenen füze saldırısında, Ketaib Hizbullah mensubu 3 kişi, aralarında üst düzey bir komutanın da bulunduğu şekilde öldürüldü; grubun lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi de yaralandı.

Ajansa konuşan Iraklı bir güvenlik yetkilisi, 2023’te Gazze savaşıyla başlayan “hedefli suikastlar” sürecinin artık açık biçimde Irak sahasına taşındığını belirterek, bunun yeni bir açık çatışma dönemine işaret ettiğini söyledi.


İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı
TT

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran devlet televizyonu bugün yaptığı açıklamada, Tel Aviv’in, Ali Laricani’nin öldürülmesine yanıt olarak küme başlıklı füzelerle hedef alındığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın nükleer silah üretmeyi reddeden tutumunun önemli ölçüde değişmeyeceğini belirtti. Arakçi, yeni Dini Lider Mücteba Hamaney’in bu konuda henüz kamuoyuna açık bir görüş bildirmediğini de ifade etti.

Diğer yandan Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, akşam saatlerinde bölgesel bir bakanlar toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantıya Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları ile bölgesel temsilciler katılacak ve İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları ile bunun güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alınacak.

Bu gelişmeler, Beyrut’ta İsrail’in başlattığı yoğun hava saldırılarının da eş zamanlı olarak arttığı bir döneme denk geliyor. Söz konusu saldırılarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.