Biden’ın çekilmesi halinde aday olması muhtemel Demokrat Partili isimler kimler?

ABD Başkanı Joe Biden başkanlığa aday olacak (AP)
ABD Başkanı Joe Biden başkanlığa aday olacak (AP)
TT

Biden’ın çekilmesi halinde aday olması muhtemel Demokrat Partili isimler kimler?

ABD Başkanı Joe Biden başkanlığa aday olacak (AP)
ABD Başkanı Joe Biden başkanlığa aday olacak (AP)

ABD Başkanı Joe Biden, demokratların ikinci dönem için adaylığı yürütebileceğine dair endişelerine rağmen dün ABC kanalına verdiği demeçte “Beni istifaya ancak Yüce Tanrı ikna edebilir" dedi.

Başkan Joe Biden ve Beyaz Saray, önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerini kazanmasına ilişkin artan şüpheler nedeniyle günlerdir savunma odaklı açıklamalarda bulunuyor.

Ancak Demokratların Beyaz Saray'da kalmayı nasıl başaracağı konusunda yapılan ve kamuoyuna da yansıyan tartışmalar, Biden'ın adaylıktaki ısrarı devam etsin ya da etmesin, başkanlık yarışında onun yerine Demokrat Parti’den kimin geçebileceği konusunda soru işaretlerine yol açtı.

Başkan Biden’ın aday adayı olan yardımcısı Kamala Harris'e yönelik halk desteğinin arttığı görülürken, başka isimler de gündeme geliyor.

Şarku’l Avsat’ın BBC'den aktardığına göre Biden'ın istifa etmesi halinde yerine geçebilecek isimler:

Başkan Yardımcısı Kamala Harris

Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Biden'ın yerine geçmesi açık ara en muhtemel isim ve giderek daha da popüler bir seçenek olmaya başladı.

Harris, ABD Yüksek Mahkemesi’nin kürtaj hakkı kararını (Roe v. Wade) bozmasının ardından, Başkan Yardımcısı olarak Biden yönetiminin başlattığı üreme haklarını koruma kampanyasının yüzü oldu.

Harris, Biden'ın sadık bir müttefiki olduğunu kanıtladı ve eski ABD Başkanı Donald Trump ile Biden arasında yapılan münazarada, Başkan’ın gösterdiği performansı güçlü bir şekilde savundu. Harris, Biden’ın münazaradaki performansından sonra Başkan Biden’ın ‘yavaş bir başlangıç’ yaptığını kabul etti, ancak Trump’tan daha önemli cevaplar vermeye devam ettiğini söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, ülkedeki konaklama işçileri için en büyük sendika olan UNITE HERE'ın New York City'deki anayasa konferansında konuşuyor (Reuters)ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, ülkedeki konaklama işçileri için en büyük sendika olan UNITE HERE'ın New York City'deki anayasa konferansında konuşuyor (Reuters)

Tartışmadan günler sonra, Biden'ın aday listesinin başında kalabileceğine dair endişeler artarken Harris, “Joe Biden bizim adayımız. Trump'ı daha önce yendik ve bir kez daha yeneceğiz” diyerek Biden'a olan desteğini yineledi.

Beyaz Saray, Harris'in temmuz ayı boyunca siyah, kadın ve genç seçmenlere ulaşmasını planladı. Bu plan doğrultusunda Harris'in ilk durağı New Orleans'taki ESSENCE Festivali olacak.

Harris'in başkan yardımcılığı görevinden gelen güçlü bir itibarı olsa da görev süresi boyunca çok az destek alabildi.

FiveThirtyEight tarafından gerçekleştirilen anketlerin ortalamalarına göre Amerikalıların yüzde 49'u Harris'in başkanlık için adaylığını desteklemezken, yüzde 39'u destek veriyor.

Harris ayrıca Trump'ın başkan yardımcısı adayıyla kıyaslandığı potansiyel başkan adayları arasında öne çıkmasını sağlayabilecek bir prestije de sahip olacak. BBC'nin ABD'deki medya ortağı CBS, önümüzdeki ağustos ayında Demokrat Parti Ulusal Kongresi öncesinde bir başkan yardımcılığı münazarasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Michigan Valisi Gretchen Whitmer

İki dönemdir Michigan valisi olan Gretchen Whitmer, ülkenin Orta Batı bölgesinde giderek daha popüler hale gelen Demokrat bir isim. Birçok uzman 2028'de başkanlığa aday olacağını tahmin ediyor.

Geçmişte Biden için seçim kampanyası yürüten Whitmer, siyasi hedefleri konusunda çekingen davranmadı.

Michigan Valisi Gretchen Whitmer, Michigan'daki Eyalet Meclis Binası'nda eyaletin durumuyla ilgili bir konuşma yaparken, 24 Ocak 2024 (AP)Michigan Valisi Gretchen Whitmer, Michigan'daki Eyalet Meclis Binası'nda eyaletin durumuyla ilgili bir konuşma yaparken, 24 Ocak 2024 (AP)

Whitmer, New York Times'a verdiği demeçte, 2028 yılında X kuşağından bir başkan görmek istediğini söylese de bu rolü üstlenebileceğini söylemekten kaçındı.

Whitmer, Michigan’daki Demokratların 2022 yılında eyalet meclisini ve valilik makamını kontrol etmesini sağlayan bir kampanyaya liderlik etti.

Bu siyasi kontrol, Whitmer’ın Michigan'da kürtaj hakkının korunması ve silahlanmaya karşı güvenlik önlemleri alınması gibi birtakım ilerici politikaları yürürlüğe koymasını sağladı.

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, Biden yönetimine karşı en agresif alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor.

Sık sık kablolu haber kanallarına çıkarak Biden'ı övse de Newsom'un kendi siyasi hırsları var.

Newsom'un adı sıklıkla 2028 yılı için potansiyel bir başkan adayı olarak geçiyor. Ancak Demokrat Parti uzmanlarının çoğu onun bu yıl ki seçimlerde Biden'a alternatif olabileceğini söylüyor.

Newsom, geçtiğimiz yıl Florida Valisi Ron DeSantis ile yaptığı münazara sayesinde son yıllarda muhafazakâr medyada partinin önemli bir temsilcisi olarak, milliyetçi kimliğini ön plana çıkardı.

Gavin Newsom destekçilerine seslenirken, 4 Temmuz 2024 (AP)Gavin Newsom destekçilerine seslenirken, 4 Temmuz 2024 (AP)

Newsom, haziran ayında Atlanta eyaletinde yapılan ve Biden için adeta felaket olan münazarasında en iyi yedeklerden biriydi ve Biden'ın yerini alıp almayacağına dair birçok soruyu geçiştirdi.

Şimdilik açıkça Biden'ın yanında duran Newsom, çarşamba günü Biden ve diğer üst düzey Demokrat isimlerle toplantı için Washington'a gitti ve 4 Temmuz tatilinde Michigan'da Biden’ın başkanlık seçimi kampanyası kapsamındaki bir etkinliğe liderlik etti.

laştırma Bakanı Pete Buttigieg, Temsilciler Meclisi Ulaştırma ve Altyapı Komitesi'nin Ulaştırma Bakanlığı'nın politika ve programları ile 2025 mali yılı bütçe talebine ilişkin oturumda (AP)Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Temsilciler Meclisi Ulaştırma ve Altyapı Komitesi'nin Ulaştırma Bakanlığı'nın politika ve programları ile 2025 mali yılı bütçe talebine ilişkin oturumda (AP)

Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg

Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg'in başkan olmak gibi bir hedefi olduğu herkesçe biliniyor. Kendisi 2020 yılında başkanlığa adaylığını koymuştu. Buttigieg, Biden yönetimindeki en iyi konuşmacılardan biri olarak tanımlanıyor.

Buttigieg, Ulaştırma Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca birçok kamu krizini yönetti.

Pennsylvania Valisi Josh Shapiro (AP)Pennsylvania Valisi Josh Shapiro (AP)

Pennsylvania Valisi Josh Shapiro

Pennsylvania Valisi Josh Shapiro, Trump'ın 2016 yılında kıl payı kazandığı bir eyalette, 2022 yılında seçilmesinden bu yana büyük bir popülariteye sahip.

Daha önce eyalet başsavcısı olarak görev yapan Shapiro, görev süresi boyunca Demokrat Parti’nin çizgileri içinde çalıştı.

Geçtiğimiz yıl Philadelphia'daki önemli bir otoyol üzerinde çöken köprüyü hızla yeniden inşa ederek, ABD basınında manşetlere çıktı. Bu, Shapiro için büyük bir siyasi zafer olarak görüldü.

Sorunu hızla gidermedeki başarısını, birçok kişi tarafından 2028 yılındaki potansiyel başkan adayı olarak görülmesine yol açan mükemmel bir konuşmayla taçlandırdı.

Illinois Valisi J.B. Pritzker (Reuters)Illinois Valisi J.B. Pritzker (Reuters)

Illinois Valisi J.B. Pritzker

Illinois Valisi J.B. Pritzker, son yıllarda Trumpvari, ancak Biden'ı savunan tutumlarıyla popülaritesini artırdı.

Hyatt oteller zincirinin varisi olan milyarder iş adamı Pritzker, sosyal medya üzerinden Trump'ı eleştirmekte gecikmedi.

Biden ile olan münazaranın ardından Trump'ı ‘yalancı’ olarak tanımlayan Pritzker, Trump'ın ‘sadece kendisini düşünen 34 suçtan hüküm giymiş bir suçlu’ olduğunu söyledi.

Whitmer gibi Pritzker de kürtaj hakkı ve silah kontrolü gibi konularda, ilerici Demokratların yapılacaklar listesinde yer alan gündem maddelerini tamamlama konusunda başarılı bir geçmişe sahip.

Biden’ın yerine başka potansiyel adaylar var mı?

Potansiyel adaylar listesi yukarıdaki isimlerle sınırlı değil. Çünkü Demokrat Parti’nin gelecekteki potansiyel başkan adaylarıyla ilgili uzun bir listesi var.

Oldukça muhafazakâr bir eyalet olan Kentucky’de iki dönemdir valilik görevini yürüten Andy Beshear’ın geçtiğimiz yıl yeniden seçilmesinden bu yana ABD genelinde popülaritesi artmaya başladı.

Öte yandan Maryland Valisi Wes Moore, Baltimore'daki Francis Scott Key Köprüsü'nün çökmesinin ardından geçtiğimiz aylarda kendisini birden manşetlerde buldu.

Demokratlar arasında oldukça popüler isimler olan senatörler Amy Klobuchar ve Cory Booker da daha önce başkanlık için aday adayı olmuşlardı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın eşi Michelle Obama (Reuters)Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın eşi Michelle Obama (Reuters)

Kararsız bir eyalette çekişmeli seçim yarışını kazanan Georgia Senatörü Raphael Warnock'un da Biden'a olası alternatif isimler arasında adı geçiyor.

Reuters’ın aktardığı Ipsos'un salı günü yaptığı bir ankete göre önümüzdeki kasım ayında Trump'ı yenebilecek tek kişi, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın eşi Michelle Obama. Ancak eski First Lady defalarca kez başkan olmak gibi bir talebi olmadığını ifade etti.



Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.


İnfaz fotoğrafları gündem oldu: Yunanistan "ülke mirasını" satın alıyor

İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)
İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)
TT

İnfaz fotoğrafları gündem oldu: Yunanistan "ülke mirasını" satın alıyor

İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)
İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)

Yunanistan Kültür Bakanlığı, Naziler tarafından kurşuna dizilen 200 komünistin son anlarına ait olduğu belirtilen fotoğrafları bir Belçikalı koleksiyoncudan almak için ön anlaşma imzaladı.

Bu fotoğrafların ülke mirası olduğunu kabul eden Atina yönetimi, anlaşmanın detaylarını açıklamadı.

Anlaşma üzerine internetteki satış ilanı yayından kaldırıldı. 

Kültür Bakanı Lina Mendoni, koleksiyoncu Tim de Craene'nin yanına giden uzmanların, fotoğrafların gerçek olduğunu tespit ettiğini cuma günü duyurdu. 

200 komünistin, 1 Mayıs 1944'te Atina'nın banliyölerinden Kesariani'de infaz edilmeden önce çekildiği bildirilen 12 fotoğraf, geçen hafta eBay'de satışa çıkarılmıştı. 

Yunanistan Kültür Bakanlığı'nın Belçika'ya gönderdiği uzmanlar, bunların 1943-1944'teki Nazi işgali sırasında Yunanistan'da görevlendirilen Alman komutanlarından Hermann Heuer'ın imzasını taşıyan 262 fotoğraflık koleksiyonun bir parçası olduğunu fark etti. 

Ölüme yürüyen direnişçilerin marş söylediği görülüyor (Ebay/Greece at WW2 archives)Ölüme yürüyen direnişçilerin marş söylediği görülüyor (Ebay/Greece at WW2 archives)

200 komünist siyasi mahkumun Naziler tarafından kurşuna dizilmesi, o dönemin en büyük katliamlarından biri olarak kabul ediliyor. Olaya dair fotoğraflar ilk kez gün yüzüne çıkarken açık artırma girişimi tepki çekti.

Teselya Üniversitesi'nde toplumsal tarih dersleri veren Polymeris Voglis, New York Times'a şu yorumu yaptı:

Kendi infazlarına yürüyen bu kişilerin yüzlerini 82 yıl sonra ilk kez görüyoruz. Boyun eğmeyen duruşları beni çok etkiledi.

Voglis bu fotoğrafların ders kitaplarına eklenmesi gerektiğini ifade etti. 

Kesariani'de Nazilerin öldürdüğü komünistler için yapılan bir anıt, fotoğrafların gündem olmasının ardından tahrip edildi. 

Anıtı onaracağını bildiren Kesariani Belediyesi, "Bazılarını ne kadar rahatsız ederse etsin tarihi hafıza silinemez" dedi.

II. Dünya Savaşı biterken Batı destekli yönetimle komünistler arasında patlak veren iç savaş 1949'a kadar sürmüştü. O dönemde yaşanan kutuplaşmaların etkileri, günümüzde de hissediliyor. 

Independent Türkçe, New York Times, France24, AP


Amerika ve Avrupa... Zorlu evlilik ve acı boşanmanın alternatifi olarak zorunlu birlikte yaşama

Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)
Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)
TT

Amerika ve Avrupa... Zorlu evlilik ve acı boşanmanın alternatifi olarak zorunlu birlikte yaşama

Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)
Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)

Antoine el-Hac

ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance’ın geçen yılki Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşma, Avrupa için adeta bir alarm zili oldu. Eleştirel ve suçlayıcı tonuyla dikkat çeken konuşma, Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin, Beyaz Saray’ın NATO ve Avrupa ile ilişkilerinde daha sert bir tutum benimseyeceğinin en açık işareti olarak değerlendirildi.

Bu yıl ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Münih’teki konuşmasında başkanına olan bağlılığı ile Avrupa ile derin ilişkiler arasında bir denge kurdu. Ülkesini Avrupa’nın ‘çocuğu’ olarak tanımlayan Rubio, eski kıta liderlerine, “Sevgili müttefiklerimiz ve eski dostlarımızla birlikte yeni bir küresel düzen inşa etmeye kararlıyız” mesajını verdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise bu açıklamalardan ‘çok memnun’ olduğunu belirtti.

Miami’de Kübalı ebeveynlerden doğan Rubio, ortak kültürel bağlara da dikkat çekti; Beethoven ve Mozart’ın yanı sıra The Beatles ve The Rolling Stones gibi grupları örnek gösterdi. Rubio, “Geleceğiniz ve geleceğimiz bizim için çok önemli. Bazen görüş ayrılıkları yaşayabiliriz, ancak bu farklılıklar, Avrupa’ya duyduğumuz derin kaygıdan kaynaklanıyor” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşma yapıyor. (AFP)ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşma yapıyor. (AFP)

Ancak Foreign Policy dergisinde konferansın ardından yapılan değerlendirmede, “Birçok Avrupa lideri özel oturumlarda endişelerini dile getirdi; Trump’ın son dönemde Grönland’ı ele geçirme tehdidini kırmızı çizgiyi aşma olarak gördüler. Rubio’nun Hristiyanlık ve Batı uygarlığına yaptığı vurgular ise bazıları için etnik çağrışımlar içeriyormuş gibi göründü” ifadeleri yer aldı.

Batı dışından konferansa katılanlar, Rubio’nun Avrupa’yı ABD’nin yanında Batı’yı genişletme yoluna davet etmesini, yeni kıtalara yerleşme ve dünya çapında imparatorluklar kurma vurgusuyla birlikte, yeniden sömürgeleştirme mesajı olarak yorumladı.

Rubio, Trump’ın Avrupa’nın göç ve iklim değişikliği konularındaki yaklaşımına yönelik eleştirilerini de yineleyerek, ABD’nin gerekirse kendi yolunu tek başına açmaya hazır olduğunu belirtti. Rubio, ülkesinin NATO ittifakını canlandırmak istediğini vurgulasa da Avrupa’nın buna olan iradesi ve kapasitesine şüpheyle yaklaştı.

Konuşma, Rubio’nun Trump’ın politik önceliklerine uyum ile Avrupa ortaklarını güvence altına alma arasında dikkatle kurması gereken dengeyi ortaya koydu. Cumhuriyetçi yönetimdeki birçok kişiden farklı olarak Rubio, ABD’nin dış politika hedeflerini gerçekleştirebilmesi için Avrupa ile ilişkilerde daha fazla diplomasiye ihtiyaç duyduğunu biliyor.

Rubio’nun görevi ve diplomasiye liderlik etmesi, tonunun göreceli olarak ılımlı olmasının nedeni olarak görülüyor. Rubio, güvenlik ve askeri kurumların varlığını -özellikle NATO’yu- her zaman desteklemişti. Örneğin 2019’da herhangi bir ABD başkanının NATO’dan çekilmesini engellemek için Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler arasında yürütülen ortak çabanın parçası olmuştu. O dönemde, “Ulusal güvenliğimiz ve Avrupa’daki müttefiklerimizin güvenliği için ABD’nin NATO içinde etkin bir rol oynamaya devam etmesi hayati önemdedir” demişti.

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk cephesinde top ateşleyen Ukraynalı bir asker (AFP)Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk cephesinde top ateşleyen Ukraynalı bir asker (AFP)

Başka bir örnekte, Rubio’nun, ABD’nin taahhüdü konusunda Vladimir Zelenskiy’ye belirli güvence verdiği belirtiliyor. Aynı zamanda, savaşın sona ermesi için Ukrayna’nın zor tavizler kabul etmesi gerektiği uyarısında bulundu. Bu yaklaşım, Vance’in daha önce ABD’nin ‘birkaç mil toprak için’ on milyonlarca dolar harcamasının gerekçelerine şüpheyle bakmasından farklı.

Rubio’nun Münih’teki konuşması, Vance’in bir yıl önceki konuşmasına göre daha az bölücü olsa da Trump döneminde ABD dış politikasında herhangi bir temel değişikliği yansıtmıyor. Yeni denklem şöyle özetlenebilir: ABD, bazı çıkarlarını Avrupa ile paylaşsa da değerlerini paylaşmıyor.

Büyük Atlantik mesafeleri

Konu sadece konuşmalar, anlatılar veya dil üslubu meselesi değil; dünya, ittifakların, çekişmelerin ve hatta düşmanlıkların değiştiği yeni bir gerçekliği yaşamaya başladı.

Özellikle Avrupa’da, yüzyıllar boyunca en yıkıcı savaşları yaşamış kıtada birçok kişi, kendilerini Rusya’nın yayılmacı eğilimleri ile Çin’in saldırgan ekonomik politikaları arasında ve hızla değişen eski yakın müttefik ABD’nin arasında açıkta ve tehlikeye maruz hissediyor.

Eurobarometer tarafından yapılan yakın tarihli bir ankete göre, Avrupalıların yüzde 68’i ülkelerinin  tehdit altında olduğunu düşünüyor.

Bugün Atlantik ötesi ilişkiler incelendiğinde, bu yılki Münih Güvenlik Konferansı’nın manzarası, stratejik bir ‘bilişsel uyumsuzluk’ durumunu yansıtıyor. Psikolojide bilişsel uyumsuzluk, inançlar ile davranışlar arasında uyumsuzluk olduğunda ortaya çıkan zihinsel gerilimi ifade eder.  Antoine el-Hac’ın Şarku’l Avsat için kaleme aldığı analize göre Münih’te bu çelişki açıkça görüldü: dostluk açıklamaları, derin güvensizlik sinyalleriyle yan yana, stratejik güvence ise politik kararlarla çelişiyordu. Sonuç, biçimde birleşik ama özde sıkıntılı bir Avrupa-Amerika ittifakı oldu; bu durum, uygun önlem alınmazsa açık bir çatışma riski taşıyor.

Bu bağlamda Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin Avrupa’yı sonsuza dek koruyamayacağını kabul etti, ancak bölgesel baskılara -özellikle Grönland konusuna- kesin bir şekilde karşı çıktı. Pistorius, “Barış ve güvenliği sağlamak için uluslararası kuruluşlara başvurulmalı” dedi ve Avrupa Birliği (AB) ile ABD’nin bunu ancak birlikte başarabileceğini vurguladı. Bu tutum, ABD’nin iş birliği ve kolektif disiplin çağrısını temel alan yaklaşımıyla çelişiyor; söz konusu yaklaşım, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana geçerli olan kurallara ters düşen yeni bir oyun kuralı öneriyor.

Danimarka Kutup Komutanlığı tarafından Grönland’da düzenlenen bir eğitim tatbikatına katılan askerler (Reuters)Danimarka Kutup Komutanlığı tarafından Grönland’da düzenlenen bir eğitim tatbikatına katılan askerler (Reuters)

Ada ve buz

İstikrarı en çok sarsan anlaşmazlıklardan biri Grönland meselesi oldu. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, konunun hâlâ açık bir yara olduğunu belirtti. Donald Trump, Danimarka ve Avrupa’nın tepkilerini dikkate almadan, Danimarka egemenliğine bağlı ada ile ilgili cesur pozisyonunu açıkladı.

Bazı gözlemciler ve analistler, Münih’te ve diğer duraklarda gözlemlenen tutumların, mevcut krizin yalnızca siyasi elitler arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklanmadığını, daha geniş bir uyumsuzluk olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Avrupa halkının kayda değer bir kısmı, ABD’nin kendilerini askeri saldırılara karşı korumayacağına inanıyor.

Bu nedenle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın caydırıcı şemsiyesini Avrupa’nın geri kalanını kapsayacak şekilde genişletme tartışmasını yeniden açtı. Ancak bu güç gösterisi sağlam temellere dayanmıyor; yaklaşık 300 Fransız nükleer başlığı, 4 bin 309 nükleer başlığa sahip Rus cephaneliği karşısında caydırıcı olamaz. Avrupa ortaklarıyla bütünleşik bir komuta, kontrol ve iletişim sistemi olmadan hiçbir savunma sistemi anlam ifade etmiyor.

Öte yandan Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer Fransa ile iş birliğine hazır olduğunu ifade etse de Fransa’nın nükleer silahları yerel üretimken, İngiltere’nin nükleer caydırıcılığı, İngiliz yapımı savaş başlıkları taşıyan ve Kraliyet Donanması’nın denizaltılarında konuşlandırılan ABD yapımı Trident 2 D5 füzelerine dayanıyor. Bu nedenle İngiliz caydırıcılığı bağımsız değil ve bu stratejik açıdan kritik bir gerçek.

Avrupa liderleri, ülkelerinin mali, sosyal ve yaşam koşullarıyla ilgili sorunlar yaşadığını bilerek, ekonomik çıkar çatışmaları ve farklı söylemlere rağmen ‘Atlantik boşanmasının’ mümkün olmadığını anlıyor. Zor bir evliliğin maliyeti, acı bir boşanmadan daha azdır. Dolayısıyla zayıf taraf, ilişki sürekli gerilimli olsa da güçlü tarafla kalmak zorunda.

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in birleştirilmiş görüntüsü (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in birleştirilmiş görüntüsü (Reuters)

Bu liderler, Donald Trump ve ekibinin söyleminin değişmeyeceğini ve mesajının AB’yi zayıf ve yönelimlerinde hatalı gösterme amacını sürdüreceğini de biliyor. Ancak AB’nin sosyal piyasa ekonomisi modeli ve açıklık taahhüdü hâlâ somut kazançlar sağlıyor. Tereddüt ve şüphe yerine, AB’nin güçlü yönlerine yatırımını artırması ve deneyimini, özellikle ABD ile Çin arasındaki jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde, iş birliği ve entegrasyon modeli olarak öne çıkarması gerekiyor. Avrupa başarılı olursa, bu sürekli dengesi bozulan bir dünya için yararlı olur; başarısız olur ise kıta, yıkıcı çatışmaların sahnesi haline gelebilir.