Gazze'de ateşkes için yapılan müzakerelerin önündeki engellerden biri: Philadelphia Koridoru’ndaki güvenlik kuşağı

Likud Partisi, Netanyahu'nun ateşkes anlaşmasına varma niyetine şüpheyle yaklaşıyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)
TT

Gazze'de ateşkes için yapılan müzakerelerin önündeki engellerden biri: Philadelphia Koridoru’ndaki güvenlik kuşağı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın batısından görülen Philadelphia Koridoru (AFP)

İsrail'in, Philadelphia (Salahaddin) Koridoru boyunca 15 kilometre uzunluğunda ve 800 metre genişliğinde bir güvenlik kuşağı oluşturma planına hem Hamas Hareketi hem de İsrail ile arasındaki barış anlaşmalarının ihlali olarak gören Mısır karşı çıkıyor. Bu plan, Gazze Şeridi’nde ateşkes ve esir takası anlaşmasına doğru ilerlemenin önündeki yeni engellerden birini teşkil ediyor.

İsrail, Refah Sınır Kapısı ile birlikte Philadelphia Koridoru’nu işgal etmesinden bu yana burada çok sayıda tünel keşfedildiğini iddi ediyor. İsrail’in iddiasına göre Gazze Şeridi'nden Mısır’ın Sina Yarımadası’na uzanan bu tüneller Hamas tarafından silah, mühimmat ve insan kaçakçılığı için kullanılıyor. Bu yüzden İsrail, Hamas'ın ‘can damarı’ olarak gördüğü bu tünellerin yok edilmesi ve yeni tünellerin açılmasının engellenmesi konusunda oldukça kararlı görünüyor.

İsrail, bölgeden çekilirken buraları izleyebilmek için ne var ne yoksa yıkıp dümdüz etmeyi planlıyor.

Tel Aviv bu konuyu ateşkes anlaşmasının şartlarından biri haline getirirken Refah Sınır Kapısı’nı kaldırıp başka bir yere taşımaya çalışıyor. Bir yandan da İsrail, Mısır ve Gazze'deki Filistinli vatandaşlar olmak üzere tüm taraflar için güvenlik ve stratejik bir çıkar olduğu iddiasıyla Mısır hükümetini bunu kabul etmeye ikna etmeye çabalıyor. Ancak Mısır bunu kabul etmediği gibi Hamas da şiddetle karşı çıkıyor ve İsrail'in derhal o bölgeden çekilmesini istiyor.

sadfergthy
Geçtiğimiz kasım ayında Gazze Şehri'nin güneyindeki Zeytun Mahallesi’nde Salahaddin yolu (Philadelphia Koridoru) üzerinden kuzeyden ayrılan Filistinliler (AFP)

Taraflar bu hafta Kahire’de ve Doha'da Gazze Şeridi’nde ateşkes ve İsrail ile Hamas arasında esir takası için yeni bir müzakere turu yapılması konusunda anlaştılar.

Tel Aviv'deki kaynaklara göre Philadelphia Koridoru dosyası güçlü bir şekilde müzakere masasında olacak ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns Katar'ın başkenti Doha'ya, bir başka heyet de Kahire'ye giderek müzakerelere katılacak.

Ateşkes çabaları

İsrail televizyonu Kanal 13, cuma günü Katar’da yapılan ve Mossad Başkanı David Barnea’nın da katıldığı görüşmelerin ‘olumlu’ geçtiğini bildirdi. İsrail'de haftalardır görülmeyen bir iyimserliğe işaret eden bu haber, profesyonellerin yer aldığı müzakere heyetlerinin önümüzdeki günlerde Kahire’ye ve Doha'ya giderek ateşkes anlaşmasının nihai çerçevesini netleştirecekleri ve kimlerin esir takasına dahil edileceği, ateşkesin işleyiş mekanizması ve İsrail güçlerinin Gazze'den çekilmesi gibi ihtilaflı konuları ele alacakları bildirildi.

Zaman çizelgesi açısından, İsrail'in tahminleri nihai bir anlaşmaya birkaç gün içinde varılamayacağını gösteriyor. Birkaç hafta sürebilecek müzakerelerin başlangıcına tanıklık ediyoruz. Ancak Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yakın iki kaynak, anlaşmanın temeli ABD Başkanı Joe Biden tarafından İsrail’in önerisi olarak tanıtılan teklife dayansa da başlıca anlaşmazlıklardan bahsederek bu iyimserliğe yerin olmadığını gösterdiler. Kaynaklar, ‘bir anlaşmaya varılması hala garanti değil’ uyarısında bulundular.

azxsdfrgth
Itamar Ben-Gvir (solda), Binyamin Netanyahu (ortada) ve Bezalel Smotrich (sağda) (İsrail basını)

İsrail basını, iktidar ortağı Likud Partisi’nde önde gelen bazı isimlerin Netanyahu’nun Hamas ile esir takası anlaşması imzalamasını ihtimal dışı bırakan açıklamalarını aktardı. Söz konusu isimler, bakanlar İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir anlaşmaya varılmasına karşı uyguladıkları baskı nedeniyle anlaşmanın onaylanmasının hükümeti düşüreceğini açıkça dile getirdiler.

Likud Partili isimler, Netanyahu'nun Smotrich ve Ben-Gvir'in isteklerine rağmen, hükümeti dağıtmadan ateşkes anlaşmasını kabul etmesine fazla ihtimal vermediklerini söylediler.

Aşırı sağcı iki bakan

Haaretz gazetesi dün, Netanyahu'nun iki aşırı sağcı bakana yönelik tehditlerinin ciddiyetini henüz açıklamadığını, çünkü İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerin devam ettiğini ve henüz sonuçlanmadığını bildirdi.

İsrail hükümetinde koalisyon ortakları Ultra Ortodoks Yahudi Şas Partisi ve Yahadut Hatora (Birleşik Tevrat Yahudiliği) Partisi’nin geçtiğimiz ay masada olan benzer bir anlaşmayı destekledikleri gibi tarafların bir anlaşmaya varması halinde bunu da desteklemeleri bekleniyor. Pratikte hükümetin çoğunluğu anlaşmadan yana olsa da bazı Likud Partili isimler, Ben-Gvir ve Smotrich'in anlaşmaya karşı çıkması halinde hükümetin düşmesinden korktukları için anlaşmayı desteklemeyeceklerini düşünüyorlar.

Netanyahu, Ulusal Birlik Partisi’nin lideri olan Benny Gantz ile anlaşmaya ilişkin temasların gidişatı hakkında görüştü. Ulusal Birlik Partisi’nden yapılan açıklamaya göre Gantz, Netanyahu’ya partisinin rehinelerin geri dönmesini sağlayacak her türlü sorumlu anlaşmaya tam destek vereceğini söyledi.

Gantz, Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Her şey sizinle ilgili değil, ama bu kez de bağlılık, kararlılık ve samimiyet göstermelisiniz. Siz de benim kadar iyi biliyorsunuz ki bir önceki tekliften bu yana rehinelerden birçoğu esaret altında hayatını kaybetti. Savunma Bakanı Yoav Gallant ile bencilce oyunlar oynamanın zamanı değil.

Walla haber sitesi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un yaptığı bir açıklamada şunları söylediğini aktardı:

Son dokuz aydır anlaşmaya en çok yaklaştığımız dönemdeyiz. Netanyahu'nun liderlik stratejisini yerine getirdiğini, savaşı durdurmak için zor bir karar verdiğini ve Smotrich ve Ben-Gvir'e bunun doğru karar olduğunu söylediğini görmekte zorlandığım için büyük bir üzüntü duyuyorum. Üstelik Netanyahu, bunun hükümetin dağılmasına yol açacağını biliyor. Netanyahu, İsrail Devleti'ni kurtarmanın önünde tutulan kişisel ve siyasi zorunluluklar tarafından zincirlenmiş durumda.

“Altın fırsat”

ABD, Katar ve Mısır’ın ortak arabuluculuk çabaları çerçevesinde her iki tarafın da ABD yönetimi tarafından sunulan öneriyi kabul etmesinin ardından, işgalci İsrail’in Gazze Şeridi'nde dokuz aydır yürüttüğü savaşın sona ermesine ve Hamas ile esir takasının önünü açacak bir anlaşma için ilerleme kaydetmeye çalışıyor. Kanal 13 televizyonu, ordu komutanlarının Hamas’a yönelik operasyonların yıllarca devam edeceğini ve bu süre zarfında İsrail'in Gazze'deki rehineleri kaybedebileceğini vurguladı.

defrt65y7
Mısır'ı Gazze'den ayıran tampon bölge olan Philadelphia Koridoru'na paralel bir yolda devriye gezen sınır muhafızları (Arşiv - AFP)

Kanal 13, görüşmelerde ilerleme kaydedilen bir dönemde İsrail ordusunun, İsrail'in iki ila üç hafta sürecek müzakerelere girmesini kabul ettiğini ve Hamas Hareketi’ne karşı Refah'ta devam eden askeri operasyonun bu süre zarfında tamamlanacağını bildirdi.

İsrail güvenlik kurumları, Hamas’ın zamanın aleyhine işlediğini bildiği ve her gün 50 ila 100 savaşçısını kaybettiği için Refah’taki askeri operasyonun Hamas'ın tutumunda esneklik göstermesine ve İsrail'in savaşı tamamen sona erdirmesi şartından vazgeçmesine yol açtığına inanıyor.

İsrailli kaynaklara göre ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail ve Hamas'a bir anlaşmaya varmaları için azami baskı uygulamaya çalışıyor ve ABD’de 6 Kasım'da yapılması planlanan başkanlık seçimleri öncesinde bir ateşkes anlaşmasına varılması için çabalıyor.



ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."


Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
TT

Trump, İran'a nasıl bir saldırı düzenlemeyi planlıyor?

Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)
Trump, İran'da aralık ayında patlak veren protestoların ardından askeri harekat tehdidinde bulunmaya başlamıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağı artırırken, Amerikan medyası İran'a saldırı senaryolarını masaya yatırdı.

CNN'in analizinde, İran'a saldırı durumunda askeri ve siyasi liderlerin hedef alınabileceği veya nükleer tesislere sınırlı saldırılar düzenlenebileceği belirtiliyor.

Nükleer tesislere saldırının, geçen yıl haziranda düzenlenenlere kıyasla "daha büyük ölçekli" olacağı savunuluyor.

İran'a yönelik olası saldırılar için ABD ordusuna bir hedef listesi sunulmadı. Bu da Trump'ın henüz herhangi bir askeri harekat emri vermediğinin işareti. Beyaz Saray yetkilileri, Cumhuriyetçi liderin diplomatik çözümden yana tercihini sürdürdüğünü söylüyor.

ABD Başkanı, perşembe günkü açıklamasında "10 gün içinde" bir anlaşmanın yapılıp yapılamayacağının belli olacağını söylemiş, daha sonra bu süreyi 15 güne çıkardığını bildirmişti. Müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde İran'a saldırma tehdidini de yinelemişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Trump'a yakın iki üst düzey yetkili, ABD Başkanı'nın hazirandaki saldırı emrini vermeden önce de son ana kadar beklediğini söylüyor. Venezuela'ya geçen ay düzenlenen operasyonda da benzer bir sürecin yaşandığını aktarıyorlar.

Wall Street Journal'ın analizinde, İran'ın anlaşmaya yanaşmaması halinde Trump'ın geniş ölçekli saldırı talimatı vererek Tahran yönetimini devirmeye çalışabileceği yazılıyor.

Bunun yanı sıra Trump'ın "sınırlı saldırı" seçeneğini değerlendirdiği de belirtiliyor. Bu seçenekle Trump, küçük ölçekli saldırılarla İran'ı anlaşmaya yapmaya zorlayabilir.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir ABD'li yetkili, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurana kadar saldırıların artarak devam edebileceğini savunuyor. Diğer yandan böyle bir hamlenin Tahran yönetiminin müzakerelerden çekilmesine yol açabileceğine de dikkat çekiliyor.

İran muhtemel ABD saldırılarına karşı güçlü misilleme yapılacağı uyarısında bulunmuştu. Ülkenin dini lideri Ali Hamaney, bu haftaki açıklamasında "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir" demişti.

İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a düzenlediği saldırılarla 12 gün süren savaş nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik süreç, tarafların Umman'da masaya oturmasıyla yeniden başladı.

Maskat'taki ilk tur görüşmelerin ardından müzakereler Cenevre'ye taşındı. İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD'yi ise Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff temsil ediyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
TT

İran'a yönelik saldırı tehditleri arasında "Gerald Ford" uçak gemisi Akdeniz'e girdi

Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)
Geçtiğimiz ay Karayipler'de düzenlenen komuta devir teslim töreni sırasında ABD Donanması'nın 8. Hava Kanadı'na ait uçaklar USS Gerald Ford uçak gemisinin üzerinden uçtu (ABD Donanması)

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, dün Akdeniz'e girerken görüntülendi. Bu durum, Başkan Donald Trump'ın emriyle yoğunlaştırılmış askeri konuşlandırma kapsamında İran'a karşı askeri müdahale olasılığını gündeme getirdi.

Atlantik Okyanusu'nu Akdeniz'den ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçen geminin fotoğrafı, AFP tarafından Cebelitarık'tan yayınlandı.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (AP)Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda davetlilere konuşuyor (Arşiv-AP)

Trump dün, Tahran ve Washington arasında İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılamaması durumunda İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi "değerlendirdiğini" söyledi.

Bir önceki gün ise karar verme süresinin 10 ila 15 gün olduğunu belirtmişti.

ABD'ye ait bir diğer uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln, ocak ayının sonundan beri Ortadoğu'da bulunuyor.

USS Gerald R. Ford'un Akdeniz'e gelmesiyle birlikte, İran'a karşı olası saldırılara hazırlık amacıyla önemli bir askeri yığılmanın yaşandığı bölgede ABD'nin ateş gücü önemli ölçüde arttı.

Aşağıda, Orta Doğu'da veya yakınlarında konuşlandırılmış en önemli Amerikan askeri varlıklarının listesi yer almaktadır:

Gemiler

ABD'li bir yetkilinin açıklamasına göre Washington'un şu anda Ortadoğu'da 13 savaş gemisi bulunuyor: bir uçak gemisi (USS Abraham Lincoln), dokuz muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi.

Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Ford, dün çekilen fotoğrafta Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçerken görüntülendi. Üç muhrip eşliğinde konuşlanan geminin varlığıyla, Ortadoğu'daki ABD savaş gemisi sayısı toplam 17'ye ulaşacak.

Her bir uçak gemisi binlerce denizci ve onlarca savaş uçağından oluşan hava filoları taşıyor. İki ABD uçak gemisinin aynı anda Ortadoğu'da bulunması nadir görülen bir durumdur.

Uçaklar

İki uçak gemisinde bulunan uçaklara ilave olarak, X platformundaki açık kaynaklı istihbarat bilgilerine, Flightradar24 uçuş takip sitesine ve medya haberlerine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'ya onlarca başka savaş uçağı konuşlandırdı.

Bu uçaklar arasında F-22 Raptor ve F-35 Lightning hayalet savaş uçakları, F-15 ve F-16 savaş uçakları ve operasyonlarını desteklemek için gerekli olan KC-135 havadan yakıt ikmal tankerleri de bulunmaktadır.

New York'taki Soufan Araştırma Merkezi, "50 ilave Amerikan savaş uçağı, F-35, F-22 ve F-16, bu hafta Körfez Arap devletlerindeki üslerde konuşlandırılmış yüzlerce uçağa katılmak üzere bölgeye gönderildi" diye yazdı ve bu adımların "Trump'ın (neredeyse her gün tekrarladığı) görüşmelerin başarısız olması durumunda geniş çaplı bir hava ve füze harekatına girişme tehdidini güçlendirdiğini" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times'ten aktardığına göre bu hafta onlarca askeri yakıt ikmal ve nakliye uçağı Atlantik Okyanusu'nu geçti. Flightradar24'ten alınan verilere göre son üç günde 39 tanker uçağı potansiyel operasyon bölgelerine daha yakın yerlere yeniden konumlandırıldı. Aynı dönemde C-17 Globemaster III'ler de dahil olmak üzere 29 ağır nakliye uçağı ise Avrupa'ya uçtu.

Bir C-17 uçağı üsten Ürdün'e doğru yola çıktı. Gerçek zamanlı komuta ve kontrol operasyonlarının önemli bir bileşeni olan altı adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve kontrol uçağı da konuşlandırıldı.

Trump, Tahran'dan yaklaşık 5 bin 200 kilometre uzaklıktaki Diego Garcia'daki ortak ABD-İngiltere üssünü saldırılar başlatmak için kullanma olasılığını öne sürdü; Londra ise bu öneriye ilişkin çekincelerini dile getirdi.

 "Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Hava savunma sistemleri

Raporlar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki karasal hava savunmasını güçlendirdiğini, bölgedeki güdümlü füze destroyerlerinin ise denizde hava savunma yetenekleri sağladığını gösteriyor.

Bu ay, Patriot ve THAAD füze ve uçak savunma sistemlerini işleten 69. Hava Savunma Tugayı'nın merkezi olan Fort Hood'dan altı uçuş gerçekleştirildi.

Üslerdeki ABD güçleri

Kara birliklerinin İran'a karşı herhangi bir saldırı eylemine katılmaları beklenmese de Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'da misillemeye karşı savunmasız kalabilecek on binlerce askeri personeli bulunmaktadır.

Tahran, Haziran 2015 yılında Washington'un üç İran nükleer tesisini bombalamasının ardından Katar'daki Amerikan üssüne füze fırlatmıştı, ancak bu füzeler hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü.