İsrail tankları, Gazze şehrinin mahallelerine ağır bombardımanlar düzenledi

Han Yunus’ta yıkılan binaların enkazı arasında eşek arabasıyla ilerleyen Filistinli kadınlar (AFP)
Han Yunus’ta yıkılan binaların enkazı arasında eşek arabasıyla ilerleyen Filistinli kadınlar (AFP)
TT

İsrail tankları, Gazze şehrinin mahallelerine ağır bombardımanlar düzenledi

Han Yunus’ta yıkılan binaların enkazı arasında eşek arabasıyla ilerleyen Filistinli kadınlar (AFP)
Han Yunus’ta yıkılan binaların enkazı arasında eşek arabasıyla ilerleyen Filistinli kadınlar (AFP)

İsrail ordusu, bu sabah Gazze şehrini bombaladı. İsrail tankları farklı yönlerden şehir merkezine doğru ilerlerken bölge sakinleri, bombardımanın 7 Ekim'den bu yana düzenlenen en ağır saldırılardan biri olduğunu söylediler.

Gazze'deki Sivil Savunma Teşkilatı, Gazze’nin doğusundaki bölgelerde onlarca Filistinlinin öldürüldüğünü tahmin ettiklerini ancak acil durum ekiplerinin şehrin doğusundaki ed-Derac ve et-Tuffah mahalleleri ile batısındaki Tel el-Heva, Sabra ve er-Rimal mahallelerine yönelik devam eden saldırılar nedeniyle şimdiye kadar bu bölgelere giremediklerini açıkladı.

İsrail tankları, halen Tel el-Heva ve Sabra’nın bazı bölgelerinde konuşlanmış durumda. Ancak bölge sakinlerinin gece boyunca ve sabahın erken saatlerine kadar bombalandığını söylediği diğer üç mahallenin derinliklerine ilerlemediler. Bombardıman sonucu çok katlı birçok binanın hasar aldığını eklediler.

Bölge sakinleri, bir operasyonda İsrail tanklarının doğu yönünden girdiğini ve insanların batıya, Akdeniz kıyısına yakın bir yola doğru yöneldiğini anlattılar.

scdfvrgth
Yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen bir Filistinli ve arkasında İsrail hava saldırısından sonra yükselen dumanlar (AFP)

Gazze şehri sakinlerinden Abdulgani, “Arkamızda düşman, önümüzde deniz nereye gidebiliriz?” dedi.

Bir mesajlaşma uygulaması aracılığıyla Reuters'a konuşan Abdülgani, “Tank mermileri ve uçak füzelerinin sokakların ve evlerin üzerine bir yanardağdan çıkan lavlar gibi yağıyor, insanlar dört bir yana koşuşturuyor ve kimse nereye gideceğini bilmiyor” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, ‘Gazze Şeridi'ndeki Hamas ve diğer silahlı örgütlerin altyapısını hedef alan bir operasyon başlatıldığı ve İsrail ordusu için tehdit oluşturan 30'dan fazla militanın etkisiz hale getirildiği’ belirtildi.

Mısır, Katar ve ABD'nin İsrail ile Hamas arasında ateşkes anlaşmasına arabuluculuk yapma çabalarını yoğunlaştırırken ve Gazze Şeridi'nde devam eden savaşın onuncu ayına girerken İsrail, yeniden saldırdı.

Gördü tanıkları, tankların en az üç yönden ilerlediğini ve yoğun hava ve kara ateşiyle desteklenerek şehir merkezine ulaştığını söylediler.

Yetkililer, saldırının binlerce kişiyi güvenli bir sığınak bulmak için evlerini terk etmeye zorladığını ve büyük imkansızlıklar nedeniyle bazılarının yol kenarlarında uyumak zorunda kaldığını sözlerine ekledi. Filistinli sağlık yetkilileri, Gazze Şehri'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ndeki sağlık personeli ve sağlık görevlilerinin hastaları Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki halihazırda aşırı kalabalık ve tıbbi yeterlilik bakımından kötü halde olan Endonezya Hastanesi'ne tahliye etmek zorunda kaldıklarını belirttiler.

Hamas Hareketi’nin 7 Ekim'de İsrail'in güneyindeki kibutzlara düzenlediği ani saldırının ardından Gazze Şeridi’nde savaş başladı. İsrail’in açıkladığı rakamlara göre Hamas’ın ani saldırında bin 200 kişi öldü, 250 kişi rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürüldü. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi'nde yürüttüğü savaşta 38 binden fazla Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.

Hamas'ın ABD'nin ateşkes önerisinin önemli bir bölümünü kabul etmesinin ardından Gazzelilerin savaşın sona ermesine ilişkin umutları yeniden canlanırken İsrail'in müzakere ekibinden bir yetkili, bunun anlaşma için ‘gerçek bir fırsat’ olduğunu söyledi.

Hamas, herhangi bir anlaşmayı imzalamadan önce İsrail'in kalıcı bir ateşkes için taahhüt etmesi talebinden vazgeçti.

Hamas'tan bir kaynak, cumartesi günü Reuters'a yaptığı açıklamada, Hamas'ın bunun yerine anlaşmanın ilk altı haftalık aşamasında kalıcı bir ateşkes sağlanması için müzakereler yapılmasında anlaştığını söyledi.

zxscdvfg
Gazze Şeridi'nin güneyinde askerleri ve gazetecileri taşıyan İsrail askeri araçları (AFP)

Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın İsrail'in savaş hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam etmesini engellememesi gerektiğinde ısrar ediyor.

İsrail, savaşın başında ‘Hamas'ın askeri yeteneklerini ortadan kaldırmak, Gazze üzerindeki kontrolünü kırmak ve İsrailli rehineleri kurtarmak’ şeklinde bazı hedefler belirlemişti.

Öte yandan ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, çarşamba günü Katar Başbakanı’nın yanı sıra İsrail ve Mısır’ın istihbarat teşkilatlarının başkanlarıyla bir araya gelecek.



Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."


İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.