Demokratlar Biden'ın ABD başkanlık seçimlerine adaylığını görüşmek üzere toplandı

Demokrat Parti logosu (Reuters)
Demokrat Parti logosu (Reuters)
TT

Demokratlar Biden'ın ABD başkanlık seçimlerine adaylığını görüşmek üzere toplandı

Demokrat Parti logosu (Reuters)
Demokrat Parti logosu (Reuters)

Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri salı günü Beyaz Saray adayları mevcut ABD Başkanı Joe Biden ile ilgili toplantılar düzenledi. Toplantılarda Cumhuriyetçi Parti’nin adayı eski Başkan Donald Trump'a karşı yeni bir ivme kazanmak için Biden’dan vazgeçme ya da ülkedeki başkanlık seçimlerine dört ay kala kaosu önlemek için Biden'ı desteklemeye devam etme olasılıkları tartışıldı.

Mevcut büyük gerilimin bir göstergesi olarak Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların lideri, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) göre medyaya herhangi bir sızıntıyı önlemek için salı sabahı bloğunun ilk toplantısında cep telefonlarının içeriye alınmasına izin vermedi.

Senato'daki Demokrat üyeler Başkanın siyasi geleceğini müzakere ettikleri bir çalışma yemeği düzenlerken Biden, Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump ile 27 Haziran'da yaptığı münazarada gösterdiği kötü performansına rağmen yarışta kalmaya kararlı.

Parti içinde benimsenmesi gereken tutum konusunda ise hâlâ güçlü bir görüş ayrılığı var.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jerry Nadler salı günü toplantının ardından gazetecilere "O bizim tek adayımız ve umarım hepimiz onu destekleriz" diye konuştu. Amerikan gazeteleri daha önce Nadler’ın şu ana kadar Başkan’ın geri çekilmesini destekleme eğiliminde olduğunu belirtmişti.

Biden'a verdiği desteği geri çeken ilk Demokratlardan biri olan Mike Quigley, duruşunu değiştirmedi: "Kazanamayacağı için adaylıktan çekilmeli ve meslektaşlarım da bunun farkına varmalı."

NATO

Kongre koridorlarında siyasi geleceğine ilişkin tartışmalar yaşanırken Biden, salı günü uluslararası boyut kartını oynuyor. ABD'nin başkentinde yapılacak yıllık NATO zirvesinin açılışında bir konuşma yaptı ve çok sayıda ikili görüşmede bulunacak. NATO zirvesi ve toplantıları onun yetkinliğini, kapasitesini ve tahammül gücünü değerlendirmek için bir fırsat olacak.

ABD Başkanı Joe Biden, fiziksel durumu ve zihinsel yeteneklerinden kaynaklanan endişelerin ve Cumhuriyetçi rakibinin gerisinde kaldığını gösteren kamuoyu yoklamalarının önemini küçümseyerek, giderek daha sert bir dille yarışa devam edeceğini vurguluyor.

zxscdfvrgb
Biden, Atlanta'daki münazara sırasında Trump'ı dinlerken, 27 Haziran 2024 (Reuters)

Biden, "ortalama seçmenin" arkasında olduğundan ve statüsüyle ilgili tartışmaların "siyasi elitlerin", büyük bağışçıların ve başyazarların fantezilerinden başka bir şey olmadığından emin.

Bu tutum bir kararlılık mı yoksa gerçekliğin inkârı mı? 81 yaşındaki Demokrat Başkana daha önce de çekilme çağrısında bulunan Amerikan New York Times gazetesinin yayın kurulu, ikincisine sıcak bakıyor.

Ünlü gazete salı günü, Demokratların ona " kendisini aptal yerine koyduğunu, tüm siyasi mirasını riske attığını ve artık fikirlerinin etkili bir savunucusu olmadığını yüksek sesle ve net bir şekilde duyması için söylemesi gerektiğini " yazdı.

Demokratlarda bölünme

ABD Başkanı'nın partisi, ülkenin batısındaki Washington’dan Temsilciler Meclisi üyesi Adam Smith gibi etkili üyeler tarafından dillendirilen aleni çekilme çağrıları devam ederken bölünmüş görünüyor. Ancak bu taleplere henüz hiçbir önde gelen Demokrat isim katılmadı.

Biden ise ışıklardan uzakta destek toplamaya devam ediyor. İlerici Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, salı günü Temsilciler Meclisi siyahi üyeleriyle birlikte kendisine desteğini duyurdu. Siyahiler, Biden’ın 2020'deki zaferinde belirleyici rol oynayan seçmenlerdi.

Başkanlık seçimine dört ay kala Joe Biden'ı çekilmeye zorlamak, partisini büyük risklerle dolu bir belirsizlik dönemine sokabilir.

Ancak eğer Biden çekilirse Demokratların, yıkıcı çekişmelere girmeden, en geç ağustos ayındaki Demokrat Parti Genel Kurultayı'ndan önce başka bir aday bulma konusunda anlaşmaları gerekiyor. Bu durumda, 5 Kasım'daki seçimlere kadar partinin seçim kampanyası için yalnızca iki ay süresi kalmış olacak.



Netanyahu, Trump'ın Barış Konseyi’ne katılma davetini kabul etti

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'ın Barış Konseyi’ne katılma davetini kabul etti

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ne ilişkin Barış Konseyi’ne katılım davetini kabul etti. Netanyahu’nun ofisi, kararı X platformu üzerinden duyurdu.

Beyaz Saray, 17 Ocak’ta Gazze için barış planının ikinci aşamasının ilan edilmesinin ardından, ateşkes sonrasında Barış Konseyi’ne katılmaları için 60’tan fazla ülkeye davetiye gönderdi. Konseyin ilk hedefi, İsrail ile Hamas arasında iki yıl süren savaşın ardından Filistin yönetimine destek olmak, yeniden imar çalışmalarını koordine etmek ve ekonomik kalkınmayı teşvik etmek olarak belirlendi. Ancak ABD yönetiminin, konseyin yetki alanını küresel düzeyde kriz ve çatışmalarla ilgilenecek şekilde önemli ölçüde genişletmek istediğine dair işaretler bulunuyor.

Başka ülkelerin de Barış Konseyi’ne davet edildiği belirtilirken, İsrail son dönemde Beyaz Saray’ın Gazze için önemli bir uluslararası denetim organı atamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Barış Konseyi’ne bağlı olarak oluşturulması öngörülen ve Gazze Yürütme Kurulu olarak adlandırılan yapının, İsrail ile koordinasyon sağlanmadan ilan edildiği ve İsrail’in politikalarıyla çeliştiği ifade edildi. Netanyahu’nun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Katarlı üst düzey diplomat Ali ez-Zavadi’nin bu yapıya dahil edilmesine karşı çıktığı belirtiliyor. Türkiye ve Katar, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı yürüttüğü savaşa sert eleştiriler yöneltmişti.

Avrupa’dan gelen temkinli tepkilere rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın yarın Barış Konseyi girişimini resmen ilan etmesi bekleniyor. Medya raporlarına göre Trump, aynı gün Barış Konseyi Şartı olarak adlandırılan belgeyi imzalayacak. Açıklamanın, İsviçre’nin Davos kentinde devam eden Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında yapılması planlanıyor. Trump’ın bugün forumda uluslararası bir dinleyici kitlesine hitap etmesi bekleniyor. Eleştirmenler, Trump’ın bu adımla, uzun süredir etkisiz olmakla suçladığı Birleşmiş Milletler’e (BM) alternatif bir yapı oluşturmayı hedefleyebileceğini savunuyor.


Erdoğan'ı Barış Konseyi'nde Dışişleri Bakanı Fidan temsil edecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Erdoğan'ı Barış Konseyi'nde Dışişleri Bakanı Fidan temsil edecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Bugün Reuters'e konuşan bir Türk kaynağı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın çağrısıyla toplanan "Barış Konseyi"nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsil edeceğini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın Erdoğan'ı "Barış Konseyi" girişimine katılmaya davet eden bir mektup gönderdiğini duyurdu.

Bugün ise Türkiye Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı'na göre, iki cumhurbaşkanı Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı'na Gazze Barış Konseyi'ne davet ettiği için teşekkürlerini iletti.

Telefon görüşmesinde Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayarak, "Suriye'nin birliği, dayanışması ve toprak bütünlüğü Türkiye için son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.


Arakçi’den ABD’ye sert uyarı: İran’a saldırı bölgesel savaşı tetikler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
TT

Arakçi’den ABD’ye sert uyarı: İran’a saldırı bölgesel savaşı tetikler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çarşamba günü ABD’ye yönelik şimdiye kadarki en sert ve doğrudan uyarısını yaparak, İslam Cumhuriyeti’nin “yeniden bir saldırıya uğraması halinde elindeki tüm imkânlarla karşılık vereceğini” söyledi.

Uluslararası bağlam ve ABD’nin askerî hareketliliği

Arakçi’nin açıklamaları, ülkesindeki protestoların bastırılması nedeniyle Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na davetinin geri çekildiği bir dönemde geldi. Aynı zamanda, Asya’dan Ortadoğu’ya doğru ilerleyen bir ABD uçak gemisi taarruz grubunun bölgeye yöneldiği belirtiliyor. Buna paralel olarak, Karayipler’deki geniş çaplı bir ABD askerî konuşlanmasının ardından Venezuela’da Nicolas Maduro’nun ABD güçlerince gözaltına alınmasıyla eş zamanlı şekilde, Ortadoğu’da da Amerikan savaş uçakları ve askerî teçhizatının hareketliliği dikkat çekiyor.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığı analizde Arakçi, “şiddetli kargaşa evresinin 72 saatten kısa sürdüğünü” savunarak, yaşanan şiddetin sorumluluğunu yeniden “silahlı göstericilere” yükledi. Ancak internet kesintisine rağmen İran’dan sızan görüntülerde, güvenlik güçlerinin çoğu silahsız görünen göstericilere defalarca gerçek mermi kullandığı görülüyor; Arakçi bu iddialara değinmedi.

Haziran ayında İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunan Arakçi, “İran’ın Haziran 2025’te gösterdiği itidalin aksine, güçlü silahlı kuvvetlerimizin yeni bir saldırı halinde sahip olduğumuz her şeyle karşılık verme konusunda en küçük bir tereddüdü yoktur. Bu bir tehdit değil; bir diplomat ve eski bir savaşçı olarak savaştan nefret ettiğim için, açıkça iletmem gerektiğini hissettiğim bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Arakçi, “Herhangi bir kapsamlı çatışma kesinlikle sert olacak ve İsrail ile onun vekillerinin Beyaz Saray’a pazarlamaya çalıştığı hayali zaman çizelgelerinden çok daha uzun sürecektir. Böyle bir çatışma, bölge geneline yayılacak ve dünyanın dört bir yanındaki sıradan insanlar üzerinde etkiler yaratacaktır” değerlendirmesinde bulundu.