İsrail ordusu önümüzdeki aydan itibaren Haredi Yahudileri askere almayı planlıyor

Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudiler, 30 Haziran 2024 tarihinde İsrail ordusunda askere alınma kararını Kudüs'te protesto etti. (AP)
Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudiler, 30 Haziran 2024 tarihinde İsrail ordusunda askere alınma kararını Kudüs'te protesto etti. (AP)
TT

İsrail ordusu önümüzdeki aydan itibaren Haredi Yahudileri askere almayı planlıyor

Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudiler, 30 Haziran 2024 tarihinde İsrail ordusunda askere alınma kararını Kudüs'te protesto etti. (AP)
Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudiler, 30 Haziran 2024 tarihinde İsrail ordusunda askere alınma kararını Kudüs'te protesto etti. (AP)

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant dün (salı), Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağcı hükümet koalisyonu içindeki ilişkileri daha da gerginleştirmesi muhtemel bir hareketle, Haredi Yahudileri orduya almaya başlama planını onayladı.

zsxdefrgt
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, kuzey cephesindeki operasyonel durum değerlendirmesi sırasında Hermon Dağı bölgesinde konuşlu zırhlı kuvvet mensuplarıyla konuşuyor, 7 Temmuz 2024. (DPA)

Şarku’l Avsat’ın İsrail gazetesi The Times of Israel’den aktardığına göre Gallant, ordunun ‘dindar Yahudileri (Haredi)’ önümüzdeki ay askere almaya başlayacağını söyledi.

Operasyonel gereklilik

Gallant'ın ofisinden yapılan açıklamaya göre Gallant dün sabah İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve diğer yetkililerle dindar Yahudilerin askere alınması konusunu değerlendirdi.

Açıklamaya göre toplantının ardından Gallant, İsrail ordusunun Haredi toplumu üyelerine önümüzdeki ay ‘İsrail ordusunun özümseme kapasitelerine uygun olarak ve potansiyel askere alımlarla ilgili mevcut veri temizleme görevi yerine getirildikten sonra askere alma emirleri verme tavsiyesini’ onayladı.

xscdvfbg
Ultra-Ortodoks göstericiler 30 Haziran 2024 tarihinde Kudüs'ün Mea Shearim bölgesinde İsrail Yüksek Mahkemesi'nin askerlik hizmetine alınmaları gerektiği yönündeki kararını protesto etti. (AFP)

İsrail Savunma Bakanlığı'na göre Gallant ve Halevi, toplantıda dindar İsraillilerin orduya alınmasının ‘operasyonel bir gereklilik ve karmaşık bir sosyal mesele’ olduğunu ve Haredi askerlerin ‘yaşam tarzlarını sürdürmelerine’ izin verilmesi gerektiğini ifade etti. Netanyahu hükümeti, seçmenlerini yeşivalarda tutmak ve geleneksel normlarını test edecek olan ordunun eritme potasından uzak tutmak için Haredi Yahudilerini zorunlu askerlikten muaf tutmanın önemli olduğunu düşünen iki ultra-Ortodoks partiye dayanıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre iki parti lideri, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı dokuz aydır sürdürdüğü savaşın ortasında saflarını güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde zorunlu askerliğe şiddetle karşı çıkıyor.

xcdfvg
Gazze Şeridi sınırı yakınlarında bir tankın üstündeki İsrail askerleri, 8 Temmuz 2024. (AP)

Askere alım sistemi

İsrail Savunma Bakanlığı'na göre, askere alma, potansiyel askerleri belirlemek için ilk tarama ve değerlendirmeyi içerir. İsrailliler 16 yaşını doldurduklarında ilk celpleri gönderilir ve genellikle 18 yaşına geldiklerinde askerlik hizmetine başlarlar. İsrailliler yasal olarak 24 ila 32 ay arasında orduda hizmet etmekle yükümlüdür. İsrail nüfusunun yüzde 21'ini oluşturan Arap azınlığın üyeleri çoğunlukla askerlik hizmetinden muaftır, ancak bazıları askerlik yapmaktadır. Yeşivalardaki dindar Yahudi öğrenciler on yıllardır büyük ölçüde askerlik hizmetinden muaf tutuluyor. Ancak İsrail Yüksek Mahkemesi geçen ay devletin bu öğrencileri askere almaya başlaması gerektiğine hükmetti. Haredi Yahudilerinin uzun süredir askerlikten muaf tutulması, geçtiğimiz aylarda Gazze'deki savaş riskinin eşit dağıtılmamasına kızan İsrailliler tarafından düzenlenen protestolara yol açtı. Reuters'e göre Ultra-Ortodoks protestocular yolları kapattılar ve ‘Zorunlu askere alınmadan önce ölüm’ yazılı pankart açtılar.

Tarihsel olarak ayrıcalıklı bir konum

CNN'de yayınlanan bir habere göre, Harediler uzun zamandır İsrail toplumunda ayrıcalıklı bir konuma sahipler ve dini okulları devletten cömert yardımlar alıyor.

Bununla birlikte, bilindiği üzere genç Haredi Yahudiler uzun zamandır zorunlu askerlik hizmetinden neredeyse muaf tutuluyor ve bu muafiyet İsrail toplumunu rahatsız ediyor.

Dindar Yahudiler dini eğitimin Yahudiliği sürdürmek için gerekli olduğunu düşünüyor. İsrail'de yaşayanların çoğu için bu, eğitimin İsrail'in savunması için orduda görev yapmak kadar önemli olduğu anlamına geliyor.

cdvfgb
Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudiler, 11 Nisan 2024 tarihinde Kudüs'te bir gösteri sırasında (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın CNN'den aktardığına göre, İsrail devletinin kurulduğu ilk günlerde (1948'de), dönemin İsrail Başbakanı David Ben-Gurion, Haredi hahamlarıyla dini okullarda okuyan 400 erkeğin askerlik hizmetinden muaf tutulması konusunda anlaştı. Ancak 1948 yılındaki bu muafiyet İsrail ordusunu etkilemeyecekti.

CNN'e göre 1998'de İsrail Yüksek Mahkemesi, Haredilerin askerlikten muaf tutulmasının eşit koruma ilkelerini ihlal ettiğini söyleyerek Harediler için uzun süredir devam eden muafiyeti bozdu.

zxscdfgrt
Gazze Şeridi'nin güneyindeki kara operasyonu sırasında İsrail askerleri (AFP)

Bunu takip eden on yıllar boyunca, birbirini izleyen İsrail hükümetleri ve Knesset sorunu çözmeye çalıştı, ancak mahkeme tarafından defalarca çabalarının hukuka aykırı olduğu söylendi. Bu arada İsrail'deki Haredi topluluğu katlanarak büyüdü. İsrail Demokrasi Enstitüsü'ne göre Haredi topluluğu şu anda askerlik çağındaki İsraillilerin yüzde 24'ünü oluşturuyor.

İsrail kamuoyu zorunlu askerlikten yana

Jewish Insider internet sitesi, Mano Geva tarafından yapılan ve İsraillilerin dörtte üçünden fazlasının (yüzde 76) Haredilerin İsrail ordusuna alınmasını desteklediğini gösteren bir ankete yer verdi. Ankete göre İsrail muhalefet lideri Benny Gantz'ın seçmenlerinin büyük çoğunluğu (yüzde 89) Haredilerin İsrail ordusuna alınmasını destekliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud'un seçmenlerinin çoğu (yüzde 56), Dini Siyonizm Partisi'nin seçmenlerinin daha da fazlası (yüzde 60) ve diğer koalisyon partilerinin seçmenlerinin büyük bir kısmı da Haredilerin askere alınmasını destekliyor: Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) (yüzde 48), Birleşik Tevrat Yahudiliği (yüzde 33,4) ve Şas (yüzde 40,5).



Somali, BAE ile yaptığı tüm anlaşmaları iptal etti

Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)
Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)
TT

Somali, BAE ile yaptığı tüm anlaşmaları iptal etti

Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)
Somali Bakanlar Kurulu Toplantısı (Somali Haber Ajansı)

Somali hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan anlaşmaların tamamını sonlandırdı. Bakanlar Kurulu’nun aldığı bu karar, federal ve bölgesel tüm yönetimleri ve bağlı devlet kurumlarını kapsıyor.

Somali Ulusal Haber Ajansı, söz konusu kararın Berbera, Bosaso ve Kismayo limanlarındaki tüm anlaşma ve iş birliklerini kapsadığını aktardı.

Bakanlar Kurulu, Somali Federal Hükümeti ile BAE Hükümeti arasında imzalanan ikili güvenlik ve savunma iş birliği anlaşmaları da dâhil olmak üzere tüm anlaşmaları iptal etti. Açıklamada, bu kararın “ülkenin egemenliğini, ulusal birliğini ve siyasi bağımsızlığını zayıflatan kötü niyetli adımlara ilişkin güçlü raporlar ve kanıtlar” doğrultusunda alındığı belirtildi.

Ajansın açıklamasında ayrıca, “Söz konusu tüm bu kötü niyetli adımlar; Somali’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Şartı, Afrika Birliği Şartı, İslam İşbirliği Teşkilatı Şartı ve Arap Birliği Şartı’nda yer alan egemenlik, iç işlerine karışmama ve anayasal düzene saygı ilkeleriyle açıkça çelişmektedir” ifadelerine yer verildi.


Arakçi ile Witkoff arasında temas… Trump çok sert seçenekleri değerlendiriyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Arakçi ile Witkoff arasında temas… Trump çok sert seçenekleri değerlendiriyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

ABD’li kaynaklar, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un hafta başında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den bir telefon aldığını bildirdi. Aynı dönemde ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “kırmızı çizgileri aştığını” söyleyerek, askerî seçenekler de dâhil olmak üzere “çok güçlü seçeneklerin” masada olduğunu açıkladı.

Trump, bugün (Pazartesi) sabahı yaptığı açıklamada, ordunun durumu son derece ciddiyetle izlediğini belirterek, çok sert seçeneklerin değerlendirildiğini ve uygun kararın alınacağını ifade etti. Beyaz Saray’dan bir yetkili de Trump’ın İran’a yönelik askerî bir saldırı seçeneğini ciddi biçimde değerlendirdiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre kaynaklar, Arakçi ile Witkoff arasındaki temas, Tahran’ın tansiyonu düşürme ya da Trump’ın İran rejimini daha da zayıflatacak bir adım atmasından önce zaman kazanma girişimi olarak değerlendiriliyor. Kaynaklar, tarafların önümüzdeki günlerde olası bir görüşmeyi de ele aldığını söyledi.

Trump’ın salı sabahı, askerî liderler, yönetimin üst düzey isimleri ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmede; askerî saldırılar, siber silahların kullanımı, yaptırımların sertleştirilmesi ve protestocuların ihtiyaçlarını desteklemeye yönelik seçenekler masaya yatırılacak. Toplantıya Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Kane de katılacak.

ABD yönetimi, protestolara destek vermekle bölgesel bir savaştan kaçınmak arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Uzmanlar, tırmanmanın geniş çaplı bir bölgesel kaosa yol açabileceği endişesiyle askerî olmayan seçenekleri tercih ediyor. Değerlendirmelere göre Trump, kararını saatler içinde verebilir; bu da kritik bir karar için geri sayımın başladığı anlamına geliyor.

ABD’li yetkililer, Witkoff ile Arakçi arasındaki mesajlaşmanın geçen yıl yapılan nükleer görüşmeler sırasında başladığını ve ABD’nin haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri vurmasının ardından da sürdüğünü belirtti. Tarafların, ekim ayına kadar olası müzakereler konusunda temas hâlinde kaldığı ifade edildi.


1986'dan beri Uganda'yı yöneten Museveni, bir dönem daha istiyor

ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)
ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)
TT

1986'dan beri Uganda'yı yöneten Museveni, bir dönem daha istiyor

ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)
ABD, 46 milyon kişinin yaşadığı Doğu Afrika ülkesinde 4 yıl önce yapılan seçimlerin adil olmadığını bildirmişti (AFP)

40 yaşın altındaki Ugandalılar, ülkede yaşayanların dörtte üçünden fazlasını oluşturuyor. Ancak tek bir devlet başkanı tanıdılar. 

Liderliğini yaptığı bir gerilla hareketinin Tanzanya'dan da destek alarak başarılı olmasıyla 1986'dan beri Uganda'yı yöneten 81 yaşındaki Yoweri Museveni, cumhurbaşkanlığına bir dönem daha devam etmek istiyor.

Perşembe düzenlenecek seçimlerde Museveni'nin bir kez daha kazanması bekleniyor.

Uzun iktidarı boyunca göreceli bir istikrar, ekonomik büyüme, eğitimde gelişme ve HIV oranlarında düşüş görülse de muhalefet onu demokrasi karşıtlığıyla suçluyor. 

Medya ve muhaliflere baskı, demokratik kurumların zayıflatılması, cumhurbaşkanlığına dair dönem ve yaş limitlerinin kaldırılması, tepki çeken uygulamalar arasında. 

Destekçileriyse Museveni'nin barışı sürdürdüğünü, mültecilere koruma sağladığını ve Uganda'yı 2040'ta orta gelirli bir ülke haline getirme vaadi verdiğini vurguluyor.

BBC, "Bir zamanlar iktidara yapışan Afrika liderlerini eleştirirdi. Artık yedinci dönemi istiyor" başlıklı haberinde Museveni'nin 2012'de kendilerine verdiği bir röportajda "Biz dönem sınırına inanmıyoruz" dediğini, bir yıl sonra da bu kısıtlamayı kaldırdığını hatırlatıyor. 

Ömür boyu liderlik yoluna giren Museveni'nin eşi Janet, Eğitim Bakanı olarak görev yapıyor. 

Ayrıca 51 yaşındaki oğlu Muhoozi Kainerugaba'yı yerine hazırladığı yorumları aktarılıyor. Genelkurmay Başkanı olan Kainerugaba, muhalefete yönelik sert ifadeleriyle biliniyor. 

Kainerugaba, "Bobi Wine" adıyla tanınan ve cumhurbaşkanlığına aday olan popstar Robert Kyagulanyi Ssentamu için bir kurşun ayırdığını söyleyerek muhalefetin tepkisini çekmişti.

14 Ocak 2021'deki seçimlerde Museveni'nin yüzde 59, Wine'ınsa yüzde 35 oy aldığı açıklanmıştı. 43 yaşındaki muhalif lider geçmişte hapse atıldı, silahla hedef alındı ve ölüm tehditlerine maruz kaldı. Ancak bu seçimlerde de aday. 

BM'ye göre bu seçim döneminde de muhaliflerin barışçıl etkinliklerine gerçek mermilerle müdahale ediliyor. 

Ulusal Birlik Platformu (NUP) adlı partinin lideri Wine geçen sene verdiği bir röportajda şu ifadeleri kullanmıştı:

Seçimleri General Museveni'ye öylece veremeyiz. Hayatımı riske atmaktan çok müzik yapmak isterdim ama başka seçenek yok. Şu an burada sizinle konuşuyorum ama haftaya hapiste olup olmayacağımı bilmiyorum. Eğer bu yılın sonunda hayatta olur ve hapse atılmazsam yeniden cumhurbaşkanlığına aday olacağım.

Independent Türkçe, BBC, Reuters