Gazze: İsrail, mülteci kampına yönelik ölümcül hava saldırısından saatler sonra saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkımdan (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkımdan (AFP)
TT

Gazze: İsrail, mülteci kampına yönelik ölümcül hava saldırısından saatler sonra saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkımdan (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkımdan (AFP)

İsrail güçleri, Filistinli yetkililerin 24'ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini söylediği bir kampa düzenlenen hava saldırısından saatler sonra, çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerin yeniden başlayacağı çarşamba günü (bugün) Gazze'nin kuzey ve orta kesimlerindeki saldırılarını yoğunlaştırdı.

Gazze şehrine atılan broşürlerde bu kez sadece belirli bölgelerin değil tüm şehrin boşaltılması için ‘güvenli yollar’ gösteren bir harita yer aldı. Söz konusu İsrail broşürleri, sivilleri Gazze Şeridi'nin merkezine giden iki güzergâh boyunca güneye yönelmeye çağırıyor.

Hamas, İsrail'in yeniden başlattığı saldırıların dün (salı) Gazze Şeridi'nde 60'tan fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açtığını ve dokuz aydır devam eden savaşta ateşkes sağlanması çabalarının rayından çıkma tehlikesi taşıdığını söyledi.

dsvb
Deyr el-Balah'ta bulunan bir hastane morgunun önündeki Filistinliler (AP)

Filistinli sağlık yetkilileri, İsrail hava saldırısının Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'un doğusunda yer alan Abasan'daki bir okulun dışında yerinden edilmiş ailelerin çadırlarını vurduğunu ve çoğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 29 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

İsrail ordusu sivil kayıplarla ilgili raporları incelediğini ifade etti. Açıklamada olayın, İsrail'in Gazze'ye saldırısını tetikleyen 7 Ekim saldırısına katılan bir Hamas savaşçısının ‘hassas mühimmatla’ vurulması sonucu meydana geldiği belirtildi.

İsrail güçleri bugün Gazze şehrinin iki bölgesine yönelik saldırılarını derinleştirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan bölge sakinleri, askerlerin bazı bölgelerde ev ev arama yaptığını ve İsrail tanklarının bazı evleri bombaladığını söyledi.

Bölge sakinleri, İsrail güçlerinin sahile giden ana yolda devriye gezdiğini, keskin nişancıların halen ayakta olan bazı yüksek binaların çatılarını kontrol altına aldığını ve tankların Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) merkezinin içine yerleştirildiğini belirtti.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, kuvvetlerinin Gazze'de Hamas ve müttefiki İslami Cihad militanlarına karşı operasyonlarını sürdürdüğü, militanların UNRWA tesislerinin içinde faaliyet gösterdikleri ve buraları saldırılar için bir üs olarak kullandıkları ifade edildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Sivillerin bölgeden tahliyesini kolaylaştırmak için belirlenen bir koridor açtıktan sonra, İsrail güçleri binayı hedef alan bir saldırı gerçekleştirdi. Yakın mesafeli çatışmada iki terörist öldürüldü ve bölgede büyük miktarda silah bulundu.”

Diğer yandan Filistin Kızılayı, evlerinde mahsur kalan Gazze şehri sakinlerinden çok sayıda yardım çağrısı aldıklarını, ancak yoğun bombardıman nedeniyle ekiplerinin kendilerine ulaşamadığını bildirdi.

Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, “Gazze’den gelen saha raporları, halkın durumunun çok trajik olduğunu ve işgal güçlerinin yerleşim yerlerini hedef almaya ve vatandaşları ikamet ettikleri yerlerden ve barınma merkezlerinden uzaklaştırmak için çalışmaya devam ettiğini gösteriyor” ifadesi yer aldı.

csdfb
Gazze Şeridi sınırındaki İsrail askerleri (AFP)

Hamas ve İslami Cihad Hareketi’nin silahlı kanatları, savaşçılarının bölgedeki İsrail güçleriyle tanksavar roketleri ve havan toplarıyla, bazen de yakın mesafeden çatışmaya girdiğini duyurdu.

Gazze'nin merkezindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda çalışan sağlık görevlileri, günün erken saatlerinde bir eve düzenlenen hava saldırısında aralarında çocukların da bulunduğu altı Filistinlinin yaşamını yitirdiğini, Han Yunus'ta düzenlenen bir başka hava saldırısında ise iki kişinin hayatını kaybettiğini ve birkaç kişinin de yaralandığını söyledi.

Hamas tarafından yönetilen Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri, savaşın başlangıcından bu yana Gazze'de 38 binden fazla Filistinlinin öldürüldüğünü söylüyor.

İsrail tarafına göre savaş, Hamas liderliğindeki militanların 7 Ekim'de İsrail'in güneyine düzenlediği ve bin 200 kişinin öldüğü, 250 kadar kişinin de esir alındığı saldırının ardından patlak verdi.



Masonik üyeliğin ifşası Londra polisiyle hukuki mücadelenin fitilini ateşledi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Masonik üyeliğin ifşası Londra polisiyle hukuki mücadelenin fitilini ateşledi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İngiltere'nin başkenti Londra'nın polis teşkilatı (Scotland Yard), soruşturmaların bütünlüğü ve kurumsal disiplin üzerindeki ‘gizli bağlılıkların’ etkisi konusunda yıllardır süren tartışmaların ardından, şeffaflığı artırmak ve halkın güvenini yeniden kazanmak amacıyla, polis teşkilatı içindeki Masonik bağlantılar dosyasını yeniden açtı. Londra polisi tarafından yapılan resmi bir açıklamada, polis departmanı içinde gerçekleştirilen bir ankete katılan memur ve personelin üçte ikisinin Masonik üyeliğin açıklanmasına ilişkin politikanın sıkılaştırılmasının ‘gerekli’ olduğuna inandığını gösterdi. Polis, halkın çoğunluğunun da bu görüşü paylaştığına inandığını belirtti.

Scotland Yard, güvenlik kurumunun bağımsızlığını ve dürüstlüğünü kanıtlamak için artan baskı altında olduğu bir dönemde, bu çağrıları görmezden gelmenin halkın güvenini ve hatta kendi çalışanlarının güvenini daha da zedeleyeceğini vurguladı.

Scotland Yard tarafından pazartesi günü yayınlanan açıklamada, mağdurların ihbar yaparken kendilerini güvende hissetmeleri ve soruşturma görevlilerinin olası çıkar çatışmalarını tam olarak açıkladıklarından emin olmaları gerektiği vurgulandı.

Aynı ilke, iç suistimalleri bildiren memurlar ve personel için de geçerlidir, çünkü şikayetler, gizli sadakatler veya beyan edilmemiş ağların etkisi olmadan, yalnızca mesleki gerekçelerle soruşturulmalı. Bu politika, Londra polisinin tutumunda açık bir değişimi yansıtıyor. Artık ‘kamunun güvenini korumak’, güvenlik kurumları içindeki gri alanlara tolerans gösterilme döneminin sona erdiğine dair üstü kapalı bir göndermeyle, kurumsal bağlılıklar ile ilgili gizlilik hususlarının üzerinde tutuluyor.

Masonluk İngiltere'de yasal bir örgüt olmasına rağmen, gizli ağların adalet ve hesap verebilirlik üzerindeki etkisiyle ilgili uzun süredir devam eden endişeler nedeniyle, kolluk kuvvetleri içindeki varlığı hassas bir konu olmaya devam ediyor. Polis teşkilatı, yeni önlemlerin amacının kimseyi hedef almak değil, yargı sisteminin kanun önünde eşitlik ilkesine dayandığı bir ülkede tam şeffaflık sağlamak ve polis çalışmalarının bütünlüğünü korumak olduğunu ısrarla vurguladı.

Masonlardan karara tepki

Öte yandan Masonlardan karara tepki gecikmedi. İngiltere'deki masonlar, polis memurlarının şu an yahut geçmişte üye olup olmadıklarını açıklamalarını gerektiren Scotland Yard’ın kararını durdurmak için derhal mahkeme kararı talep etti.

Şarku’l Avsat’ın İngiliz gazetesi The Guardian'dan aktardığı habere göre muhalifler bu önlemin dini ayrımcılık ve insan hakları ihlali olduğunu savunuyor.

Masonlar, Polis Komiseri Sir Mark Rowley'i yasal gerekçeler uydurmakla ve ‘komplo teorilerini körüklemekle’ suçlarken, Scotland Yard, bu kararın, çıkar çatışmaları ve polis teşkilatı içindeki olası etkilerle ilgili şikayetler ve soruşturmaların ardından halkın güvenini yeniden kazanma çabalarının bir parçası olduğunu savundu.

Scotland Yard, yeni politikanın polisin tarafsızlığı imajını etkilediği için memurlarının üçte ikisinin bu politikayı desteklediğini söylerken, masonlar kendiler katılmak için dini inanç şartı olduğunu ve bu nedenle yasal olarak korunan bir grup olduklarını savunuyor.

Mahkemenin, yargı denetimi sonuçlanana kadar önümüzdeki haftalarda kararı askıya alma talebini değerlendirmesi bekleniyor.

dfrgty
İngiliz Özel dedektif Daniel Morgan (AP)

Diğer taraftan Özel Dedektif Daniel Morgan'ın Ölümünü Araştırma Bağımsız Komisyonu'nun 2021 raporuna göre Londra polis teşkilatı, bu davayı ele almada kurumsal olarak başarısız oldu. Rapor, polis teşkilatını, hükümet kurumları içindeki yolsuzluk ve çıkar çatışmalarını gerekçe göstererek, gerçeği ortaya çıkarmak yerine itibarını korumakla suçladı.

Bu dava, polis teşkilatının şeffaflığı ve soruşturmaların bütünlüğünü etkileyebilecek her türlü örgütsel bağlantının açıklanması gerekliliği konusunda İngiltere'de yapılan tartışmalarda önemli bir referans haline geldi.


ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bazı teknelere düzenlediği saldırıda sekiz kişi öldü

Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.
Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.
TT

ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bazı teknelere düzenlediği saldırıda sekiz kişi öldü

Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.
Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.

ABD ordusu dün, uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen tekneleri hedef alan yeni saldırılarında sekiz kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Böylece Washington'ın uyuşturucu kaçakçılarına karşı yürüttüğü kampanyada ölenlerin sayısı en az 115'e yükseldi.

ABD Güney Komutanlığı, salı ve çarşamba günleri gerçekleştirilen iki saldırı olduğunu, salı günü gerçekleşen saldırılarda ‘konvoy halinde seyreden üç uyuşturucu kaçakçılığı teknesinin’ hedef alındığını duyurdu. Komutanlığa göre ölenlerin üçü de aynı teknedeydi.

Saldırıların tam yeri açıklanmadı, ancak önceki saldırılar Karayipler veya Doğu Pasifik'te gerçekleştirilmişti. ABD ordusu, hedef alınan teknelerin kimliği belirtilmeyen ‘terör örgütleri’ tarafından kullanıldığını belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yayınlanan açıklamada, üç teknenin birlikte seyrettiği ve ardından peş peşe patlamaların meydana geldiğini gösteren bir videoda yer aldı. Açıklamada, “İlk teknedeki üç uyuşturucu kaçakçısı ilk saldırıda öldürüldü. Kalan uyuşturucu kaçakçıları denize atlayarak birbirlerinden uzaklaştılar, ardından sonraki iki saldırı tekneleri batırdı” denildi.

ABD ordusu, diğer iki teknedeki kişilerin akıbeti hakkında daha fazla ayrıntı vermeden, sahil güvenliğe ‘arama ve kurtarma çalışmalarının başlatılması’ talimatını verdiğini açıkladı. Birkaç saat sonra ordu, dün diğer iki tekneye de saldırı düzenlediğini ve beş kişiyi öldürdüğünü duyuran ikinci bir açıklama yaptı. Saldırıların yeri de belirsizdi.

Trump yönetimi aylardır, geniş çaplı bir uyuşturucu kaçakçılığı ağını yönettiği iddiasıyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro üzerindeki baskıyı artırıyor ve yaptırımlara tabi olan petrol tankerlerinin Venezuela'ya gitmesini ve Venezuela'dan yola çıkmasını ‘tamamen yasakladığını’ duyurdu.

ABD ordusu, geçtiğimiz eylül ayından bu yana, Karayipler ve Doğu Pasifik'te Washington'ın uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelendiği gemilere 30'dan fazla saldırı düzenledi ve yaklaşık 110 kişiyi öldürdü.

ABD bugüne kadar, hedef alınan gemilerin uyuşturucu taşıdığına dair herhangi bir kanıt sunmadı.

Washington, Karayipler'e önemli miktarda askeri takviye gönderirken Karakas, Trump yönetiminin Maduro'yu devirmek ve ülkenin büyük petrol kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin asılsız suçlamalara başvurduğuna inanıyor.


Washington, Venezuela’nın petrol sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlere yaptırım uygulayacak

Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)
Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)
TT

Washington, Venezuela’nın petrol sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlere yaptırım uygulayacak

Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)
Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)

ABD dün, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya uyguladığı baskı çerçevesinde son olarak, Venezuela petrol sektöründe faaliyet gösteren dört şirkete yaptırım uygulayacağını duyurdu.

ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu dört şirketi ‘bloke edilmiş mülk’ olarak belirledi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Bu gemilerin bazıları Venezuela'ya hizmet eden gölge filonun bir parçası olup, uyuşturucu ticaretine dayanan Maduro'nun gayri meşru terörist rejimine finansal kaynak sağlamaya devam ediyor” denildi.

Öte yandan Venezuela ile petrol ticaretine dahil olan tarafların ‘önemli yaptırımların uygulanması riskiyle’ karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

Hazine Bakanı Scott Bessent yaptığı açıklamada, “Bakanlık, Maduro rejimine baskı uygulamak için Başkan Trump'ın kampanyasını uygulamaya devam edecek” dedi.

Washington salı günü, İran'ın Venezuela ile yaptığı insansız hava aracı (İHA) ticaretini hedef alan yaptırımlarını açıkladı. Venezuela ve İran'da bulunan on kişi ve kuruluşu İran yapımı İHA’lar satın aldıkları, balistik füze üretiminde kullanılan kimyasalları temin etmeye çalıştıkları ve diğer endişeler nedeniyle kara listeye aldı.

Trump yönetimi, aylardır geniş bir uyuşturucu kaçakçılığı ağını yönettiği iddiasıyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya baskı yapıyor.

Trump yönetimi, Venezuela'ya giden veya Venezuela'dan gelen petrol tankerlerinin hareket etmesini ‘tamamen yasakladığını’ duyurdu.

Öte yandan Karakas, Trump yönetiminin Maduro'yu devirip ülkenin devasa petrol kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için uyuşturucu kaçakçılığı konusunda asılsız suçlamalara başvurduğuna inanıyor.