ABD istihbaratı: Gazze eylemlerini İran fonluyor

İran'ın protestoları örgütlediğine dair herhangi bir somut kanıt yok

Hamaney, ABD kampüslerindeki eylemcileri "vicdanlı protestoları" için kutlamıştı (AP)
Hamaney, ABD kampüslerindeki eylemcileri "vicdanlı protestoları" için kutlamıştı (AP)
TT

ABD istihbaratı: Gazze eylemlerini İran fonluyor

Hamaney, ABD kampüslerindeki eylemcileri "vicdanlı protestoları" için kutlamıştı (AP)
Hamaney, ABD kampüslerindeki eylemcileri "vicdanlı protestoları" için kutlamıştı (AP)

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines, İran'ın gizlice ABD'de Gazze'ye destek eylemleri organize ettiğini öne sürdü.

Haines, salı günkü açıklamasında İran merkezli bazı hesapların internet üzerinden propaganda yaptığını ve protestolara finansman sağladığını savundu. 

İstihbarat direktörü, "İran hükümetine bağlı aktörer, son haftalarda Gazze'deki savaşla ilgili devam eden protestolardan fırsatçı şekilde yararlanmaya çalışıyor" iddialarını dile getirdi. 

"Protestolara katılan Amerikalıların Gazze'deki çatışmalara ilişkin görüşlerini iyi niyetle ifade ettiğini" belirten Haines, buna rağmen eylemcilerin Tahran yönetiminin faaliyetlerinden haberdar olmadığını savunarak şu iddiaları paylaştı:  

İran'ın bu kampanyasının hedefi olan Amerikalılar, yabancı bir hükümetle etkileşime girdiklerinin ya da yabancı bir hükümetten destek aldıklarının farkında olmayabilir. Tüm Amerikalıları kişisel olarak tanımadıkları hesaplarla ve aktörlerle çevrimiçi etkileşimde bulunurken dikkatli davranmaya çağırıyoruz.

Haines'in iddiaları, her türlü protestonun ardından "Bu eylemleri Soros fonluyor" iddiasında bulunan komplo teorisyenlerini hatırlattı.

Amerikan medya kuruluşu CNN ise ABD'li yetkililerin, Hamas'a desteğine rağmen İran'ın Gazze savaşında doğrudan İsrail'le çatışmaya girmekten kaçınarak dengeli bir politika uygulamayı hedeflediğini düşündüğünü aktardı. 

ABD'deki Gazze eylemleri

Gazze savaşı, ABD'de özellikle üniversite kampüslerinde geniş ölçekli protestoların fitilini ateşledi. 

ABD'deki Columbia Üniversitesi'nde 18 Nisan'da başlayan olaylar, onbinlerce öğrenci ve akademisyenin katılımıyla Princeton, Yale, MIT ve Harvard gibi prestijli eğitim kurumlarının da yer aldığı birçok üniversiteye hızla yayıldı. 

Halen yer yer süren protestolarda Amerikan gazetesi New York Times'ın en son 17 Haziran'da paylaştığı bilgilere göre, eylemlerde aralarında öğrenci ve akademisyenlerin yer aldığı toplamda en az 3 bin 100 kişi tutuklandı veya gözaltına alındı. 

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, mayıstaki açıklamasında protestoculara destek vererek "Tarihin doğru tarafındasınız" demişti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani de Gazze yanlısı gösterilere ABD polisinin müdahalesini eleştirerek "İnsan hakları ve ifade özgürlüğü savunucusu olduğunu iddia eden Batı ülkelerinin maskesi düştü" ifadelerini kullanmıştı.

Amerikan kampüslerindeki eylemleri İran'ın örgütlediğine dair hiçbir somut veri bulunmuyor. Gözaltına alınan veya tutuklanan herhangi bir protestocunun İran yönetimiyle bağı olduğuna yönelik herhangi bir bilgi de söz konusu değil. 

İran-İsrail çatışmaları

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'deki Aksa Tufanı operasyonuyla başlayan savaşta Tahran yönetimi, Filistinli örgütün mücadelesine destek verdiğini duyurmuştu. 

Gazze savaşı, İran ve İsrail arasındaki tansiyonu da tırmandırmıştı. 

1 Nisan'da İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına hava saldırısı düzenlenmişti. İsrail'in resmen üstlenmediği olayda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan ikisi general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü.

Tahran, konsolosluk saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini ve İsrail'e misillemede bulunacaklarını duyurmuştu.

Bunun ardından İran, 13 Nisan akşamı en az 170'i insansız hava aracı 120'si de balistik füze olmak üzere yaklaşık 300'e yakın silahla İsrail'e karşı saldırı düzenlemişti. Tel Aviv, bunların yüzde 99'unun İsrail ve ortaklarının hava savunma sistemleriyle etkisiz hale getirildiğini, altyapının hafif hasarlar aldığını bildirmişti. 
Independent Türkçe, CNN, AP



Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.


Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
TT

Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Hindistan'ın İran'dan petrol almak yerine Venezuela'dan petrol alacağını söyledi.

Trump, Washington'dan Florida'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere, "Bu konuda zaten bir anlaşmaya vardık, daha doğrusu bir anlaşma fikrine vardık" dedi.

Ayrıca Çin'in de Venezuela petrolü satın almak için Amerika Birleşik Devletleri ile bir anlaşma yapmasının memnuniyetle karşılanacağını ifade etti.