Ronald Reagan'ı vuran John Hinckley, Trump'a suikast girişimini kınadı

2022'de fotoğraflanan Reagan tetikçisi John Hinckley Jr., eski ABD Başkanı Donald Trump'a suikast girişimini kınadı (AFP)
2022'de fotoğraflanan Reagan tetikçisi John Hinckley Jr., eski ABD Başkanı Donald Trump'a suikast girişimini kınadı (AFP)
TT

Ronald Reagan'ı vuran John Hinckley, Trump'a suikast girişimini kınadı

2022'de fotoğraflanan Reagan tetikçisi John Hinckley Jr., eski ABD Başkanı Donald Trump'a suikast girişimini kınadı (AFP)
2022'de fotoğraflanan Reagan tetikçisi John Hinckley Jr., eski ABD Başkanı Donald Trump'a suikast girişimini kınadı (AFP)

1981'de ABD Başkanı Ronald Reagan'ı vuran John Hinckley Jr., Donald Trump'a suikast girişimini kınadı.

Çarşamba günü Hinckley, X'te "Şiddet doğru yol değil. Barışa bir şans verin" yazarak birçok alaycı yanıtı tetikledi.

Eski başkan Trump, geçen cumartesi Pensilvanya'nın Butler kentinde bir seçim mitinginde kulağından vurulmuştu.

Eski bir itfaiyeci olan 50 yaşındaki Corey Comperatore, ailesini kurşun yağmurundan korurken öldürülmüş ve iki kişi de ağır yaralanmıştı.

Silahlı saldırgan Thomas Matthews Crooks ateş açtıktan kısa süre sonra keskin nişancılar tarafından öldürülmüştü. Gizli Servis, 20 yaşındaki Crooks sahnenin yaklaşık 140 metre uzağındaki bir çatıdan Trump'a nişan alabilmesi nedeniyle yasa koyucuların ağır eleştirileriyle karşı karşıya.

69 yaşındaki Hinckley, 31 Mart 1981'de Washington Hilton Hotel civarlarında Reagan'a suikast girişiminde bulunduktan 41 yıl sonra, 2022'de cezaevinden tahliye edilmişti. Silahlı saldırıda Reagan ağır yaralanmış, 2014'te hayatını kaybeden Beyaz Saray Sözcüsü James Brady ise felç kalmıştı. Bir Gizli Servis çalışanı ve polis memuru da yaralanmıştı.

Hinckley, 25 yaşında Reagan'ı vurduğunda akut psikoz geçiriyordu. Suikast girişiminin amacı oyuncu Jodie Foster'ı etkilemekti. Hinckley, Foster'ı Taksi Şoförü'nde (Taxi Driver) izledikten sonra onu saplantı haline getirmişti.

Hinckley, silahlı saldırıdan bir yıl sonra akli dengesi yerinde olmadığı için suçsuz bulunarak bir psikiyatri hastanesine gönderilmişti. 2000'lerde ailesinin Virginia'nın Williamsburg kentindeki evini ziyaret etmeye başlamış ve zihinsel hastalığının gerilediği gözlemlendikten sonra 2016'da annesinin yanına taşınmak için izin almıştı.

Serbest bırakılma koşullarına göre Hinckley'nin alkol tüketmesi, uyuşturucu kullanması veya silah sahibi olmasına izin yok. Foster'la, kurbanları ve aileleriyle de iletişime geçmesi yasak. Annesi Temmuz 2021'de hayatını kaybettikten sonra Hinckley kedisiyle bir eve taşınmıştı. Yaklaşık bir yılın ardından mahkeme yetkilileri ve akıl sağlığı uzmanlarının gözetimine artık ihtiyacı olmadığına karar verilmişti.

xsdf
ABD Başkanı Ronald Reagan, Washington'daki bir otel civarlarında vurulduktan sonra Gizli Servis ajanları tarafından başkan limuzinine sokuluyor. Reagan'ı vuran John Hinckley Jr., Donald Trump'a yönelik suikast girişimini kınadı (AP)

Hinckley denetimden serbest bırakılmasının ardından CBS'e, Reagan'ın hayatına kast ettiği için "gerçekten pişmanlık duyduğunu" söylemişti. 

"Sadece yaptığım şey için üzgün olduğumu bilmelerini istiyorum" demişti.

Hinckley o zamandan beri resim yapmaya ve folk müziğine odaklanıyor. Geçen aylarda Hinckley, bazı mekanların performansını son dakikada iptal ettiğini söylemişti.

"İnsanların barış içinde geldiğimi, barışı desteklediğimi bilmesini istiyorum" demişti.

Bir şiddet eylemi yüzünden tanındığımı biliyorum ama 1981'deki halimden tamamıyla farklı biriyim.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.