Biden, başkanlık yarışından çekildiğini ve Harris'i desteklediğini açıkladı

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)
TT

Biden, başkanlık yarışından çekildiğini ve Harris'i desteklediğini açıkladı

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)

Son dönemde sağlığıyla ilgili tartışmalar artarken ABD Başkanı Biden, başkanlık yarışından çekildiğini  ve yardımcısı Harris'i desteklediğini açıkladı.

2020 seçimlerinde mağlup ettiği Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump karşısında ulusal anketlerde düşüş yaşayan 81 yaşındaki Biden, Delaware'deki tatil evinde üçüncü defa Kovid-19 geçirirken yazılı bir açıklama yaptı.

Son günlerde giderek artan sayıda Demokrat lider, 27 Haziran’daki tartışma programında Trump’ın karşısındaki olumsuz performansı nedeniyle, Biden’a çekilme çağrısı yapıyordu.

Washington siyaset sahnesinin 50 yıllık emektarı Biden ise, “Yüce Tanrı” istemedikçe ya da anketlerde Trump'ı ikinci kez yenemeyeceği görülmedikçe veya doktorları tarafından fiziksel olarak devam edemeyeceği bildirilmedikçe adaylıktan çekilmeyeceği konusunda ısrarlıydı.

Ancak dün (Pazar) yaptığı açıklamada, “Ocak ayında sona erecek olan görev sürem boyunca görevimden ayrılmamın ve yalnızca başkan olarak görevlerimi yerine getirmeye odaklanmamın partimin ve ülkenin yararına olacağına inanıyorum” dedi.

5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde ABD’de her eyalette Demokrat Parti’nin önseçim süreci tamamlanmıştı. Önseçimlerde 3 bin 894 delege 19 Ağustos’ta başlayacak Demokrat Parti Ulusal Kurultayı’nda Joe Biden’a destek verme taahhüdünde bulundu.

Şimdi bu delegeler 19 Ağustos’ta Chicago’da başlayacak Demokrat Parti Ulusal Kurultayı’nda teorik olarak istedikleri adaya destek verebilirler.

Kamala Harris'e destek açıklaması

Demokrat Başkan Biden'ın çekilmesi halinde partiyi bir arada tutmak amacıyla yerine bir adayı işaret etmesi bekleniyordu.

Başkan Biden, yarıştan çekildiğini duyurduğu sosyal medya paylaşımının ardından bir başka paylaşımda, Demokrat Parti'nin başkan adayı olarak Başkan Yardımcısı Kamala Harris'e desteğini açıkladı.

Biden, Harris'in “olağanüstü bir ortak” olduğunu ve “bu yıl partimizin adayı” olmak için “tam desteğine ve onayına” sahip olduğunu söyledi. Biden, kararıyla ilgili olarak daha sonra ülkeyle konuşacağını belirtti.

Kamala Harris seçim yarışına Biden’la beraber girmiş olsa da otomatik olarak pusulada onun yerini alamıyor. Onun da yarışa girmesi halinde, her olası aday gibi delegelerin desteğini alması şart. Bu süreçte kendisine bir başkan yardımcısı adayı belirlemesi ve yarışa onunla birlikte girmesi gerekiyor.

Demokrat Parti Ulusal Komitesi başkan ve başkan yardımcısı adaylarını resmi olarak aday göstermek amacıyla ağustos ayının ilk haftasında yoklama yapma sinyali vermişti. Eğer bu plan iptal edilirse adaylar 19 Ağustos’ta başlayacak kurultayda seçilecek.

Harris kurultayda destek görürse, ABD’nin 248 yıllık tarihinde ilk Siyah kadın ve Güney Asyalı parti başkan adayı olacak.

Çok sayıda parti yetkilisi, önümüzdeki Ocak ayında başlayacak yeni başkanlık dönemi yarışında, Trump'a karşı partinin  ana taşıyıcısı olarak Biden'ın yerine Harris'i desteklediklerini söyledi.

Ancak bazıları, Demokrat Parti'nin gelecek ay Chicago'da yapılacak ulusal kurultayı, diğer başkan adaylarına da açmasını istediklerini söylüyor.

Başkan adaylığı için en son 1968 yılında açık bir kurultay düzenlenmiş ve Başkan Lyndon Johnson, ABD’nin Vietnam'daki savaşını yönetmesine yönelik yaygın muhalefet karşısında yeniden aday olma planlarından vazgeçmişti.

Biden farklı bir muhalefetle karşılaştı. 20’den fazla Demokrat Kongre üyesi, CNN’deki tartışma programının ardından çekilmesi çağrısında bulundu.

Son zamanlarda Biden ile birlikte olan bazı kişiler, zihinsel keskinliğinin azaldığına inandıklarını ve zayıf göründüğünü söylerken, en sadık yardımcıları tam aksi konusunda ısrarlıydı.

Biden’ın başkan olarak tek dönemi, 20 Ocak 2025'ten Ocak 2029'a kadar sürecek bir dönem için yeni bir başkanın yemin etmesi ile sona erecek.

Başka kimler olası aday olarak öne çıkıyor?

Başkan Yardımcısı Kamala Harris yaygın olarak Biden'ın yerine geçebilecek en iyi aday olarak görülse de son anketler Harris’in anket verilerinin, Biden'ın Donald Trump'a karşı anket verilerine kıyasla çok az fark olduğunu gösteriyor.

Dört ankette Kamala Harris’in Biden'dan biraz daha iyi, dört ankette Biden’a kıyasla daha kötü ve üçünde ise hiçbir fark olmadığı görülüyor.

Beyaz Saray’da başkan yardımcısı olarak dört yıl tecrübesi bulunan Kamala Harris’in kararsızlar ve bağımsız seçmenlerin desteğini alabileceği yorumu yapılıyor.

California Valisi Gavin Newsom: Gavin Newsom, Joe Biden’ın adaylıktan çekilmesine ilişkin tartışma sürecinde Biden’a güçlü destek verdi. Newsom, Biden’ın Trump karşısındaki canlı yayın performansının ardından yaşanan hararetli tartışmada “Baş performansçı değil, başkomutan arıyorum” demişti.

Michigan Valisi Gretchen Whitmer: Biden’a desteğini açıklayan Gretchen Whitmer önemli ve çekişmeli eyalette valilik seçimini yeniden kazanmıştı. Whitmer işçi sendikalarına verdiği destek sebebiyle, ABD genelinde Demokratlar arasında popüler.

Illinois Valisi J.B. Pritzker: J.B. Pritzker, bu yıl Ağustos ayında Chicago’daki Demokrat Parti Ulusal Kurultay’ına ev sahipliği yapıyor. Pritzker, son dakikada başlatılacak bir seçim kampanyasını kendisi finanse edebilir.

Eski First Lady Michelle Obama: Michelle Obama çok sayıda seçmen arasında popüler olsa da aday olma fikrini şimdiye kadar hep reddetti. Geçen ay yapılan Reuters/Ipsos anketine göre Michelle Obama Donald Trump’ın 10 puan önündeydi.

Uzmanlara göre seçim kampanyaları sürecinde para toplama kabiliyeti bakımından kimin yoğun bir çaba içinde olduğu ve kurultayda çoğunluğun desteğini alabilecek türden bir koalisyon oluşturma fırsatına sahip olduğu önem taşıyor.

2020 seçimlerinde parti adayı olarak ilk kararının Kamala Harris'i Başkan Yardımcısı olarak seçmek olduğunu hatırlatan Biden, Demokratlar'a seslenerek, "Biraraya gelip Trump'ı yenmenin zamanı geldi. Bunu yapalım" dedi.

Biden’ın ABD başkanlık yarışından çekilmesi, Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattı: ‘Tweet ile öğrendik’

Beyaz Saray yetkilileri, Biden'ın çekilme kararına hazırlıksız yakalandı.

Politico’da dün (Pazar) yayınlanan bir habere göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın başkanlık yarışından çekilme kararını Beyaz Saray yetkilileri “tweet ile” öğrendi.

ABD merkezli haber sitesinde Adam Cancryn imzasıyla yayınlanan haberde sözlerine yer verilen bir Demokrat Parti yetkilisi, çekilme kararının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ve kararı, Biden’ın X hesabında paylaştığı mesajla öğrendiklerini belirtti.

Haberde ismi verilmeyen yetkili, “Tweet ile haberimiz oldu. Hiçbirimiz neler olup bittiğini anlayamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Haberde ayrıca, Biden’ın 5 Kasım’da gerçekleştirilecek olan seçimlerdeki adaylığından vazgeçtiğini “üst düzey danışmanların da dahil olduğu” yetkililerin söz konusu paylaşımla öğrendiği bilgisi paylaşıldı.

Trump: Başkanlık yarışına ve başkanlığa uygun değildi

Biden'ın Cumhuriyetçi Partili rakibi Donald Trump ise Biden'ın başkanlık yarışından çekilme kararına Truth Social adlı sosyal medya platformundan yanıt verdi. Trump "Sahtekar Joe Biden başkanlık yarışına girmeye uygun değildi ve kesinlikle başkanlık yapmaya da uygun değildi, asla olmadı da" dedi. Trump ayrıca "Başkanlık makamını sadece yalanlar, sahte haberler ve bodrumundan çıkmayarak kazandı. Etrafındaki herkes, doktoru ve medya, Başkan olma yeteneğinin olmadığını biliyordu ve yoktu. Başkanlığı nedeniyle büyük sıkıntı çekeceğiz ama verdiği hasarı hızla tamir edeceğiz" diye konuştu.

Şimdi ne olacak?

Demokratların yeni bir aday belirlemesi gerekecek. 1 Ağustos'tan sonra bir gün Biden'ı aday olarak belirlemeleri bekleniyordu. Ancak şimdi bu iptal edildi. Partinin kongresi 19-22 Ağustos arası Chicago'da yapılacak. Biden ön seçimlerde büyük bir destek almıştı. Bu da eyalet parti delegelerinin Biden'ı aday seçme taahhüdünde bulunduğu anlamına geliyor. Delegeler bir başka isme oy vermeleri için serbest bırakılacak. Buradan sonraki süreç hakkında çok fazla şey bilinmiyor. Özellikle de delegelerin yeni adayı nasıl seçeceği konusunda. BBC'nin ABD'deki ortağı CBS News, Demokrat Parti Ulusal Komitesi yetkililerinin acil toplantı yaptıklarını bildirdi. Bu arada Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi Başkanı Mike Johnon, "Biden başkanlık yarışına girmeye uygun değilse, başkanlık yapmaya da uygun değil. Derhal istifa etmeli" dedi.



İran: ABD’nin herhangi bir saldırısı, hatta sınırlı saldırıları bile ‘saldırganlık’ olarak kabul edilecek

Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
TT

İran: ABD’nin herhangi bir saldırısı, hatta sınırlı saldırıları bile ‘saldırganlık’ olarak kabul edilecek

Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)

İran bugün yaptığı açıklamada, ABD’den gelecek herhangi bir saldırının -sınırlı hava harekâtı dahil- ‘saldırganlık’ olarak değerlendirileceğini ve buna karşılık verileceğini duyurdu. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın böyle bir ihtimali değerlendirdiğini söylemesinin ardından geldi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Sınırlı bir saldırı ile ilgili soruya gelince; sınırlı saldırı diye bir şey yoktur. Her türlü saldırı, saldırganlık olarak kabul edilecektir” dedi.

Bekayi, “Her ülke, meşru müdafaa hakkına dayanarak saldırıya güçlü bir şekilde karşılık verir; biz de bunu yapacağız” ifadesini kullandı.

Bekayi’ye yöneltilen soru, Trump’ın cuma günü yaptığı ve Umman arabuluculuğunda süren müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde Tahran’a sınırlı bir saldırı düzenlemeyi ‘değerlendirdiğini’ belirttiği açıklamasına atıfta bulunuyordu.

Taraflar, şubat ayı başında Umman arabuluculuğunda dolaylı görüşmelere yeniden başlamış; şimdiye kadar Maskat ve Cenevre’de iki tur müzakere gerçekleştirmişti. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, üçüncü turun perşembe günü Cenevre’de yapılacağını doğruladı.

İran heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise dün yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında diplomatik bir uzlaşıya varılması için ‘iyi bir fırsat’ bulunduğunu söyledi.

Arakçi, ABD merkezli CBS televizyonuna verdiği röportajda, “Hâlâ herkes için fayda sağlayacak diplomatik bir çözüme ulaşma konusunda iyi bir fırsatımız olduğunu düşünüyorum” dedi. Müzakerecilerin bu ay gerçekleştirilen iki tur görüşmenin ardından ‘anlaşmanın unsurları ve taslak metni üzerinde çalıştıklarını’ belirten Arakçi, buna karşın ülkesinin uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Washington ile temel anlaşmazlık noktalarından biri olan bu konuda Arakçi, “Egemen bir ülke olarak bu alanda kendi kararımızı verme hakkına sahibiz” diye konuştu.

Tahran ile Washington arasındaki görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri seçenekleri gündeme getirdiği bir ortamda yeniden başlamıştı. Trump önce İran’daki protestolara yönelik kanlı müdahaleleri gerekçe göstermiş, daha sonra ise özellikle nükleer program konusunda anlaşmaya varılamaması halinde askeri adım atılabileceği uyarısında bulunmuştu.

Diplomatik sürece paralel olarak ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını da artırdı. Washington yönetimi bölgeye iki uçak gemisi gönderirken, savaş uçakları, askeri nakliye uçakları ve havada yakıt ikmali yapabilen tanker uçaklardan oluşan filoları da konuşlandırdı.

ffvbf
Arap Denizi’ndeki ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (AFP)

ABD’nin müzakere heyetine başkanlık eden Özel Temsilci Steve Witkoff cumartesi günü yaptığı basın açıklamasında, Başkan Donald Trump’ın İran’ın ABD’nin askeri yığınağı karşısında neden ‘teslim olmadığını’ sorguladığını söyledi.

Bu açıklamaya yanıt veren Bekayi ise teslimiyetin İranlıların karakterinde olmadığını belirterek, ülkelerinin tarihi boyunca böyle bir tutum sergilemediğini ifade etti.


Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
TT

Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas bugün, İran ile ABD arasında beklenen görüşmeler öncesinde, Tahran dosyası için ‘diplomatik bir çözüm’ çağrısında bulundu. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ı askeri müdahalelerle tehdit ettiği bir döneme denk geldi.

Kallas, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu bölgede bir başka savaşa ihtiyacımız yok; zaten çok sayıda savaş var” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Kallas, “İran şimdiye kadarki en zayıf dönemini yaşıyor. Bu zamanı diplomatik bir çözüm bulmak için değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi dün, ABD ile İran arasındaki yeni müzakere turunun önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de yapılacağını duyurdu. Busaidi, müzakereler için ‘ekstra çaba göstermeye yönelik olumlu bir ivme’ olduğunu da belirtti.

ABD, İran’dan uranyum zenginleştirme stokundan vazgeçmesini, Washington’a göre nükleer bomba yapımında kullanılabilecek bu stokların imhasını, Ortadoğu’daki silahlı gruplara desteğini durdurmasını ve füze programına kısıtlamalar getirilmesini talep ediyor.

İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu vurguluyor, ancak yaptırımların kaldırılması karşılığında bazı sınırlamaları kabul etmeye hazır olduğunu söylüyor. Tahran, nükleer konuyu füze programı veya silahlı gruplara destek gibi diğer meselelerle ilişkilendirmeyi ise reddediyor.


Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.