Harris Trump'a ‘sahtekâr’ diye saldırırken kendisinin seçimi kazanabileceğini vurguladı

ABD Başkan Yardımcısı bu hafta Washington'da Netanyahu ile görüşecek

Kamala Harris ABD'nin Delaware eyaletinde seçim kampanyası ekibine hitap ederken (AFP)
Kamala Harris ABD'nin Delaware eyaletinde seçim kampanyası ekibine hitap ederken (AFP)
TT

Harris Trump'a ‘sahtekâr’ diye saldırırken kendisinin seçimi kazanabileceğini vurguladı

Kamala Harris ABD'nin Delaware eyaletinde seçim kampanyası ekibine hitap ederken (AFP)
Kamala Harris ABD'nin Delaware eyaletinde seçim kampanyası ekibine hitap ederken (AFP)

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Başkan Joe Biden'ın seçim yarışından aniden çekilmesinin ardından partisindeki isimlerden aldığı destekle, önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinde Donald Trump'a karşı yarışmak üzere Demokrat Parti'nin adayı olmayı garantilemede dün büyük ilerleme kaydetti.

İlk seçim mitinginde yaptığı konuşmada 78 yaşındaki Trump'ı ‘sahtekâr" olarak nitelendiren Harris, seçimi ‘biz kazanacağız’ diye vurguladı.

Harris, ABD'nin Delaware eyaletinde seçim kampanyası ekibine hitaben yaptığı konuşmada, “Önümüzdeki 106 gün boyunca programımızı Amerikan halkına sunacağız ve kazanacağız. İnişler ve çıkışlar oldu, hepimiz bu konuda çok karışık duygulara sahibiz. Joe Biden'ı sevdiğimi söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Harris ayrıca ABD başkanlığına adaylık sürecinde kürtaj haklarını seçim kampanyasının merkezine koyma sözü verdi.

Görsel kaldırıldı.Harris, seçim kampanyası merkezinde (Reuters)

Harris, ilk seçim mitinginde “Bir kadının kendi bedenini kontrol etme hakkı için mücadele edeceğiz. Eğer fırsat verilirse Trump tüm (ABD) eyaletlerinde kürtaj yasağı getirecek” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden, pazartesi gecesi taraftarlarını başkanlık yarışında aday adayı olan Kamala Harris'i desteklemeye çağırarak yarıştan çekilmesinin doğru bir karar olduğunu savundu.

Biden kampanya ekibiyle yaptığı görüşmede “Ekibe şunu söylemek istiyorum, onu destekleyin. O en iyisi" diye konuştu.

Harris Netanyahu ile görüşecek

Harris, ofisinden yapılan açıklamaya göre ‘bu hafta’ Washington'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşecek.

Açıklamada, Harris-Netanyahu görüşmesinin, ABD Başkanı ile İsrail Başbakanı arasındaki görüşmeden ‘ayrı’ olacağı belirtildi. Netanyahu, Gazze Şeridi'nde savaş devam ederken ABD Senatosu’na hitap edeceği Washington'a gitmek üzere dün yola çıktı.

Harris (59) dün, Delaware'deki kampanya merkezine yaptığı ilk ziyareti öncesi Beyaz Saray’daki bir törene başkanlık yaptı ve ‘eşsiz’ bir miras bıraktığını söylediği Biden'a saygılarını sundu.

Demokrat Parti’nin önde gelen isimleri arasında Harris’a destek verenlerin sayısının giderek artması, açıkça yapılan bazı ön seçim çağrılarına rağmen Harris’in Demokrat Parti’nin başkan adayı olarak onaylanmasını hızlandırabilecek bir ivme yarattı.

Görsel kaldırıldı.Harris eşi Doug Emhoff ile birlikte (AP)

Biden (81), ABD tarihinin ilk siyah ve Güney Asyalı başkan yardımcısı olan Harris'in pazar günü Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump'la yaptığı tartışmadaki kötü performansının yol açtığı kriz sonrasında seçim yarışından çekilerek Harris'in adaylığını destekledi.

Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinden eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Harris'in adaylığını desteklediğini açıkladı.

Pelosi X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Büyük bir gurur ve ülkemizin geleceğine yönelik sınırsız iyimserlikle, Başkan Yardımcısı Kamala Harris'i ABD başkanlığı için destekliyorum. Kendisinin kasım ayında bizi zafere taşıyacağına inancım tamdır” yazdı.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton ve Temsilciler Meclisi üyelerinden bir kısmı da Harris’e desteklerini açıklarken, eski Başkan Barack Obama’dan henüz bir açıklama olmadı.

Seçim kampanyası bağışçıları da toplanarak Biden'ın adaylıktan çekilmesinden sonraki 24 saat içinde Harris'in kampanyasına 81 milyon dolar gibi rekor bir para bağışında bulundu.

Seçim kampanyası ekibi, bunun başkanlık tarihinde tek günde yapılan en yüksek bağış olduğunu ve tabandaki 888 bin bağışçının yaklaşık yüzde 60'ının ilk kez 2024 yılında bağış yaptığını açıkladı.

Harris, çarpıcı bir sembolik an olarak dün Beyaz Saray'da üniversitelerin spor takımlarında yer alan sporcular için bir parti verirken, Biden Delaware sahilindeki evinde Kovid-19 nedeniyle karantinadaydı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.