Türkiye'nin gözü yeni gelişen nükleer endüstrisini güçlendirmek için Nijer'in uranyumunda

Türkiye Akdeniz'de bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde kullanmak için ‘sarı kek’ diye isimlendirilen uranyumdan yararlanmaya çalışıyor

Nijer, uranyum rezervleri açısından dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alıyor (AFP)
Nijer, uranyum rezervleri açısından dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alıyor (AFP)
TT

Türkiye'nin gözü yeni gelişen nükleer endüstrisini güçlendirmek için Nijer'in uranyumunda

Nijer, uranyum rezervleri açısından dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alıyor (AFP)
Nijer, uranyum rezervleri açısından dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alıyor (AFP)

Hidri Sagir

Türkiye’den Dışişleri Bakanı Hakan Fidan başkanlığında, aralarında Savunma Bakanı Yaşar Güler, Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı İbrahim Kalın’ın da bulunduğu üst düzey bir heyet, enerji, savunma ve uranyum konularını görüşmek üzere, bir darbeye tanık olan ve ardından Batı ülkelerinin askerlerini çektiği Batı Afrika ülkesi Nijer'e zamanlaması ve önemiyle dikkati çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg News'ten aktardığı habere göre başkent Niamey'deki askeri cuntanın lideri General Abdulrahman Tiani ile doğrudan görüşmelerde bulunan Türk heyeti, Nijer uranyumunun Türkiye'nin yeni gelişmekte olan nükleer enerji endüstrisine yakıt olarak kullanılması amacıyla temaslarda bulundu.

sdcvefrtb
Türk Heyeti Nijer Askeri Konsey Başkanı General Abdulrahman Tiani ile görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı internet sayfası)

Türk heyetinin Nijer ziyaretinden sadece birkaç hafta önce, Batılı ülkelerce yaptırımlar uygulanan İran'ın Nijer'in geçiş dönemi yetkililerinin sahada faaliyet gösteren Batılı şirketleri kapatmasının ve sözleşmelerini iptal etmesinin ardından, Nijer'in uranyumundan önemli miktarda almak için anlaşma arayışında olduğuna dair haberler basın yer aldı.

Güvenlik için uranyum

Türkiye'nin Nijer'e girmesi ve uranyum rezervlerinden faydalanmak istemesi, özellikle Nijer'in demokratik yollarla seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum'un iktidarını düşüren 26 Temmuz 2023 darbesinden bu yana Niamey ile bağlarını güçlendiren Rusya gibi diğer uluslararası oyuncular için güç bir durum oluşturabilir. 

Bloomberg News, Nijer ve Türkiye arasındaki görüşmelere aşina yetkililere dayandırdığı haberinde ‘Ankara'nın, Batı Afrika ülkesi Nijer’in Fransız şirketlerine verilen işletme lisanslarını geri çekmesinin ardından bölünebilir minerallerinden faydalanmak istediğini’ belirtti.

Nijer ile uranyum anlaşması yapmaktaki amacın, ülkenin ilk nükleer enerji santrali olan Akdeniz merkezli Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne yakıt sağlamak olduğunu aktaran Bloomberg News, inşası Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından sürdürülen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yanı sıra inşası planlanan iki nükleer tesis daha olduğunu bildirdi.

azsxcdfergt
Basın kaynakları: Türk heyetinin ziyareti Nijer'in uranyum kaynaklarından yararlanmayı amaçlıyor (Türkiye Dışişleri Bakanlığı internet sayfası)

Nijerli siyasi analist Abdul Nasır Seydu, “Türkiye'nin Nijer'deki askeri cuntaya, uranyum tedariki karşılığında Nijer ordusuna eğitim vermek üzere gelişmiş askeri teçhizat, paralı askerler ve yüksek rütbeli askeri personel gönderme teklifinde bulunduğu açık” yorumunda bulundu.

Independent Arabia'ya konuşan Seydu, şunları söyledi:

Bu teklif, istihbarat servisleri ve Savunma Bakanlığı'na yakın Türk medya kuruluşları tarafından da dile getirildi. Geçtiğimiz aylarda İranlı yetkililer ile Niamey'deki askeri cunta arasında yoğun temasların gerçekleştiği dönemde olduğu gibi uranyumun pek çok uluslararası oyuncuyu Nijer'e çekeceğine inanıyorum.

Nijer, uranyum rezervleri bakımından dünyanın en büyük 10 ülkesinden biridir ve Dünya Nükleer Birliği (WNA) resmi açıklamalarında Nijer'in dünyanın yedinci büyük uranyum üreticisi olduğunu belirtmiştir. Ancak zamanla ve devam eden güvenlik kaosuyla birlikte ülkenin üretimi azalmıştır.

dsvferbt
Nijer'in ‘sarı kek’ kaynakları uluslararası güçlerin iştahını kabartıyor (AFP)

Kısa bir süre öncesine kadar Fransa, nükleer enerji devi Orano şirketi aracılığıyla Nijer'in uranyum rezervlerinin işletilmesinde üstünlüğü elinde bulunduruyordu. Fakat iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulması ve Fransa’nın müttefiki olan Nijer Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum'un geçtiğimiz yıl iktidarını kaybetmesi, Nijer makamlarının Fransız şirketlerine ‘sarı kek’ olarak adlandırılan uranyumun rezervlerini işletmeleri için verdiği lisansların iptal edilmesine yol açtı.

Nijer'in uranyumu, 18 enerji santralindeki 56 nükleer reaktörde yakıt kaynağı olarak kullanılıyor.

Fransa, 2022 yılında Nijer'den bin 440 ton uranyum ithal ederken, Avrupa Birliği (AB) uranyum ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini Niamey'den karşıladı.

Taçlandırma

Türkiye'nin Nijer'e yönelik önceki kayda değer hamlelerini hatırlatmadan ziyaret ve medyaya sızanlar hakkında konuşmak mümkün değil. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) nisan ayında Ankara’nın, güvenlik kaosunu durdurmak isteyen Nijer'e 550 Suriyeli paralı asker gönderdiğini haberleştirmişti.

SOHR, mayıs ayında ise Türkiye'nin Nijer'e 250 kişilik yeni bir paralı asker grubu gönderdiğini ortaya çıkarmış, ancak Ankara, bunu ne yalanlamış ne de doğrulamıştı.

Seydu, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Aslında mesele sadece Suriyeli paralı askerlerin Nijer'e gönderilmesi değil. Türkiye'nin Agadez bölgesinde bir askeri üs kurabileceği de konuşuluyor. Eğer bu gerçekleşirse Rusya'nın da askeri olarak dahil olması nedeniyle bu gelişmenin kesinlikle yankıları olacaktır.

sdcfvrgt
Nijer'in uranyum kaynakları 18 enerji santralinde 56 nükleer reaktöre yakıt sağlıyor (AFP)

Uranyum konusunda bir anlaşmaya varılması halinde Türkiye'nin Nijer'e yönelik çalışmalarının doruk noktasına ulaşacağını vurgulayan Seydu’ya göre Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Niamey'e askeri müdahalede bulunma tehdidinde bulunduğunda bile Ankara'nın Nijer'in yanında yer alması nedeniyle Türkiye Nijer'e yönelik çalışmalarını taçlandırmış olacak.

İlişkilerin geliştirilmesi

Son yıllarda Libya, Somali ve diğer birçok Afrika ülkesine askeri ya da diplomatik olarak giren Türkiye'nin Afrika'daki nüfuz alanını genişletme çabaları arttı.

Gazeteci Turan Kışlakçı, konuyla ilgili “Türkiye'nin amacı sadece Fransa'nın bıraktığı boşluğu doldurmak değil, aynı zamanda kendi çıkarları için Nijer ile ilişkilerini geliştirmek istiyor. Türkiye'nin ticaret, yatırımlar ya da madenler konusunda tüm ülkelerle çıkarları olduğunu biliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Türk heyetinin Niamey ziyaretini Independent Arabia'ya değerlendiren Kışlakçı, “Türkiye bu rolü oynasa da bu, Afrika’nın Sahel bölgesinde ya da başka bir yerde rol oynamak istediği anlamına gelmiyor. Bilakis önümüzdeki yıllarda özellikle yeni dünya düzeninin nereye doğru gideceğini bilmediğimizden savunma ve ekonomi gibi birçok açıdan kendini güçlendirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“Önümüzdeki yıllarda ABD, Rusya veya Çin arasında doğrudan bir savaş olacak mı?” diye soran Kışlakçı, “Bu yüzden Türkiye kendini güçlendirmek ve ister komşu ister Afrika olsun birçok ülkeyle ilişkilerini güçlendirmek istiyor” dedi.

Kışlakçı, ziyaretin amacının yeni dünya düzeni karşısında güçlenerek ekonomi, savunma ve diğer alanlarda önemli ve belirgin bir role sahip olmak olduğunu ifade etti.

Sözleşme kapma girişimi

Nijer, 26 Temmuz 2023 darbesinden bu yana dünyanın ilgi odağı haline geldi. Bunun tek nedeni oradaki güvenlik kaosu değil, aynı zamanda Afrika'nın ve dünyanın en yoksul ülkeleri arasından sıyrılıp çıkmasına izin vermeyen zenginlikleri nedeniyle de dünyanın ilgi odağında.

Afrika ve Avrupa konularında uzman siyasi analist Hamdi Cevara, Fransız şirketlerin ruhsatlarının iptal edilmesinden ve ABD güçlerinin ülkeden ayrılmasından sonra yatırımcıların, bireylerin, şirketlerin ve ülkelerin uranyum için Nijer'e akın etmesinin çok doğal olduğunu ve artık Nijer ile yapılan sözleşmelerden bazılarını kapma girişimi için uygun zeminin oluştuğunu söyledi.

Cevara, şöyle devam etti:

“Öte yandan Fransız hegemonyasından çıkışta ve terörle savaşta üç ülkeyi destekleyen sadece Rusya değil. Türkiye sadece Nijer için değil, aynı zamanda Mali ve Burkina Faso için de güçlü ve stratejik bir ortaktır. Türkiye'nin ürettiği insansız hava araçlarının (İHA) sahadaki denklemi Sahel Eyaletleri İttifakı Konfederasyonu üyeleri (Nijer, Mali ve Burkina Faso) lehine değiştirmekte başarılı oldu. Türkiye'nin Nijer'e gelip uranyum çıkarmak ve muhtemelen yurtdışına ihraç etmek ve Fransız şirketlerinin yerini almak için stratejik bir ortaklık yapma hakkına sahip olduğunu düşünüyorum, bence olayların doğal akışı bu.”

Bu makale şarku'l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.



Sırbistan’ı sallayan Trump oteli davası başladı: Hepimiz için bir sınav

Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)
Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)
TT

Sırbistan’ı sallayan Trump oteli davası başladı: Hepimiz için bir sınav

Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)
Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)

Sırbistan'da, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın otel projesiyle ilgili dava başladı. 

Sırbistan Kültür Bakanı Nikola Selakovic, Kültür Bakanlığı Sekreteri Slavica Jelaca, Sırp Kültür Anıtları Koruma Enstitüsü Başkan Vekili Goran Vasic ve Belgrad Kültür Enstitüsü Müdür Vekili Aleksandar Ivanovic, çarşamba günü mahkemeye çıktı. 

4 yetkili de görevi kötüye kullanma ve belgede sahtecilikle suçlanıyor. 

Selakovic'in avukatı Vladimir Djukanovic, müvekkilinin otel projesinden kişisel kazanç elde etmediğini ve suçlamaların asılsız olduğunu savundu: 

Zarar gören tek taraf Sırbistan Cumhuriyeti oldu, ABD'yle ilişkilerimizi iyileştirebilecek kazançlı bir anlaşma yok edildi.

BBC'nin aktardığına göre sanıklar, suçlu bulunmaları halinde üçer yıl hapis cezası alabilir. Diğer yandan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, böyle bir karar verilmesi durumunda yetkililer hakkında af çıkaracağını söylemişti.

Protestocular, mahkeme binasının önünde toplanarak "Hırsızlar!" sloganlarıyla otel projesinde yer alan yetkililere tepki gösterdi. 

Eylemcilerden öğrenci Dimitrije Radojevic, davayı "Hepimiz için bir sınav" diye niteledi.

 Selakovic ve diğer üç sanık, haklarındaki suçlamaları reddetti. Duruşma 15 Nisan'a ertelendi.

Sözkonusu isimler hakkındaki iddianame, Organize Suçlardan Sorumlu Kamu Başsavcılığı'nın internet sitesinde aralıkta yayımlanmıştı. 

Bunun üzerine Kushner'ın firması Affinity Partners hızlıca bir açıklama yayımlayarak Belgrad'ın merkezindeki otel ve apartman kompleksi projesinin iptal edildiğini duyurmuştu.

Lüks otel Trump markasını taşıyacağı için projede Cumhuriyetçi liderin oğulları Eric ve Donald Jr. tarafından yönetilen Trump Organization da yer alıyordu.

Kushner'ın iki yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı projenin 1999'daki Kosova Savaşı sırasında NATO'nun bombaladığı, kültürel koruma statüsüne sahip eski Genelkurmaylık binasının yer aldığı bölgede yapılması öngörülüyordu.

Vucic, bölgenin kültürel koruma statüsünü 2024'te kaldırmıştı. Ayrıca Kushner'ın firması Affinity Partners'la 99 yıllığına kira sözleşmesi imzalanmıştı. Bunun ardından ülkede büyük protestolar patlak vermişti. 

Cumhurbaşkanının liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi, çoğunluğu elinde bulundurduğu Parlamento'da geçen yıl kasımda geçirdiği yasayla inşaatın önünü açmıştı. 

Hükümetin bu hamlesine muhalefetten de sert tepkiler gelmişti. Merkez sol Özgür ve Adalet Parti'den parlamenter Marinika Tepić, hükümeti "Donald Trump'ı memnun etmek uğruna ülke tarihini yok etmekle" suçlamıştı.

Independent Türkçe, BBC, Times of Israel


Birleşik Krallık’ta Epstein şoku: Başbakan Starmer’ın günleri sayılı

Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)
Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)
TT

Birleşik Krallık’ta Epstein şoku: Başbakan Starmer’ın günleri sayılı

Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)
Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)

Birleşik Krallık'ın (BK) eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson'ın Jeffrey Epstein'le bağlantıları, İşçi Partisi'ni sarsmaya devam ediyor.  

Başbakan Keir Starmer'ın, Parlamento'da dün düzenlenen oturumda Mandelson'ı büyükelçi olarak atamadan önce siyasetçinin Epstein'le ilişkileri hakkında bilgi sahibi olduğunu söylemesi şok etkisi yarattı. 

İşçi Partisi lideri Starmer, Mandelson hakkında "Büyükelçi olarak atanmasından önce ve görev süresi boyunca Epstein'le ilişkisi sorulduğunda ekibime defalarca yalan söyledi" dedi.

Mandelson'ı büyükelçi olarak atadığı için pişmanlık duyduğunu dile getiren Starmer, "O zaman bugün bildiklerimi bilseydim, hükümetin yakınından bile geçemezdi" dedi.

"Her şey bitti"

Guardian'ın analizinde, Epstein'le ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen Mandelson'ı büyükelçi olarak ataması nedeniyle Starmer'ın koltuğunu kaybedebileceği yazılıyor. 

Eskiden Starmer'a yakın olan fakat adının paylaşılmamasını isteyen bir parlamenter, oturuma dair "Atmosferin değiştiğini hissedebiliyordunuz, ortam kararmaya başlamıştı" diyor. 

Başka bir parlamenter de "Bu savunulamaz bir şey. Peter'ın Epstein'le ilişkisini bilmelerine rağmen yine de onu göreve getirdiler" ifadelerini kullanıyor ve ekliyor: 

Keir bunu itiraf ettiği anda her şey bitti.

Eski bir bakan da "Yeni bir başlangıç yapmanın zamanı geldi, ne kadar erken olursa o kadar iyi" diyerek, Starmer'ın geleceğinin tehlikede olduğunu vurguluyor. 

Starmer, Mandelson'ı atarken, Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerindeki görevinin yanı sıra 2004-2008'de Avrupa Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi olmasının, Donald Trump yönetimiyle ilişkileri yürütmek için onu ideal bir isim kıldığını savunmuştu. 

BBC'nin Newsnight programına katılan İşçi Partili Barry Gardiner, Starmer'ın istifa ihtimaline dair şunları söyledi: 

Bence ülkenin çıkarları için neyin en iyi olduğunu detaylıca düşünmesi gerek.

2020'deki İşçi Partisi liderlik yarışında Starmer'a rakip olan Rebecca Long-Bailey de Mandelson'ın atanmasının "felaket bir karar" olduğunu söyleyerek, başbakanın "yanıtlaması gereken büyük sorularla" karşı karşıya kaldığını ekledi.

Mandelson'ın Epstein'le bağlantıları

ABD'de yürütülen Epstein davasıyla ilgili 9 Eylül'de ortaya çıkan yazışmalarda, Mandelson'ın Epstein'e gönderdiği doğum günü mesajında, iş insanından "En iyi dostum" diye bahsettiği görülmüştü. Bunun ardından Starmer'ın talimatıyla, 10 Şubat 2025'te başladığı büyükelçilik görevinden 11 Eylül 2025'te alınmıştı. 

Geçen hafta yayımlanan belgelerde, 72 yaşındaki siyasetçinin Epstein'den 75 bin dolar civarında ödeme aldığı ortaya çıkmıştı. Ayrıca Epstein'in, Mandelson'ın eşinin osteopati eğitimi için yaklaşık 10 bin sterlin (yaklaşık 592 bin TL) ödeme yaptığı da görülmüştü. 

Mandelson ise bu paraları aldığını hatırlamadığını savunmuş, belgelerin gerçekliğinin araştıracağını söylemişti. 

Mandelson geçen hafta İşçi Partisi'nden, 3 Şubat'ta da Lordlar Kamarası'ndan istifa etmişti. 

frgthy
Son dava belgelerinde Epstein'le Mandelson'un birlikte görüldüğü kareler de paylaşıldı (ABD Temsilciler Meclisi)

Kamu görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan Mandelson'ın, ekonomik olarak zor durumdaki Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere destek sağlamak amacıyla planlanan 500 milyar euroluk kurtarma fonuna ilişkin bazı bilgileri Epstein'e sızdırdığı da yeni belgelerdeki iddialar arasında. 

Buna ek olarak Mandelson'ın 2008-2009 finansal krizi sırasında Londra yönetiminin para politikalarına dair hassas bilgileri Epstein'le paylaştığı da savunuluyor. 

Epstein hakkında reşit olmayan kızlara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla 2005'te soruşturma başlatılmıştı. İş insanı, 2008'de mahkemeyle yaptığı anlaşma kapsamında "fuhuşa teşvik" suçunu kabul etmiş, karşılığında 18 aylığına açık cezaevine gönderilmişti. Haftada 6 gün, günde 12 saat ofisine gitmek için izin alan Epstein, 13 ay sonra şartlı tahliyeyle serbest bırakılmıştı. 

"Mandelson ülkemize ihanet etti"

Mandelson ve Epstein arasındaki yazışmaların bu döneme denk gelmesi ve Britanyalı siyasetçinin, hapse girip çıktıktan sonra da iş insanıyla ilişkisini sürdürmesi dikkat çekiyor. 

Başbakan Starmer, Mandelson'ın Epstein'le ilişkisinin detaylarının ve iş insanıyla hassas bilgileri paylaşmasının "son derece öfkelendirici" olduğunu belirterek şunları söyledi: 

Mandelson ülkemize, parlamentomuza ve partime ihanet etti.

Starmer, Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması öncesinde yapılan güvenlik soruşturması hakkındaki belgelerin en kısa zamanda yayımlanacağını taahhüt ederken, dokümanlarda ulusal güvenlik ve uluslararası ilişkileri etkileyebilecek unsurların kapsam dışında tutulacağını söyledi. 

Independent Türkçe, BBC, Guardian, CNN, Reuters


Trump'tan göçmenlik politikasında geri adım

ABD Başkanı Donald Trump, Minnesota'daki göçmenlik karşıtı sert politikasında yönetiminin "biraz daha yumuşak bir yaklaşım benimseyebileceğini" kabul etti (Saul Loeb/AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Minnesota'daki göçmenlik karşıtı sert politikasında yönetiminin "biraz daha yumuşak bir yaklaşım benimseyebileceğini" kabul etti (Saul Loeb/AFP)
TT

Trump'tan göçmenlik politikasında geri adım

ABD Başkanı Donald Trump, Minnesota'daki göçmenlik karşıtı sert politikasında yönetiminin "biraz daha yumuşak bir yaklaşım benimseyebileceğini" kabul etti (Saul Loeb/AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Minnesota'daki göçmenlik karşıtı sert politikasında yönetiminin "biraz daha yumuşak bir yaklaşım benimseyebileceğini" kabul etti (Saul Loeb/AFP)

Geçen ay Minneapolis sokaklarında federal ajanların iki ABD vatandaşını vurarak öldürmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, göçmenlik konusundaki sert önlemlerinde "biraz daha yumuşak bir yaklaşım sergileyebileceğini" itiraf etti.

Çarşamba günü yayımlanan, Trump'ın Super Bowl öncesinde NBC News'ten Tom Llamas'a verdiği röportajdan bir kesitte başkan, İç Güvenlik Bakanlığı'nın ülke genelinde protestolara yol açan Minnesota'daki geniş kapsamlı göçmenlik operasyonuna değindi.

Minneapolis'ten ne ders çıkardığı sorulunca Trump, "Belki biraz daha yumuşak bir yaklaşım sergileyebiliriz diye düşündüm. Ama yine de sert olmak zorundayız. Gerçekten tehlikeli suçlularla uğraşıyoruz" dedi.

Trump yönetimi Minnesota'da "kötülerin en kötüsü"nün peşinde olduğunu iddia ederken, üç çocuk annesi Renee Good ve yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti, operasyonda öldürülmüştü.

37 yaşındaki Good, 7 Ocak'ta arabasının direksiyonunda Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ajanı Jonathan Ross tarafından vurularak hayatını kaybetmişti.

Yine 37 yaşındaki Pretti ise 24 Ocak'ta Sınır Devriyesi ajanlarıyla girdiği arbede sırasında açılan ateş sonucu ölmüştü.

Trump yönetimi her iki olayı da meşru müdafaa olarak nitelendirdi ancak bu gerekçe sorgulanıyor.

İç Güvenlik Bakanlığı'na göre Minnesota'daki federal ajanlar son haftalarda binlerce kişiyi gözaltına aldı.

Minnesota Star Tribune'un yakın tarihli bir haberine göre, Minnesota'daki bir federal binada tutulanlar, yiyecek ve tıbbi bakımdan mahrum bırakılma da dahil insanlık dışı koşulları anlattı.

Minnesota'daki karışıklık ortamında, Trump'ın sınır sorumlusu Tom Homan çarşamba günü erken saatlerde 700 federal ajanın Minnesota'dan çekileceğini ve eyalette yaklaşık 2 bin görevlinin kalacağını duyurdu.

Homan, "çekilmenin kamu güvenliği tehditlerinin topluma geri salınmasını önlemek için ilçe hapishaneleri ve ICE arasında yasal bir şekilde koordinasyonu artırma" konusunda eyalet ve yerel yetkililerle yapılan "verimli görüşmelerin" sonucu olduğunu söyledi.

Minnesota Valisi Tim Walz, X'te Homan'ın duyurusunun "doğru yönde bir adım olduğunu ancak güçlerin daha hızlı ve daha fazla çekilmesine ihtiyaç duyulduğunu" yazdı. Walz ayrıca Good ve Pretti'nin öldürülmesiyle ilgili eyalet öncülüğünde soruşturulma çağrısında bulundu.

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, kalan 2 bin ajanı gerekçe göstererek, çekilmenin "gerilimi azaltma anlamına gelmediğini" savundu. İç Güvenlik Bakanlığı'nın Minnesota'daki operasyonunun "sakinlerle işletmeler için felaket olduğunu ve derhal sona ermesi gerektiğini" söyledi.

Independent Türkçe