Trump'ın niye sık sık Hannibal'dan bahsettiği ortaya çıktı

Trump'ın mitinglerinde kurmaca seri katile yaptığı göndermeler mayısa kadar uzanıyor (Reuters)
Trump'ın mitinglerinde kurmaca seri katile yaptığı göndermeler mayısa kadar uzanıyor (Reuters)
TT

Trump'ın niye sık sık Hannibal'dan bahsettiği ortaya çıktı

Trump'ın mitinglerinde kurmaca seri katile yaptığı göndermeler mayısa kadar uzanıyor (Reuters)
Trump'ın mitinglerinde kurmaca seri katile yaptığı göndermeler mayısa kadar uzanıyor (Reuters)

Donald Trump'ın kampanya mitinglerinde kurmaca yamyam seri katile yaptığı, tekrarlayan ve tuhaf göndermeler hakkındaki spekülasyonlar uzun süredir devam ediyor.

Tahminler eski ABD Başkanı'nın göçmenler hakkında konuşurken kullandığı "asylum" (Bu ifade, İngilizcede hem iltica hem de akıl hastanesi anlamına geliyor -çn.) kelimesinin anlamını karıştırmasından basit şakalar yaptığına kadar uzanıyor, gerçi Trump yakın zamanda ünlü katilin gerçek olduğunu ima etmiş gibiydi.

Fakat The Independent, Trump'ın Dr. Lecter ve Kuzuların Sessizliği (Silence of the Lambs) hakkında kafa karıştıran göndermelerini doğrudan sorduğunda eski başkanın kampanya ekibi biraz kısa bir açıklama yaptı.

Trump'ın bir kampanya sözcüsü "Başkan Trump ilham verici ve yetenekli bir hikaye anlatıcısı ve popüler kültüre yaptığı göndermeler seyircilerle ve seçmenlerle başarılı bir şekilde bağ kurabilmesinin birçok nedeninden biri" dedi.

Hannibal Lecter karakteri, yazar Thomas Harris tarafından yaratılmıştı. Karakter, Harris'in 1988'deki romanı Kuzuların Sessizliği'nde yer alıyordu. Daha sonra 1991'de romanla aynı ismi taşıyan film uyarlamasında Hannibal Lecter'ı oyuncu Anthony Hopkins canlandırmıştı.

Bu bağlantının filmin yıldızı Sör Anthony Hopkins'i dehşete düşürdüğü bildirilmişti.

Trump, kampanya konuşmalarında Hannibal'dan defalarca bahsetmiş ve bu ay, hem geçen hafta Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi'ndeki kabul konuşmasında hem de çarşamba günü Kuzey Karolina'daki mitinginde Hannibal'ın konusunu açmıştı.

Trump bu hafta Kuzey Karolina'nın Charlotte kentindeki mitinginde şöyle demişti:

Biliyor musunuz, ben 'hayatını kaybetmiş büyük Hannibal Lecter' deyince çıldırıyorlar, tamam, 'Neden Hannibal Lecter'dan bahsediyor ki? Bilişsel bir sorunu olmalı' diyorlar.

"Bunlar gerçek hikayeler. Kuzuların Sessizliği'nden Hannibal Lecter tatlı bir adam" diye devam etmişti.

Seni yemekte görmek istiyor. Yemekte seni istiyor.

Geçmişte, Trump'ın kurmaca seri katile hayranlığına dair tahminde bulunanlar, Trump'ın karakterden yalnızca göçmenler hakkında konuşurken bahsettiğini vurgulayarak, eski başkanın bir şekilde iltica başvurusunda bulunanlarla Dr. Lecter'in kaldığı yer olan akıl hastanesini mi karıştırdığı sorusunu ortaya atmıştı. 

Trump "milyonlarca" göçmenin ABD'ye girmek için geldiği yerler arasında "akıl hastanelerini" de sıklıkla saymıştı. Göçmenlerin "cezaevleri ve hapishanelerden" geldiğini de söylemişti.
Independent Türkçe



Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

TT

Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

Trump anlaşmayı reddederken İran Devrim Muhafızları Netanyahu’yu öldürmekle tehdit etti

Devrim Muhafızları, İsrail ve ABD ile süren savaşın 16’ncı gününe girilirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu takip edip öldürmekle tehdit etti.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, “Eğer bu çocuk katili suçlu hâlâ hayattaysa, onu takip etmeye ve tüm gücümüzle öldürmeye çalışmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, şu aşamada İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir anlaşma yapılmasını reddettiğini açıkladı. Trump, “Tahran savaşı sona erdirmek için bir uzlaşma arıyor, ancak şu anda bunu istemiyorum çünkü sundukları şartlar henüz yeterince iyi değil” dedi.

Trump ayrıca, gelecekte yapılabilecek herhangi bir anlaşmanın İran’ın nükleer programından tamamen vazgeçmesini garanti altına alması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan haber platformu Semafor, cumartesi günü ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, İsrail’in İran ile devam eden çatışmalar sırasında balistik füze önleme sistemlerinde ciddi bir eksiklik yaşadığını birkaç gün önce Washington’a bildirdiğini aktardı.


İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
TT

İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)

İsviçre hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, ABD’nin askeri ve resmi uçaklarda ülkenin hava sahasını kullanma taleplerini değerlendirdiği, İsviçre'nin tarafsızlık yasası uyarınca iki talebi reddettiği ve üç talebi kabul ettiği belirtildi.

Hükümet, haber ajansı Reuters’ın aktardığı açıklamada, tarafsızlık yasasının, savaşa ilişkin askeri amaçlara hizmet eden çatışan taraflara ait uçakların hava sahasını kullanmasını yasakladığı vurgulandı. Öte yandan aynı yasa, yaralıların nakledilmesi de dahil olmak üzere insani ve tıbbi amaçlı geçişlere ve çatışmayla ilgili olmayan uçuşlara izin veriyor.

İran dün, Washington'ın ülkenin ana enerji merkezini bombalamasının ardından, Ortadoğu'da süren savaşı daha fazla tırmandırmakla tehdit ederek, bölgedeki ABD ile bağlantılı tüm tesisleri hedef alacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise ‘birçok ülkenin’ bölgeye savaş gemileri göndereceğini öngördü.

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, üçüncü haftasına girerken, İran, ABD güçlerinin İran petrolünün yüzde 90’ının ihraç edildiği, Basra Körfezi'deki Hark Adası’nda bulunan askeri mevzileri bombalamasının ardından adeta meydan okudu.

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasından bu yana, savaşta çoğu İran'da olmak üzere 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş aynı zamanda petrol arzında şimdiye kadarki en büyük aksaklığa yol açarak küresel düzeyde akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

ABD Başkanı Trump, birçok ülkenin, dünya enerji arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişine izin vermek için savaş gemileri göndereceğini öne sürdü.


Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
TT

Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)

ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken, çatışma doğrudan hava saldırılarından, özellikle de Hark, Ebu Musa ve Keşm adalarının başlıca savaş sahası olduğu deniz çatışmalarının şiddetlendiği bir çatışmaya evrildi.

Washington dün, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının çıkış yaptığı Hark Adası'ndaki askeri hedefleri bombaladığını duyurdu.

İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyon Merkezi Sözcüsü, ‘ABD ordusunun Ebu Musa Adası'na füzelerle vurduğunu’ açıkladı. Hürmüz Boğazı'nın girişinde bulunan ve İran'ın en büyük adası olan Keşm Adası'nın Valisi ise ABD-İsrail saldırısının adadaki ‘turistik rıhtımları ve balıkçı limanlarını’ hedef aldığını söyledi.

Tahran, Körfez ve Hürmüz Boğazı boyunca benzer tehditlerle karşılık verirken Fuceyre Emirliği'ndeki bir limana saldırdı. Emirlik hükümetinin basın ofisi tarafından Instagram üzerinden yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin bir insansız hava aracını (İHA) başarıyla düşürmesi sonucu düşen şarapnel parçalarının yol açtığı yangına sivil savunma ekiplerinin müdahale ettiğini ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını belirtildi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran kıyılarına yönelik bombardımanı yoğunlaştıracağını ve İran’a ait tekneleri ve gemileri hedef almaya ve imha etmeye devam edeceğini söyledi. Trump ayrıca, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmaması halinde, Hark Adası’ndaki petrol altyapısına saldıracakları tehdidinde bulundu. Trump, ABD'nin saldırılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını hedef almadığını ancak “İran veya başka herhangi bir taraf, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişini engelleyecek herhangi bir adım atarsa, bu kararı derhal yeniden gözden geçireceğim” ifadelerini kullandı. Birçok ülkenin Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için savaş gemileri göndereceğini öne süren Trump, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere'nin bölgeye gemiler göndermesini umduğunu ifade etti.

Diğer taraftan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, savaşla ilgili olarak “Gerekli olduğu sürece devam edecek olan kritik bir aşamaya giriyoruz” açıklamasında bulundu.