Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Sınır komşumuz olan Türkiye'yi kışkırtmak gibi bir niyetimiz yok

Süleyman Oso, Ankara yönetimini Suriye'deki Kürtlerin mahremiyetine saygı duyma çağrısında bulundu.

Suriye Kürt Ulusal Konseyi Başkanı Süleyman Oso (Şarku’l Avsat)
Suriye Kürt Ulusal Konseyi Başkanı Süleyman Oso (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Sınır komşumuz olan Türkiye'yi kışkırtmak gibi bir niyetimiz yok

Suriye Kürt Ulusal Konseyi Başkanı Süleyman Oso (Şarku’l Avsat)
Suriye Kürt Ulusal Konseyi Başkanı Süleyman Oso (Şarku’l Avsat)

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı Süleyman Oso, konseyin, sınır komşusu Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemediğini söyledi. Türkiye'nin uzun bir sınırı paylaşan komşu bir ülke olduğunu ifade eden Oso, Türkiye'nin Suriye'deki Kürt halkının mahremiyetine saygı göstereceğini umduğunu belirtti.

Oso, Türkiye-Suriye yakınlaşması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Esed arasında yakın zamanda bir görüşme yapılacağına dair çıkan söylentilerle ilgili özellikle de ENKS içinde Kürtlerin endişeli olup olmadığına ilişkin soruları yanıtladı.

Oso Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, ENKS’nin Suriye muhalefetinin bir parçası olduğunu dile getirdi. Oso kapsamlı çözümün, Suriye'deki azınlıklar ve milliyetler meselesine adil bir çözüm bulmayı da içeren uluslararası kararlarda yattığını vurguladı.

ENKS’nin Suriye devrimine katıldığından bu yana Suriye'nin ulusal çıkarlarını temel aldığına dikkat çeken Oso, “Ulusal haklarımız için endişe duyuyoruz. Bu rejim, varlıklarının anayasal olarak tanınmasını ve ulusal haklarının güvence altına alınmasını isteyen Kürt halkının taleplerini karşılamıyor. Kürt halkının ulusal haklarını halen inkâr ediyor” ifadelerini kullandı.

Oso ayrıca, Suriye'deki Kürt bölgesiyle ilgili olarak rejim ve Türkiye arasında anlaşmalar yapılacağına olan inancını dile getirdi.

sdcfvgbr
Halep'in kuzeyindeki el-Bab kentinde askeri karargah önünde gerçekleşen halk protestolarından (arşiv)

Oso, Türkiye'deki mültecilerin Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde yaşanan ihlallere ve gösterilere maruz kalmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Rejim aygıtlarının baskı ve zulmü nedeniyle evlerini terk eden Suriyeli mültecilere yönelik Türkiye, Lübnan ve Irak'taki nefret söylemini endişeyle takip ediyoruz. Türk muhalefeti tarafından Suriyeli mültecilere karşı uygulanan bu söylemi şiddetle kınıyoruz.”

Oso, ‘bunun devam etmesine izin vermenin Türk devletinin çıkarına olmadığını ve mültecileri korumak için acil yasal çözümler getirilmesini beklediklerini’ vurguladı.

Özerk yönetim seçimleri

Oso, özerk yönetim belediye seçimlerine katılmayı reddetmeleri hususunda ise “Bu seçimleri boykot ettiğimizi resmî açıklamalarla duyurduk” dedi.

asdf
Ed-Derbasiye kasabası sakinleri Suriye'nin kuzeydoğusundaki yerel seçimler için yapılan ön seçimlerde oylarını kullandı. (Şarku’l Avsat)

Oso sözlerini şöyle sürdürdü: “Üzerinde mutabık kaldığımız maddelerden biri de yerel seçimlerin düzenlenmesiydi. O dönemde, seçim maddesi de dahil olmak üzere siyasi anlaşmanın yüzde 70'inden fazlasını tamamlamıştık. Bu maddede iktidar ortaklığı, ortak bir yönetim kurulması, ENKS'nin geçiş döneminde 11 ay boyunca bölge yönetiminde gerçek bir ortak olması, uygun koşulların yaratılması, vatandaşlar arasında güvenli bir atmosfer oluşturulması, yönetimin bölgedeki tüm siyasi bileşenleri temsil ettiği konusunda onlara güven verilmesi ve bölge sakinlerinin sandığa gidip özgürce oylarını kullanmaları için güvenlerinin arttırılması konusunda anlaşmıştık. Ancak, bu müzakereler, karşı tarafın uzlaşmazlığı nedeniyle kısa sürede sekteye uğradı ve çöktü.”

sdvfr
Suriye seçimlerinde Şam'daki adayların kampanya afişleri (AFP)

ENKS’nin son seçimlere katılmayı reddetmesinin nedenine ilişkin olarak Oso, “Suriye'de seçimlerin yapılması için 2254 sayılı uluslararası kararla belirlenen koşullar mevcut değildi. Baskı ve otoriter yönetimin varlığında da hiçbir zaman bu güvenli koşullar olmayacak. İster özerk yönetim belediye seçimleriyle ilgili olsun, ister Suriye Halk Meclisi seçimleriyle ilgili olsun hepsinin sonuçları iktidar partileri lehine belirleniyor” açıklamasında bulundu.

Oso, yönetim seçimlerinin başka askeri işgallere yol açacağından korktuğunu ifade etti. Yönetim seçimlerine devam ederse kuzeyde yeni bir Türk askeri operasyonu konusunda ciddi endişeler olduğunu vurgulayan Oso, Türkiye'nin daha önce Afrin'i almakla tehdit ettiğini ve tehdidini gerçekleştirdiğini, ayrıca Rasulayn ve Tel Abyad'ı almakla tehdit ettiğini ve tehdidini gerçekleştirdiğini belirtti.

ENKS Başkanlığı’nın ABD Suriye Özel Temsilcisi ile yaptığı görüşmeye de değinen Oso, “ABD Temsilcisi, ABD yönetimi adına müzakerelerin yeniden canlandırılması için bir girişimde bulundu ve bu müzakerelerin başarıya ulaşması konusunda ciddi olduklarını söyledi. Biz de kendisine karşı tarafın, yani PYD’nin ihlalleri nedeniyle müzakerelerin durduğunu, zira daha önce SDG Komutanı Mazlum Abdi ve ABD'nin eski Suriye Özel Temsilcisi Yardımcısı David Brownstein'ın taahhütlerini içeren bir garanti belgesi imzalandığını söyledik. Garanti belgesi kapsamında müzakerelere geri dönmeye hazır olduğumuzu ifade ettik” şeklinde konuştu.

ENKS Başkanı, Kürt hareketinin iki tarafı arasındaki çıkmazda bir ilerleme sağlanmasının zor olduğunu düşünüyor. “Bugüne kadar bu çıkmazda bir ilerleme kaydedilemedi. Buradaki durumu daha da karmaşık hale getiren şey, bu ayın başlarında kaçırılan 12 üyesinin serbest bırakılması talebiyle ENKS’nin düzenlediği barışçıl toplantı sırasında ENKS destekçilerine ve üyelerine yapılan saldırı oldu” diyen Oso, söz konusu saldırının ABD'nin Kürt-Kürt müzakerelerini yeniden canlandırma çabalarını baltalamaya yönelik bir mesaj olduğunu açıkladı.

Suveyda ayaklanması

Başka bir bağlamda Oso, Suveyda’da yaşananlar hakkında şunları söyledi: “Suriye'deki Kürt halkının kıymetli vilayeti olan ve Dürzi kardeşlerimizi de içeren Suveyda’daki protestoların başlamasından bu yana ENKS, özgürlük, demokrasi ve tüm Suriyeliler yararına federal bir Suriye için yapılan bu barışçıl protestoların yanında yer aldı.”

dvfbr
Suriye seçimlerinde Şam'daki adayların kampanya afişleri (AFP)

Uluslararası topluma Suriye krizinin çözümüne yönelik kararların uygulanmasını hızlandırma çağrısında bulunan Oso, “Tüm Suriyelilerin ekonomik durumunun çok kötü olması ve mutlak çoğunluğun yoksulluk tehdidi altında yaşaması nedeniyle Suriye halkı bir bütün olarak açlığa, yoksulluğa ve yokluğa daha fazla tahammül edemez. Sığındıkları ülkelerde yerlerinden edilen Suriyeli mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilenlerin trajedilerini unutmamalıyız” ifadelerini kullandı.

Oso, ENKS’nin Suriye muhalefetiyle kurduğu ittifakın Suriyelilerin kurtuluşu için bir seçenek olduğunu vurguladı. “Koalisyonun ve müzakere organının bir parçasıyız. Uluslararası sponsorluk altında oluşturulan anayasa komitesinin de bir parçasıyız. Kaderimiz bir bütün olarak Suriye halkıyla bağlantılı. Muhalefet saflarına katıldığımızda Suriye halkının yanında durmayı seçtik” şeklinde konuşan Oso, koalisyonda ve Suriyeli muhalif güçlerle birlikte temsil edilmelerinin her konuda aynı fikirde oldukları anlamına gelmediğini belirtti. Özellikle de Afrin, Rasulayn ve Tel Abyad kentlerinde yaşanan ihlaller ve buralardaki hizipçi kaos hakkında kesinlikle farklı noktalarda olduklarını beyan eden Oso sözlerini şöyle noktaladı:

“Afrin, Rasulayn ve Tel Abyad şehirlerinden Haseke ve Kamışlı kamplarına yerleştirilen tüm yerinden edilmiş insanlar, geçici koalisyon hükümetine bağlı gruplar tarafından yönetilen evlerine dönmeyi dört gözle bekliyor. Umarım koalisyon bu konudaki karar ve politikalarını yeniden gözden geçirir ve yerinden edilen herkesin evlerine ve mülklerine dönmesi için çalışır. ENKS bu konuyu ilgili tüm taraflarla birlikte ele almak için çalışıyor.”



Devrim Muhafızları, ABD ile bağlantılı 3 gemiyi ve 3 petrol tankerini hedef aldığını açıkladı

İran’ın güneyindeki Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı’nda bulunan gemiler, 25 Ağustos 2026 Salı (Reuters)
İran’ın güneyindeki Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı’nda bulunan gemiler, 25 Ağustos 2026 Salı (Reuters)
TT

Devrim Muhafızları, ABD ile bağlantılı 3 gemiyi ve 3 petrol tankerini hedef aldığını açıkladı

İran’ın güneyindeki Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı’nda bulunan gemiler, 25 Ağustos 2026 Salı (Reuters)
İran’ın güneyindeki Bender Abbas açıklarında, Hürmüz Boğazı’nda bulunan gemiler, 25 Ağustos 2026 Salı (Reuters)

İran Devrim Muhafızları’na bağlı deniz kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’nda izinsiz bir güzergâhtan geçiş yapan 3 petrol tankerinin yanı sıra ABD ile bağlantılı 3 gemiyi hedef aldığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları’na bağlı Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, boğazda vurulan üç tankerin su yolunu “izinsiz” bir güzergâh üzerinden geçtiği belirtildi. Açıklamada, diğer üç geminin ise farklı bölgelerde hedef alındığı ifade edildi.

Operasyonun ardından Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Körfez ve Hürmüz Boğazı çevresinde bulunan bütün gemilere sert bir uyarıda bulundu. Gemilerden, “ABD ordusunun yanıltıcı propagandasına aldanmamaları, izinsiz su yollarından geçmeye yönelik şüpheli hareketlerden kaçınmaları, aksi takdirde hedef alınacakları” belirtildi.

İran medyası günün erken saatlerinde, üç İran petrol tankerinin ülkenin güney kıyıları açıklarında ABD ordusunun saldırısına uğradığını bildirmişti.

Olayın ardından İran’daki ana askeri komuta merkezi olan Hatemu’l-Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD’yi İran gemilerine yönelik saldırılarını ve ülkeye uygulanan deniz ablukasını sürdürmemesi konusunda uyardı.


Kremlin: Witkoff ve Kushner, Putin’e savaşı sona erdirmek için ‘birkaç fikir’ sundu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Jared Kushner ve Steve Witkopf ile yaptığı görüşmede, (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Jared Kushner ve Steve Witkopf ile yaptığı görüşmede, (AFP)
TT

Kremlin: Witkoff ve Kushner, Putin’e savaşı sona erdirmek için ‘birkaç fikir’ sundu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Jared Kushner ve Steve Witkopf ile yaptığı görüşmede, (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Jared Kushner ve Steve Witkopf ile yaptığı görüşmede, (AFP)

Kremlin yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine ilişkin ABD’li temsilcilerle “son derece açık” görüşmeler gerçekleştirdiğini ve ABD tarafının çatışmayı sona erdirmeye yönelik çeşitli fikirler sunduğunu bildirdi.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuri Ushakov dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD’li temsilciler bu ziyarete kapsamlı bir şekilde hazırlanmıştı” dedi.

Ushakov, “Yalnızca çatışmaların hızla sona erdirilmesine yönelik geleneksel ilgilerini ifade etmekle kalmadılar, aynı zamanda bir uzlaşmaya varılmasının olası yollarına ilişkin çeşitli fikirler de sundular” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray ise ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile gerçekleştirdikleri görüşmede Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik “kapsamlı planları” ele aldıklarını açıkladı.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Beyaz Saray’dan bir yetkili yaptığı açıklamada, Witkoff ve Kushner’ın “önümüzdeki haftalarda açıklanacak sonraki adımlara ilişkin kapsamlı planları görüştüğünü” belirtti. Yetkili, iki temsilcinin “Pazar günü (bugün) Ukrayna’da da aynı ölçüde verimli görüşmeler gerçekleştirmeyi umduğunu” söyledi.


Berlin Belediye Başkanı, siber saldırıda hassas verilerin çalındığını kabul etti

Siber korsanlık (Reuters)
Siber korsanlık (Reuters)
TT

Berlin Belediye Başkanı, siber saldırıda hassas verilerin çalındığını kabul etti

Siber korsanlık (Reuters)
Siber korsanlık (Reuters)

Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner dün yayımlanan bir röportajında, Almanya’nın başkentindeki belediyenin ağustos ayında maruz kaldığı siber saldırı sonucunda hassas verilerin çalındığını kabul etti.

Kamu yayın kuruluşu RBB, bilgisayar korsanlarının fidye talebine yanıt verilmemesinin ardından söz konusu verilerden 1 milyondan fazlasını cuma günü dark web üzerinden yayımladığını doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Der Spiegel dergisinden aktardığına göre çalınan veriler arasında Berlin İtfaiyesi’nin güvenlik ve koruma prosedürleri, maaş bordroları, banka bilgileri, resmi kimlik belgelerinin dijital kopyaları, çalışanlara ilişkin gizli bilgiler ve Almanya Başbakanlık binasının genişletilmesine ilişkin dosyaları da bulunuyor.

Wegner, cumartesi günü Bild gazetesinde yayımlanan röportajında verilerin çalındığını kabul ederken, bilgisayar korsanlarının şantajına boyun eğmeyi yine reddetti.

Wegner, “Fidyeyi ödememiz halinde bu verilerin başka bir yerde uzun süre bulunmayacağını kim garanti edebilir?” diye sordu.

Yerel medya, bilgisayar korsanlarının yaklaşık 2 milyon avro fidye talep ettiğini bildirdi.

Başbakan Friedrich Merz hükümeti, söz konusu veri sızıntısıyla ilgili bilgileri ve yürütülen soruşturmayı yakından takip ediyor.

Yerel basındaki haberlere göre saldırının arkasında, “Rhysida” adıyla bilinen bir bilgisayar korsanı grubu bulunuyor. Grup daha önce de 2023 sonbaharında Londra’daki British Library’ye düzenlenen saldırı da dahil olmak üzere çeşitli siber saldırıları üstlenmişti.

Grup, söz konusu saldırının ardından köklü kütüphaneden 760 bin avroyu aşan fidye talep etmişti. Talebinin karşılanmaması üzerine Rhysida, dark web üzerinden yaklaşık 500 bin dosya yayımlamış; bu dosyalarda ziyaretçilerin, üyelerin ve çalışanların kişisel bilgileri yer almıştı.

14 Ağustos’ta gerçekleşen siber saldırı nedeniyle Almanya’nın başkentindeki çok sayıda kamu kurumu, özellikle konut ve çevre birimleri, bir hafta boyunca ağa erişemedi. Bu durum, konut yardımı başvurularının alınmasını ve ödemelerin yapılmasını günlerce aksattı.

Berlin Eyalet Hükümeti dün, çalınan verilerin bir bölümünü son derece titiz bir şekilde incelemeye aldığını açıkladı. Araştırmacılar ise siber saldırının boyutunu ve etkilerini belirlemeye çalışıyor.

Berlin’in kamu ağına yönelik bu siber saldırı, eyalette 20 Eylül’de yapılacak seçimlerden bir aydan daha kısa süre önce gerçekleşti.