Tarihi takas operasyonu: Merak uyandıran isimler ve hikayeleri

2'si çocuk 10 kişinin Rusya'ya, 13 kişinin Almanya'ya, 3 kişinin de ABD'ye nakli sağlandı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Tarihi takas operasyonu: Merak uyandıran isimler ve hikayeleri

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın tarihe geçen takas operasyonu, sadece karşılıklı değişimi yapılan kişi sayısının fazlalığı değil, içinde yer alan isimlerin önemi açısından da büyük yankı uyandırdı

Son dönemin en geniş kapsamlı takas operasyonunun takası yapılan her ismin ayrı bir hikayesi, ülkesi için ayrı bir önemi var.

İkisi gazeteci, biri asker üç kişi ABD’ye döndü

Bunlardan biri dünya kamuoyunda adı sıkça duyulan Wall Street Journal muhabiri Evan Gershkovich.

Gazete için Rusya’da muhabirlik yaparken Mart 2023’te casusluk suçundan tutuklandı. Rus savcılığı Evan Gershkovich’i, “Sverdlovsk bölgesinde askeri teçhizat üretimi ve onarımı yapan bir savunma şirketinin faaliyetleri hakkında gizli bilgi toplamak” gerekçesi ile suçladı.

Görsel kaldırıldı.

Fotoğraf: Brendan Smıalowski / AFP


Gershkovich, Rusya tarihinde casusluk suçlaması ile tutuklanan ilk yabancı medya çalışanı oldu. Takas görüşmelerinin yapıldığı dönemde Rusya tarafından 19 yıl hapse mahkum edildi.

Rusya’da tutuklu olan ve takas operasyonunda ABD’ye teslim edilen bir diğer isim eski bir deniz piyadesi olan Paul Whelan.

ABD Deniz Piyade Kolordusu’nda 8 yıl görev yapmış olan Paul Whelan, 2018 yılında “casusluk” suçlaması ile Moskova’da tutuklandı.

2022 yılında Whelan’ın yasadışı silah ticareti ve terör finansmanlığı suçundan 10 yıldır ABD’de hapis yatan Viktor Bout ile takas edilmesi gündeme geldi ancak Paul Whelan’ın adı takas listesinde yer almadı.

Görsel kaldırıldı.

Paul Whelan / Fotoğraf:AP

Bu olay Bıden hükümetinin kamuoyunda büyük tepki toplamasına neden oldu.

ABD ve Rusya vatandaşlığı olan Alsu Kurmasheva da ABD’ye iadesi yapılan bir diğer gazeteci oldu.. Alsu Kurmasheva, Mayıs 2023’te ailevi sebeplerden dolayı gittiği Rusya’dan Çekya’ya dönmeye çalışırken havaalanında gözaltına alındı.

“Yabancı çalışan olup devlete bildirmeme” ve “dezenformasyon” suçlarından hüküm giydi.

Görsel kaldırıldı.Rico Krieger / Fotoğraf: Belarus 1 TV 

İdam cezasından kurtuldu

Kızıl Haç bünyesinde çalışan Rico Krieger, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Belarus’ta gözaltına alındı.

Rico Krieger, Belarus’a turist olarak gittiğini iddia etti ancak Rusya’ya göre bu ajanlık için bir kılıftı.

Krieger, Rusya’ya göre Ukrayna güvenlik servislerinde yer aldı. Altı ayrı suçlama ile mahkum edilen Rico Krieger, 24 Haziran 2024’te “terör ve paralı askerlik” suçlamaları ile Belarus’ta idam cezasına çarptırıldı.

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Rico Krieger afetti. Krieger, affedildikten 2 gün sonra Türkiye’de gerçekleştirilen takas operasyonu ile Almanya’ya döndü.

Görsel kaldırıldı.İlya Yashin / Fotoğraf: TASS

Navalni’nin yakın müttefiki iade edildi

Tarihi takas sırasında Almanya’ya dönen bir diğer önemli isim de İlya Yashin’di.

Rus vatandaşı olan Yashin, Krasnoselsky Belediye Başkanlığı yaptı. Rus muhalif lider Aleksey Navalni’nin yakın müttefiki olan ve muhalif çizgide siyaset yapan Yashin, Rus ordusu hakkında “yanlış bilgi” yaydığı gerekçesi ile Aralık 2022’de mahkum edildi.

Görsel kaldırıldı.Vladimir Kara-Murza / Fotoğraf:AP

Putin’e Muhalif Kara-Murza Almanya’ya döndü

Rusya Devlet Başkanı Putin’in en büyük muhaliflerinden olan Vladimir Kara-Murza da Türkiye’deki takas operasyonunda Almanya’ya dönen önemli isimlerden biri oldu.

25 yıl hapse mahkum edilen Vladimir Kara-Murza, Nisan 2022’de Rus ordusu hakkında “yanlış bilgi” yayma, “istenmeyen bir örgütle” işbirliği yapma ve devlete ihanet suçlamalarıyla tutuklandı.

İki kez zehirlenen ve ölümden dönen Vladimir Kara-Murza’ya verilen ceza uluslararası kamuoyunda sıkça kınandı. Vladimir Kara-Murza, hapishanede olduğu dönemde Washington Post için yazılar da kaleme aldı.

Rus İstihbarat Çalışanı Rusya’ya Döndü Rusya için önemli bir isim olan Vadim Krasikov, takas operasyonunda Almanya’dan getirilen tek isim oldu.

Görsel kaldırıldı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Vadim Krasikov, Rusya Devlet Başkanı Putin’in terörist olarak adlandırdığı Çeçen muhalif savaşçı Zelimkhan Khangoshvili öldürmek için FSB tarafından özel eğitim alarak, Berlin’e gönderildi.

Vadim Krasikov, 2019’da Khangoshvili’yi Almanya’da öldürme suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Yakalandığı ilk dönemde Rusya ile bağlantısı reddedilen Vadim Krasikov için Putin daha sonra “vatansever” ifadelerini kullandı.

 Vadim Krasikov un, ölmeden önce muhalif siyasetçi Aleksey Navalni ile takası da gündeme gelmişti.

Görsel kaldırıldı.Artem Dultsev ve Anna Dultseva iki çocukarı ile serbest kaldı / Fotoğraf: AP

Rusya’ya dönen iki çocuklu bir aile de vardı

Dizilere konu olan bir hikaye gerçek oldu. Tarihi takasta iki çocuklu Rusya Dış İstihbarat Servisi’ne çalışan karı-koca da yer aldı. SVR çalışanı Artem Dultsev ve Anna Dultseva Slovenya’da sahte Arjantin pasaportu ile yakalandı.

Maria Rosa Mayer Munoz takma ismini kullanan Anna Dultseva, Slovenya’da bir sanat galerisi sahibi gibi davranıyordu. İki çocukları ile birlikte Slovenya’dan getirilen aile takas operasyonu ile Rus yetkililere teslim edildi.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.