Biden başkanlığa ve yarım asırlık siyasi hayatına veda ediyor

Demokratlar, Trump'ın demokrasi ve özgürlükler için tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu

TT

Biden başkanlığa ve yarım asırlık siyasi hayatına veda ediyor

Biden başkanlığa ve yarım asırlık siyasi hayatına veda ediyor

Chicago'da dün (pazartesi) düzenlenen Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nin açılışında ABD Başkanı Joe Biden veda konuşması niteliğinde bir konuşma yaptı. Biden, konuşmasının sonunda Demokrat Parti liderliğini Başkan Yardımcısı Kamala Harris'e devretti. Harris de beklenmedik şekilde sahneye çıkarak, Biden'ın Cumhuriyetçi rakibi eski Başkan Donald Trump'ın savurduğu tehditler karşısında sergilediği tarihi liderliği övdü.

Kongre’nin ilk gününde Başkan Biden'ın kürsüye çıkmasıyla coşku zirveye ulaştı. Biden, dev salonda duran ve üzerlerinde ‘Teşekkürler Joe’ ve ‘Seni seviyoruz Joe’ ifadelerin yazılı olduğu pankartları tutan binlerce kişinin sıcak karşılamasına tanık oldu. Aynı şekilde bu sloganlar yaklaşık beş dakika boyunca aralıksız atıldı.

Kızı Ashley'in kendisini takdim etmesinin ardından kürsüye çıkan Biden, gözlerindeki yaşları sildi ve ona sarıldı. Biden'dan kısa bir süre önce konuşan First Lady Jill Biden'ın da gözleri doldu. Biden'ın, Kamala Harris'in eşi Doug Emhoff ve Tim Walz'ın eşi Gwen Walz ile birlikte ayakta alkışlandığı sırada da Jill Biden'ın gözle görülür bir şekilde duygulandığı görüldü.

Lehine atılan sloganların ardından Biden, “Teşekkür ederim. Hepinizi seviyorum çocuklar. Amerika'yı seviyorum” dedi.

Biden konuşmasına başlarken kalabalığa Harris'i desteklemeleri çağrısında bulundu. İşte bu an, aday adayı olup başkanlık yarışını bırakması yönünde kendisine yapılan baskıları akla getirdi. Biden bunu, yarım asırlık siyasi kariyerinin resmi olmayan sonunu işaret eden bir şekilde yaptı. Trump ile girdiği münazaradaki felaket performansının ardından başkanlık yarışını bırakmanın burukluğunu yaşamasına rağmen Biden, Harris'in birçok yasanın geçmesinde belirleyici rol oynadığı başkanlığının tarihi niteliğini övmeye yöneldi. Biden, “Size sormama izin verin: Özgürlük için oy vermeye hazır mısınız?  Demokrasi ve Amerika için oy vermeye hazır mısınız?  ABD Başkanı olarak Kamala Harris’e ve Başkan Yardımcısı olarak Tim Walz'a oy vermeye hazır mısınız?” ifadelerini kullandı.

‘Amerika'yı çok seviyorum’

Biden, 45 dakikadan fazla süren konuşmasında, mirasını sağlamlaştırmaya çalışarak görevde geçirdiği dört yıl boyunca bir tür zafer havası yarattı. Ayrıca, Rusya'nın işgaline karşı Ukrayna'yı desteklemek de dahil olmak üzere yapılacak işlerden bahsetti. Amerikan demokrasisi ve uluslararası ittifaklar da dahil olmak üzere Trump'ın oluşturduğunu düşündüğü tehditler hakkında öfkeyle konuştu. Niyetinin her zaman ikinci bir dönem için aday olmak olduğu halde başkanlık yarışından çekilmek zorunda kaldığı için kızgın olduğu yönündeki düşünceleri ortadan kaldırmaya çalıştı. Biden, “Görüyorsunuz, başkanınız olarak hizmet etmek benim için hayatımın onuruydu. İşimi seviyorum ama ülkemi daha çok seviyorum (...) İstifa etmem gerektiğini söyleyen tüm bu insanlara ne kadar kızgın olduğum hakkındaki tüm bu konuşmalar doğru değil” şeklinde konuştu.

Biden'ın konuşması sırasında, Biden yönetiminin Gazze savaşını ele alış biçimini protesto eden bir grup delege, üzerinde ‘İsrail'i silahlandırmayı bırakın’ yazılı bir pankart açarak protesto gösterisi düzenlemek istedi. Başka bir delege grubu ise onların karşısına ‘Joe'yu Seviyoruz’ pankartlarıyla çıktı ve pankartlarının üzerini örttü.

Konuşmasını ülke için yaptıklarını ve bunun kendisi için ne anlama geldiğini ifade ederek bitiren Biden, “Amerika, sizin için elimden geleni yaptım. Kariyerim boyunca pek çok hata yaptım. Ama 50 yıl boyunca sizin için elimden geleni yaptım (...) Senatör olmak için çok gençtim, çünkü henüz 30 yaşında bile değildim ve başkan olmak için de çok yaşlıydım. Ama umarım hepinize ne kadar minnettar olduğumu anlamışsınızdır.”

Biden'ın en iyi kararları

Demokratlar sırayla Biden'ın liderliğini ve yerine Harris'i seçmesini övgüyle karşıladı. Delaware Senatörü Chris Coons, “Joe Biden'dan daha şefkatli bir adam tanımadım. Joe'yu seviyorum” dedi. “Joe ve Kamala sayesinde reçeteli ilaçların fiyatını düşürdük, yolları ve köprüleri onardık ve su borularını değiştirdik” diyen Güney Carolina Temsilcisi Jim Clyburn, 2020'deki desteğinin Biden'ın ön seçim zaferi için çok önemli olduğunu söyledi. Clyburn, Biden'ın en iyi kararlarından birinin ‘Kamala Harris'i başkan yardımcısı olarak seçmesi ve kendi yerine geçmesi için onu desteklemesi’ olduğunu düşünüyor.

Kongrede sahneye çıkan kişiler arasında Hillary Clinton da vardı. Uzun süre alkışlanan eski Dışişleri Bakanı Clinton, Harris'i överek, ABD'nin ilk kadın başkanı olmak için ‘en yüksek cam tavanı kırma potansiyeline’ dikkat çekti. Clinton 2016'da Demokratların adayı olmuş ancak seçimi Trump'a karşı başkanlık yarışını kaybetmişti.

“Birlikte, en yüksek, en sert cam tavanda pek çok çatlak açtık” diyen Clinton, sekiz yıl önceki seçim konuşmasında kullandığı bir metafora atıfta bulunarak, “Bu cam tavanın diğer tarafında Kamala Harris, 47'nci ABD Başkanımız olarak yemin ediyor. Birimiz için bir engel ortadan kalktığında, bu hepimizin önünü açar” dedi.

Bunu takip eden yıllardan bahseden Clinton şunları söyledi: “ABD'den vazgeçmeyi her zaman reddettik. Yolumuza devam ettik, birçoğumuz adaylığını koydu ve gözlerimizi gelecekten ayırmadık.  Evet, dostlarım, gelecek burada. Birlikte, en yüksek ve en sağlam cam tavanlarda pek çok çatlak yarattık. Ve bu gece, Kamala Harris'i Beyaz Saray'a başkan olarak getirerek son bir atılım gerçekleştirmeye çok yakınız.”

Clinton, Biden'a için minnettarlığını ifade eden diğer konuşmacılara katılarak, “Başkan Biden'ı selamlayalım. Kendisi yurtiçinde ve yurtdışında bir demokrasi şampiyonuydu (...) Hizmet ve liderlik dolu yaşamınız için teşekkürler Joe Biden” ifadelerini kullandı.

Gazze Savaşı

Partinin yeni nesillere erişiminin altını çizen 76 yaşındaki Clinton, 34 yaşındaki New York Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez'in izinden gitti. Ocasio-Cortez kongre kürsüsünden Gazze'deki savaş hakkında konuşurken Harris'i destekledi ve yurtdışındaki protestolara atıfta bulundu. Diğer yandan binlerce protestocu Biden-Harris yönetiminin İsrail'in savaş çabalarına verdiği desteği kınamak için Chicago'ya akın etti. Osaka-Cortez, kalabalığın alkışları arasında Harris'in ‘Gazze'de ateşkes sağlanması ve esirlerin evlerine dönmesi için yorulmadan çalıştığını’ söyledi.

Demokratların başkan adayı Kamala Harris de, kurultayda beklenmedik şekilde sahne alarak, Biden’a liderliği için teşekkür etti ve Biden’ın konuşmasını tribünden izledi. Harris, Biden’a seslendiği konuşmasında, “Joe, tarihi liderliğin için, ulusumuza ömür boyu verdiğin hizmet için ve yapmaya devam edeceğin her şey için teşekkür ederim. Size sonsuza kadar minnettarız” dedi.

Geleneksel vatanseverlik

Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nin ilk gecesine geleneksel vatanseverliğin bilinçli bir şekilde sergilenmesi damgasını vurdu. United Center'ın her yerine ABD bayrakları asıldı. Ayrıca konuşmacılar Trump'ın iş kayıtlarında tahrifat yapmaktan dolayı aldığı mahkûmiyet kararına vurgu yaparak yarışın eski bir savcı ile bir suçlu arasında geçtiğini ifade ettiler. Clinton, Trump'ın başkanlığa adaylığını koyan ilk suçlu olacağını söylediğinde, kalabalık destek sloganları atmaya başladı. 2016 seçim kampanyası sırasında Trump kalabalığının benzer sloganlarına maruz kalan bir kadın için bu çarpıcı bir andı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.