Eski Güvenlik Danışmanı: "Trump manipülasyona açık"

Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster, göreve atandığı ilk zamanlarda Donald Trump'la (AFP)
Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster, göreve atandığı ilk zamanlarda Donald Trump'la (AFP)
TT

Eski Güvenlik Danışmanı: "Trump manipülasyona açık"

Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster, göreve atandığı ilk zamanlarda Donald Trump'la (AFP)
Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster, göreve atandığı ilk zamanlarda Donald Trump'la (AFP)

Donald Trump'ın eski ulusal güvenlik danışmanı H.R. McMaster, eski ABD Başkanı'nın manipülasyona epey açık olduğu ve "kendi gündemini belirlemesine yardımcı olacak yetkin bir ekibe" ihtiyaç duyduğu uyarısını yaptı.

Emekli ABD Ordusu Korgenerali H.R. McMaster pazar günü Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayıyla ilgili "Gerçekten yerinde kararlar alabilir, dış politika ve ulusal güvenlik açısından bozulması gereken şeyleri bozabilir ancak çoğu zaman bu kararlara bağlı kalmakta ve bunları sürdürmekte zorlanıyor" dedi.

CBS News'de Face the Nation with Margaret Brennan programına katılan McMaster, At War With Ourselves: My Tour of Duty in the Trump White House (Kendimizle Savaşta: Trump Beyaz Sarayı'nda Görev Sürem) adlı, 27 Ağustos'ta satışa sunulacak yeni kitabını tanıtırken bu iddiada bulundu. McMaster anı kitabında, "okuyuculara ikinci bir Trump döneminin neye benzeyeceğine dair fikir vermek" amacıyla Trump yönetiminin politikalarını ortaya koyuyor.

Halihazırda CBS News'de dış politika ve ulusal güvenlik üzerine çalışan McMaster, Trump'ın "en iyi analiz" ve "birden fazla seçenek" sunulduğunda "yerinde kararlar alabildiğini" ancak bazen bu kararlara sadık kalmakta zorlandığını "çünkü insanların onun damarına nasıl basılacağını, özellikle de siyasi tabanının tam desteğini sürdürmekle ilgili damarına nasıl basılacağını bildiğini" söyledi.

Kitapta Brennan'ın vurguladığı ve Wall Street Journal'da da yayımlanan bir kısımda McMaster, Trump'ın en azından kısmen egosu üzerinden manipülasyona açık olduğunu öne sürüyor:

Acımasız eski bir KGB ajanı Putin, Trump'a iltifat ederek onun egosuna ve güvensizliklerine oynadı.

scvd
Yeni kitabında H. R. McMaster, Donald Trump'ın "kendi gündemini belirlemesine yardımcı olacak yetkin bir ekibe" ihtiyaç duyduğunu söyledi (AP)

Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı, Ukrayna'daki savaşın "O başkan olsa yaşanmayacağını" ve yeniden seçilmesi halinde çatışmayı sadece bir günde sona erdirebileceğini söyleyerek övünüyor.

The Guardian'ın haberine göre, McMaster anılarında 2018'de eski Rus askeri istihbarat subayı Sergey Skripal ve kızı Yulia'nın zehirlenmesinin ardından New York Post'ta yayımlanan "Putin, Trump'a övgüler yağdırıyor, ABD siyasetini yerden yere vuruyor" başlıklı haberi okuduğunda Trump'ın McMaster'dan Vladimir Putin'e bir "teşekkür notu" göndermesini istediğini yazdı.

Baba ve kızı aynı yıl martta İngiltere'nin Salisbury kentinde ölümcül bir sinir gazı olan noviçoka maruz kalmış ve haftalarca hastanede kaldıktan sonra saldırıdan canlı kurtulmuşlardı.

Trump'ın sözcüsü Steven Cheung, The Hill'in yorumunu istediğinde bu olayı yalanladı ve "bu, kurgu bölümünün ucuzluk kutusuna ait olan bir kitabın kopyalarını satmak için uydurulmuş, müstehcen uydurmaları kullanmayı amaçlayan sahte haberlerden başka bir şey değil" diye ısrar etti.

McMaster, aralarında Trump'ın sus payı davasında ifade veren uzun süreli yardımcısı ve iletişim direktörü Hope Hicks'in de bulunduğu diğer bazı üst düzey yetkililerin ayrılmasının ardından 22 Mart 2018'de eski başkanın ulusal güvenlik danışmanlığı görevinden istifa ettiğini açıklamıştı.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.