İsrail, Tulkerim'deki operasyonlarına devam ediyor: 16 ölü, 30 yaralı ve 30 gözaltı

Tulkerim yakınlarındaki Nur Şems Mülteci Kampı’na yapılan operasyon sırasında hasar görmüş bir sokakta yürüyen Filistinli kadın (AFP)
Tulkerim yakınlarındaki Nur Şems Mülteci Kampı’na yapılan operasyon sırasında hasar görmüş bir sokakta yürüyen Filistinli kadın (AFP)
TT

İsrail, Tulkerim'deki operasyonlarına devam ediyor: 16 ölü, 30 yaralı ve 30 gözaltı

Tulkerim yakınlarındaki Nur Şems Mülteci Kampı’na yapılan operasyon sırasında hasar görmüş bir sokakta yürüyen Filistinli kadın (AFP)
Tulkerim yakınlarındaki Nur Şems Mülteci Kampı’na yapılan operasyon sırasında hasar görmüş bir sokakta yürüyen Filistinli kadın (AFP)

İsrail ordusu bugün (perşembe) şafak vakti Batı Şeria'daki Tulkerim Mülteci Kampı’na baskın düzenledi. Söz konusu baskın, Nur Şems Mülteci Kampı ile Tulkerim şehrine yönelik devam eden askeri operasyonla aynı zamanda gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın Filistin resmi haber ajansı WAFA’dan aktardığına göre tıbbi kaynaklar, “Kuzey Batı Şeria'ya yönelik mevcut saldırı 2002 işgalinden bu yana en büyüğü. Söz konusu saldırı 16 vatandaşın şehit olması ve 30‘dan fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanarak, 7 Ekim 2023’ten bu yana şehit olanların sayısını 668'e yükseltti” ifadelerini kullandı. Kaynaklara göre, işgal güçleri Tulkerim'e yönelik saldırılarını Nur Şems Mülteci Kampı’na ek olarak Tulkerim Mülteci Kampı’nı da kapsayacak şekilde genişletti. Onlarca eve baskın düzenleyen ve Nur Şems Mülteci Kampı’nı ablukaya alan İsrail ordusu, tüm girişleri kapatarak evlerde arama yaptı.

WAFA muhabiri, İsrail güçlerinin, özel bir kuvvetin kampa sızmasının ardından kampa sıkı bir kuşatma uyguladığını ve askeri takviyeleri kampa yönelttiğini bildirdi. Muhabir ayrıca, yüksek binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirildiğini ve bölge üzerinde uçan yoğun alçak irtifa keşif uçakları eşliğinde çok sayıda vatandaşın evine baskın düzenlendiğini söyledi.

Muhabir, “İşgal güçlerinin evlerden birine energa tanksavar bombası atmasıyla evler alev aldı. Sıkı kuşatma ve ambulansların kampa girişinin engellenmesi nedeniyle vatandaşlar arasında yaralananlar olup olmadığı bilinmiyor” ifadelerini kullandı.

scdvfergthy
İsrail güçleri Tulkerim yakınlarındaki Nur Şems Mülteci Kampı’na düzenledikleri baskın sırasında iki Filistinli genci gözaltına aldı. (AFP)

Ajans, ordunun başta Merbaa Hanun mahallesi olmak üzere kampta hareket eden her şeye ayrım gözetmeksizin ateş açtığını, araçlarını şehrin sokaklarına konuşlandırmaya devam ettiğini ve Şehit Dr. Sabit ve el-İsra İhtisas hastanelerini kuşattığını belirtti.

İsrail güçleri dün (çarşamba) Cenin, Tubas ve Tulkerim'e geniş çaplı bir saldırı başlatarak 12 Filistinliyi öldürdü ve 26 kişiyi yaraladı. En az 30 kişinin gözaltına alındığı operasyonlarda altyapı tahrip edildi.

Batı Şeria'nın kuzeyinde devam eden operasyonda helikopterler, insansız hava araçları (İHA), buldozerler ve çok sayıda askeri araç kullanıldı.

İsrail ordusu Cenin, Tubas ve Tulkerim şehirlerini kuşatma altına aldı ve ambulans ekiplerinin çalışmalarını kasıtlı olarak engelleyerek hedef alınan bölgelerdeki yaralılara ulaşmalarını engelledi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.