2023'te 18 milyon Amerikalı aile açlıkla karşı karşıya kaldı

Amerika'da bir gıda bankasının önündeki aç insanların oluşturduğu kuyruk  (Arşiv)
Amerika'da bir gıda bankasının önündeki aç insanların oluşturduğu kuyruk  (Arşiv)
TT

2023'te 18 milyon Amerikalı aile açlıkla karşı karşıya kaldı

Amerika'da bir gıda bankasının önündeki aç insanların oluşturduğu kuyruk  (Arşiv)
Amerika'da bir gıda bankasının önündeki aç insanların oluşturduğu kuyruk  (Arşiv)

ABD Tarım Bakanlığı dün (Çarşamba) yayınladığı bir raporda, açlık oranlarının geçen yıl yaklaşık son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ve nüfusun yüzde 13,5'ine denk gelen 18 milyon hanenin bir noktada yeterli gıda temininde güçlük çektiğini belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri'nde açlık oranları yıllarca düştükten sonra 2021'den bu yana artıyor. Geçen yıl ABD Nüfus Sayım Bürosu'ndan alınan veriler, COVID-19 salgını sırasında gıda yardımını genişleten programların sona ermesinin ardından, gıda güvensizliğinde bir artış olduğunu gösterdi. Raporda artışa ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Mayıs ayında Feeding America adlı açlık karşıtı bir grup, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki aç insanların, artan gıda fiyatları da dahil olmak üzere, gıda ihtiyaçlarını karşılamak için 33,1 milyar dolarlık fondan yoksun olduğu sonucuna vardı. Tarım Bakanı Tom Vilsack yaptığı açıklamada “Amerika'da kimsenin aç kalması kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre açlık karşıtı gruplar, federal gıda yardımı ve çocuk vergi kredisi programlarının genişletilmesinin sorunun çözümüne yardımcı olacağını söylüyor. Raporda, 2022'deki oranlarla karşılaştırıldığında 2023'te bir milyon ailenin daha gıda güvensizliği yaşadığı belirtildi.



ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı yapan teknelere düzenlediği saldırılarda toplam 207 kişi öldü

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)
TT

ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı yapan teknelere düzenlediği saldırılarda toplam 207 kişi öldü

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)

ABD’nin Karayipler ve Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı şüphesi taşıyan teknelere yönelik tekrarlanan askeri saldırılarında, 2025 sonbaharından bu yana 207 kişi hayatını kaybetti.

Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Güney Komutanlığı yaptığı açıklamada, perşembe gününe kadar ABD güçlerinin toplam 63 operasyon gerçekleştirdiğini ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğundan şüphelenilen 64 teknenin imha edildiğini bildirdi.

Komutanlığın verilerine göre, bildirilen 207 ölümün 190’ını saldırılar sırasında öldürülen şüpheli uyuşturucu kaçakçıları oluşturdu. Arama çalışmaları sırasında daha sonra iki kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp olduğu belirtilen diğer 15 şüpheli kaçakçı için başlatılan arama faaliyetleri ise daha sonra sonlandırıldı.

Söz konusu operasyonlar, uluslararası sularda gerçekleştirilen bu ölümcül saldırıların uluslararası hukuk açısından meşruiyetini sorgulayan hukuk uzmanları ve insan hakları savunucuları tarafından eleştiriliyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Eylül 2025’ten beri Karayipler ve Doğu Pasifik bölgelerinde tekneleri hedef alan operasyonlar yürütüyor. Washington, bu faaliyetlerin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığını engellemeyi amaçladığını savunuyor.

Uzun yıllardır yasa dışı uyuşturucu kullanımı ve aşırı doz kaynaklı ölümlerle mücadele eden ABD’de Trump, krizin derinleşmesinden sık sık yabancı uyuşturucu kaçakçılığı ağlarını sorumlu tutuyor. Yönetimi ise bu ticareti “narko-terörizm” olarak nitelendiriyor.


Tayvan olası Çin işgaline “İran-Ukrayna stratejisiyle” hazırlanıyor

 Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
TT

Tayvan olası Çin işgaline “İran-Ukrayna stratejisiyle” hazırlanıyor

 Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)

Tayvan, olası Çin işgaline karşı gemisavar füze cephaneliğini genişletiyor.

Reuters'ın analizine göre Taipei yönetimi, 2029'a kadar gemisavar füzelerinin sayısını 1800'ün üzerine çıkaracak.

Uçaklardan, gemilerden ve karadaki fırlatıcılardan ateşlenebilen bu füzeler, Tayvan'ın "asimetrik stratejisinin" bir parçası.

Bu stratejide Tayvan, Çin'in askeri üstünlüğünü düşük maliyetli füze ve drone'larla dengelemeyi hedefliyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Tayvan ordusundan yetkililere göre, olası işgal durumunda Çin'in bombardıman ve füze atışlarından sağ kurtulması planlanan bu savunma sistemi, adayı ablukaya alacak gemilere saldırılar düzenleyecek.  

Kaynaklar, Ukrayna ve İran'ın daha güçlü düşmanlara karşı mücadelede füze ve drone'ları kullanma stratejilerinin yakından takip edildiğini vurguluyor.

Tayvan'ın gemisavar cephaneliğinde ABD'nin tedarik ettiği Harpoon füzeleri ve yerli üretim Hsiung Feng füzeleri var.

Askeri uzmanlara göre, Çin'in Tayvan Boğazı'nı geçerek bir işgal başlatabilmesi için savaş gemileri ve sivil nakliye gemilerinden oluşan dev bir donanma konuşlandırması gerekecek.

Tayvan ise Çin filolarını adaya yaklaşmadan vurmaya başlamak istiyor.

Taipei merkezli askeri düşünce kuruluşu Ulusal Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nden Ou Si-fu, Tayvan Boğazı'nda bir "ölüm bölgesi" oluşturmak istediklerini belirtiyor. Bu bölgede yoğun ateş gücüyle Çin gemilerini püskürtmeyi hedeflediklerini söylüyor ve ekliyor:

Amacımız onların karaya çıkmasını ve görevlerini tamamlamasını engellemek, Çin Halk Ordusu'na ait her gemiyi imha etmek değil.

Diğer yandan Taipei yönetimi, savunmalarını güçlendirmek için ABD'nin askeri destek paketini onaylamasını bekliyor.

Beyaz Saray, aralık ayında Tayvan'a yönelik 11 milyar dolarlık silah satış paketini onaylamıştı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Kongre'nin onayından geçen 14 milyar dolarlık ikinci paketle ilgili kararını henüz vermedi.

Trump, Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'le geçen ayki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, paketle ilgili kararını kısa sürede açıklayacağını söylemişti.

Çin devlet medyasıysa Şi'nin, Trump'a "Tayvan meselesinin yanlış ele alınması halinde ABD ve Çin'in çatışmaya girebileceğini söylediğini" aktarmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Global Times


Karada zorlanan Rusya, Ukrayna’ya hava saldırılarını artırdı

Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)
Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)
TT

Karada zorlanan Rusya, Ukrayna’ya hava saldırılarını artırdı

Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)
Ukrayna ordusu, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki petrol tesisini vurdu (AP)

Savaşta karada ilerlemekte zorlanan Rusya, Ukrayna'ya hava saldırılarını artırdı.

Son dönemde karada ilerleyişi neredeyse durma noktasına gelen Rus ordusu, Ukrayna'nın büyük şehirlerini yoğun şekilde bombalıyor.

Finlandiya merkezli araştırma kuruluşu Black Bird Group'tan John Helin, "Ruslar ivmeyi önemli ölçüde artırmanın bir yolunu bulamazsa, bu yıl Donbas'ı ele geçirme hedeflerini gerçekleştiremeyebilir" diyor.

Kuruluşun analizine göre Rus güçleri mayısta sadece 82 kilometrekarelik Ukrayna toprağını ele geçirdi. Bu rakam nisanda 94, martta ise 25 kilometrekareydi.

Geçen yıl mayısta Rus ordusu, 538 kilometrekarelik Ukrayna toprağını işgal etmişti. Bu rakam nisanda 226, martta ise 185 kilometrekareydi.

ABD merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü'nün raporunda da "Ukrayna güçleri, şu ana kadar Rusya'nın 2026 ilkbahar-yaz taarruzunu büyük ölçüde durdurdu ve Mayıs 2026'da Rus güçleri, Mayıs 2025'te ele geçirdikleri toprakların sadece bir kısmında varlık gösterebildi" deniyor.

Rusya'nın salı günü Ukrayna'daki çeşitli şehirlere hipersonik Zirkon füzeleri dahil 41 balistik füzeyle düzenlediği saldırılarda toplamda 23 kişi ölmüş, 130'dan fazla kişi yaralanmıştı.

Ukrayna ordusu bu füzeleri durdurmakta zorlanıyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü Yuriy Ihnat, İran savaşı nedeniyle Patriot füze stokunda sorunlar yaşandığını söylüyor:

Patriot sistemi için yeterli füze yok, bunların büyük bir kısmı Ortadoğu'da kullanıldı. Ayrıca bu tür saldırılara karşı daha az korunan bölgelere yönelik özellikle balistik füzeler kullanıyorlar.

 Rusya ise Ukrayna'nın son 24 saatte Belgorod bölgesine 100 kez saldırdığını, iki sivilin öldüğünü, üç kişinin de yaralandığını aktardı.

Ukrayna, dün St. Petersburg'da başlayan Uluslararası Ekonomi Forumu'nun ilk gününde şehirdeki bir petrol tesisini de vurdu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, forumdaki açıklamasında Ukrayna'ya saldırıların "gerektiği sürece devam edeceğini" söyledi.

Öte yandan Wall Street Journal, Rus elitlerinin 2022'den beri devam eden savaşa yaklaşımlarının değişmeye başladığını savunuyor.

Kremlin'e yakın şahin politikacıların Rusya'nın umduğu gibi açık ara bir zafer kazanamayacağını söylediği aktarılıyor.

Avrupa Birliği (AB) Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise ABD öncülüğünde yürütülen barış görüşmelerinin tıkandığına dikkat çekiyor:

Barış görüşmeleri tıkanmış durumda, henüz somut kazanımlar yok. Ruslar, askeri yolla elde edemedikleri aşırı taleplerini müzakere masasında Amerikalıların dile getirmesini bekliyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Guardian, CNN, Reuters, TASS