Sisi Türkiye'de: Zorlu uzlaşıya giden yolda yeni bir adım

Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)
Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)
TT

Sisi Türkiye'de: Zorlu uzlaşıya giden yolda yeni bir adım

Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)
Sisi'nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyarette, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da yapılacak (Independent Arabia)

Ahmed Abdulhakim

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 2013 yılından bu yana bir Mısır cumhurbaşkanı tarafından Türkiye'ye gerçekleştirilen ilk ziyarette, bölgenin iki önemli gücü arasında yaklaşık on yıldır süren gerginlik ve soğukluğun ardından ilişkilerin iyileştiğinin yeni işareti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile üst düzey görüşmelerde bulunmak üzere dün başkent Ankara'ya geldi.

Resmi açıklamalara göre Sisi'nin ikili ve bölgesel olmak üzere çeşitli konularda derinlemesine görüşmeler yapması beklenen ziyaretinin amacı, iki ülke arasında yeni bir dostluk ve ortak iş birliği aşaması tesis etmek. İki ülkenin cumhurbaşkanlıkları tarafından yapılan resmi açıklamalara göre iki ülke arasında dostluk ve iş birliğinde yeni bir ivme elde etmek amacıyla kendilerinin de katılacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısı da gerçekleştirilecek.

Kahire ile Ankara arasındaki ilişkiler, yıllarca süren soğukluğun ve anlaşmazlıkların ardından iyileşirken son yıllarda iki ülke dışişleri bakanları düzeyinde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirdi. Erdoğan ve Sisi’nin, 2022 kasımında Katar'ın başkenti Doha'da FIFA Dünya Kupası açılış töreni sırasında tokalaşmaları, iki ülke arasındaki ilişkilerde asıl dönüm noktası oldu. İki lider uluslararası zirvelerin oturum aralarında bir araya gelmeye devam etti ve bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz şubat ayında Kahire'ye yaptığı ilk ziyaret takip etti.

İlişkilerde yeni dönemin inşası

İki ülkenin cumhurbaşkanlıkları tarafından yapılan açıklamalara göre ‘tarihi’ olarak nitelendirilen ziyaretin amacı, Türkiye-Mısır ilişkilerini tüm yönleriyle gözden geçirmek ve iş birliğini daha da geliştirmek için önümüzdeki dönemde atılabilecek ortak adımları görüşmek. Ayrıca iki ülke arasında istişare ve koordinasyon gerektiren büyük zorluklara tanık olan bölgedeki en önemli meseleler de ele alınacak.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Ahmed Fehmi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Sisi’yi daveti üzerine gerçekleşen ziyaretin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz şubat ayında Mısır'a gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi sürecinde yeni bir kilometre taşı olduğunu ve iki ülke arasında hem ikili hem de bölgesel düzeyde yeni bir dostluk ve iş birliği aşaması oluşturduğunu söyledi.

Ziyaret sırasında Sisi ve Erdoğan arasında derinlemesine görüşmelerin yapılmasının beklendiğini belirten Fehmi, iki liderin, ülkeleri arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısına katılacaklarını da sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 14 Şubat'ta Kahire'ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında imzalanan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiri uyarınca yeniden oluşturulan konseyin bu ilk toplantısında çeşitli alanlarda iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmenin yolları ele alınacak.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında, Türkiye-Mısır ilişkilerinin tüm yönleriyle gözden geçirileceği, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik önümüzdeki dönemde atılabilecek ortak adımların ele alınacağı belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Görüşmelerde ikili münasebetlerin yanı sıra, Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan İsrail saldırıları başta olmak üzere, güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır.”

Ziyaret sırasında iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılımıyla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısının gerçekleştirileceği belirtilen açıklamaya göre ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirmeye yönelik çeşitli belgelerin imzalanması bekleniyor.

zxcdvfgb
Sisi ve eşi, şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşini Kahire'de ağırladı (AFP)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Temmuz 2023 tarihinde yaptığı bir açıklamada, Mısır’la ilişkilerin geliştirilmesinin Türkiye’nin ekonomik potansiyelini artıracağını söyledi. Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre iki ülkenin ticari ilişkilerinin yanı sıra enerji, savunma, turizm, sağlık, kültür ve eğitim alanlarındaki iş birliğini güçlendirmek için yaklaşık 20 anlaşma imzalanacak. Haberde yenilenebilir enerji ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alanlarındaki iş birliğinin de güçlendirileceği belirtildi.

Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Cumhurbaşkanı Sisi'nin Türkiye ziyaretinin tarihi ve özel bir öneme sahip olduğunu söyledi. Mısır basınında yer alan açıklamalarında Şen, ziyaretin amacının, iki ülke arasında yaşanan durgunluk döneminden sonra Mısır ile ilişkileri yeniden tesis etmek olduğunu belirtti. Ziyaretin önemli anlamlar taşıdığını ve Mısır ile Türkiye'nin taviz verilemeyecek dostane bir ilişkiye sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ekonomik iş birliği hacminin bu yıl rekor seviyeye ulaşmasını beklediğini ifade eden Büyükelçi Şen, iki ülke arasındaki ticaret hacminin önümüzdeki beş yıl içinde 15 milyar dolara ulaşacağına dikkati çekti.

Zorluklar, koordinasyon ve iş birliği ihtiyacını da beraberinde getirdi

Şarku’l Avsat Independent Arabia'dan aktardığı habere göre gözlemciler Cumhurbaşkanı Sisi’nin Türkiye ziyareti, zamanlama ve bölgenin karşı karşıya olduğu zorlukların büyüklüğü açısından önemi ön plana çıkan ve bölgedeki iki önemli ülke arasında koordinasyon ve iş birliği ihtiyacını dayatan ortak anlayışların tesis edilmesi için bir fırsat sunduğunu belirtiyor.

Mısır'ın eski dışişleri bakan yardımcılarından Büyükelçi Hüseyin Heridi, Mısır-Türkiye ilişkilerinin artık daha net temellere dayandığını ve 2013-2021 yılları arasında iki ülke arasındaki ilişkileri gölgeleyen ciddi anlaşmazlıkların aşıldığını söyledi. Heridi, Independent Arabia'ya yaptığı değerlendirmede, ziyaretin iki ülke arasındaki bu büyük uzlaşmanın bir teyidi olduğunu, ikili ilişkiler açısından her iki ülkeye de fayda sağlayacağına şüphe olmadığını ve Ortadoğu’nun bölgesel meselelerine olumlu yansıyacağını ifade etti.

Heridi’ye göre ziyaretin gündeminde ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve desteklenmesinin yanı sıra başta İsrail'in Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da yürüttüğü savaş olmak üzere bölgesel krizler ile Libya, Sudan, Afrika Boynuzu, Akdeniz’deki doğalgaz kaynakları, Kızıldeniz, Etiyopya ve Somali dosyaları yer alacak. Tüm bu dosyalarda daha önce eşi ve benzeri görülmemiş gelişmelerin ve gerginliklerin yaşandığı bir döneme denk geldiğini belirten Mısırlı eski yetkili, iki ülkenin şu anki hedefinin bu gerginlikleri azaltmak için birlikte çalışmak ve bunlara acil çözümler bulunmasına katkıda bulunmak olduğuna inandığını ifade etti.

Yazar ve siyasi analist Cevad Gök, Türkiye’deki resmi ve gayri resmi çevrelerin, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi ve geliştirilmesinin yanı sıra Ortadoğu’da devam eden gerginliklere ve zorluklara ilişkin iki ülkenin tutumlarının koordine edilmesi için bu ziyarete büyük umutlar bağladığı yorumunda bulundu. Independent Arabia’ya konuşan Gök, “Bu ziyaret, bir protokol ziyareti olmasının ötesine geçip iki ülke arasındaki ilişkilerin Mısır ve Türkiye halklarının çıkarlarına hizmet edecek şekilde stratejisini vurgulayacak somut sonuçlar ve pratik adımlar barındırmasını umuyorum” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesi ve İsrail'in Gazze'de yürüttüğü savaşa ilişkin tutum ve savaşın başka yerlere yayılmasına ilişkin endişelerin yanında Afrika Boynuzu'ndaki Etiyopya-Somali çatışması ve Sudan savaşı gibi çeşitli bölgesel konularda iki ülke arasında görüş birliği olduğuna dikkati çeken Gök, “Bu ziyaretin, iki ülkenin siyasi, askeri ve ekonomik kapasiteleri ve aralarındaki koordinasyon ve istişarenin güçlendirilmesi ve desteklenmesi halinde bölgesel olayları olumlu yönde etkilemedeki rollerinden ötürü önemli olduğuna şüphe yok” dedi.

xcdvf
İki ülkenin Dışişleri Bakanları, geçtiğimiz üç yıl içinde çok sayıda karşılıklı ziyaretler gerçekleştirirken Gazze'deki savaş iki ülke arasındaki koordinasyonun yoğunlaşmasına neden oldu (AFP)

İsrail'in geçtiğimiz ekim ayında Gazze'ye savaş açmasından bu yana Türkiye ile Mısır arasındaki temaslar yoğunlaşırken Filistin meselesi konusunda iki ülke arasındaki koordinasyon arttı. Bu dönemde Kahire'yi birkaç kez ziyaret eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır yönetiminin Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve ateşkes anlaşmasına varılması için sarf ettiği çabalara övgüde bulundu.

Yıllar süren yabancılaşma ve normalleşme anları

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz şubat ayında Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Sisi’nin Ankara’ya gerçekleştirdiği bu ilk ziyaret, iki ülke arasında geçtiğimiz yıllarda başlayan normalleşme sürecinin doruk noktasını oluşturuyor. İki ülke geçtiğimiz yıl temmuz ayında büyükelçiler atamışlardı. İki liderin 2022 kasımında Katar’ın başkenti Doha’da FIFA Dünya Kupası'nın açılış töreninde tokalaşmaları, iki ülkenin ilişkileri ve iş birliğini güçlendirme, diplomatik ilişkileri arttırma ve büyükelçiler atamalarıyla devam eden, ilişkilerde bir ivmeye yol açtı. İki lider Doha’da tokalaşmalarından yaklaşık bir yıl sonra geçtiğimiz yıl eylül ayında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin oturum aralarında da bir araya geldiler.

İki ülke arasındaki ilişkiler, Mısır’daki Müslüman Kardeşler iktidarının 2013 yılında düşürülmesinden sonra bozuldu. Erdoğan'ın Sisi’yi ‘darbeci’ olarak nitelendirmesinin, Mısır’ın ise Ankara'nın Mısırlı yetkililer tarafından yasaklanan Müslüman Kardeşler'in ‘kaçak’ liderlerine kapılarını açmasının ardından Türkiye'yi ‘teröristleri finanse etmekle’ suçlamasının ardından iki ülke büyükelçilerini geri çekmişti.

Sisi, 2014 yılında iktidara geldiğinde, onu birçok kez sert bir dille eleştiren Erdoğan, Sisi ile hiçbir teması kabul etmeyeceğini söylemişti. O tarihten itibaren iki ülke arasında diplomatik ilişkiler maslahatgüzar düzeyinde kaldı. Daha önce planlanmış olan ortak askeri tatbikatlar iptal edildi. Kahire ile Ankara arasında basın üzerinden yapılan tartışmalar ve siyasi gerilimler sonraki yıllarda da devam ederken iki ülke arasındaki ticari faaliyetler bu gerilimden etkilenmedi.

İki ülke arasındaki yakınlaşma arzusu sinyallerinin karşılıklı olarak verilmesinin ardından 2021 yılında istihbarat servisleri ve ardından dışişleri bakan yardımları düzeyinde doğrudan görüşmelerle birlikte iki ülke arasındaki yakınlaşma da başlamış oldu. Ancak Mısır'ın tamamen normalleşme konusundaki tutumu olumsuz olmaya devam etti. Özellikle Müslüman Kardeşler’in Türkiye'den yayın yapan medya platformlarının yayınlarının kısıtlanmasında ısrar eden Mısır, Türkiye’nin açıklamalarına eylemlerin de eşlik etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sisi ve Erdoğan'ın 2022 ve 2023 yıllarında, Doha'da tokalaşmasının ardından, Türkiye'de 50 binden fazla kişinin ölümüne neden olan 6 Şubat 2023 depreminin ardından iki lider arasında yapılan telefon görüşmesiyle yakınlaşma daha ciddi bir hal aldı. Aynı yıl Temmuz ayında her iki ülke de büyükelçiler atadı. İki lider, yine 2023 yılının eylül ayında Yeni Delhi'de gerçekleşen G20 Liderler Zirvesi oturum aralarında ilk kez uzun bir yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Görüşme, iki ülkenin Libya'nın doğusunda ve batısındaki iki rakip tarafı desteklemesi nedeniyle iki ülke arasında önemli bir anlaşmazlık konusu olan Libya ve Sudan başta olmak üzere bazı bölgesel sıcak dosyada ortak çıkarlarının oluştuğu bir döneme denk geldi.

Türkiye’nin hem Mısır hem de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile iş birliği yapma eğilimi çerçevesinde Ankara'nın Libya dosyasında benimsediği en önemli değişiklikler, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, özellikle yeniden yapılanma ve ülkenin doğusuyla batısı arasındaki bölünmenin sona erdirilmesi konularında Libya'nın doğusuna açık olduğunu ve orada bir konsolosluk açma niyetini duyurması oldu.

Bunun yanında Ankara’nın Türkiye'den yayın yapan Mısır rejimine muhalif medya kuruluşlarının çalışmalarını kısıtlamaya yönelik aldığı önlemler ve bazı muhalif gazetecilerin ve siyasi liderlerin başka ülkelere gitmesi Kahire'de olumlu karşılandı.

Öte yandan iki ülke arasındaki siyasi gerilimlerden etkilenmeyen ekonomik ilişkiler, son yıllarda gelişme gösterdi. Kahire, Ankara'nın Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortağı olmaya devam ederken, iki ülke önümüzdeki beş yıl içinde aralarındaki ticaret hacmini 10 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarmayı ve ticarette yerel para birimlerini kullanmayı hedefliyorlar.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.