Ukrayna’da kabine değişikliği: Zelenskiy ‘zafer planının’ detaylarını anlatmak üzere Washington'a gidiyor

Biden Rusya’nın salı günü Ukrayna'nın Poltava kentine düzenlediği saldırıyı şiddetle kınadı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
TT

Ukrayna’da kabine değişikliği: Zelenskiy ‘zafer planının’ detaylarını anlatmak üzere Washington'a gidiyor

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)

Ukrayna Parlamento Başkanı Ruslan Stefanchuk sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba'nın kabine değişikliği çerçevesinde istifa dilekçesini ilettiğini duyurdu. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaş açmasının üzerinden iki buçuk yıl geçtikten sonra Kiev’de hükümet değişikliği için bakanlar tek tek istifalarını sunmaya başladı. Dışişleri Bakanı Kuleba’nın istifası da bunlardan biri. Savaş sırasında Ukrayna diplomasisinin ön saflarında yer alan Kuleba, istifa eden en önemli bakan oldu. Parlamento Başkanı Stefanchuk yaptığı açıklamada, Kuleba'nın istifa mektubunun Ukrayna Yüksek Konseyi'ne ulaştığını söyledi.

xcvf
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba (AFP)

Ukrayna son haftalarda artan Rus füze saldırılarıyla karşı karşıya kalırken Devlet Başkanı Zelenskiy kabine değişikliğine hazırlanıyor. Zelenskiy kabine değişikliğini açıklarken Rusya ile iki buçuk yıl süren savaşın ardından Ukrayna’nın ‘yeni bir enerjiye ihtiyacı olduğunu’ söyledi. Kiev'de İrlanda Başbakanı Simon Harris ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Zelenskiy, “Bazıları beş yıldır bakanlık yapıyor ve yeni bir enerjiye ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Bakan Kuleba (43), 2020 yılından beri Dışişleri Bakanlığı görevini yürütüyor. Rusya’nın 2022 yılında başlayan işgalinden bu yana Kiev'e Batı'nın desteğini sağlamak ve Moskova'ya yaptırımlar uygulamak içinülke ülke dolaştı. Bloomberg News'ün haberine göre Ukrayna Stratejik Endüstriler Bakanı, Adalet Bakanı, Çevre Koruma ve Doğal Kaynaklar Bakanı ile Avrupa ve Avrupa-Atlantik Entegrasyonundan Sorumlu Başbakan Yardımcısı'nın istifalarını Parlamentoya sunmalarının ardından Kuleba da istifasını sundu.

Ukrayna Devlet Başkanı'nın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na katılmak üzere bu ay ABD'yi ziyaret etmesi planlanıyor. Zelenskiy, ziyareti sırasında Başkan Biden ve diğer ABD’li yetkililerle bir araya gelebilir. ABD ve Batılı müttefiklerine Ukrayna'ya hava savunma sistemleri alanında askeri desteklerini arttırmaları çağrısında bulunan Zelenskiy, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Başkan Biden'a dört bölümden oluşan yeni bir zafer planı sunmayı planladığını, ancak planın detaylarını açıklamayacağını söyledi.

gtryhju
Ukrayna Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırskiy (Reuters)

Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, Rusya'nın Ukrayna'nın Poltava kentine düzenlediği ve en az 51 kişinin ölümüne, 271 kişinin de yaralanmasına yol açan füze saldırısını şiddetle kınadı. Kiev'e daha fazla hava savunma sistemi sağlama sözü veren Biden, “Bu utanç verici saldırıyı mümkün olan en güçlü şekilde kınıyorum” ifadelerini kullandı. Başkan Biden, ABD'nin Ukrayna'ya, ülkelerini korumak için ihtiyaç duydukları hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere askeri yardım sağlamaya devam edeceğini vurguladı.

cvfbg
Rusya’nın Kiev'e düzenlediği füze saldırısının yapıldığı yeri inceleyen Ukraynalı yetkililer (Reuters)

Diğer taraftan Rusya Savunma Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, Ukrayna'nın Poltava kentindeki bir askeri akademiye düzenlediği saldırının, Rusya içindeki sivil hedeflere yönelik saldırılarda yer alan yabancı askerleri ve eğitmenleri hedef aldığı öne sürüldü.

Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri 3 Eylül'de Poltava kentinde bulunan Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 179 numaralı Ortak Eğitim Merkezine hassas bir saldırı gerçekleştirdi. Burada (askeri akademi) yabancı eğitmenlerin gözetiminde, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin tüm kadrolarından iletişim ve dijital savaş alanında uzmanların yanı sıra Rusya Federasyonu içindeki sivil hedeflere yönelik saldırılarda görev alan insansız hava araçları (İHA) operatörleri eğitildi.”

Politico gazetesine konuşan ABD'li yetkililer, ABD'nin Ukrayna'ya Rusya'nın derinliklerine ulaşabilen uzun menzilli seyir füzeleri sağlama konusunda anlaşmaya yaklaştıklarını, ancak herhangi bir sevkiyattan önce ABD'nin teknik sorunları çözmesi için Kiev'in birkaç ay beklemesi gerekeceğini söylediler. ABD'nin göndermesi planlanan askeri teçhizatın içinde, çatışmanın stratejik manzarasını değiştirebilecek olan AGM-158 Müşterek Havadan Yüzeye Standoff Füzeleri (JASSM) yer alabilir. Çünkü bu füzeler Rusya’nın radarlarından gizlenebilme özelliğine ve Rusya'nın 300 kilometre derinliğine kadar uzanabilecek menzile sahip. Bu menzil aralığı, şu an Ukrayna’nın sahip olduğu diğer füzelerden daha fazla. Kaynaklar, ABD yönetiminin bu askeri yardım paketini birkaç hafta içinde açıklamasını bekliyordu, ancak teçhizatın Ukrayna'ya ulaşması birkaç ayı bulabilir.

Biden yönetimi, Ukrayna'ya füzelerin olduğu bir askeri yardım paketi göndermenin Rusya'nın saldırı kabiliyetini ciddi şekilde zorlaştıracağını, Ukrayna'ya potansiyel bir stratejik avantaj sağlayacağını ve Rusya'nın Voronej ve Bryansk şehirleri gibi uzaktaki askeri tesisleri vurmasına izin vereceğini iddia ediyor. Güneyde ise JASSM'lerin kullanılması Kırım'daki havaalanlarının ya da limanların hedef alınmasına olanak sağlayabilir.



İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı

İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı
TT

İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı

İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı

İran ile İsrail arasındaki savaş, bugün en tehlikeli nükleer eşiklerinden birine ulaştı. İran’a ait bir füzenin, İsrail’in güneyinde ana nükleer tesisin bulunduğu Dimona kentine doğrudan isabet etmesi, Tahran’ın Natanz zenginleştirme tesisinin yeni bir saldırıya uğradığını açıklamasından saatler sonra gerçekleşti.

Tel Aviv, füzenin engellenmeye çalışıldığını ancak başarısız olunduğunu bildirirken, Tahran Natanz’da herhangi bir radyasyon sızıntısı yaşanmadığını açıkladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ise nükleer bir kazanın önlenmesi için itidal çağrısını yineledi.

Dimona’daki saldırıda yaralı sayısı yaklaşık bir saat içinde 54’e yükseldi. Yaralılar arasında durumu ağır olan 12 yaşında bir çocuk da bulunuyor. İran ya da füze parçalarının kente düşmesi sonucu yaşanan olayın ardından İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini ancak önleme girişimlerinin başarısız olduğunu ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Tahran ise saldırının Natanz tesisine yönelik operasyonlara “yanıt” olduğunu açıkladı.

 İsrail medyasının Dimona'daki roket saldırısı bölgesinden yayınladığı bir fotoğraf.İsrail medyasının Dimona'daki roket saldırısı bölgesinden yayınladığı bir fotoğraf.

Önleme girişimleri başarısız oldu

İsrail acil servisleri, İran’a ait balistik füzenin Dimona’ya düşmesi sonucu 54 kişinin hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Yaralılar arasında durumu ağır olan bir çocuk ve orta derecede yaralanan bir kadın bulunurken, diğer yaralanmaların çoğunun şarapnel etkisi, sığınaklara kaçış sırasında yaşanan kazalar ve panik nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Daha önce açıklanan yaklaşık 20 yaralı sayısı, hasarın boyutunun netleşmesiyle arttı.

İsrail ordusu, İran’dan güney bölgesine doğru füze atışları tespit edildiğini ve söz konusu füzenin engellenmeye çalışıldığını ancak başarısız olunduğunu açıkladı. Polis tarafından paylaşılan görüntülerde, olay yerinde büyük çaplı hasar meydana geldiği görüldü. Kurtarma ekipleri bazı binalarda mahsur kalanlar olduğunu bildirirken, sağlık ekipleri “geniş çaplı yıkım” ifadesini kullandı.

Dimona’nın hassasiyeti

Dimona, Negev Çölü’ndeki İsrail’in ana nükleer tesisine yakınlığı nedeniyle özel bir hassasiyet taşıyor. Tesisin doğrudan hedef alındığına dair henüz bir doğrulama yapılmazken, kente isabet eden füze nükleer dosyayı yeniden savaşın merkezine taşıdı.

İsrail, nükleer programı konusunda belirsizlik politikasını sürdürürken, Dimona reaktörünün araştırma amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak nükleer silaha sahip olup olmadığı konusunda resmi bir açıklama yapmıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü ise İsrail’in yaklaşık 90 nükleer başlığa sahip olduğunu tahmin ediyor.

 Dimona'daki olay yerinde bulunan İç Cephe Komutanlığı birlikleri (İsrail Ordusu)Dimona'daki olay yerinde bulunan İç Cephe Komutanlığı birlikleri (İsrail Ordusu)

Natanz tesisine saldırı

Dimona’daki saldırıdan saatler önce İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD ve İsrail’in Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisine saldırı düzenlediğini duyurdu. Açıklamada tesisin hedef alındığı belirtilirken, herhangi bir radyoaktif sızıntı yaşanmadığı vurgulandı.

İran medyası haberlerinde, saldırının çevre halk için bir tehlike oluşturmadığını belirtti. Bu, mevcut savaş sürecinde Natanz tesisine yönelik ikinci saldırı olarak kaydedildi. İran’ın en kritik nükleer altyapılarından biri olarak kabul tesis, başkent Tahran’ın yaklaşık 220 kilometre güneydoğusunda bulunuyor,+

“İtidal” çağrısı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi, Natanz’a yönelik saldırı haberlerinin ardından taraflara itidal çağrısında bulundu. Ajans, İran’dan alınan bilgiler doğrultusunda tesis dışında radyasyon seviyelerinde artış tespit edilmediğini açıkladı.

Grossi, nükleer tesislerin hedef alınmasının ciddi riskler doğurduğunu belirterek, olası bir nükleer kazanın önlenmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya’dan tepki

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Natanz’a yönelik olduğu öne sürülen ABD-İsrail saldırılarını “sorumsuz” olarak nitelendirdi. Açıklamada, uluslararası toplumun bu tür eylemlere karşı açık ve objektif bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi.

İsfahan yakınlarında hasar

Washington merkezli Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü’nün uydu görüntülerine dayanan analizine göre, İsfahan’daki nükleer kompleks yakınlarında bulunan bir tesiste şubat sonu ile m>art başı arasında hasar meydana geldi. Söz konusu alanın, nükleer tesisin savunma ve komuta altyapısıyla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

Analizde, yer altındaki tünellerin girişlerinin ve bazı korunaklı yapıların saldırılarda zarar gördüğü, hatta bazı bölümlerde çökme yaşanmış olabileceği belirtildi. Bu durum, çatışmaların yalnızca zenginleştirme tesisleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bu tesislerin çevresindeki askeri ve lojistik altyapıyı da hedef aldığını ortaya koyuyor.


İsrail ordusu, nükleer reaktörün bulunduğu Dimona'nın İran füze saldırısına uğradığını doğruladı

Dimona reaktörü (AP)
Dimona reaktörü (AP)
TT

İsrail ordusu, nükleer reaktörün bulunduğu Dimona'nın İran füze saldırısına uğradığını doğruladı

Dimona reaktörü (AP)
Dimona reaktörü (AP)

İsrail ordusu bugün, İsrail'in güneyinde nükleer tesisin bulunduğu Dimona şehrinin İran füze saldırısına uğradığını doğrularken, ambulans servisi de düşen şarapnel parçaları nedeniyle 39 kişinin yaralandığını bildirdi.

"Acil Servis" görevlilerinden iki kişi, dün Tel Aviv'de İran'a ait bir balistik füzenin engellenmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)"Acil Servis" görevlilerinden iki kişi, dün Tel Aviv'de İran'a ait bir balistik füzenin engellenmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Ordu yaptığı açıklamada, Necef çölünde bulunan şehirdeki bir binaya "doğrudan füze saldırısı" düzenlendiğini belirtti. Bu açıklama, sosyal medyada yayılan ve havadan hızla düşen patlayıcı bir cismin yere çarparak büyük bir alev topu oluşturduğunu gösteren görüntülerin ardından geldi.


ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?
ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?
TT

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?
ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları geçici olarak hafifletmesiyle Asya ülkelerinde hareketlilik arttı.  

Asya ülkeleri ham petrol arzının yüzde 60'ını Ortadoğu'dan temin ediyor. Ancak İran Devim Muhafızları'nın savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nı neredeyse tamamen kapatması, Asya'daki enerji piyasalarını sarstı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dünkü açıklamasında denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren, dar kapsamlı ve kısa süreli bir genel lisans yayımladıklarını bildirdi.

Bessent, bu hamleyle yaklaşık 140 milyon varil petrolü hızla küresel piyasaya sunarak arz üzerindeki baskıyı hafifletmek istediklerini belirtti.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri harekattan önce İran'dan en fazla petrol alan ülke Çin'di. Bessent, açıklamasında yaptırım altındaki İran petrolünün Çin tarafından ucuza stoklandığını söyledi.

ABD Hazine Bakanı, perşembe günü Fox News'a açıklamasında, yaptırımların hafifletilmesi sonucunda Hindistan, Japonya ve Malezya gibi petrole ihtiyaç duyan ülkelere tedarik sağlanabileceğini belirtti.

Ayrıca Çin'in bu petrolü savaş öncesi dönemdeki gibi ucuza almak yerine varillere "piyasa fiyatını" ödemek zorunda kalacağını savundu.

Bessent, İran'ın bu petrolün satışından elde edilen gelirlere ulaşmakta güçlük çekeceğini öne sürerek, Washington'ın Tahran'a baskıyı sürdüreceğini de vurguladı.

Ancak BBC'nin görüş aldığı, denizcilik yaptırımlarında uzmanlaşmış danışmanlık şirketi Blackstone Compliance Services'ın direktörü David Tannenbaum, Beyaz Saray'ın hamlesini "delilik" diye niteledi:

Aslında İran'ın petrol satmasına izin veriyoruz, bu petrol daha sonra savaş harcamalarını finanse etmek için kullanılabilir.

Düşünce kuruluşu Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi'nden Rachel Ziemba da ABD'nin, petrol gelirlerinin İran'ın eline geçmesini engellemekte güçlük çekeceğine işaret ediyor.

Reuters'ın aktardığına göre Hindistan'daki rafineriler İran petrolünü satın almayı sürdürmek için işlemlere başladı. Adlarının paylaşılmaması şartıyla ajansa konuşan Hint yetkililer, devletten onay geldiğinde harekete geçileceğini belirtiyor.

ABD yönetimi İran savaşının yarattığı kriz nedeniyle Rus petrolüne yaptırımları da geçici olarak askıya almıştı. Yeni Delhi yönetimi de Moskova'dan petrol satın almıştı.

İngilizce yayın yapan Hint medya kuruluşu Times of India'nın analizinde, Rus petrolüne erişimden sonra İran petrolünü de satın alabilmenin Yeni Delhi yönetimi için hayati önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

Guardian'ın analizinde, ABD'nin bu adımının İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin'e fayda sağlamasının beklendiğine işaret ediliyor. Diğer yandan adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan ABD Hazine Bakanlığı'ndan bir yetkili, İran'dan Çin'e gönderilen ve halihazırda denizde bekleyen petrolün başka ülkelere yönlendirilebileceğini söylüyor.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Japon medya kuruluşu Kyodo'ya açıklamasında Japonya'yla bağlantılı gemilerin Hürmüz'den geçişine izin verilmesi için Tokyo yönetimiyle görüşme yürüttüklerini söyledi.

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, ABD Başkanı Donald Trump'la cuma günü Oval Ofis'te bir araya gelmişti. Takaiçi, İran'ın Körfez ülkelerine düzenlediği misillemeleri ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını kınarken, ABD'nin askeri operasyonlarına katılacaklarına dair herhangi bir açıklama yapmamıştı.

ABD Hazine Bakanlığı'nın yayımladığı lisansa Küba, Kuzey Kore ve Kırım dahil edilmedi.

Independent Türkçe, BBC, Reuters, Times of India, Kyodo, Japan Times, Guardian