Lübnan ve İran bölgesi üzerine güçlü ve başarısız bahisler

Ülkenin neredeyse iki yıldır cumhurbaşkanının olmaması ve Hizbullah'ın tek başına “direniş ekseni” içinde Gazze için İsrail’e karşı bir savaş yürütmesi artık ironik değil.

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile 12 Eylül Perşembe günü Beyrut'ta bir araya geldi (Reuters)
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile 12 Eylül Perşembe günü Beyrut'ta bir araya geldi (Reuters)
TT

Lübnan ve İran bölgesi üzerine güçlü ve başarısız bahisler

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile 12 Eylül Perşembe günü Beyrut'ta bir araya geldi (Reuters)
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile 12 Eylül Perşembe günü Beyrut'ta bir araya geldi (Reuters)

Refik Huri

Papa Francis, Papa İkinci John Paul'un Lübnan'a yönelik “ülke – mesaj” vizyonunu hatırlatıyor. Tekrar tekrar “Lübnan bir barış projesidir ve öyle kalmalıdır” diyor. Ama ülke ne anayasasında belirtildiği gibi yalnızca “tüm vatandaşlarının nihai vatanı” ne de özü siyasi anlamda “birlikte yaşamak” olan mesaj, ülkeyi kalıcı barış içinde yönetecek sosyal demokrat bir devlet olmadan tamamlanarak “dünyaya bir model” olamaz. Ama bugün Lübnan sanki bir anıya dönüşmüş ya da sanal bir dünyaya aitmiş gibi görünüyor. Bir “barış projesi” olan ülke, bağımsızlığından bu yana yalnızca savaşlar arasında birkaç istisnai barışçıl yıl yaşadı. İç savaşlar ve dış savaşlar eksik olmadı. Filistin silahlı mücadelesi günlerinde, Filistin Kurtuluş Örgütü ve İsrail güçlerinin oynadığı “Lübnan arenası” olarak anılıyordu. Suriye vesayeti döneminde lakabı “Suriye'nin arka bahçesi” oldu. Batı'ya karşı Beyrut'ta sert, Şam'da ise yumuşak bir oyun oynanıyordu. İran'ın açıklanmamış vesayeti döneminde ise yeniden sadece bir “arena” değil, “arenalar birliği” stratejisinin bir parçası oldu. Gazze savaşında Hamas'a destek arenası ve İran İslam Cumhuriyeti ve bölgesel projesinin savunma alanına dönüştü. Filistin'in kurtuluşu için direniş ekseninin arenalarından biri, Tahran'ın “Batı Asya” olarak adlandırdığı Ortadoğu bölgesinden Batı nüfuzunu uzaklaştırmak için ABD ve Avrupalı ​​Batı ile mücadele alanı oldu. Dahası, değişim sosyal dokuyu da etkiledi. Bir dini grup lehine diğer dini grupları etkileyen demografik bir değişim yaşandı. Dar Lübnan'da 2 milyondan fazla yerinden edilmiş Suriyelinin varlığı nedeniyle toplumsal değişim artık geçici değil. Partiler ve akımlar arasındaki bölünmenin yoğunluğunun ve derinliğinin artması anlamında siyasi değişim, siyasi krizi ulusal bir kriz haline getiriyor. Ülkenin neredeyse iki yıldır cumhurbaşkanının olmaması, Hizbullah’ın direniş ekseni içinde tek başına Gazze için İsrail’e karşı bir savaş yürütmesi artık ironik değil. Anayasayı perde arkasında ya da özel meclislerde fısıltılarla gizlice askıya alan “Şii İkilisinin” hakimiyetindeki “başka bir Lübnan”dan söz etmek artık ironik değil. Başka bir Lübnan ne bir ülke ne de bir mesaj, daha ziyade İran'ın bölgesel projesi içerisinde kalıcı bir savaşın alanı. Bugünlerde duyduklarımız arasında en hafifi, Lübnan’ın geçmişini, dengelerini, politikalarını, uzlaşılarını, Mişel Şiha’nın “yanlış anlama üzerinde anlaşmaya varma” hilesini unutma çağrısıdır. Lübnan'daki oyunda, uzlaşıları ve dengeleri “dizayn etme”yi bilenler değil, aşırı güce sahip olanlar öne çıkıyor. Bölgedeki oyunu ise İranlı, Türk ve İsrailli bölgesel oyuncular yönetiyor. Netanyahu ne yaparsa yapsın, ABD ne yaparsa yapsın ve Arap liderlerin hareketlerinin temeli ne olursa olsun Gazze savaşı iki şey gösteriyor; birincisi İran, Devrim Muhafızları'na bağlı örgütler aracılığıyla vekaleten İsrail’e karşı savaşta tek güç haline geldi. Bölgenin jeopolitik haritasında müzakere saati vurduğunda ABD ile müzakere masasında öne çıkacak birinci bölgesel güce, Çin ve Rusya'nın yanındaki güçlü oyuncuya dönüştü. İkincisi ise uluslararası toplumun Lübnan adına muhatap aldığı tarafın artık “Şii İkilisi” olduğudur. Lübnan Cumhuriyeti’nin bir cumhurbaşkanı yok, sadece Şii İkilisinin elinde bir araç olan geçici bir hükümet var.

Daha da tehlikelisi, Lübnan'ın stratejisiyle ilişkilendirildiği arenalar birliği, sadece Gazze savaşında Hamas’ı desteklemek için mevcut değil. Bugün Gazze için yarın Yemen'deki Husi Ensarullah için yarından sonraki gün Iraklı Haşdi Şabi Güçleri, ondan sonraki gün de Suriye rejimi için var. Ama dün, bugün, yarın ve her zaman İran rejimi, nüfuzu ve bölgesel projesi için var. Batı, Gazze savaşı ve diğer savaşlardan sonra müzakere masasında Tahran'a istediğini sunmadan önce İran’ın Batı ile mücadelesi için mevcut. Ancak karmaşık bir dünyanın kendisi için rekabet ettiği karmaşık bir Ortadoğu'da mesele bu kadar basit değil. Basit soru şu; Lübnan'da bir dini grup diğer dini gruplara üstün gelebilir mi? Arap dünyası kendisini, rolünü ve geleceğini savunma yeteneğinden yoksun, yalnızca bölgesel nüfuz mücadelesinin sahnesi haline mi geldi? Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre bunun en basit yanıtı,18 dini gruptan oluşan ülkede, bir dini grubun hakimiyetinin sonuçta başarısızlığa mahkûm bir proje olduğudur. İran'ın bölgesel hakimiyeti de ne kadar füze, İHA ve silahlı ideolojik örgüt toplarsa toplasın, bir yanılsamaya yakın proje ve kabusa dönüşmesi muhtemel bir rüyadır. Çağlar boyunca hiçbir güç Lübnan'ın kimliğini değiştirmeyi başaramadı. Ortadoğu'yu tekeline alan, Arap dünyasına hâkim olabilen bölgesel veya uluslararası bir güç olmadı. Ayrıca Gazze'deki Hamas hareketine arenalar birliği üzerinden verilen destek savaşı, tarafların birbirine zarar verebileceği bir yıpratma savaşıdır. Ancak bu savaş, Tahran'ın bahse girdiği gibi hiçbir yere götürmez ya da jeopolitik haritada dramatik bir değişikliğe yol açmaz. İsrail projesi, kendi askeri gücünün unsurları ne olursa olsun ve doğrudan Amerikan desteğine rağmen, silinmesi, topraklarından çıkarılması ve direnişinin engellenmesi mümkün olmayan bir Filistin halkıyla karşı karşıyadır. Türk projesi, Mısır ve Tunus'ta Müslüman Kardeşler’in çöküşü ve Suriye'de Arap Baharı olarak adlandırılan dönemde başarısızlığa uğramasıyla çöktü. Görünmezlik ile gücün birleşimi üzerine inşa edilen İran projesi, sonuçta bölgedeki ezici çoğunluğa ve büyüklerin çıkarlarına tosladı. Büyük İngiliz tarihçi Arnold Toynbee'nin dediği gibi; zorluk ne kadar büyükse, teşvik de o kadar büyük olur.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.



Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
TT

Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)

Polonya, Rusya'yı Batı'ya karşı "hibrit savaş" olarak nitelendirdiği bir politika kapsamında, Belarus'tan kaynaklanan yeraltı tünelleri aracılığıyla Avrupa'ya göçmen göndermekle suçladı. Telegraph gazetesi, Polonyalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Alexander Lukashenko liderliğindeki Belarus'un bu tünelleri tasarlamak ve kazmak için Ortadoğu'dan "son derece deneyimli" uzmanlar görevlendirdiğini bildirdi.

Askeri uzmanlar, tünel inşaatında uzmanlaşmış Hamas, Hizbullah, Kürt grupları veya DEAŞ gibi Ortadoğu gruplarının bu tasarımın arkasında olabileceğini öne sürdüler.

Bu taktik, Moskova ve Minsk'in Polonya'nın doğu sınırına uyguladığı baskıda yeni bir gerilimi temsil ediyor; bu sınırda on binlerce göçmeni sınırın ötesine geçirme girişimleri defaatle yaşandı.

Araştırmacı Lynette Nussbacher, Lübnan ve Gazze'deki geçmiş deneyimleri örnek göstererek, İran destekli grupların desteğinin "muhtemel" olduğunu belirtti. Diğer uzmanlar da olasılıkların çok sayıda olduğunu ve sorumluluğun kesin olarak belirlenemeyeceğini düşünüyorlardı.

Podlaskie'deki Sınır Muhafız birliğinden Yarbay Katarzyna Zdanovich, 2025 yılında dört tünel keşfedildiğini belirterek, termal kameralar ve sensörler de dahil olmak üzere gözetim sistemlerinin, yer altında bile sızma girişimlerinin tespit edilmesine olanak sağladığını vurguladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)

Aralık ayında Polonya'nın doğusundaki Narewka köyü yakınlarında en büyük tünellerden biri keşfedildi. Çoğunluğu Afganistan ve Pakistan'dan olmak üzere 180 göçmeni geçirmek için kullanılmış olan tünelden çıkanların çoğu yakalandı. Yaklaşık 1,5 metre yüksekliğindeki tünelin Belarus tarafındaki girişi bir ormanın içinde gizlenmişti. Tünel, Belarus'a yaklaşık 50 metre, Polonya'ya ise 10 metre uzanıyordu ve çökmesini önlemek için beton desteklerle güçlendirilmişti.

Varşova, bu eylemlerin Batı'yı Ukrayna'ya verdiği askeri destekten dolayı cezalandırmak ve Kiev hükümetine olan desteği zayıflatmak amacıyla yapıldığını savunarak, nihai sorumluluğu Belarus rejimine yüklüyor.

Ukrayna'nın 2022'deki işgalinden önce bile Belarus, Polonya'ya giden göçmenler için bir başlangıç ​​noktası olarak kullanılmış ve bu durum Polonya'nın yüzlerce kamerayla donatılmış 200 kilometrelik bir çit inşa etmesine yol açmıştır.

Polonya ayrıca Rusya'yı insansız hava araçları (İHA) kullanarak sabotaj saldırıları düzenlemek ve kaçak mal taşıyan balonlarla havada kaos yaratmakla suçluyor.

Polonya tünelleri tespit etme ve imha etme yeteneğini koruyor, ancak bir tünel kapatılır kapatılmaz yenilerinin ortaya çıkacağından endişe ediyor. Bu durumu, AB sınırlarına yönelik sistematik bir baskı kampanyası olarak nitelendiriyor.


İran, füze programıyla ilgili ABD suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirdi

Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
TT

İran, füze programıyla ilgili ABD suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirdi

Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)
Tahran'da bir İranlı kadın, Amerikan karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (EPA)

İran Dışişleri Bakanlığı bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ı ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla suçlamasından saatler sonra, ABD'nin füze programıyla ilgili suçlamalarını "büyük yalanlar" olarak nitelendirerek reddetti.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, X platformunda yaptığı paylaşımda, "İran'ın nükleer programı, İran balistik füzeleri ve ocak ayındaki ayaklanmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı hakkındaki tüm iddiaları, büyük yalanların tekrarından başka bir şey değil" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'ı Amerika Birleşik Devletleri'ni vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla suçladı.

Trump, Birliğin Durumu konuşmasında, "Avrupa'yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler bile ve yakında Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşabilecek füzeler üzerinde çalışıyorlar" dedi.

2025 yılında ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı, İran'ın "Tahran bu yeteneği geliştirmeye karar verirse" 2035 yılına kadar kıtalararası balistik füze geliştirebileceğini tahmin etmişti, ancak İran'ın böyle bir karar alıp almadığını belirtmemişti. Şarku’l Avsat’ın ABD Kongre Araştırma Servisi'den aktardığına göre Tahran şu anda yaklaşık 3 bin kilometre menzile sahip kısa ve orta menzilli balistik füzelere sahip. Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın en batı noktasından 9 bin kilometreden fazla uzakta bulunuyor.

ABD Başkanı, İran ile olan çatışmayı diplomatik yollarla çözmeyi tercih ettiğini açıkladı, ancak Tahran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin vermeyeceğini de vurguladı. Konuşmasında, "Onlarla müzakereler yürütüyoruz ve bir anlaşma yapmak istiyorlar, ancak onlardan 'Asla nükleer silahımız olmayacak' gibi şifreli sözler duymadık" dedi. Trump sözlerine şöyle devam etti: "Bu sorunu diplomasi yoluyla çözmeyi tercih ediyorum, ancak bir şey kesin: Dünyanın önde gelen terörizm destekçisi devletinin, ki büyük ölçüde öyledir, nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim."


Ukraynalı çocukların alarm sesine maruz kaldığı süre belirlendi

Ukraynalı çocuklar, çocukluk yıllarının büyük bölümünü hava saldırısı sirenlerinin altında geçiriyor (Save the Children)
Ukraynalı çocuklar, çocukluk yıllarının büyük bölümünü hava saldırısı sirenlerinin altında geçiriyor (Save the Children)
TT

Ukraynalı çocukların alarm sesine maruz kaldığı süre belirlendi

Ukraynalı çocuklar, çocukluk yıllarının büyük bölümünü hava saldırısı sirenlerinin altında geçiriyor (Save the Children)
Ukraynalı çocuklar, çocukluk yıllarının büyük bölümünü hava saldırısı sirenlerinin altında geçiriyor (Save the Children)

Alex Croft 

Savaşın 4. yılını doldurduğu salı günü yapılan yeni analize göre Ukrayna'daki çocuklar, hayatlarının toplam 6 ayını hava saldırısı alarmı altında geçirdi.

2025'in son aylarında, Rusya'nın hava saldırılarını yoğunlaştırması ve Ukraynalı sivilleri hedef almak için drone kullanımını artırmasıyla birlikte, Ukrayna genelinde alarm sürelerinde artış görüldü.

Save the Children'ın sirenlerle ilgili resmi alarm verilerine dayanarak yaptığı analize göre Ukrayna'daki çocuklar, Vladimir Putin'in güçlerinin Şubat 2022'de topyekün istilaya başlamasından bu yana ortalama 4 bin saat hava saldırısı alarmına maruz kaldı; bu da 5 buçuk aydan fazla süren sürekli alarma denk geliyor.

8 yaşındaki Anastasiia'nın annesi Veronika, "Bu sürekli bir duygusal gerilim. Yetişkinler bunu hissediyor ancak çocuklar daha derinden hissediyor. Sinir sistemi tükenmiş halde" dedi.

Çocuklar bir patlama sesi duyduklarında endişeleniyor, geriliyorlar.

Ukrayna'daki yardım kuruluşları ve ebeveynler, Rusya'nın hava savaşının çocuklar üzerindeki psikolojik baskısından endişe duyuyor.

Bu durum, çatışma izleme grubu Silahlı Çatışma Konum ve Olay Verileri'nin (ACLED) verilerine göre, Moskova'nın 2025'te sivilleri hedef alan drone kullanımını yüzde 200'den fazla artırmasıyla giderek daha da kötüleşti. Bu, Ukrayna'da hiçbir bölgenin hava uyarılarından ve Rus saldırılarından uzak olmadığı anlamına geliyordu.

Kiev bölgesindeki ve diğer cephe bölgelerindeki çocuklar, Şubat 2022'den bu yana en çok etkilenenler oldu ve yaklaşık 9,5 aya denk gelen 7 bin saatlik hava saldırısı uyarısıyla karşı karşıya kaldılar.

Birçok Ukraynalı için hava saldırısı uyarıları günde birkaç kez çalıyor ve aileleri bodrum katlarına, metro istasyonlarına veya diğer sığınaklara sığınmaya zorluyor. Genellikle suya, elektriğe ve ısıtmaya kolay erişimleri yok.

Ukrayna'da savaş yorgunluğu, ailelerin daha güvenli, daha derin sığınaklardan kaçınmasına ve bazen binanın dışına çıkmadan, koridorları veya banyoları tercih etmesine yol açıyor.
 

Görsel kaldırıldı.Kiev'deki çocuklar yaklaşık 9 buçuk ay boyunca hava saldırısı sirenlerinin altında kaldı (Save the Children).

Sirenler birkaç dakikadan birkaç saate kadar, hatta bazen daha uzun süre devam edebiliyor. Save the Children, sirenlerin çocukların okula gitmesini engellediğini ve uyku düzenlerini de etkilediğini, sirenlerin yaklaşık yüzde 50'sinin akşam geç saatlerde veya gece saatlerinde çaldığını söylüyor.

Save the Children Ukrayna ülke direktörü Sonia Khush, "Savaşta hiçbir rol oynamamalarına rağmen, çocuklar psikolojik sağlıklarına verilen zarar da dahil en ağır bedeli ödüyor" dedi.

Ukrayna'da 4 yıldır süren topyekün savaş, çocukların hayatlarını paramparça etti ve evlerinden ve okullarından zorla uzaklaştırılmaları, sevdiklerini kaybetmeleri ve hava saldırısı uyarıları, drone ve patlamalar dünyalarını kasıp kavururken korku içinde yaşamalarıyla çocukluklarını ellerinden aldı.

Bazı çocuklar için bildikleri tek dünya, uykularını bölen, öğrenmelerini aksatan, oyunlarını durduran ve her gün sürekli, hayatı tehdit eden tehlikeyi işaret eden hava saldırısı uyarılarıyla dolu bir dünya.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news/world/europe