Kiev: Moskova kıştan önce hayati önem taşıyan nükleer tesisleri hedef almayı planlıyor

Ukrayna insansız hava araçlarını vurmaya çalışan Rus kuvvetleri (Rusya Savunma Bakanlığı)
Ukrayna insansız hava araçlarını vurmaya çalışan Rus kuvvetleri (Rusya Savunma Bakanlığı)
TT

Kiev: Moskova kıştan önce hayati önem taşıyan nükleer tesisleri hedef almayı planlıyor

Ukrayna insansız hava araçlarını vurmaya çalışan Rus kuvvetleri (Rusya Savunma Bakanlığı)
Ukrayna insansız hava araçlarını vurmaya çalışan Rus kuvvetleri (Rusya Savunma Bakanlığı)

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, Rusya'nın kış gelmeden Ukrayna'nın nükleer tesislerine saldırı düzenleme niyetinde olduğunu belirtti. Sibiga, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve Kiev'in müttefiklerine ülkesinin nükleer santrallerinde daimî izleme misyonları kurmaları çağrısında bulundu.

X platformu üzerinden paylaşımda bulunan Sipiga şunları söyledi: “Ukrayna istihbaratına göre, Kremlin kış gelmeden hayati önem taşıyan nükleer enerji hedeflerine saldırılar düzenlemeye hazırlanıyor. Özellikle de nükleer santrallerdeki açık dağıtım cihazları ve nükleer enerjinin güvenli bir şekilde işletilmesinde hayati rol oynayan iletim trafo merkezleri söz konusu.”

Sibiga, Kiev'in neden Moskova'nın bu tür saldırılara hazırlandığına inandığı konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Moskova'dan şu ana kadar herhangi bir yorum gelmedi.

Rusya, Ukrayna topraklarını işgal etmeye başladığı 2022 sonbaharından bu yana Ukrayna'nın elektrik şebekesine hava saldırıları düzenliyor.

zxcdvf
Kursk'taki Rusya-Ukrayna sınır bölgesinde hasar görmüş bir Ukrayna askeri aracının yanında duran Rus askeri (AP)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya'ya karşı savaşta ‘zafer planını’ sunmak üzere bu hafta ABD'ye giderken, Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump ile de görüşmeyi umduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu oturumlarına katılacak olan Zelenskiy, 26 Eylül'de ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile de ayrı ayrı görüşmeyi planlıyor.

Trump ile de görüşmeyi umduğunu belirten Zelenskiy, cuma günü geç saatlerde basına yaptığı açıklamada, “Büyük olasılıkla 26 ya da 27 Eylül'de bir görüşme yapacağız” dedi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi. Zelenskiy ağustos ayında yaptığı açıklamada, planını Biden, Harris ve Trump'a sunmak istediğini söylemişti.

Trump ve Zelenskiy temmuz ayında telefonda görüşmüş olsalar da, Trump'ın 2017-2021 yılları arasında başkanlık görevini üstlenmesinden bu yana yüz yüze görüşmediler. Zelenskiy söz konusu planı, Rusya'yı savaşı diplomatik yollarla sona erdirmeye zorlamanın bir prototipi olarak tanımlıyor ve bunun, kilit müttefiklerin bu yıl Ekim’den Aralık'a kadar hızlı kararlar almasına dayandığını söylüyor. Zelenskiy, Ukrayna'yı daha fazla silahla ve Kiev'in ana müttefiki ABD'nin askeri, ekonomik ve diplomatik desteğiyle güçlendirmeyi amaçlıyor. Zelenskiy’nin ayrıca, Rusya'nın derinliklerine saldırmak için uzun menzilli füzelerin kullanımına ilişkin kısıtlamaları kaldırması için Washington'a baskı yapması bekleniyor.



Trump, İran'a kara birlikleri konuşlandırmanın gerekli olacağını düşünmüyor

ABD Başkanı Donald Trump (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump (DPA)
TT

Trump, İran'a kara birlikleri konuşlandırmanın gerekli olacağını düşünmüyor

ABD Başkanı Donald Trump (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a kara birlikleri konuşlandırmanın gerekli olacağına inanmadığını ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre News Nation muhabiri X platformunda Trump'ın şu sözlerini aktardı: "Riyad'daki ABD büyükelçiliğine yapılan saldırıya ve İran'la olan çatışma sırasında Amerikan askerlerinin öldürülmesine verilecek yanıt yakında belli olacak."

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı bugün "X" platformunda yaptığı açıklamada, ilk değerlendirmelere dayanarak, Riyad'daki ABD büyükelçiliğinin iki insansız hava aracıyla (İHA) saldırıya uğradığını, bunun sonucunda sınırlı bir yangın ve küçük çaplı maddi hasar meydana geldiğini belirtti.

Trump dün, İran'a karşı geniş kapsamlı, ucu açık bir savaşı haklı çıkarmaya çalışarak, hafta sonu başlayan ve bu süre zarfında hedefleri ve zaman çizelgesi değişen operasyon hakkında şimdiye kadarki en kapsamlı açıklamalarını yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-Reuters) ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-Reuters)

Trump, cumartesi günü başlayan ABD ve İsrail hava saldırılarının dört ila beş hafta, hatta muhtemelen daha uzun süreceğini söyledi.

Askeri harekatta, İran'ın dini lideri Ali Hamaney öldürüldü, en az 10 İran savaş gemisi batırıldı ve 1000'den fazla hedefi vuruldu.

Trump, "Zaten planlanandan önemli ölçüde öndeyiz. Ama daha uzun sürerse sorun değil" dedi.

Trump, rejim değişikliğinden hiç bahsetmedi ve saldırıların İran'ın nükleer silah geliştirmesini (Tahran bunu reddediyor) ve uzun menzilli balistik füze programını engellemek için gerekli olduğunu söyledi.

Trump, "Uzun menzilli füzeler ve nükleer silahlarla donanmış bir İran rejimi, Ortadoğu'ya ve Amerikan halkına tahammül edilemez bir tehdit oluşturacaktır" ifadesini kullandı.

Bu açıklamaları, günlerce süren çelişkili yorumların ardından yaptı.

Trump, cumartesi günü saldırıları duyurduğunda İranlıları "ülkelerini geri almaya" çağırdı ve rejim değişikliği hedefine işaret etti.

Trump, pazar günü The Atlantic'e verdiği demeçte, İran'ı yönetecek kim olursa olsun onunla görüşmeye açık olduğunu belirtirken, ABD ve İsrail saldırılarının birçok potansiyel lideri ortadan kaldırdığını da kaydetti.

Trump'ın İran operasyonuna ilişkin zaman çizelgesi de başlangıcından bu yana değişti. İlk olarak Daily Mail'e operasyonun "dört hafta veya daha kısa sürebileceğini" söylemiş, ardından New York Times'a dört ila beş hafta sürebileceğini belirtmişti. Pazar ve pazartesi günleri yaptığı ayrı açıklamalarda ise operasyonun hedeflerine ulaşılana kadar daha uzun sürebileceği ihtimalini açık bıraktı.


Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
TT

Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran'a karşı ABD-İsrail askeri operasyonunu övdü ve bunun Tahran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflattığını söyledi, ancak NATO'nun operasyona bizatihi katılmayacağını vurguladı.

Brüksel'de Alman yayın kuruluşu ARD'ye konuşan Rutte, "ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde burada yaptığı şey son derece önemli çünkü İran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "NATO'nun bu operasyona dahil olması veya bir parçası olması yönünde kesinlikle hiçbir plan yok; tek plan, müttefiklerin ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde yaptığı çalışmaları mümkün kılmak için bireysel olarak ellerinden gelenin en iyisini yapmalarıdır" şeklinde konuştu.


İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
TT

İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )

İsviçre yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki diplomatik kanalın, 28 Şubat'ta Tahran'a karşı başlayan ABD-İsrail hava savaşından bu yana açık kaldığını belirtti.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün Reuters'e gönderdiği bir e-postada, hizmetin "her iki taraf için de mevcut olduğunu ve her iki yönde de işlediğini" belirtti. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsviçre, Washington ve Tahran'ın diplomatik ilişkilerini kestiği 1979 devriminden bu yana, İran'da ABD'nin diplomatik çıkarlarını temsil eden tarafsız bir "koruyucu güç" olarak hareket etmekle görevlendirilmiştir.

Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki tüm İsviçre büyükelçiliklerinin faaliyette olduğunu ve oradan yardım isteyen vatandaşlara destek sağladığını ifade etti.