İsrail raporları Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'ı kuşatma planını ortaya koyuyor

Amaç 5 bin Hamas savaşçısını teslim olmaya zorlamak

İsrail raporları Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'ı kuşatma planını ortaya koyuyor
İsrail raporları Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'ı kuşatma planını ortaya koyuyor
TT

İsrail raporları Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'ı kuşatma planını ortaya koyuyor

İsrail raporları Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'ı kuşatma planını ortaya koyuyor
İsrail raporları Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'ı kuşatma planını ortaya koyuyor

İsrail medyası dün (Pazar) Başbakan Binyamin Netanyahu’ya atıfta bulunarak, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas hareketine abluka uygulamak için taktikler kullanmayı planladığını bildirdi.

Netanyahu'nun ofisi Reuters'in yorum talebine yanıt vermedi. Açıklanmayan kaynaklara dayandırılan raporlar, Knesset Dışişleri ve Savunma Komitesi’nin kapalı kapılar ardındaki bir toplantısından geldi.

Emekli askeri komutanlar tarafından yayınlanan ve bu ay bazı milletvekilleri tarafından gündeme getirilen bir plan, Filistinli sivillerin Gazze Şeridi'nin kuzeyinden tahliye edilmesini ve buranın kapalı askeri bölge ilan edilmesini öngörüyor.

Söz konusu plana göre İsrail, kalan tahmini 5 bin Hamas savaşçısını teslim olana kadar kuşatma altında tutacak. Şarku’l Avsat’ın İsrail Ordu Radyosu’ndan aktardığına göre Netanyahu, Knesset Dışişleri ve Savunma Komitesi'ndeki milletvekillerini planın değerlendirilmekte olduğu konusunda bilgilendirdi.

Netanyahu söz konusu planın ‘mantıklı’ olduğunu ve ‘üzerinde düşünülen planlardan biri olduğunu, ancak başka planların da bulunduğunu’ söyledi.

İsrail, Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı yaklaşık bir yıldır sürdürdüğü ve Gazze Şeridi nüfusunun büyük bölümünü yerinden eden saldırıların yol açtığı insani kriz nedeniyle uluslararası alanda ağır eleştirilere maruz kalıyor.

Birleşmiş Milletler (BM), nüfusun neredeyse yarısını oluşturan bir milyon kişinin Gazze Şeridi'nin yüzde 15'inden daha azını oluşturan, altyapı ve hizmetlerden yoksun insani yardım bölgesinde yaşadığını tahmin ediyor.

BM, tahminen 300 bin ila 500 bin kişinin yaşadığı kuzey Gazze'ye insani yardım ulaştırmanın zor olduğunu söylüyor.

İsrail istatistiklerine göre savaş, Hamas mensuplarının 7 Ekim'de sınırdaki İsrail yerleşimlerine saldırarak bin 200 kişiyi öldürmesi ve 250 kişiyi esir almasıyla patlak verdi.

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre o tarihten bu yana İsrail saldırılarında 41 binden fazla Filistinli öldürüldü. Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri ölenlerin çoğunun sivil olduğunu söylüyor.



Kemal Harrazi ABD-İsrail hava saldırılarında aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybetti

Kemal Harrazi, İran hükümetinin danışmanı ve eski dışişleri bakanı (Arşiv- AFP)
Kemal Harrazi, İran hükümetinin danışmanı ve eski dışişleri bakanı (Arşiv- AFP)
TT

Kemal Harrazi ABD-İsrail hava saldırılarında aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybetti

Kemal Harrazi, İran hükümetinin danışmanı ve eski dışişleri bakanı (Arşiv- AFP)
Kemal Harrazi, İran hükümetinin danışmanı ve eski dışişleri bakanı (Arşiv- AFP)

İran medyası, eski İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi'nin 1 Nisan'da ABD-İsrail hava saldırılarında aldığı yaralar nedeniyle dün hayatını kaybettiğini bildirdi.

81 yaşındaki Harrazi, İran'ın New York'taki Birleşmiş Milletler Büyükelçisi görevinde bulunduktan sonra, 1997 ile 2005 yılları arasında reformcu Cumhurbaşkanı Muhammad Hatemi döneminde Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

Mehr ve ISNA haber ajansları Telegram üzerinden, "birkaç gün önce Amerikan-Siyonist düşman tarafından düzenlenen terör saldırısında yaralanan deneyimli diplomatın dün gece şehit düştüğünü" bildirdi. Şarku’l Avsat’ın İran medyasından aktardığına göre, Tahran'daki evlerini hedef alan aynı saldırıda eşi de öldürüldü.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta Ortadoğu'da başlattığı hava saldırılarından sonra İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey askeri ve siyasi yetkili hava saldırılarında öldürüldü.


Melania Trump: Jeffrey Epstein ile hiçbir ilişkim yoktu

Melania Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
Melania Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
TT

Melania Trump: Jeffrey Epstein ile hiçbir ilişkim yoktu

Melania Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
Melania Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)

ABD Başkanı'nın eşi Melania Trump, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş adamı Jeffrey Epstein'ın kendisini Donald Trump'la tanıştıran kişi olmadığını vurguladı.

Dün yaptığı açıklamada, “Epstein ile ilk kez 2000 yılında Donald ile birlikte bir etkinlikte tanıştım,” dedi. “Epstein ile hiçbir ilişkim yoktu (...). Epstein'ın kurbanlarından biri değilim,” diyerek, bu iddiaların itibarını zedelediğini ifade etti.

“Beni Epstein ile ilişkilendiren yalanlar bugün sona ermeli,” diye vurguladı.

2019 yılında hapishane hücresinde intihar ederek ölen Amerikalı milyoner Jeffrey Epstein, yıllarca onlarca genç kadın ve kıza yönelik cinsel saldırılar ağını yönetmiş, aynı zamanda siyaset, ekonomi ve bilim çevrelerinde üst düzey isimlerle yakın ilişkiler kurmuştu.


Çinli araştırmacının ABD’deki gizemli ölümü tartışma yarattı

Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)
Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)
TT

Çinli araştırmacının ABD’deki gizemli ölümü tartışma yarattı

Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)
Wang, Michigan Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü'nde araştırmacıydı (SCMP/Michigan Üniversitesi)

Çinli bilim insanının ABD'de federal güvenlik görevlilerince sorgulandıktan kısa süre sonra ölmesi tartışma yarattı.

CBS News'in aktardığına göre Michigan Üniversitesi'nde yarı iletkenler alanında çalışan Danhao Wang, 19 Mart'ta yaşamını yitirdi.

Üniversiteden yapılan açıklamada, araştırmacının kampüsteki bir binadan atlayarak intihar ettiği ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.

Çin'in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu da Hong Kong merkezli South China Morning Post'a gönderdiği e-postada Wang'ın intihar ettiğini doğruladı.

"Bu trajediden derin bir üzüntü duyuyoruz" ifadelerini kullanan Liu, ABD'deki Çinli öğrenci ve akademisyenlerin haksız sorgulamalara ve tacizlere maruz bırakıldığını savundu.

Liu, ABD yönetimine olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütme, Wang'ın ailesine ve Çin tarafına bir açıklama sunma çağrısında bulundu.

Üniversitede doktora sonrası araştırma yapan 1500 kişiyi temsil eden Michigan Üniversitesi Doktora Sonrası Araştırmacılar Örgütü (UM-PRO), birçok uluslararası öğrencinin giderek daha fazla hedef alındığını hissettiğini bildirdi.

UM-PRO'dan Nick Geiser, Wang'ın ölümünden önce federal yetkililerce sorguya alındığını bildiklerini fakat incelemenin neyle ilgili olduğuna dair kendileriyle detay paylaşılmadığını söyledi.

ABD yönetimi olayla ilgili henüz açıklama yapmazken, soruşturmaya dair detay da verilmedi.

Geiser, "Bu olay, mevcut yönetim altında tüm sektörlerden, farklı ülkelerden ve farklı kesimlerden gelen göçmen işçilerin hissettiği genel korkunun bir yansıması" dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning, BBC'ye gönderdiği açıklamada olayla ilgili inceleme başlatılması çağrısını yineledi:

Çin, vatandaşlarının meşru ve yasal haklarını ve çıkarlarını kararlılıkla savunmak için gerekli adımları atmaya devam edecektir.

Northwestern Üniversitesi'ndeki Çin asıllı Amerikalı sinirbilimci Jane Wu'nun 2024'te intihar etmesinin ardından ailesi okula dava açmıştı. Wu'nun Çin yönetimiyle bağlantılı çalıştığına yönelik iddialarla başlatılan inceleme sırasında okul yönetiminin araştırmacıya kötü davrandığı savunulmuştu.

ABD, son yıllarda ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Amerikan kampüslerindeki Çinli öğrencilere yönelik denetimleri sıkılaştırdı.

Donald Trump yönetimi, Çin Komünist Partisi'yle bağlantılı olduğu öne sürülen öğrencilerin vizelerinin iptal edileceğini geçen yıl açıklamıştı. Ancak Trump, bu sert tutumundan dönerek Pekin'le ticaret görüşmeleri sırasında 600 bin Çinli öğrenciye vize vermişti.

Independent Türkçe, BBC, SCMP, CBS News