Eric Adams soruşturması büyüyor: 6 ülke mercek altında

New York Belediye Başkanı Eric Adams'ın, Türkiye yurttaşlarından usulsüz bağış aldığı öne sürülüyor

Adams, 1984'ten 2006'ya kadar New York Polis Teşkilatı'nda çalışmıştı (Reuters)
Adams, 1984'ten 2006'ya kadar New York Polis Teşkilatı'nda çalışmıştı (Reuters)
TT

Eric Adams soruşturması büyüyor: 6 ülke mercek altında

Adams, 1984'ten 2006'ya kadar New York Polis Teşkilatı'nda çalışmıştı (Reuters)
Adams, 1984'ten 2006'ya kadar New York Polis Teşkilatı'nda çalışmıştı (Reuters)

ABD'de New York Belediye Başkanı Eric Adams hakkında yürütülen soruşturmanın, Türkiye dışında 5 ülkeyi daha kapsadığı ortaya çıktı.

Amerikan gazetesi New York Times (NYT), Adams hakkında yürütülen soruşturma kapsamında büyük jürinin, temmuzda New York Belediyesi'ne, Adams'a ve onun kampanya yetkililerine celp gönderdiğini yazıyor. 

Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara dayandırılan haberde, söz konusu celplerde Türkiye'nin yanı sıra İsrail, Çin, Katar, Güney Kore ve Özbekistan'la ilgili bilgi talep edildiği savunuluyor. 

Mahkeme celplerinde, New York Polis Teşkilatı'nın yabancı ülkelerdeki konsoloslukların etrafına yerleştirdiği güvenlik kabinlerine ek olarak, Adams'ın şifreli mesajlaşma uygulaması Signal'i kullanımına dair bilgi talep edildiği aktarılıyor. 

Ayrıca Adams'ın, 20 Kasım-18 Aralık 2022'de Katar'da düzenlenen FIFA Dünya Kupası'na katılımının incelendiği de aktarılıyor. Bunun yanı sıra Türk Hava Yolları'nın (THY) Adams'a sunduğu ücretsiz uçuş imkanları da mercek altında. 

NYT, savcıların neden bu ülkelere odaklandığının veya Adams'ın bu ülkelerle herhangi bir ilişkisinin olup olmadığının henüz bilinmediğini aktarıyor. 

Celplerde ayrıca Adams'ın "iyi bir dost" diye nitelediği Türkiye'nin New York Başkonsolosu Reyhan Özgür'le ilgili ek bilgi talep edildiği bildiriliyor.

Savcıların hakkında bilgi istediği bir diğer kişiyse gazeteci Arda Sayıner. NYT, Adams'ın 2014-2021'de Brooklyn bölgesinin yöneticiliğini yaptığı dönemde Sayıner'le tanıştığını yazıyor. 

Haberde, Sayıner'ın geçen yıl Hürriyet'te yayımladığı yazıda "New York Belediye Başkanı Eric Adams’ı 10 yıla yakın süredir tanırım" ifadelerini kullandığı anımsatılıyor. NYT, Sayıner'in yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

FBI, 2 Kasım'da Adams'ın seçim kampanyasında bağışlardan sorumlu Brianna Suggs, THY'nin eski yöneticilerinden Cenk Öcal ve Adams'ın ekibinden Rana Abbasova'nın evlerine baskın düzenlemişti. NYT, Adams'ın seçim kampanyası dönemindeki geçiş ekibinde, Eylül 2015-Şubat 2022'de THY'nin New York'taki ofisinin genel müdürlüğünü yapan Öcal'ın da yer aldığını yazmıştı. 

FBI, Türkiye yurttaşlarından usulsüz bağış topladığı iddiasıyla 6 Kasım'da Adams'ın üç cep telefonuna ve iki tabletine el koymuştu. Soruşturmada, Adams'ın 2021'deki seçim kampanyası sürecinde Türk hükümetinden ve ABD'de Türklerin işlettiği firmalardan sahte bağışçılar aracılığıyla para alıp almadığı inceleniyor. 

Adams, 8 Kasım'da yaptığı açıklamada, 2014-2021 döneminde birden fazla kez Türkiye'ye gittiğini ve yatırım çekmek için iş insanlarıyla görüştüğünü söylemişti. Demokrat siyasetçi, ayrıca katıldığı hayır yemeklerinden birinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la da konuştuğunu belirtmişti.

ABD'nin önde gelen tabloid gazetelerinden New York Post ise 11 Kasım'daki haberinde, FBI'ın Adams'ın Türkiye tarafından Manhattan'da inşa ettirilen Türkevi'nin açılışını hızlandırmaya çalıştığına yönelik yazışmalar tespit ettiğini aktarmıştı. Adams'ın itfaiye yetkililerine baskı uyguladığı öne sürülüyor. 

İddiaya göre, Türkiye'nin New York Başkonsolosu Reyhan Özgür, 5 Eylül 2021'de Adams'a mesaj atarak, Türkevi'nin inşaatının tamamlandığını ancak açılışın yapılabilmesi için itfaiyeden kullanım ruhsatı alınması gerektiğini söylemişti. Adams ise bunun üzerine o dönem New York İtfaiyesi'nin başındaki Daniel Nigro'yla iletişime geçmiş, Nigro ise ruhsatın 13 Eylül'de hazır olacağını belirtmişti. 

36 katlı Türkevi, 21 Eylül 2021'de hizmete açılmış, Adams da Aralık 2021'deki seçimleri kazanıp 1 Ocak 2022'de New York Belediye Başkanı olarak göreve başlamıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.