Elon Musk, İtalya lideri Meloni'yi övgüye boğdu

Meloni'den övgüyle söz eden Musk, son dönemde politik açıklamalarıyla sık sık gündem oluyor (AP)
Meloni'den övgüyle söz eden Musk, son dönemde politik açıklamalarıyla sık sık gündem oluyor (AP)
TT

Elon Musk, İtalya lideri Meloni'yi övgüye boğdu

Meloni'den övgüyle söz eden Musk, son dönemde politik açıklamalarıyla sık sık gündem oluyor (AP)
Meloni'den övgüyle söz eden Musk, son dönemde politik açıklamalarıyla sık sık gündem oluyor (AP)

Teknoloji milyarderi Elon Musk, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'den övgüyle söz etti.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi'nin pazartesi günü düzenlediği Küresel Yurttaşlık Ödülü törenine, Musk ve Meloni'nin yakınlaşması damga vurdu. 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı kapsamında düzenlenen 600 kişilik etkinlikte ödül, "İtalya'nın ilk kadın başbakanı olarak çığır açması, Avrupa Birliği ve transatlantik ittifaka verdiği güçlü destek ve bu yıl G7'ye başkanlık yapması" nedeniyle Meloni'ye verildi. 

Amerikan gazetecilik kuruluşu Politico'nun aktardığına göre Meloni, ödülü takdim etmesi için Musk'ın sahneye çıkmasını istedi. 

Musk, sahnede yaptığı konuşmada Meloni için "içi dışından daha güzel olan biri" ifadelerini kullandı. Bunun "her siyasetçi için söylenemeyeceğini" vurgulayan Tesla CEO'su, İtalyan lideri "otantik, dürüst ve düşünceli" diye niteledi.

Meloni ise ödül kabul konuşmasında bu sözlere Musk'ın "değerli dehasını" överek karşılık verdi.

Diğer yandan kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen Atlantik Konseyi'nden bazı yetkililer, Rus lider Vladimir Putin'e yaklaşımı, LGBT meseleleri ve göçmenliğe dair tutumları nedeniyle Meloni'nin ödül almasına itiraz ettiklerini belirtti. Yetkililer, ödülü takdim edecek kişinin Musk olduğu açıklanınca Atlantik Konseyi'ndeki bazı isimlerin buna öfkelendiğini de söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen başka bir kaynaksa, Atlantik Konseyi'nin Meloni'den ödül takdimi için eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'la Musk arasında seçim yapmasını istediğini aktardı. Kaynak, Meloni'nin ödülü alacağını yaklaşık bir yıl önce öğrendiğini ve kararını o zaman verdiğini belirterek şunları söyledi: 

Meloni, Musk'ı Donald Trump ya da herhangi bir siyasi sebepten dolayı değil, vizyonu ve onu bir dost ve önemli biri olarak gördüğü için seçti. Senaryo son bir ay içinde değişti ama karardan dönmek için artık çok geçti.

Cumhuriyetçi lider Trump, 5 Kasım'daki seçimleri kazanması halinde Musk'ı yeni oluşturulacak "hükümet verimlilik komisyonunun" başına getireceğini söylemişti. 

Diğer yandan Meloni de 2022'de seçilmeden önce Trump'tan sık sık övgüyle bahsetmişti. Buna rağmen İtalyan lider, ABD Başkanı Joe Biden'la da dengeli ve yakın bir politika izlemişti.

Roma'daki Luiss Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler uzmanı Raffaele Marchetti, Meloni'nin Musk'ı seçmesinin Trump'a bir destek sinyali olduğunu savunarak şu yorumları paylaşıyor: 

Meloni için bu ilişkinin birden fazla faydası var. Ama her şeyden önce, Trump hükümetine kolay ve sağlam bir giriş yakalayabilir. Geçmişte bazı temaslarda bulundu ama Musk, Trump yönetimine giriş için açık bir kapı anlamına gelecektir.

Independent Türkçe, New York Times, Politico, Guardian 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.